Ana sayfa Batı Trakya Haberler BM EVRENSEL PERİYODİK GÖZLEM ÇALIŞMA GRUBU YUNANİSTAN ÜLKE RAPORU’NU GÖRÜŞTÜ

BM EVRENSEL PERİYODİK GÖZLEM ÇALIŞMA GRUBU YUNANİSTAN ÜLKE RAPORU’NU GÖRÜŞTÜ

21
0

Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik Gözlem (Universal Periodic Review) Çalışma Grubu, Yunanistan Ulusal Raporu’nu inceledi. 9 Mayıs 2011 tarihinde Yunanistan’ın incelendiği oturumda çalışma grubuna üye ülkelerin yönelttiği sorulara cevap veren Yunanistan’a ilişkin çalışma grubu henüz taslak raporunu yayımlamadı.

 

Evrensel Periyodik Gözlem (UPR) mekanizması, 2006 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun kararı ile Birleşmiş Milletlere üye 192 ülkenin insan hakları alanında kaydettiği ilerlemenin her dört yılda bir incelenmesi amacı ile oluşturuldu. BM İnsan Hakları Konseyi’ne üye 47 ülkeden oluşan UPR Çalışma Grubu, 2-13 Mayıs 2011 tarihlerinde gerçekleştirilen 11. Oturum çerçevesinde 16 ülkeden biri olan Yunanistan’ın insan hakları alanında kaydettiği ilerlemeyi inceledi.

 

9 Mayıs 2011 tarihinde gerçekleştirilen oturumda Yunanistan BM Cenevre Daimi Temsilcisi George J. Kaklisis başkanlığındaki bir heyet tarafından temsil edildi. Dışişleri Bakanlığı Hukuk Dairesi Devletler Umumi Hukuku Bölümü Başkanı Maria Telalian, Yunanistan Ulusal Raporu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıya Yunanistan BM Cenevre Daimi Temsilciliği’nden Constantina Athanassiadou, Alexios Marios Lyberopoulos, Evgenia Beniatoglou ile Dışişleri Bakanlığı Devletler Umumi Hukuki Bölümü Hukuk Müşavir Yardımcısı Elias Kastanas , İçişleri Bakanlığı’ndan Kıdemli Memur Luiza Kyriakaki, Eğitim, Yaşam Boyu Öğrenim ve Din Bakanlığı’ndan Kıdemli Memur Aikaterini Toura ve Yunan Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi Polis Şefi Andreas Karageorgos da katıldılar.

 

Yunanistan Ulusal Raporu’nda Batı Trakya Türk Azınlığı

 

Raporun azınlık üyesi kişilerin hakları bölümünde Yunanistan, Trakya’da Türk, Pomak ve Roma kökenli olmak üzere üç farklı gruptan oluşan Müslüman azınlığı tanıdığını ve bu her üç farklı unsurun ortak noktasının Müslüman inancı olduğunu ifade ediyor. Her bir unsurun farklı konuşma diline ve kültürel geleneklere ve mirasa sahip olduğunu iddia eden Yunanistan, 1923 Lozan Barış Antlaşması ile resmi olarak tanıdığı bu azınlık ile ilgili politikasının Lozan Barış Antlaşması ile birlikte insan hakları normları ve Avrupa Birliği müktesebatı ile tam uyumlu olduğunu belirtiyor.

 

Son yıllarda “Trakya’daki Müslüman azınlığın” lehine önemli önlemler alındığını söyleyen Yunanistan, özellikle eğitim olmak üzere azınlık üyesi kişilerin kültürel kimliklerini korumaya ve bu kişilerin kamu sektöründe istihdam edilmelerine yönelik özel önlemler oluşturduklarını kaydediyor.  Bununla birlikte Yunanistan, özellikle “Trakya’daki Müslüman azınlık” üyesi kadınlar ve gençlerin Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa finanse edilen programlardan yararlanması için adım attıklarını iddia ediyor.

 

Eğitim

 

Eğitim ile ilgili olarak Yunanistan, “Trakya”da artan sayıda Müslüman azınlık üyesinin devlet okulunu tercih etmesine karşılık olarak Yunan devletinin pilot olarak Trakya’daki devlet okullarında Türkçe dil dersinin koyduğunu ve Müslüman aileler için dil ve kültür dersleri verdiğini kaydediyor. Raporda Yunanistan, Müslüman Çocukların Eğitimi programının 1997 yılından bu yana Avrupa Birliği ile ortaklaşa olarak uygulandığını ayrıca belirtiyor. Yüksek öğrenime geçişte azınlık için özel binde 5 kotası ile birlikte Yüksek Teknoloji Enstitüleri için ayrılan belirli sayıdaki kontenjan uygulamalarının olduğunu ifade eden Yunanistan, yüksek öğrenim gören Müslüman öğrenciler için aylık 500 avro burs verildiğini belirtiyor.

 

Din Özgürlüğü

 

Raporda Yunanistan, müftülerin (atanmış) şeffaflık ilkesine uygun bir prosedüre göre belirlendiğini ve bu kişilerin belirlenmesinde yerel toplumun önce gelen kişilerinin de aktif şekilde yer aldığını iddia ediyor. Aile ve miras hukuku konularında müftülerin (atanmış) sahip olduğu yetkilerin bütünlükçü ve şeffaf olmasının önemli olduğunu belirten Yunanistan, üç müftülük makamına (atanmış) atanacak din öğretmenlerine devlet tarafında maaş bağlandığını belirtiyor. Vakıflar ile ilgili olarak ise Yunanistan, 2008 yılı itibari ile uzun zamandır talep edildiği üzere vakıfların gelir vergisinden muaf bırakıldıklarını not ediyor.

 

Şer’i hükümler ile ilgili olarak ise Yunanistan, Müslüman azınlığın aile ve miras hukuku alanında isterlerse yerel müftülere (atanmış) ya da sivil mahkemelere gidebileceklerini, müftülerin (atanmış) kararlarının mahkemeler tarafından gözden geçirildiğini belirtiyor.

 

Dernek kurma özgürlüğü

 

Trakya’da pek çok Müslüman azınlık derneğinin ve STK’nın yetkili mahkemelerce kayıt edildiğini ve sorunsuz şekilde faaliyet gösterdiğini iddia eden Yunanistan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Yunanistan’ı mahkum eden üç kararı ile ilgili olarak hükümetin AİHM kararlarını uygulamanın yollarını araştırdığını iddia ediyor.

 

İfade özgürlüğü

 

Yedi azınlık radyo istasyonunun ve 9 azınlık gazetesi ile 9 azınlık dergisinin açık ve çoğulcu bir medya ortamında faaliyet gösterdiğini iddia eden Yunanistan, raporunda Gündem ve Millet gazetelerine verilen cezalardan bahsetmiyor.

 

Siyasi temsil

 

“Trakya’daki Müslüman azınlığın” adaylarının Parlamento’ya seçildiğini ifade eden Yunanistan, her ikisi de iktidar partisinden olmak üzere bugün iki milletvekilinin olduğunu kaydediyor. Bununla birlikte raporda Yunanistan, bölgede yerel düzeyde 240 azınlık üyesinin atanma veya seçim yolu ile çeşitli görevleri yerine getirdiğini belirtiyor.

 

Maria Telalian, Andreas Karageorgos ve Luiza Kyriakaki Yunanistan raporunu sunduktan sonra sözlü sorulara cevap verdi. Türkiye’nin yazılı olarak ilettiği sorularda Atina ve Selanik’te niçin cami olmadığına ilişkin sorunun yanı sıra Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunlarına ek olarak Rodos ve İstanköy’de yaşayan Türklerin de sorunlarına ilişkin sorular yöneltti. Müftü ve “tayinli imamlar yasası” ile ilgili sorunun yanı sıra Türkiye, vakıf mallarının yönetimine ilişkin bir soru da yöneltti. Bununla birlikte Türkiye, raporun ifade özgürlüğü bölümünde yer bulmayan Gündem ve Millet’e verilen cezaları da gündeme getirdi. Ayrıca Türkiye, minarelerin yüksekliği sorununa ilişkin olarak yönelttiği soruda Avra camisinin minaresini inşa eden işçilerin üç ay hapis cezası ile kişi başı 122 avro ile cezalandırıldıklarını söyledi. Rodos ve İstanköy Türklerinin sorunları ile ilgili olarak ise Türkiye, din özgürlüğü alanında yaşanan sorunların yanı sıra 1972 yılında son verilen Türkçe dilinde eğitim sorununu gündeme taşıdı.

