Ana sayfa Batı Trakya Haberler AYDIN ÖZCAN BATI TRAKYA TÜRKLERİ’NİN SORUNLARINI DİLE GETİRDİ

AYDIN ÖZCAN BATI TRAKYA TÜRKLERİ’NİN SORUNLARINI DİLE GETİRDİ

12
0

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmir Şube Başkanı Avukat Aydın Özcan, bir süre önce Tek Rumeli Televizyonu’nda Birlik Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Avrupa Gazeteciler Derneği (AVGADER) Yunanistan Temsilcisi İlhan Tahsin ile birlikte katıldığı bir programda Batı Trakya azınlığının yaşadığı sorunlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Özcan’ın açıklamaları;

Azınlık Basını önemli görevler yapıyor. Azınlık basını olmasından dolayı değişik baskılara maruz kalıyor. Özellikle ekonomik baskılar. Yaptıkları haberler yüzünden bir sürü davalarla karşı karşıya kalıyorlar. Bir sürü tazminatlarla karşı karşıya kalıyorlar. Azınlık basını hele son ekonomik kriz neticesinde yaşam mücadelesi veriyor. Azınlık basını gazetesini yaşatabilmek için gidiyor gazetesini Bulgaristan’da bastırıyor. Yunanistan’da 100 Euro’ya basılan gazete Bulgaristan’da 50 Euro’ya basılıyor. Batı Trakya’daki Türk Basını bence öncelikle bir cemiyet kurmalı ve bir araya gelmelidir. Bütün gazeteci arkadaşların birlik ve beraberlik içersinde hareket emesi gerekli.

Şimdi orada bazı reklamlar veriliyor Türkiye’nin kurumları tarafından bunların da verilirken bütün azınlık basınının eşit gözetilerek verilmesi lazım. Orada da bazı haksızlıklar olduğu yönünde duyumlar alıyoruz. Azınlık basını ve azınlık radyoları orada çok büyük bir görev yapıyor, Türk kültürünü yaşatmak adına bir önemli görev üstlenmişlerdir. Bunu çok iyi değerlendirmek lazım. Biz Mart ayında azınlık basınını İzmir’de ağırladık Kültürle bir gezi de yaptırdık.Azınlık basını bu üstlendiği görevi yaparken ayrımcılıktan kaçınılması gerekir.

Sayın Ahmet Davutoğlu’nun son yaptığı ziyaret tabiî ki bölgeye yaptığı ilk ziyaret değil. Bundan önce de çok ziyaretler yaptı Sayın Davutoğlu. Bundan önceki ziyaretlerinde Batı Trakya ile ilgili de bir açılım olmadığı malumunuzdur. İnşallah bu son ziyaretin Batı Trakya Türklerinin sorunlarının çözümüne önemli adımlar atmasını diliyorum. Batı Trakya’da yaşanan en önemli sorunlardan bir tanesi eğitim sorunudur. Eğitim sorunu çok önemli. İlkokuldan 1000 öğrencimiz her yıl mezun oluyor. Bunların 150 Tanesi Azınlık Ortaokullarına ve Liselerine gidebiliyor. Geri kalanı Yunan okullarına gitmek zorunda ve çok güzel eğitim alamıyorlar.

Ana okullarında aynı şekilde sorunlar var, anadilde eğitim alamıyor anaokulu öğrencilerimiz. Eğitim hakkı çok kutsal bir hak. Hem de telefisi mümkün olmayan bir hak. Onu yaşamış biri olarak çok iyi biliyorum.Ben 1 yıl Gümülcine’de Celal Bayar Lisesi’ne gitmiş bir kişi olarak akabinde Türkiye’ye geldim okumaya.Ben buraya geldim okuyabildim. Benden dersleri daha iyi olan arkadaşlarım vardı.Orada okuma ısrarında bulundular o yıllarda.Özellikle 80’li yıllarda 2 liseden 3-4 yıl boyunca tek mezun verdirilmedi. O arkadaşlarımız hepsi şu an çiftçilikle uğraşıyor. Şimdi yine yeterli eğitim alamayan azınlık çocukları lisede yetersiz eğitim aldıkları için Türkiye’ye geliyorlar. İzmir’de şu an 180 tane Batı Trakyalı öğrencimiz var. Geliyor çocuk güzel eğitim alamamış Yunancayı iyi bilmiyor. Üniversitede başarısız oluyor. Tıp’ı kazanıyor geliyor 2-3 sene uğraşıyor bir şeyler yapmaya. Altyapısı sağlam değil.Buradaki öğrenci arkadaşlarıyla yarışamıyor. Sınıfını geçemiyor.

Tekrar Yunanistan’a dönmek zorunda kalıyor. İşte bu eğitim konularında telafisi mümkün değil. Çocuklarımızın yaşları ilerledikçe eğitim alma olanakları sıfırlanıyor. Bu sorunlar çok önemli. Bu sorunları yaşayan çocuklarla ben birebir yaşıyorum. Bizim azınlığımızın gittiği Yunan okullarına Yunanlılar kendi çocuklarını göndermek istemiyor.Şapçı bölgesinde Türk Öğrencilerle birlikte okula gitmesin diye ikametlerini Gümülcine’ye aldırıyor Yunanlılar. Bizim öğrencilerimizin gittiği okullar kalitesiz oluyor dolayısıyla. Biz Yunanistan’la Türkiye’nin her alanda iyi ilişkiler kurmasını istiyoruz. Yani bu söylemlerimizden iki ülkenin düşman olmasını istemiyoruz.

Yanlış anlaşılmasın iki ülkenin gerçekten çok iyi dost olmalarını istiyoruz. Ekonomik alanda işbirliği olsun. Kültürel anlamda işbirliği olsun. Her alanda işbirliği olmasını istiyoruz.Yani iki ülke kardeş ülke olsun. Bundan en büyük sevinci Batı Trakya Türkleri duyar. Biz istiyoruz ki hatta benim bir tespitim var. Özellikle Batı Trakya’da üretilen eti pamuğu tütünü Türkiye ithal etsin. Böylece Batı Trakya Türklerine de bir soluk alma nefes alma olanağı sağlansın. Aynı zamanda Yunanistan’ın ekonomisine katkı sağlansın. Sadece bu Batı Trakya ile sınırlı değil bu.Balkanlarda yaşayan bir sürü soydaşımız var. Yunanistan’da Makedonya’da, balkan ülkelerinin durumu da o kadar iç açıcı değil. Türkiye bütün Balkan ülkeleri ile kardeş ve dostane ilişkiler kurmalıdır. Oradaki soydaşlarımızın ürettikleri ürünleri ithal etmesini istiyorum ben. Türkiye gidiyor Uruguay’dan et ithal ediyor. Bana göre yanlış.

Gitsin Balkanlardan soydaşlarımızın ürettiği eti ithal etsin.Bakın Batı Trakya Tütünü Osmanlı zamanından bütün dünyaya ün salmıştır.Batı Trakya Türklerinin sorunları çözüm bekliyor. Bu çözümü de üretecek olanlar iki ülkenin siyasetçileridir. Batı Trakya Türkleri olarak bizim beklentimiz Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan Yunanistan’la yapacakları görüşmelerde Batı Trakya Türkleri’nin sorunlarının çözümü konusunu dile getirmesidir. Bakın Türkiye her türlü hakkı veriyor. Biz vermesin demiyoruz. Bir şey verirken ülkeler arasında çıkar ilişkileri söz konusudur. Bir şeyi verirken bir şeyi de almasını bileceksiniz. Eğitim konusunda Yunanistan karşılık ilişkisi gereği 16 öğretmen fazla öğretmen Batı Trakya’ya kabul etmiyorum diyor. Nasıl bu 16 sınırını koyuyor. İstanbul’daki 2-3 bin Rum azınlığın 16 öğretmene ihtiyacı var. Bizim 150 bin Batı Trakya Türkü var Yunanistan’da. 16 öğretmen bizim öğrencilerimize yetiyor mu yetmiyor. İşine gelince karşılık ilkesi. Bu yanlış. AKP Hükümetinin sıkı diyaloğu var ama bundan da memnunuz. Ama bu sıkı diyalog karşısında Batı Trakya Türklerinin sorunlarından 2-3 tanesi acil olanlar en azından mesela eğitim sorunu çözülsün. Bu sıkı diyalog zarar vermez ama fayda da vermiyor Batı Trakya Türklerine. İlişkilerin iyi olmasını en ok isteyenlerden biri de benim.

Ekonomik ilişkiler iyi olsun.Türk işadamları gitsin oraya bölgeye yatırım yapsın. Yunanlı işadamları gelsin Türkiye’ye yatırım yapsın. Karşılıklı diyaloglar olsun. Beni Batı Trakya Türklerinin sorunları ilgilendiriyor.Batu Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmir Şube Başkanı olarak beni Batı Trakya Türkleri’nin sorunları ilgilendiriyor. Çünkü benim üyelerim orada sıkıntı yaşıyor. Sadece orada yaşanmıyor bu sıkıntılar Türkiye’de de yaşanıyor. Ben bunların sorunları dile getirmek zorundayım.Ben bunların sorunları dile getirip çözüm bulmak için uğraşmayalım. Ama sırf bizim dile getirmemiz yeterli olmuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını biz dernek olarak defalarca dile getiriyoruz. Ama olmuyor. Bunu Türk Hükümeti dile getirecek. Madem iki ülkenin bu kadar sıkı diyalogları var, sık sık görüşüyorlar.Türk Dışişleri Bakanı Yunan Dışişleri Bakanına diyecek ki sayın bakan Bak Avrupa İnsan Hakları mahkemesi böyle bir karar verdi. Sonuçta tarafsız bir mahkeme karar veriyor. Bunu lütfen uygula diyecek. Bak ben de bir sürü açılımlar yapıyorum.

Maalesef sadece Batı Trakya’da sorunları yok öğrencilerimizin Türkiye’de de sorunları var. Yani azınlık olmak o kadar zor bir şey ki.Sadece Batı Trakya’da sorunlar yumağı ile uğraşılmıyor Türkiye’de de uğraşılıyor. Batı Trakyalı öğrencilerimiz geliyor şimdi Türkiye’ye üniversite sınavlarına giriyorlar. En büyük sorun harç sorunudur. Ekonomik sorun yaşayan batı Trakya Türkü bu harcı yatıracak ki evladı okusun. Yıllık 10 bin TL’ye kadar harçlar ödeniyor. 2-3 yıl öncesi Batı Trakyalı öğrencilerden bu harçlar alınmıyordu. Türk öğrenciler ne kadar harç ödüyorsa Batı Trakyalı öğrencilerde aynı harcı ödüyorlardı. Son 2-3 yıldır bizim Batı Trakyalı öğrencilerimiz yabancı statüsünde okullara kabul ediliyor. Son olarak Suriye’den gelen binlerce öğrenci üniversitelere kabul edildi ve bunlardan harç alınmıyor.

Yani istenince olabiliyormuş demek ki. Bunu da göz ardı etmemeliyiz. Bunun yanı sıra bu yıla özgü Batı Trakyalı öğrencilere yönelik mülakat yapıldı. Öğrenciler mülakatla alındı. İzmir’de üniversite sınavına giren Batı Trakyalı öğrencilerle görüştüm.Kardeşi üniversite sınavına girmiş ama mülakatta elenmiş. Öğrencilerin söylediklerine göre üniversiteye girenlerden daha yüksek not almış ancak üniversiteye girememiş. Burada da Batı Trakyalı öğrencilerin haksızlığa uğradığı iddia ediliyor. Tıp’ta 5-6 sınıfta dersleri pratik olarak yapıyorlar. Türk vatandaşı öğrenciler sigortalı olmaya başlıyorlar 5.6. sınıfta ve az da olsa bir maaş alarak bu işi yapıyorlarmış. Bizim Batı Trakyalı ve uzman doktorluk yapan çocuklarımız ne maaş alıyor ne de sigortalı olamıyor. Bizim çocuklarımız da bu haklardan yararlanmak istiyorlar. Buradan bu konuyu dile getiriyorum. Yani öğrencilerimiz sadece Yunanistan’da okurken mücadele etmiyorlar burada da mücadele ediyorlar maalesef. Çocuklarımız azınlık olduğunu hem orada hem de burada hissediyor. Azınlık olmak çok zor anlayacağınız.

Bir de başka bir sorunumuz var. Bizi çeşitli illerimizden bu konuda şikayetler geliyor.Türkiye’de iş açan Batı Trakyalılar çalışma ruhsatı alırlarken çeşitli zorluklarla karşılaşıyorlar. 4817 Sayılı Yabancılara çalışma izni veren kanunun 14.maddesi a bendi gereğince çalışma izni isteyen ve 10 yıldan bu yana Türkiye’de ikamet eden ve vergi mükellefi olan bir Batı Trakyalı arkadaşımızın çalışma izni uygun görülmemiş. Yani başvurusu reddediliyor. Bu arkadaşımız Batı Trakya’dan kalkıyor Türkiye’ye geliyor ve Batı Trakya’daki bütün kazanımlarını satarak bir işyeri kurmuş ve 3-5 defa çalışma izni alıyor. Ama şimdi de kendisine izin verilmiyor.

Almanya Başbakanı Merkel’in Yunanistan’a yaptığı ziyaret önemli bir ziyaret. Tabi ki Yunanistan şu anda ekonomik sıkıntı yaşayan bir ülke. Dolayısıyla Yunanistan’ın bu ekonomik krizden çıkmasının en büyük koşulu da AB ülkeleri ile o sürdürmüş olduğu diyaloğu devam ettirmesi. AB ülkelerinden halen ekonomik yardım alabilmesidir.Bunu da sağlayacak ülkelerin başında Almanya geliyor. Almanya Başbakanı Merkel’in bu anlamda ziyaretini ben önemli buluyorum. Ülkeler arasındaki ilişkiler tamamen çıkar ilişkileridir.

Dostluk düşmanlık diye bir şey söz konusu değil. Hangi ülkenin çıkarı varsa o ülkeyle dosttur. Çünkü çıkarlar söz konusudur. Tabi ki Almanya’nın da çıkarlarını gözeterek hareket emesi doğaldır. Ama öncelikle Yunanistan’ın bu ziyareti çok iyi değerlendirdiğine inanıyorum. Yunan halkının da her ne kadar olaylar olmuş olsa da Yunan halkı da ulusal çıkarlar söz konusu olduğu zaman mutlaka ulusal çıkarları çerçevesinde hareket edecektir. Türkiye Yunanistan’la ilişkilerini kurgularken Türkiye’de kendi çıkarlarını gözetmesi lazım. Yunanistan’da mutlaka Türkiye ilişkilerinde kendi çıkarlarını gözetecek. Bu son derece doğal.

Altın Şafak Hareketi’nin batı Trakya’da yaptığı eylemleri kesinlikle kabul etmiyoruz Batı Trakya Türkü olarak. Bu tür eylemlerin bölgede yıllardan bu yana kamu düzenini bozucu hareketler olarak kabul ediyoruz. Altın Şafakçıların bu tür eylemlerden özellikle kaçınması gerektiğini düşünüyorum. Batı Trakya bölgesinde huzurun devamı açısından bu tür eylemlerin çok sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Bu tür eylemlerde ne Yunanistan’a ne de Altın Şafakçılara hiçbir olumlu katkı sağlamaz. Aksine Yunanistan’ın huzurunu bozar.

Altın Şafakçıların bu tür eylemlere devam etmesi halinde Batı Trakya’da var olan huzur bozulacaktır. Bu bozulmada en çok Yunanistan’ın aleyhine olacaktır. İskeçe Türk Birliği Yunan iç hukukunda 22 yıl bir mücadele verdi.22 yıllık mücadelenin sonucunda Avrupa insan hakları Mahkemesi’ne taşıdı olayı.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2008 yılında İskeçe Türk Birliği’ni haklı bularak davayı lehimize sonuçlandırmış olmasına rağmen Yunanistan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına uymayarak İskeçe Türk Birliği’nin tüzüğünü onaylamadı. Bunun neticesinde İskeçe Türk Birliği bir üst kuruma gitti. Yunanistan uyarıldı ama halen Yunanistan bu kararlara uymuyor. İşte Türkiye burada devreye girmesi lazım. Davutoğlu gitti bölgeye ama Batı Trakya Türkleri’nin sorunları çözülmedi. Yıllardır bekliyor. Müftülük sorunu devam ediyor. Bir seçilmiş müftü var bir de devletin atamış olduğu müftü var. Bu sorun yıllardır devam ediyor. Müftüler konusunda da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları var. Bu konuda Türk Dışişleri Bakanlığı bunları Yunanistan’a hatırlatması lazım.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Batı Trakya Türkleri lehine aldığı kararları masaya koyması lazım.

Eğitim sorunu çok önemli Gümülcine’de nüfusnun % 55’ini Batıu Trakya Türk azınlığı oluşturuyor. %45’ini oluşturan Yunanlıların 45 tane ortaokulu lisesi var. Ama Batı Trakya Türk Azınlığı’nın bir tane Celal Bayar Lisesi var.Aynı şekilde İskeçe’de %45’ini oluşturuyor azınlık. Yunanlıların 37 Lisesine karşılık Batu Trakya Türkleri’nin 1 tane lisesi var.Dedeağaç Bölgesinde hiç lisemiz yok. Her yıl 1000 öğrencimiz ilkokuldan mezun oluyor. Azınlık liselerine bunların 150 tanesi gidebiliyor. Geri kalan 850’si Yunan Liselerine gitmek zorunda. Sorunlara hiç çözüm bulunmuyor. Yunanistan vatandaşlık yasası 19.madde mağdurları var.Avrupa Irkçılık Komitesi’nin tespitlerine göre 60 bin 4 kişi, