Ana sayfa Salla Gitsin TÜRK-YUNAN DOSTLUğUNA YUNANıSTAN ıNANIYOR MU?

TÜRK-YUNAN DOSTLUğUNA YUNANıSTAN ıNANIYOR MU?

24
0

Son günlerde Egemen Bağış’ın Yunanistan’a yapmış olduğu ziyaretin ardından Türkiye’deki basında her zaman olduğu gibi samimiyete dayalı Türk-Yunan dostluğu rüzgarları esiyor. Biz Batı Trakya Türk Azınlığı da yıllarca hep söyledik, iki ülke dost olmalıdır. Çünkü iki ülkenin dost olmaları halinde bölge barışında, huzurunda, iki ülke ekonomisinde kazanılacak o kadar güzel şeyler var ki, bunları hep birlikte göreceğiz. Yıllarca iki ülke özellikle silahlanmada yarış içerisinde bulundu. Bunun büyük bir yanlış olduğunu her iki taraf ta biliyordu ama, Yunanistan’ın ıstanbul’u yeniden geri almak istemesi hayalleri, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayalleri kısacacı “Megali ıdea” zihniyeti iki ülkenin yakınlaşmasına engel oldu. şimdi tüm bu olumsuzluklar bitti mi dersiniz? Bana göre bitmedi. Sorunlar rafta duruyor, belki bu yakınlaşma ve dostluk rüzgarlarıyla savrulurlar ve masa üstüne inerler, buna inanıyorum. Ancak masa üstünden bunları Yunanistan tarafından özellikle kimler eline alabilecek bütün sorun burada. Dosyaların içinde olanlara bakılacak olursa el yakıyor. Ege, Kıbrıs, “Yunan Parlamentosu’nun tanıdığı Pontus Soykırımı”, Ekümeniklik, Batı Trakya Türk Azınlığı, Ruhban Okulu, tüm bunlar özellikle son yıllara yalan yanlışlarla Türkiye’ye karşı fanatize edilmiş Yunan halkına nasıl anlatılacak? ışte aslında bütün sorun da burada. Ben sorunun Türk-Yunan siyasilerinde olmadığını, asıl sorunun Yunan halkında iç kamuoyunda olduğuna inanıyorum. Düne kadar iç siyasi prim yapma uğruna Türkiye “kötü çocuk” kartını oynayan siyasiler, şimdi Yunan halkına Türkiye’yi nasıl anlatacak. Defalarca yazdık, Batı Trakya’da özellikle Yunanlıları Türk’lere karşı bukadar fanatize etmeyin, bundan zarar gelecektir dedik, ancak Atina nedense burada olup bitenlere sadece seyirci kaldı. Son örneği ortada. Gümülcine’de şehir meydanında Türkiye Başkonsolosluğuna karşı yapılanlar ortada. Bu yukarıda yazdıklarımı, aşağıda okuyacağınız ümit dolu yazıyı okuduktan sonra yazdım. ınşallah iki ülke arasında güzel şeyler olur. ınanın bunu isteyenlerin en başında gelenlerdenim. Çünkü mağdur edilmiş, yıllarca ezilmiş, hala günümüzde asimile edilmek istenen bir azınlık ferdi olarak dostluğu, barışı, hoşgörüyü, yaşadığı ülkeden saygıyı istiyorum ve umut ediyorum. “DOSTLUK ELı UZATTIK BARIş CEVABI ALDIK” Başbakan Tayyip Erdoğan, dört gün önce Yunanistan’ın yeni Başbakan’ı Papandreu’ya “Artık sorunları çözelim. Biz hazırız” diyen bir mektup gönderiyor… ışte bu kritik mektubun cevabını Devlet Bakanı Egemen Bağış’la geldiğimiz Atina’da Papandreu’dan alıyoruz… Atina’da bizi dostluk rüzgârları karşılıyor… Bağış, Papandreu’ya Candan Erçetin’in Yunanca şarkılar söylediği bir cd’sini hediye ediyor… Görüşme işte böyle bir atmosferde başlıyor… Ve Papandreu, Başbakan Erdoğan’ın mektubunda önerdiği şeylere şu cevabı veriyor: “Evet, bunları kabul ediyorum ve gerçekleştirmek için gerekeni yapacağız” MEKTUPTAKı MADDELER Ege’nin bir kıyısından diğerine doğru uçarken, Egemen Bağış, Başbakan’ın mektubuyla ilgili detayları aktarıyor… Bu detayları maddeler halinde şöyle özetleyebilirim: Kıbrıs sorunun çözümü için biz Sayın Mehmet Ali Talat yönetimini teşvik ediyor ve cesaretlendiriyoruz. Siz de lütfen aynı teşviki Güney Kıbrıs Yönetimi için yaparsanız sorunun çözümü gerçekleşir. Ege sorununun çözümü için hazırız. Türkiye komşularıyla sıfır problemli bir politika izlemektedir. Bu kapsamda Ege sorununun çözümü için karşılıklı ilgili bakanlarımızı bir araya getirecek bir yapı oluşturalım. Ege’de barışı hakim kılmak ve iki ülke arasındaki ilişkilerin ticari hacmini artırmak öncelikli hedefimiz olsun. Türkiye’nin AB üyeliği konusunda desteğiniz bizim için önemlidir. Ege’nin bir kıyısından diğer kıyısına gönderilen güvercin Atina’da Papandreu tarafından şefkatle karşılanıyor… Bu atmosferi Papandreu’nun şu sözlerinden anlıyorum: Sorunların çözümü için Sayın Erdoğan’ın önerdiği ilgili bakanların çalışma modelini kabul ediyorum. Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için, Güney Kıbrıs Yönetimi’nin çözüme yönelik çabalarını teşvik edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye bir gezi yaptım. Sıcak bir ilgiyle karşılaştım. Amacım iki ülke arasındaki sorunların çözümünü sağlamak. Sayın Erdoğan’ın benimle ıstanbul’da görüşmesi benim için çok önemli olmuştur. Sayın Erdoğan’ın bir mektubunu aldım. Bu mektuptaki tüm konular için çalışmaya hazırız. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini destekliyoruz ve buna hakkı olduğunu söylüyoruz. Papandreu, Egemen Bağışa ayrıca şu mesajı da veriyor: ınanıyorum ki zor kararları birlikte alabiliriz. Ege görüşmeleri yeniden açılsın. Ben, Hristofyas’ın çözüm istediğine inanıyorum. Aralık’ta yapılacak AB Zirvesi’nden önce Sayın Erdoğan’la görüşmek istiyorum. Atina’da bahardan kalmış bir hava var… Sokaklarda geziyoruz, kafelerde oturuyoruz… Soranlara Türk olduğumuzu söylüyoruz… Gülümsemeler, espriler, kelimenin tam anlamıyla sıcak bir atmosfer… Biliyoruz ki zaten iki halk arasında bir mesele yok… Çünkü iki halkta Ege’nin evlatları… Aynı şeyi Egemen Bağış da söylüyor… Ve ekliyor: “Sayın Mehmet Ali Talat’ın görev süresi Nisan’da doluyor. Altı ay var. Eğer bu altı ay içerisinde kalıcı bir ilerleme olmazsa altı aydan sonra çözümü beklemek saflık olur.” Bu önemli bir uyarı ve sanıyorum bu uyarı mektupta da yer alıyor… Evet Atina’da yıllardır kangren haline gelmiş sorunlar yumağına doğru bir bahar havası üfleniyor… Daha önce Cumhurbaşkanı Gül ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile “kapatılmış sınırlarımız ve dondurulmuş sorunlarımız” üzerine yoğun geziler yapmıştım… Suriye’de vize kalktı… Irak yönetimiyle el sıkışıldı… Ermenistan’la imza atılıyor… Batı’da ise Ege sorunu vardı… KıLıT VE ANAHTAR KIBRIS ışte bir güvercin de şimdi oraya uçurulmuş durumda… Bu Türkiye’nin “komşularıyla sıfır problem politikası”nın Ege sahnesidir… Bu sahnedeki kilit ve anahtar ise Kıbrıs’tır… Papandreu’nun gelişi çözüm için gerçek bir avantaj gibi görünüyor… Bu gelişmenin adı şudur: Bugüne kadar Ege’de savaş jetleri dalaştı, iki devlet karşılıklı olarak birbirlerine nota verdiler… Oysa şimdi başka bir notaya geçiliyor… Yannis Ritsos’tan, Cevat şakir’e, Faranduri’den, Livaneli’ye uzanan müziğin notaları ve dizeleridir… Egemen Bağış’ın, Papandreu’ya hediye ettiği Candan Erçetin cd’si bu nedenle anlamlıdır… Sıcak görüşme m Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças ve Eski Dışişleri Bakanı ve anamuhalefet partisi Yeni Demokrasi’nin genel başkan adayı Dora Bakoyanni ile de görüşen Bağış, “Ümit ediyoruz ki, bu ziyaretler Dışişleri Bakanımızın ve Başbakanımızın yapacağı ziyaret çerçevesi için önemli adımları teşkil edecek” dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here