Ana sayfa Batı Trakya Haberler HARA NİKOPULU: “ALLAH ELİNİ KOYSUN, TRAKYA YOK EDİLMENİN BİR ADIM ÖNCESİNDE, AZINLIK...

HARA NİKOPULU: “ALLAH ELİNİ KOYSUN, TRAKYA YOK EDİLMENİN BİR ADIM ÖNCESİNDE, AZINLIK EYLEMLERE HAZIRLIKLI”

26
0

Hara Nikopulu: “Azınlığın bazı aşırı uç çevreleri tarafından aşırı eylemlere yönelik hazırlıklı olduğunu herkes biliyor. Allah elini koysun, Trakya yok edilmenin bir adım öncesinde bulunuyor”.

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yakından tanıdığı, Kuzören (Κάτω Βυρσίνη) köyüne yakın bir bölgede bulunan eski askeri karakolun Gümülcine Belediyesi tarafından kendilerine tahsis edilmesi ve akabinde Yunan yerel basınında çıkan haberlere göre de izinsiz olarak faliyet verdiği iddia edilen ruhani merkeze dönüştürülmesinden sonra gönüllü olarak hizmet veren İlkokul öğretmeni Hara Nikopulu’dan çarpıcı açıklamalar geldi. Nikopulu “Ortodoksi Alithia” (Ortodoks Gerçeği) gazetesine verdiği mülakatta, “Azınlığın bazı aşırı uç çevreleri tarafından aşırı eylemlere yönelik hazırlıklı olduğunu herkes biliyor. Allah elini koysun, Trakya yok edilmenin bir adım öncesinde bulunuyor” dediği ifade ediliyor.

Nikopulu mülakatında, Trakya’nın yok olmasında sekiz aşamanın olduğu ve şu an altıncı aşamada bulunduğunu ve barış döneminde Trakya’da bir soykırım gerşekleştirildiğini ileri sürüyor.

Bayan Nikopulu, “Türk devleti Pomaklar’a zulmediyor ve Yunanistan belirgin bir şekilde kendilerine sırtını dönmüş vaziyette” dediği belirtiliyor.

Hara Nikopulu mülakatında özetle şu ifadelere yer veriyor.

“AZINLIK AŞIRI EYLEMLERE HAZIRLIKLI”

“Trakya’da şu an altıncı aşamada bulunuyoruz. Yani, Yunan-Hristiyan nüfusun imhasının ve Hristiyanlarla iyi ilişkileri olan tüm herkesin. Ve böyle bir şeyin başladığını yıllar önce görmüştüm. Sözlerimizi çiğnememeliyiz. Trakya şu an itibarıyla çok önemli bir düğüm noktasında. Azınlığın bazı aşırı uç çevreleri tarafından aşırı eylemlere yönelik hazırlıklı olduğunu herkes biliyor. Allah elini koysun, Trakya yok edilmenin bir adım öncesinde bulunuyor. Atina devleti her zamanki gibi uyuyor.

Defalarca ilgili raporlar göndererek uyardım, ve de Azınlık eğitimi için Atina Akademisi’ne somut öneriler yatırdım. Bunlar, malesef, dikkate alınmadı. Bundan sonra tarih karşısında herkes sorumludur.

Son döneme artık kendimi ailemin meselelerine adadım ve artık kıymetli zamanımı kullanamıyorum. yeri gelmişken, yeniden Yunan çocukları doğurmalıyız.

“YUNAN DEVLETİ YUNAN OLSUN”

Yunan devleti Yunan olsun. Yunan olursa o zaman bekleyeceğim. Şimdi herhangi bir şey beklemiyorum! Şu an dağlık Trakya’da örnek olarak bir tane dahi Yunandilli okul yok. Bir Pomak çocuğundan Yunan devlet okulunda eğitim alma lüksünü kaldırıyoruz.

Sade insanlarla bir sorunla karşılaşmadım. Siyasilerden ve Türk Başkonsolosluğu’ndan kaynaklanıyor sorunlar. Büyük Derbent’te Aleviler ve Sünniler ilk andan itibaren beni sevgiyle kucakladılar. Kaldı ki Aleviler deneyimsel olarak dini ibadet yollarında Hristiyanlara daha yakın. Asıl olarak dostluk bağlarını koruduğum Evros’ta bu köyü bugün dahi düşünüyorum. Aramızda hiçbir şey değişmedi. derbent halkıyla haftada iki kez iletişimdeyim.     