 

Toplantının soru cevap bölümünde konuşma yapan Türkiye BM Cenevre Daimi Temsilciliği, Batı Trakya Türk Azınlığı ile ilgili olarak müftülerin Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından seçilmesi ile “tayinli imamlar yasası” olarak bilinen 3536/2007 sayı ve tarihli yasanın kaldırılması tavsiyesinde bulundu. Bununla birlikte temsilcilik, vakıflar ile ilgili mevzuatın azınlık ile diyalog içerisinde gözden geçirilmesi tavsiyesinde bulunmakla birlikte vakıf mallarının kötüye kullanımına son verilmesini tavsiye etti. AİHM kararlarının uygulanması talebi ile birlikte İskeçe ve Gümülcine’de Türkçe dilinde eğitim verecek anaokulları açılması tavsiyesinde bulunan Türkiye BM Cenevre Daimi Temsilciliği, Eski Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 19. Maddesi ile vatandaşlıktan çıkarılan 60 bin Batı Trakya Türk’ünün vatandaşlıklarının iade edilerek mülkiyet hakları alanında uğradıkları kaybı tazmin etmesini istedi.

 

Vakıflara ilişkin bir soruya Maria Telalian, 2008 yılında vakıf heyetleri seçimlerini düzenleyen yeni bir yasanın azınlığın taleplerine cevap vermek amacı ile çıkarıldığını söyledi. Dernek kurma özgürlüğü ile ilgili bir soruya ise Telalian, “Azınlık” kelimesini içeren derneklerin kurulmasıyla ilgili herhangi bir sorunun olmadığını ve 2008’den bu yana 30’dan fazla derneğin resmi bir şekilde kurulduğunu, dolayısıyla dernekleşme özgürlüğü ile ilgili bir sorunun olmadığını iddia etti. Eski Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 19. Maddesi ile ilgili bir soruya ise 19. maddenin 1998’de kaldırıldığını söyleyen Telalian, 19. Madde ile vatandaşlığını kaybeden kişilerin kendi tercihleriyle yabancı ülkelerin uyruğuna geçtiğini iddia etti. Son olarak Rodos ve İstanköy’de yaşayan Türkler ile ilgili soruyu yanıtlayan Telalian, “Yunanlı Müslümanlar” olarak tanımladığı Rodos ve İstanköy Türklerinin adada yaşayan Yunan toplumu tamamı ile bütünleşerek uyum konusunda iyi bir örnek oluşturduklarını iddia etti.

 

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, “Evrensel Periyodik Gözlem mekanizması yeni kurulmuş bir mekanizma… Bu mekanizma çerçevesinde Yunanistan, ilk kez BM İnsan Hakları Konseyi’ne üye 47 üye ülke tarafından gözlemleniyor. Yunanistan tarafından çalışma grubuna sunulan rapor gerçekleri tam olarak yansıtmadığı gibi yalnızca olumlunun dile getirildiği bir rapor… Raporun Batı Trakya Türk Azınlığı ile ilgili bölümü ise tamamıyla tek taraflı ve gerçeklerin resmi devlet politikası çerçevesinde yanlış şekilde yorumlanmasından oluşuyor. Çalışma grubu taslak raporunu henüz yayımlamadı. Ancak çalışma grubu raporunu yayımlar yayımlamaz ABTTF olarak paralel bir rapor hazırlayarak yetkili organlara ileteceğiz” açıklamasında bulundu.

 

Evrensel Periyodik Gözlem mekanizması çerçevesinde Yunanistan ile ilgili belgelere http://www.ohchr.org/EN/HRBodies/UPR/PAGES/GRSession11.aspx linkinden ulaşabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here