Ana sayfa Batı Trakya Haberler EVLERİ TAPUSUZ OLAN GÜMÜLCİNELİLER YANDI!

EVLERİ TAPUSUZ OLAN GÜMÜLCİNELİLER YANDI!

13
0

Sabık Rodop milletvekili avukat İlhan Ahmet, Parlamento’da 6 Eylül Salı günü Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sunulan “Çevre dengesini bozmayan yapılara ve faaliyetlere izin verilmesi, kaçak yapılarla ilgili düzenleme ve Bakanlık yetkileri çerçevesindeki diğer düzenlemeler” konulu yasa tasarısının görüşülmesinin ardından sert açıklamalarda bulundu.

Rodop PASOK milletvekili Ahmet Hacıosman’ın Parlamento’da yeni yasayı överek, “Oturdukları evin tapusu ve mülkiyet sözleşmesi bulunmayan köylerin söz konusu olduğu Rodop ili gibi bir bölge için, mevcut yasa taslağının kabul edilmesi bölgemiz için yeni bir sayfa açacak, pek çok hemşerimiz için yeni imkânlar sunacaktır” şeklindeki açıklamasına tepki gösteren İlhan Ahmet, “Yeni kanun azınlığın mülkiyet hakkına ağır bir darbe indirirken Parlamento’da bu kanun için memnuniyet ifade edilmesini anlamak imkânsız” dedi.

1982 ÖNCESİNE AİT EVLER DE YANDI!

Ahmet Hacıosman’ın “Gümülcine’nin içinde dahi, bahsi geçen durum nedeniyle kaçak evlerin bulunduğu mahalleler mevcut. Fakat artık bunlar geçmişte kaldı, bütün kesimler tarafından kınandı. İlgili yasa taslağı, bu soruna çözüm getirmeyi hedeflemektedir.” açıklamalarını eleştiren İlhan Ahmet, gerçeğin maalesef böyle olmadığını söyledi.

Azınlıkça’ya konuşan İlhan Ahmet, “Yeni kanundaki durum çok tehlikeli. Parlamento’da bu kanunun görüşülmesi sırasında azınlık milletvekili tarafından ifade edilen memnuniyeti anlamak imkânsız! Azınlığa yıllarca tapu vermeyen yönetimin bir de 1982 yılından önce var olan gayrimenkullere inşaat izni talep etmesi ve azınlığa istisna tanımaması, azınlıktaki mülkiyet hakkına ağır bir darbe indirmektedir. Bu konuda azınlığın temsilcilerinin çıkan kanunun tamamını okumayıp bu konuda gerekli girişimde bulunmamaları büyük bir talihsizlik olmuştur. Bu durumda kaçak yapı durumunda bulunan gayrimenkullere dolaylı devir yasağı gelmiştir.” açıklamasında bulundu.

Yeni kanun yüzünden kaçak yapı olarak gözüken gayrimenkullerin resmileşebilmesi için yeniden ev inşa edermiş gibi binlerce Euro ödenmesi gerekeceğini vurgulayan İlhan Ahmet, “Bu kanun belki mühendisleri zengin edebilir fakat kaçak yapı yoktur raporunun alınması için devlete ayrıca binlerce Euro ödenmesi de icap ediyor. Ve maalesef özellikle 1982 öncesi dönemde yapılmış kaçak yapıları kapsayan eski af yasasının kaldırılmış olması ve bu gayrimenkullere istisna getirilmemesi yüzünden bölgemizdeki azınlık gayrimenkulleri ciddi oranda sarsılacaktır.” ifadelerini kullandı.

KANUNU OKUDUKLARINA İNANMIYORUM!

İlgili yasayı milletvekillerinin okumadıklarına inandığını aktaran İlhan Ahmet bu yüzden de gereken mücadeleyi vermediklerini vurgularken, kaçak inşaatların zorunlu yasalaşması çerçevesinde yapı sahiplerinin mühendislere müracaat etmesinin de yeni kanunla zorunlu hâle getirildiğini belirtti.

İlhan Ahmet, “Mühendislere ayrı para, harçlara ayrı para, devlete ödenecek harçlar ve cezalar ayrı para. Bunlar binlerce Euro demek ve büyük bir sorun. Ben bir hukukçu olarak kanunun sonuçlarını halkıma bildirmek zorundayım. Bahsekonu gayrimenkullerin alım, satım, bağış, goniki, parohi gibi her türlü devir işlemi için evlerini ilk önce bu prosedüre tâbi tutmaları gerekecek. Pek çok azınlık bireyinin ev inşaat izni olmadığı için sonuçlar korkunç olacaktır. Mesele bazılarının sandığı gibi sadece Gümülcine’deki Perdika bölgesi de değildir. Bir de siyasetçi olarak bu konuda Parlamento’da gereken mücadele verilmemiştir. Zira kanun zannediyorum okunmamıştır.” dedi.

Şu anda acil olarak yapılması gerekenin azınlığı bu yeni kanun hakkında doğru bilgilendirmek olduğunu hatırlatan İlhan Ahmet, “Azınlığımız, sağlıklı bir şekilde kanun hakkında doğruları anlatarak bilgilendirilmelidir. Zira burada süre var. Yasalaşmayan gayrimenkullerin yıkılması söz konusu diyor kanun. Bütün bu korkunç gelişmeler ve ülkenin mevcut durumunda hükümet yasayı uygulayabilir mi? Bunu bilemeyiz ama yasa bu ağır şartları öngörmekte ve yasal durum bu şekilde. Bu yüzden ciddi zarar göreceğimizi söyleyebilirim. Yani suya götürülüp susuz getirildiğimiz en büyük gerçek.” açıklamasında bulundu.

Azınlıkça Online®

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here