Ana sayfa Batı Trakya Haberler BURHAN KUZU: “SİZLERİN AZINLIK HAKLARI ANDLAŞMALARDA GAYET AÇIK DÜZENLENMİŞTİR”

BURHAN KUZU: “SİZLERİN AZINLIK HAKLARI ANDLAŞMALARDA GAYET AÇIK DÜZENLENMİŞTİR”

11
0

T.B.M.M. Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, 11 Nisan 2012 tarihinde Gümülcine Türk Gençler Birliği salonunda “Türk-Yunan Tarihsel Diyaloğu” konulu bir konferans verdi.

Açılış konuşmasını G.T.G.B. Başkanı Koray Hasan yaptı. Koray Hasan katılımcılara; derneğin yapısı, tarihsel süreci ve faaliyetleri hakkında kısa bilgiler aktardıktan sonra sözü T.B.M.M. Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu’ya verdi.

Sayın Burhan Kuzu burada yapmış olduğu konuşmasında tarih içersinde Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yaşadıkları sıkıntıların neler olduğunu ve bunlardan dolayı da andlaşmalar gereği sahip oldukları hakların içeriklerine ilişkin verdiği örneklerle bu konudaki düşüncelerini katılımcılara aktardı. Burhan Kuzu, tüm katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlarken kendisinin de Trakya damadı olduğu için içimizden birisi olduğunu ve kendisini yabancı hissetmediğini belirtti.

“Avrupa Birliği’de içersinde güvenlik sorunu vardır. Bir de nüfus meselesi vardır. Bu da yabancı düşmanlığını getirmektedir. Buradaki sıkıntılar bizlere de yansımaktadır.”

Prof. Dr. Burhan Kuzu konuşmasında; “Hiç bir kelime yoktur ki, hürriyet kelimesi kadar kendisine değişik anlamlar verilmiş ve çeşitli düşüncelerde yansımış olsun. Yani hürriyet kelimesinin başına ve sonuna nokta koymanın imkansız olduğu belirtiliyor. Özgürlük dediğimiz kavram, nesilden nesile değişebilir. Farklılıklar arz edebilir. Dünya hiç bir zaman hürriyet kelimesinin iyi bir tarifine kavuşamayacaktır.

“Burada sosyal örgütlemelerde de sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Demokratik baskılar var.”

Avrupa Birliği’de içersinde güvenlik sorunu vardır. Bir de nüfus meselesi vardır. Bu da yabancı düşmanlığını getirmektedir. Buradaki sıkıntılar bizlere de yansımaktadır. Dünya küçük bir köy şekilini almış ve karışanı çoktur. Artık bu azınlık benim azınlığım gibi söylem de bulunamayız. Azınlık haklarıyla ilgili olarak da tarihe baktığımızda uzun yıllar boyunca sizler hep Tür kavramı serbestçe kullanılarak yaşamışsınız. Fakat 1955 olayları sonrası gelirim artmış ve 1980’li yılların sonlarına doğru dernekleriniz bile kapatılmıştır.

Müftülük meselesine gelince bu antlaşmalarda gayet açık ifade edilmiş fakat uygulamaya baktığımızda çok ciddi sıkıntıları görüyoruz. Aynı şekilde eğitim ve Vakıf mallarının idaresi gibi konuların nasıl uygulanması gerektiği yapılan antlaşmalarda belirtilmiştir. Burada sosyal örgütlemelerde de sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Demokratik baskılar var. Zaman içersinde ekonomik baskıların da yaşandığını görüyoruz. Halbuki burada ekonomik eşitliğin de saşlanması gerekir.” Dedi.

“Biz onur duyarak Türküz, Müslümanız. Bir ayağımız Türk medeniyeti ile diğer ayağımız İslam ve Müslüman anlayışıyla olursak o zaman sağlıklı bir yürüyüş yapabiliriz.”

Mehmet Müezzinoğlu da yapmış olduğu konuşmasında burada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Gümülcine Türk Gençler Birliği salonuna girerken okul yıllarında Medrese-i Hayriye’ de ikinci sınıfı sırasında yaşadığı bir anıyı hatırladığını söyledi. Okumak üzere derneğin kütüphanesinden “Kahramanlar Geçiyor” adlı bir kitap alarak bunu okumak üzere sınıfa götürmüş ve öğretmenin derse girdiği esnada ders sırasında bu kitabı sıranın altından okuduğunu gören Yunanlı öğretmen ve o dönemdeki idare tarafından iki gün okuldan uzaklaştırma cezası aldığını anlattı. Müezzinoğlu konuşmasının son bölümünde özdeğerlerimizin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Biz onur duyarak Türküz, Müslümanız. Bir ayağımız Türk medeniyeti ile diğer ayağımız İslam ve Müslüman anlayışıyla olursak o zaman sağlıklı bir yürüyüş yapabiliriz. Sağlık yürüyüşü yapabilmenin yolculuğu her ikisine de sımsıkı sağlam çıkmak ve her ikisiyle de sağlıklı yolculuk yapabilmektir. Onun için de bu millete ait medeniyet değerlerimizi gençlerimize ve nesillerimize aktarmalıyız. Yunan yönetimi gelen yönetim ne isterse yapar, ama gönlümüz haklarımızı etmekten yanadır. Doğrusu hakların teslim edilmesidir. Bize düşen bu anlayışla öz değerlerimize sahip çıkmak olmalıdır.” Dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here