Şu an Rodopi’nin tüm ovasında her gün aş dağıtımı yapıyoruz, bizi daima kucaklama ve bir gülücükle bekliyorlar. Ancak halkın bu isteği bazı politikacılar tarafından istismar edilmesin. Bugün malesef tün Yunanistan’ın bir Büyük Derbent’e dönüştüğünü görüyoruz. Türk Başkonsolosluğu bir dönem bu köyde sorun yaratmıştı. Bugün bütün yetkililer, faktörler Yunanistan genelinde büyük bir mülteci sorununa neden olmuşlardır.

“MERKEZİMİZ AŞ VE BEDAVA SEMİNERLER VERİYOR” 

Fotoğraf Foni tis Rodopis.

2012 yılında kurduğumuz bu ruhani merkez, yaş sınırı gözetmeksizin ihtiyacı olan herkese maddi ve manevi yardım sunuyor. Muhtaç ailelere aş sunumu haricinde, reşit olmayan çocuklara vatanbilinci, eski Yunanca ve daha nice seminerleri bedava sunuyor.

Bu merkeze evsiz barksız insanlar banyo yapmak ve gönüllüler tarafından elbiselerini dahi yıkatmak için geliyor. Her kim isterse tabii ki derslerimizi de takip edebiliyor. Evsizler malesef bankların üzerinde var olma mücadelesi vermek zorunda kalıyor.

Biz, Hristiyanlar olarak, ayrımcılık gözetmeksizin kalbimizin ve merkezimizin kapısını Ortodoks Hristiyanlara ve Yunanlı Müslümanlara açık tutuyoruz. Ancak önkoşul şartı olarak İsa’ya ve Yunanistan’a saygı duyacaklar.

2012 yılından itibaren insanca bir aradayız. Mide ve Ruh acıkınca hangi ırka ait olduğu ayırımını yapmıyor. Siyasiler ve siyaset sorunları karmaşık yapıyor. Allah’la birlikte elimizden ne geliyorsa yapıyoruz ve bundan sonra ihtiyacı olan kişi gönüllülerimizin sunduklarıyla huzur buluyor. Sadece bir iki kişi yardım sunuyoruz dememiz haksızlık olur. Her gün savaş verdiğimiz Komotini’den (Gümülcine) 83 sade insanlarız. Yemek yapan veya değişik işler yapan Müslüman kadınlar var.   

Müslümanlar kendileri yakamadıklarından dolayı benden bir mum yakmamı istiyorlar. Kusursuz Yunanca konuşan kimsesiz çocuklar bana dönerek, “sen annemden daha iyisin” diyorlar.

“ÖNCE MÜSLÜMANLARA YARDIMA KOŞACAM”

 

Fotoğraf Foni tis Rodopis.

Ben sık sık şaka yollu söylüyorum, eğer Trakya’ya birşey olursa, Hristiyanlara değil önce Müslümanlara yardıma koşacam. Dini Azınlık olarak bazen bize karşı sevgi duyguları çıkarıyorlar. Örnek olarak eğer Kuzey İpiros’ta (Epir), atalarımı hatırlayacak olursam, onlar daha aktiv ve kalıcı Hristiyanlardı, çünkü insanın kendinde Azınlık unsuru vardır.  

Diğer yandan, görüyoruz ki tüm Yunanistan’da az sayıda kalıcı Hristiyan var. Birçoğumuz isimde Hristiyanız, özünde değil.  

Müslüman Azınlık’ta öyle insanlar var, bazı şeylerden kendilerini yoksun bırakıyorlar ki toplumdaşında olsun. 10 yıldan beri Büyük Hafta’da Müslümanlar’dan telefonlar alıyorum ve bana diyorlar, “eğer Kiliseye gidersen bizim için bir mum yakmayı unutma, çünkü biz yakamıyoruz”. Benimle karşılaştıklarında da 0,50 sent vermeyi de ihmal etmiyorlar, ki bu hareketin kendilerine ait olduğu huzurunu bulsunlar.

Ben Trakya’da insanların din değiştirmesi için değilim. İsa’yı Mesih olarak vaaz etmenin büyük bir anlamı yok. Ancak benim yaşamımdaki tutumum bir Hristiyan’ın nasıl olması gerektiği dersidir. Ne zaman bölgedeki bazı çevreler Hristiyanların kötü olduğunu ilan ettiklerinde, dinime ve inancıma karşı sadece sözde değil pratikte de ispat etmek gibi bir borcum var.

Kaynak: Εφημερίδα Ορθόδοξη Αλήθεια

Çeviri BİRLİK Gazetesi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here