Ana sayfa Salla Gitsin Batı Trakya Türkleri Hayvancılığa Yönelmelidir

Batı Trakya Türkleri Hayvancılığa Yönelmelidir

31
0

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın ekonomik durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Yunanistan’da tarım ürünleri gerektiği şekilde fiyatını bulamadığından dolayı tarıma dayalı azınlığın ekonomisi doğal olarak düşük seviyelerde seyretmeye devam ediyor. Bir de buna son yıllara tütüne verilen desteğin kesilecek olması eklendiği takdirde azınlığın ekonomik durumunun daha da kötü olması bekleniyor. Oysa Batı Trakya Türk insanı çalışkan üretken bir toplum olmasına rağmen devletin sistemi neticesinde “ek ekme prim al” politikasına kapılarak bugünkü duruma düşmüş vaziyette. Oysa tarımı ve hayvancılığı çok iyi bilen azınlık insanı sanki son yıllarda biraz üretmemeye yönelik bir görüntü çizmeye başladı. Bölgemizde az denilebilecek kadar hayvan besicisi bulunuyor. Geçmiş yıllarda her köyde, her ailede ya bir koyun sürüsü veya büyük baş hayvan veyahutta keçi sürüsü bulunuyordu. Her köyde sabahları sığırtmaç dediğimiz kişi büyük baş hayvanları sabah alır akşam üzeri köylüye teslim ederdi. Hayvancılık Batı Trakya’da bilhassa azınlıkta böyle çalışıyordu. Peki ne oldu da bizim azınlıkta hayvancılık sona erdi? Bunu hiç analiz eden ve araştıran oldu mu? Herkesin söylediği tek bir şey var, “hayvan para etmiyor” çalışmazsak tabii ki bir iki dana veya 20 kuzu veya 40 oğlak para etmeyecek. Çünkü sürüm yok, üretim yok, büyük çapta kooperatifleşme yok. Durum böyle olunca köylü dahi etini, sütünü şehirden super marketten veya köydeki bakkaldan almaya devam ediyor. Artık azınlığın özellikle buna başka alternatifler araması lazım. Azınlık aynen Yunanlılar gibi tüketen bir toplum olmaktan, üreten bir toplum olmaya yönelmelidir. Azınlığın ekonomik açıdan kurtuluşu burada gizlidir. Üreten toplum fakirleşmez, ancak tüketen toplum dışa bağımlı olduğundan dolayı yoksulluk ile karşılaşabilir. HAYVANCILIğA YÖNELıN, KOOPERATıF KURUN! Ülkemiz Yunanistan’ın düştüğü ekonomik durumunu aşağı yukarı herkes biliyor. Herkes yaşıyor. Ama bu böyle gidecek diye de bir kaide yok. Artık herkes akıllı olacak ve üretmeye başlayacak. Azınlık insanı Kooperatifleşmek üzere biraraya gelecektir. Hemde bunu geç kalınmadan yapmalıdır. Her köyde özellikle gençler biraraya gelerek birer büyük baş hayvan üretim tesisi kurmalı veya büyük çapta küçük baş hayvan üretimine yönelmelidir. Kurban Bayramı’nın yaklaştığı bu günlerde anavatan Türkiye’den Batı Trakya’ya ve Yunanistan’ın değişik bölgelerine gelen hayvancılıkla uğraşan işadamlarını hepimiz görüyoruz. Türkiye’de bir et sıkıntısı var ve var olmaya da devam edecek. Yunanistan olarak, Batı Trakya Türkleri olarak biz bu durumdan ne derecede faydalanabiliriz bunun yollarını aramalıyız. Üretime geçerek yanıbaşımızdaki piyasaya nasıl gireriz ve hakkımıza düşen payı alırız bunun hesaplarını yapmalıyız. Türkiye’den gelen işadamları ile görüştüm ve halen görüşüyorum. Benden 30 bin adet Kurbanlık koç, 5 bin adet büyükbaş dana istediler. “Haydi ılhan bey, varsa parasını verelim alalım” dediler ve halen diyorlar. Ama nafile, malesef yok. O kapasiteyi karşılayacak hayvanımız yok. Keşke olsaydı ve şimdi tam para kazanma ve kalkınma zamanıdır. Biz para kazanırken ülkemiz Yunanistan’da ihracatını arttırmış olacaktı, vergilerle para kazanmış olacaktı. ışte bakın azınlığın bu ülkeye ne kadar faydası var, herkes bunu iyi değerlendirmeli ve görmelidir. şunu herkes iyi okusun, bayramlar bir değil, ticaretin sonu yok, kalkınmakta olan bir dev piyasa ve ülke yanıbaşımızda bizim üretmemizi bekliyor. Biz ne yapacağız? Ona bakmak lazım. Önümüzdeki yıl sağ hoş olursak yine Kurban Bayramı gelecek. Oraya hazırlanmalıyız kardeşlerim. Et piyasasına girmeliyiz. Helal kesim yaparak üreteceğimiz hayvanları ihracata yönelik düşünmeliyiz. Azınlık ekonomik olarak bir yere bağımlı olmamalıdır. Bu bize toplum olarak gerilemeyi getiriyor. Böyle giderse bir adım öne doğru gidemeyiz. Çözüm, üretmektedir tüketmekte değil. Nasıl olsa tüketiyoruz, ama malesef üretemiyoruz. Bu yıldan başlamak üzere önümüzdeki yıla, hatta hayvancılıkta özellikle yarınlara en yakın yarına hazırlıklı olmalıyız. Piyasası var, daima olacak, yeter ki biz üretelim. Üç beş genç ortaklık yaparak bir çiftlik kurmalıdır. ımkanlar var yeter ki istesinler. ışte bu ülke, bu azınlık ekonomik krizden kurtulmanın yollarını bu şekilde aramalıdır. Tütün primleri diye diye yoksulluğa gitmemelidir. Herkes bunu çok iyi anlamalı ve algılamalıdır. Primle falan üretmeden bu iş olmayacaktır. “Hazıra hazine dayanmaz” demiş Atalarımız. ışte bizde hazırın esiri değil, üretimin lokomotifi olmalıyız. Haydi gençler, özellikle köylerde yaşayanlar çok akıllı düşünün ve geç kalmadan davranın. Birlik gazetesi olarak size bir kalkınma yolu daha gösteriyoruz. Ülkemizin de krizden çıkması için yetkilileri artık doğru düşünmeye davet ediyoruz. Bu azınlık üretebilir, çalışabilir, birlikte bu ülkeyi krizden kurtarabilir. Ama Yunan devleti bu azınlığa güvenmelidir. Önce güven.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here