Ana sayfa Batı Trakya Haberler ERDOĞAN: “RUHBAN OKULU’NU AÇMAK ÇOK DA ZOR BİR ŞEY DEĞİL”

ERDOĞAN: “RUHBAN OKULU’NU AÇMAK ÇOK DA ZOR BİR ŞEY DEĞİL”

14
0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nın açılması için Yunanistan’dan mukabil adımlar beklediklerini söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile düzenlediği ortak basın toplantısında bir Rum gazetecinin sorusunu cevaplayan Erdoğan, Fener Rum Patriği Bartholomeos’a daha önce “Bizim için Ruhban Okulu’nu açmak problem değil.” dediğini aktardı. Bunun karşılığında Yunanistan’ın, başkent Atina’daki yıkılmış iki caminin yeniden inşa edilmesine izin verilmesini istediklerini aktardı. Dönemin başbakanı Kostas Karamanlis’in bu konuda söz verdiğini ifade eden Erdoğan, bu konuda hâlâ adım atılmadığını vurguladı.

Rum Patrikhanesi’nde piskoposların oluşturduğu Sen Sinod Meclisi üyelerinin Lozan Anlaşması’na göre T.C. vatandaşı olması gerektiğini hatırlatan Erdoğan, 20 kadar papazı Türk vatandaşlığına alarak bu sorunu çözdüklerini söyledi. Erdoğan, Yunanistan’ın da Batı Trakya’daki Türklerin kendi baş müftülerini seçme hakkına saygı göstermesini istediklerini söyledi.

Siz hep ‘ver’ ağacını altında doğdunuz, orada büyüyorsunuz. Sizde hiç ‘al’ yok. Bir de ‘al’ deyin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz de bana hâlâ Ruhban Okulu’nu soruyorsunuz. Ruhban Okulu’nu açmak öyle çok da zor bir şey değil, açarız. Ama bir de siz sözünüzde durun. Siz sözünüzde durmuyorsunuz. Siz hep ‘ver’ ağacını altında doğdunuz, orada büyüyorsunuz. Sizde hiç ‘al’ yok. Bir de ‘al’ deyin.”

Rum, Musevi, Ermeni vakıflarının daha önce el konulan gayrimenkullerinin tazmini için şu ana kadar 2 milyar dolarlık ödeme yaptıklarını dile getiren Erdoğan, bazılarının da iade edildiğini kaydetti.

AK PARTİLİ RUMUN TÜRK KIZLA İZDİVACI İÇİN DEVREYE GİRMİŞ

Gökçeada’da bir Türk kızına aşık olan AK Partili Rum vatandaşın evliliğe karşı çıkan anne babasıyla görüştüğünü söyledi. Erdoğan, niye evliliğe engel olduğunu sorduğunu ve ‘gelenek’ cevabı aldığını dile getirdi. Ailenin diğer üyelerinin ABD’de olduğunu öğrendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapılarının onlara da açık olduğunu vurguladı.

“Batı Trakya’daki müftüyü oradaki Türklerin seçmesi lazım”

O dönemde, “Bizim için ruhban okulunu açmak problem değil” diyerek bunun karşılığında bazı önemli konuları gündeme getirdiğini belirten Erdoğan, Atina’daki yıkılmış iki caminin yapımına izin verilmesini istediğine, söz verilmesine rağmen bugüne kadar bu konuda hala adım atılmadığına dikkati çekti.

Lozan Anlaşması’na göre Sen Sinod Meclisi üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerektiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Fakat şu anda Bartalomeo’dan başka kimse kalmamıştır. ‘Dışarıdan buraya papaz getirin, biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapalım, hiç olmazsa Lozan Anlaşması’nın gereğini yerine getirelim’ dedim. Şu ana kadar 20’ye yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına aldığımız oldu. ‘Ama ben de sizden bir şey istiyorum’ dedim. Batı Trakya’da bizim başmüftümüzü Yunanistan hükümeti olarak hala siz atamayla getirmek istiyorsunuz. Onu da oradaki Türklerin ve oradaki müftülerin seçmesi lazım. Uluslararası camia, Hristiyan dünyası, bu sözlerimin karşısında cevap veremiyorlar. Ama hala da bunu yerine getirmiyorlar. Şimdi, siz de bana hala Ruhban Okulunu soruyorsunuz. Ruhban Okulunu açmak, öyle çok da zor bir şey değil, açarız ama bir de siz sözünüzde durum. Siz sözünüzde durmuyorsunuz. Siz hep ver ağacının altında doğdunuz, orada büyüyorsunuz. Siz de hiç al yok. Bir de ‘al’ deyin. Mesele bu.”

“Kuzey Kıbrıs’ı ademe mahkum ediyorlar”

Masada Kıbrıs Türkleri varken, Rum liderlerin sürekli olarak Türkiye’yi muhatap alma çabalarının nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin soru üzerine Erdoğan ise, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Acaba Rum Yönetimi, kendi sorunlarını kendisi mi hep yürütüyor? Yunanistan’dan hiç işaret almıyor mu? Yunanistan ile hiç görüşmüyor mu? Hatta Yunanistan’ı bırakın, Amerika ile bu konuda hiç diyaloğu yok mu? Almanya ile hiç diyaloğu yok mu? Güney Rum Yönetimi ile bizimle konuşan ya Almanya’dır ya Amerika’dır, ya Amerika’nın ya Almanya’nın dışişleri bakanıdır. Onlar bizimle gelip görüşüyorlar bu konuları.

Bir defa kendileri, Kuzey Kıbrıs’ı ademe mahkum ediyorlar. Kuzey Kıbrıs’a uluslararası camianın yetkili diplomatları, başbakanları, dışişleri bakanları hiç geliyorlar mı? Gelmiyorlar. Nereye geliyor? Bize geliyor. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Biz kendilerine hep bunu söylüyoruz:  ‘Niye gidip orayı ziyaret etmiyorsunuz? Bir de gidin Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret edin, Kuzey Kıbrıs ile görüşün.’ Daha yeni yeni bu tür görüşmelere başladılar. Ara bölge diye tutturdular. ‘Ara bölgede bu işi yapalım.’ Gel birisini Kuzey Kıbrıs’ta yap, birisini de git Güney Kıbrıs’ta yap bu görüşmelerin. Niye ara bölge? Ne işe yarıyor bu ara bölge? Bugüne kadar hiçbir işe yaramadı. Temenni ederim ki bundan sonra yarasın.”

“Bölgede çıkacak petrol ve doğalgazda tüm Kıbrıs halkının hakkı vardır”

Rum Kesimi’nin tek taraflı başlattığı petrol ve doğalgaz çalışmalarının sürdüğünün, Kuzey Kıbrıs için de Piri Reis gemisinin çalışmalarına devam ettiğinin belirtilmesi ve “Petrol ve doğalgazın Ada’ya barış getireceğine inanıyor musunuz” diye sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Uluslararası anlaşmaların gereği şudur:  Bu bölgede çıkacak petrol, doğalgaz ne olursa olsun, tüm Kıbrıs halkının burada hakkı vardır. Ne çıkarsa oradan aynı şekilde Kıbrıs halkı istifade eder. Bu, uluslararası kuraldır, dolayısıyla gereği neyse bunun gereği için aynı şekilde Barbaros da çalışır, diğer bütün onu takip eden timlerimiz de çalışır ve çalışmaya da devam edeceğiz.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here