Ana Sayfa Batı Trakya Haberler AYHAN ŞAKİR: “AZINLIKLA ANLAŞMADAN YASANIN ÇIKMASI LOZAN ANTLAŞMASI’NA AYKIRIDIR”

AYHAN ŞAKİR: “AZINLIKLA ANLAŞMADAN YASANIN ÇIKMASI LOZAN ANTLAŞMASI’NA AYKIRIDIR”

22
0

Gümülcine’nin tanınmış genç Avukatlarından olan Ayhan Şakir, son döneme gündeme gelen ve neredeyse her gün konuşulan Müftülerin şeri yetkilerinin bir yasa tasarısıyla düzenlenmesine yönelik uygulamaya hitaben fikirlerini beyan eden ve örneklerle zenginleştiren bir yazı kaleme aldı, fikirlerini beyan etti. Şakir, İslam Hukuku kökenli Yunan vatandaşı Müslümanların örf ve adet  hukukuna ilişkin değişiklik öngören yasa tasarısı ile ilgili hukuki görüşler ve Fransa örneğini analiz ederek taraf olanların hangi süreç ve uygulamayı dikkate alması gerekliliğine vurgu yapıyor.

İSLAM HUKUKU KÖKENLİ YUNAN VATANDAŞI MÜSLÜMANLARIN ÖRF VE ADET HUKUKUNA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİK ÖNGÖREN YASA TASARISI İLE İLGİLİ HUKUKİ GÖRÜŞLER VE FRANSA ÖRNEĞİ.

Anayasanın 28/1 maddesine göre

“Var olan hukuk sistemi Yunan Devleti’nin çıkarmış olduğu olağan bir kanundan kaynaklanmayıp, Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında imzalanan 1913 Atina Uluslararası Antlaşması sebebi ile vardır. Yunan Anayasası’nın 28/1 maddesi açıkça Uluslararası Antlaşmaların kanunların  üzerinde olduğunu söylemektedir, (bakınız Yargıtay kararı 556/2017 ). Yasa tasarısı Atina Anlaşması’na aykırı olduğundan, Anayasa’nın 28/1 maddesince Anayasa’ya aykırıdır ve hukuken tasarı kanunlaştığı andan itibaren ölü doğacağından mevcut hukuk sistemini değiştiremez.

Medeni kanunun 3. maddesine göre     

Aile ve miras hukuku, kamu düzeninden olan hukuklardır. Medeni kanunun 3’ncü maddesi açıkça “kamu düzeninden olan hukukun uygulanmasını  taraflar isteyerek yok edemez” dediğinden, seçme hakkı tanıyan kanun tasarısı kanuna aykırıdır ve uygulanamaz.

Kanunun geriye dönük olarak uygulanmak istenmesine göre

Yunan Hukuk sisteminde yeni kanunun geriye yürütülme imkanı vardır. Geriye yürütmeyi yasaklayan şart, kişilerin şahsi Anayasal haklarının ihlal edilmesi durumudur.

Miras hukukunda mirasçılar ölüm anında mal sahibi olurlar ve Anayasa’nın 17. maddesindeki mülkiyet hakkını koruyan Anayasal koruma altına girerler. Aynı şekilde bir Müslüman tarafından daha önce yapılmış olan vasiyetname  mevcut hukuk sisteminde daha yapıldığı anda yok hükmündedir, bu yokluk hali için mahkeme kararı gerekmez ve  mirasçıları ölüm anında mal sahibi olduklarından onlarda Anayasal koruma altına girerler. Bu sebebten dolayı kanunun geriye yürütülmesi Anayasa’ya aykırıdır.

Lozan Antlaşması’nın 42 /2 maddesine göre

Lozan Anlaşması’nın 42/2 maddesi, açıkça Azınlığın örf ve adetlerinde bir değişiklik olması durumunda, bu örf ve adetlerin nasıl değiştiğini ve yeni düzenlemenin tespiti için yöneticiler ile Azınlıktan oluşan bir komisyonun toplanmasını, anlaşmanın olmaması durumunda Birleşmiş Milletler’e müracaat edilmesini öngörmektedir. Bu usul yerine getirilmeden yasanın çıkması Lozan Antlaşması’na aykırıdır.

Fransa örneği

Fransa’nın Myotte  adasında Şeriat Hukuku uygulanmakta idi. Avrupa Birliği üyesi, hukuk sistemi tamamen laik (bizdeki gibi anyasanın 3. Maddesi olmayan), Atina ve Lozan gibi antlaşmalara imza atmamış olan ve dolayısı ile hiçbir hukuki mecburiyeti olmayan Fransa Devleti, 2001 yılında Şeriat Hukuku’nun kaldırılması için halk oylaması yapmış, ada halkının %73 ünün kalkması yönünde oy kullanmasına rağmen devlet diğer %27 ye saygı göstererek yeni kanunun uygulanması için on yıllık bir uyum süreci uygulamıştır ve kanunu on yıl sonra hayata geçirmiştir.

Tüm yukarıdaki sebebler dikkate alındığında, kanun tasarısının geriye alınması veya mutlaka yapılması isteniyorsa;

a-   Temel hukukun İslam hukuku olması, yani tarafların anlaşmaları ve bunu beyan etmeleri durumunda Medeni Kanununa, anlaşmamaları durumunda ise İslam Hukuku’na tabi olmaları,

b-   Geriye dönük uygulanmaması halinde mevcut kanun tasarısının hukuksuzluğunu nispeten telafi edecektir.”

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz