Ana sayfa Arşiv BATI TRAKYA’DAN ıNSAN SEVDALISI BıR ıZGENDERZADE RÜZGARI GEÇTı

BATI TRAKYA’DAN ıNSAN SEVDALISI BıR ıZGENDERZADE RÜZGARI GEÇTı

13
0

“şairler Kandan Yıldızlar Görüyorlar” Prof. Dr. Elçin ısgenderzade, Azeri ve dünya şairleri arasında önemli şairlerden biridir. Dünyaca tanınmış onlarca eseri kaleme almış ve bunların birçoğu farklı dillere çevrilmiş. Elçin ısgenderzade, genellikle serbest tarz yazan bir şairdir ve hemen hemen her konu onun şiirlerinin temasını oluşturur. şiirlerinde bir melankoli vardır, hayatın gerçekleri de güçlü bir şekilde mısralarına yansıtan bir kişiliktir. şair Elçin ısgenderzade’nin, “Ülkeler ınsanlar Sevdalar” adlı şiir kitabı içerisindeki şiirlerinden seçilen, kırk dört adet şiirin Yunanca çevrilmesi ve bunun kitap haline getirilmesini sağlayan Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği ile Batı Trakya Azınlığı Eğitim ve Kültür şirketi’nin, “şairler Kandan Yıldızlar Görüyorlar” (Οι ποιητές από αίμα άστρα κοιτάνε) yunanca şiir kitabının tanıtımına katılmak üzere, ısgenderzade, Batı Trakya’ya geldi. Yunanca olarak basılan “şairler Kandan Yıldızlar Görüyorlar” adlı şiir kitabının tanıtımı 11 Kasım Çarşamba günü, saat 18:30’da, Cris & Eve otelinde gerçekleşti. Kitap tanıtımını, Paratiritis gazetesi sahibi gazeteci bayan Ceni Kaçari- Vafiadi, Dr. Mustafa Mustafa ve gazeteci Damon Damianos gerçekleştirirken, konferansın oturumunu da T.C.Gümülcine Başkonsolosluğu’nun eski mütercimlerinden Abdurrahim Subaşılar yönetti. ısgenderzade’nin, “Ülkeler ınsanlar Sevdalar” adlı şiir kitabı içerisindeki seçilen şiirlerin Yunancaya tercümesini doktor-şair Hasan Ahmet, avukat Emre Ahmet, şefaat Ahmet ve Halil Mustafa, öğretmen Hakan Mümin ve gazeteci Damon Damianos ve Mustafa Çolak yaparken, kitabın basımını da Paratiritis (Epikinonia AE) matbaası gerçekleştirdi. Kitabın basım maliyetini ise Türk ve Yunan soydaşlar karşılarken, kapak resmini Füsun Suka çizdi. Abdurrahim Subaşılar, Oturum Başkanı: “Kitabın boyutu küçük olabilir ama çok kıymetli eserleri barındırmaktadır” Kitap tanıtım gecesinde oturum başkanlığını yürüten Abdurrahim Subaşılar, tanıtım oturumunu katılımcıları selamlayarak başlarken, Azeri şair hakkında bazı bilgiler sundu. Yunancaya çevrilen şiir kitabına istinaden yaptığını açıklamasında Subaşılar, “Belki görünüş olarak kitap küçük olabilir ama Azeri şair profesör Elçin ısgenderzade’nin önemli eserlerine barındırarak, çok değerli içeriğe sahiptir” ifadesini kullandı. şiir kitabıyla ilgili yaptığı açıklamasının ardından, Elçin ısgenderzade’nin şiirlerinden değerlenen ve toplam 44 adet şiiri içerisinde barındıran yunanca şiir kitabının gün ışığına çıkmasında ve bu süreçte destek veren kişilerin isimlerini sıraladı ve tüm destekleyenlere şükranlarını iletti. Subaşılar, Azeri şairin bölgemize gelmesiyle birlikte bir dizi temaslarda bulunduğunu ve bu süreç içerisinde yerel yayın organlarını ziyaret ettiğini ve bu süre zarfında kendisine tercüme etme şerefine nail olduğunu belirttiği açıklamalarında, “Azerbaycan kelimesinin anlamını merak ettim ve ansiklopediyi açıp araştırdım. Ansiklopedide Azerbaycan demek; Ateşler diyarı, ateşler ülkesi demekmiş” diye belirtirken, temaslar esnasında yunanlıların kendisine hitaben, “Sayın ısgerderzade’nin ateşleri diyarı Azerbaycan’da, bu ateşi bir meşaleye çevirdiğini ifade ettiler” diye belirtti. Çok yönlü kişiliği olan ısgerderzade’nin, “bilim adamı, diplomat ve şair” kimliklerinden hangini kullanmayı tercih ettiği yönünde verdiği yanıtı aktaran Subaşılar, “şaire hangi sıfatının öne çıkarılması yönünde bir soru sordular ve verdiği yanıtta “sanatçı ve şair yönümün öne çıkmasın isterim”, “politikacılara hiç itimadım yok” diye cevap verdi. “Çünkü, bugün dünyamızı hangi noktaya getirdikleri ortadadır. Eğer, dünya ülkelerinin yönetimini şairlere, sanatçılara bıraksalardı, bugün dünyanın kan gölüne dönen bazı yörelerinde beklide kan akmayacaktı, beklide insanlar daha mutlu olacaktı” ifadeleriyle bu soruyu yanıtlamaya çalıştı” diye belirtti. Son olarak, Elçin ısgenderzade’nin biyografisini önce Türkçe sonrada Yunanca okuyan Subaşılar, kitap tanıtımı için hazır bulunun üç konuşmacıya sırasıyla söz verdi. Mustafa Mustafa, doktor, eski milletvekili: “şiirleri, hissiyat ile birlikte dünyasal maddiyat ile doludur” Tarihten örnekler sunarak konuşmasına başlayan Mustafa Mustafa, “Elçin ısgenderzade’nin şiirlerine çevirirken ve de diğer şiirlerini okurken, bende eski çağlara ait Argonautlar’ın hikâyesini uyandırdı. Argonautlar, Kolkhis (Gürcistan)’deki, altın postu getirmek için Argo gemisine binip yola çıkan elli kahraman –her yola çıkışında –Kavafis’in belirttiği gibi, yeni yerler ile insanlar görmek, tanımak ve öğrenmek, -bizde tercümeden sonra, -şiir ve kitapları alıp bizi oralara götürdü. Eserleri ve şiirleri, insanlığın teminatı için, “çok yanlı, çok yetenekli ve çok yönlü” ve mükemmeldir. ınsanlığa kazandırılan bu şiirlerin tercümesinde yer almak ve verilen çabaya dört şiirin tercümesini yaparak katılmaktan dolayı çok mutluluk duyuyorum. Bu girişimde emeği geçen herkesi tebrik etmek ve özelliklede bu projenin gerçekleşmesinde dostum Hasan Ahmet’i ortaya attığı fikri ve önerisinden dolayı ayrıca tebrik etmek istiyorum. Her şeyden önce bizleri sosyal yönden yükselmiştir. Sosyal çerçevede olduğumuz ve olmak istediğimiz çok kültürlülük bakımından bizleri yükseltmiş, barış, kültür, farklı halkların kaynaşması gibi alanlarda bizleri birer köprü yapmıştır. ılk bakışta, menşeğe balkıdığında sayın ısgenderzade’nin ülkesi bizlere uzak gelebilir. Bunu tarihsel ve coğrafi bakımdan ele alındığında, bir ülke, Karadeniz, Ege, Balkanlar veya Anadolu, -bir birleşik bölge, -nereye baksanız tarihsel ve kültürler olarak geliştirilmiş güzel ve önemli bir ülke. Tüm bunların çerçevesinde kardeş ve komşu bu ülkenin tarihini, manevi ve kültürle güzelliklerinin bu vesileyle tanıma ve görme imkânı sağlamaktadır. Bu bugün yapılan bu tanıtımda yer almak ve sayın ısgenderzade ile bir arada olmaktan kıvanç duymaktayım” diye belirtti. Mustafa, “şiirlerini okuduğunuzda, sanatçı, bilim adamı ve diplomat yönünü bulabilmekte ve doyuma ulaşmaktasınız. şiirleri, hissiyat ile birlikte dünyasal maddiyat ile doludur. şiirlerinde işlediği konulara bakıldığında, günlük deneyim, sorunlar, hayatta karşılaşılan soru işaretlerini içermektedir. ıyi bir bilim adamı olmasıyla birlikte duygusallığı harmanlayan bir kimliğe sahiptir. Yazdıklarında etkilenmiş olduğu olayları öne çıkarmaktadır ki, bu bunları verdiği örneklerle de yaşadığını bizlere aktarmıştır. ıyi bir dünya için artılarıyla eksileriyle sosyalizm adına çabalar ve çözümler ortaya koymaktadır. Bu çözümleri yaşadığı deneyimlerden edindiği tecrübe ile sunmaktadır. şaire biraz haksızlık yapıldığını düşünmekteyim şiirleri Türkçeye çevrilmektedir. şiirler asılda Azerbaycan Türkçesiyle yazılmıştır. Edindiğim bilgide yapılan çevirilerde şiirlerin aynı ruhu yansıttığı yönündedir. Bu da mutluluk verici kısımdır. Son olarak, bir kez daha yenilemek isterim ki, bugün burada sayın ısgenderzade ile tanışmış olmak ve birlikte olmaktan çok kıvanç duyuyorum ve şiirlerinde kendisine yolu açık olsun demek istiyorum” diye ifade etti. Damon Damianos, gazeteci, meclis üyesi: “şiirlerinde, aradaki sınırları ve antlaşmaları kaldırıyor, sevgiyi, dostluğu ve hoşgörüyü ruhunu bize getiriyor” “Hasan Ahmet’in yapmış olduğu bu çağrı beni onurlandırmıştır. Yapılan bu etkinlik çok mükemmel olmakla birlikte Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği ve Batı Trakya Azınlığı Eğitim ve Kültür şirketi için büyük bir şanstır” diyerek sözlerine başlayan Damon Damianos, “Burada belirtmek istediğim bir önemli ayrıntılar bizlerin yanı çoğunluk insanlarının bu tür etkinliklere davet edilmesi onur ve sevin uyandırmaktadır. Aynı zamanda da bu eserin Yunancaya çevrilmesi ve yahut başka dillere tercüme edilmesi. Belirtmek isterim ki, eserlerin ve yazarın anadili Azerbaycan Türkçesidir. Fakat, buradan anlaşılan yazarın şiirleri yalnızca küçük bir kesime hitap etmediğidir. Tüm insanları ilgilendirdiği ettiği gibi, din, dil, farkı guruplara mensupları da ilgilendirmektedir. Gerçekleştirilen bu etkinlik bölgemiz insanları arasındaki süreç adına çok önemli olmakla birlikte, bu bağlamda gelecek için önemde teşkil etmektedir” dedi. “Belediye meclis üyesi olarak sayın ısgenderzade’ye bölgemize hoş geldin demek istiyorum” diyen Damianos, “Azerbaycan normal olarak değerlendirildiğinde bir geçiş bölgesi olarak adlandırılsa da, tarihsel çerçevede değerlendirildiğinde Asya’nın merkezinde olan bir yerdir. Okuduğumuz gibi, asırlık bir yer, yüzyıllardır insanlığın doğuşu- gelişimi ve kendi aralarında savaştığı yerdir. Anadolu kültürüyle yaşayan bir millet. Türkler ve Yunanlar bana göre Anadolu insanı karakterini yansıtmaktadır ve bunu gerek tarihsel olaylardan gerekse de kültürel olaylardan anlamak mümkündür. Bugün burada şair ve aynı zamanda da profesör olan ısgenderzade’yi ağırlamak büyük bir onur ve şanstır. Kendisi duygusal bir insan olmakla birlikte aynı zamanda da asi biridir. Derin bir insan ve politikaya insanlık gözüyle bakan birisi. Kendisi ve bir önceki konuşmacı Mustafa Mustafa’nın da belirttiği ısgenderzade, Sovyetler Birliği içerinde yaşamış, oradaki deneyimlerini, yaşanmışlıkları yani kendi canlı yaşadığı tarihi eserleriyle aktarmaktadır. ışte tün bunlar göz önüne alındığında böylesine değerli bir kişiyi burada ağırlamak bizim için büyük bir şans olduğu kadar gerek Gümülcine gerekse de Batı Trakya için büyük bir onurudur. Kendisi çok değerli olmakla birlikte kaleme aldığı şiirlerinde, aradaki sınırları ve antlaşmaları kaldırıyor, sevgiyi, dostluğu ve hoşgörüyü ruhunu bize getiriyor. Aynı zamanda da, dünyamızdaki farklı haklar arasında gelecek için çizgiler çizmektedir. Bunu Paratiritis gazetesinde verdiği röportajında da görmek mümkündür. Bize güzel hayaller aşılamaktadır. Bu hayaller uzak değildir yeter ki, halklar arasındaki tarihi gelişi aşalım. Halkların tarihine saplanıp kalmalarını aşarlarsa çözüme ulaşabilecekleri mesajını vermektedir. Diktatörce yönetimler zincirleri aşıldığında daha insanca adil bir yaşam olacağını bizlere göstermektedir. Bu konuda çok basit bir örnek vermek istiyorum ülkemiz, Türkiye ve Balkanlar, şairler halkaların arasındaki mücadelen birçok kez anlamlar çıkarmışlardır ve de güçlü ve derin damga bırakmışlardır çözüme giden yolda. Son olarak, tekrar aramızda bulunduğunuzdan ötürü sizlere çok teşekkür etmek istiyorum ve bir vesileyle sizleri tekrar burada görmeyi arzu ediyorum. Bugün belki biraz az kadarız ve en iyi şekildeyiz” diye konuştu. Elçin ısgenderzade: “Ben bir dünya vatandaşıyım ve ben savaş yaşamış bir şairim” “Bütün dünyanın kültürüne hayran olduğu ve dünyanın kültür beşiği, yaratılıştan bu güne statüsünü taşıyan Yunanistan toprağına gelmeme neden olan şair Hasan Ahmet’e ve onun değerli ailesine şükranlarımı sunuyorum” diyerek konuşmasına başlayan ısgenderzade, “kültürler arası diyaloga öncü olan bu kitabın burada yayımlanmasında Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği ve Batı Trakya Azınlığı Eğitim ve Kültür şirketi’nin tüm yönetim kurulu ve üyeleri ile bu kitabın Yunancaya çevrilmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi bildirmek istiyorum” dedi. ısgenderzade, “Sizleri resmi konuşma yaparak fazla yormak istemiyorum. Sizlerle şiir ve barış üzerine sohbet istiyorum. Önce kendim için çok önemli olan iki hususu dile getirmek istiyorum. Daha önceki burada yapmış olduğum görüşmelerde de bahsettim ve burada da aktarıldı. Benim otuz yedi adet buluşa ve iki adette büyük buluşa imza attığım belirtildi. Benim için önemli olan içerinden sadece iki tanesidir. Bunlardan biri yanımda olan Abdurrahim Subaşılar hocamdır. Ben dünyanın birçok bölgesini gezdim ve birçok insanlar tanıdım. Ama Subaşılar hocam çok iyi bir kişiliğe sahip çok iyi bir insandır ve keşke 6 milyar insanda böyle olsaydı” diye belirtti. ısgenderzade, “Tüm şairlerin en büyük arzularından biri, dünya kültür merkezlerinde kitaplarının yayınlanmasıdır. Bu benimde dileklerim arasındaydı ve aralarında tek Yunanistan kalmıştı. Tanrıya çok şükürler olsun ki, bu da gerçekleşti. Bizler okul yıllarındayken yunan medeniyeti üzerine dersler verildi ve çok kitaplar okumuştum. Ben burada olduğum sürede dünya kültürü için Yunanistan’ın ne kadar önem arz ettiğini gördüm” ifadelerini kullandı. şiir ve barış üzerine sizinle edeceğim sohbete, 1991 yılında, Unesco’nun, Paris’te, metal duvarlar üzerine ıngilizce ve Türkçe yazılmış ve dünyanın çok büyük sevgi ve barış, hoşgörü şairi, Türk şair Yunus Emre’nin bir bendi ile başlamak istiyorum diyen ısgenderzade, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz.” şiir bize şiir dünya insanlığına sevmek ve sevilmek öğretiyor. şunu vurgulamak isterim, önce sevmek sonra sevilmek. Biz önce sevmeyi başarmalıyız. Yani önce kendimizi sonra etrafımızı ve daha sonrada dünyayı sevmeliyiz. Bunun akabinde de sırasıyla bunlardan sevgi beklemeliyiz. Dünyaya baktığımızda altı milyar insan var ama maalesef tümünde bu sevgiyi bulmak mümkün değildir. Allahın verdiği bu sevgi lütfünü herkesin kullandığı görülmemektir ve buna kendi gözlerimle şahit oldum. Ben bir dünya vatandaşıyım ve ben savaş yaşamış bir şairim. Otuz seneye yakın mensubu olduğum Sovyetler Birliğinde, sevilmemenin ne olduğunu, insan haklarının ne olduğunu, insanlığın nasıl aşağılandığını kendi gözlerimle görüp, kendi hayatımda yaşadım. Ben Karabağ doğumluyum ve uzun yıllar dünyanın emperyalizm güçleri Ermenistan’ı bir alete çevirerek, -bugünde kendileri pişman oldukları, -bu savaşa sürüldükleri, Ermenistan – Azerbaycan, Karabağ savaşında -ki ben o savaşın detaylarını kendi gözümle A’dan Z’ye kendi gözümle gördüm ve yaşadım. Ne acıdır ki, son on yedi yıldır, ben bugün dünyanın birçok ülkesine serbestçe giderken, doğduğum şehrime gidemiyorum. Bahsettiğim bu savaşta bir acı örneği de sizinle paylaşmak istiyorum. Ben, bu savaşta 31 okul arkadaşımdan 16.sını kaybettim. Benim, 136 akrabam, yakınım bu savaşta şehit oldu. Bu acıları gözüyle yaşamış biri olarak, kitabın başlığına da, bunun yansıması oldu ve “şairler kandan yıldızlar görüyorlar” başlığı çıktı. Bugün Irak’ta ve Filistin’de de insanlar bu durumları yaşıyorlar. ınsanların hakları burada yok ediliyor. Ben bir örnek sunmak istiyorum. Geçen haftalarda Suriye’de, şam’da bulundum. Dünya çocuklarının haklarının savunmasına yönelik bir toplantıya katılmıştım. Çocuk haklarının savunmasında Nazım Hikmet’in ismi zikredildi. Bu konuda onun çok değerli bir şiiri var: “Dünyayı verelim çocuklara, hiç olmazsa bir günlüğüne”. Nazım Hikmet, bu sözü kırkıncı yılların sonunda söyledi ve o günden bu güne yarım asırdan fazla zaman geçti. Ne Nazım Hikmet’ten önce ne de sonra biz dünyamızı çocuklara değil bir günlüğüne, bir anlık dahi vermedik. Bu belirttiğim toplantıda benim Suriyeli dostum Meryem Handri, bildirisinde kendi gözleriyle gördüğü bir olayı dikte etti ve bende onu sizlerle paylaşmak istiyorum. Olay çok acı ama paylaşmak istiyorum. ısrail’den, Filistin’e bomba atıyorlar. Bombanın üzerine şunlar yazılmış, “ısrailli çocuklardan, Filistinli çocuklara hediye”. Ne yazık ki, dünyamızın birçok bölgesinde çocuklar birbirlerine bu tür hediyeler gönderiyorlar. Bugün biz insanlar yani tanrının yarattığı insanlar, politika ve ekonomi unsurlarına kendilerini kurban vererek yüce tanrımızın yarattığı çok güzelim dünyayı bu hale getirdiler. Biz şairler ve bilim adamlarını, “bu dünyayı nasıl düzeltiriz” sorusu karşına koydular. Bugün burada sunumunu yaptığımız kitabın ana teması da budur. Yani bu soruya cevapların aktarılmasından ibarettir. Ben bu yola inanarak çıktım. Bugün çağdaş dünyada yapılanlar bir senede dökülmelidir. Bu da en çok şiirin üzerine düşmektedir. ınsanlığı güzele götürmek için en büyük ilaç, teknik, silah şiirdir. Bu sene uluslar arası Nobel ödülü, dünyadaki yoksulların hayatlarını eserinin de anlattığı için Rumen asıllı Alman yazarına verildi. Buda günümüzün bir acısıdır ve ben buna inanıyor. Bakınız bugün zenginlerin hayatını anlatan kitaplar yoktur. ınsanları savaşlardan, insan haklarının çiğnenmesinden sadece bu yazılanlar, eserler kurtaracaktır. Bu ortaya koyan eserler insanlar tarafından okunmalıdır. Sanat bunların ilacıdır. Değerli kardeşlerime sevgi ve saygılarımı bildirmek istiyorum. Benim, Azerbaycan’ımda, Yunanistan toprağı gibi dünya kültürünün, medeniyetinin en eski ve en önemli öğelerinden biridir. ınsanlarımızda sizler gibi çok misafirperver ve çok sıcaktırlar. Bende sizleri benim Azerbaycan’ıma davet ediyorum ve sizleri orada ağırlamaktan şeref duyacağım” diyerek konuşmasını sonlardı. Ahmet Kara, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı: “Elçin ısgenderzade hocamızın bu kadar güzel söylemlerinden sonra bizlere fazla laf düşmüyor” Sözlerine, “Öncelikle belirmek isterim ki, Elçin ısgenderzade hocamızın bu kadar güzel söylemlerinden sonra bizlere fazla laf düşmüyor” diyerek başlayan Başkan Ahmet Kara, şöyle konuştu: “Bu tür etkinliklere önem veren Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği kardeş kuruluşumuz Batı Trakya Azınlığı Eğitim ve Kültür şirketi (BAKEş) ile birlikte böyle bir organizasyona, Hasan Ahmet’in bizlere sunmuş olduğu dilekçesinden sonra karar verdik. Hocamızla görüşme yaptık ve uygun bir tarih ayarlamaya çalıştık. Kendiside ifade ettiği gibi çok yoğun çalışıyor. Görevlerinden dolayı ayda on değişik ülkeyi ziyaret ediyor. Hocamızla derneğimizde sohbet etme imkânı bulduk ve kendisi burada bulunmaktan çok mutluluk duyduğunu bizlere aktardı. Bizlerde kendisini burada ağırlamaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz. şunu da ifade etmek isterim, bundan sonra sizleri ve Azerbaycan’daki kardeşlerimizi aramızda daha sık görmek isteriz. Bununla birlikte bizlerde orada bulunmak isteriz. Malumunuz bizim toplumumuz bu tür etkinliklere alışık olmayan bir toplum. Biz ısrarla iki yıldır dernek olarak ve son zamanda da kardeş kuruluş BAKEş ile bu tür etkinliklere ağırlık vermeye çalışıyoruz. Sayı olarak istenilen katılımcıya ulaşamasak da, zamanla bunun değişeceğine inanıyoruz.” Galip Galip, Batı Trakya Azınlığı Eğitim ve Kültür şirketi Başkanı: “ınşallah bundan sonrada böyle etkinlikler yapmak kısmet olur” Bu etkinliğin gerçekleşmesinde Hasan Ahmet ve eşinin katkılarının büyük olduğuna vurgu yaparak konuşmasına başlayan Galip Galip, “Evrensel bir insan ve dünya şairi olan hocamız ısgenderzade’yi burada ağırlamamız geçici olmayacak ve yapılan bu çalışma ilerisi için ışık tutacak. Yapılan bu çalışma PEKEM sayesinde birçok kişiye ulaşacak. Biz bugün Elçin hocamızın yapmış olan çalışmalarını dünya insanına bir miras kalacak olarak görmekteyiz. Ne mutlu böyle bir çalışmayı gerçekleştiren insanlara. Biz çok büyük gurur duyduk kendisini misafir etmekten. Hocamın yazdığı şiirler insan sevgisi adına büyük mesajlar taşımaktadır. ınşallah bundan sonrada böyle etkinlikler yapmak kısmet olur. Biz, BAKEş olarak bu eserin ortaya çıkmasında katkısı bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here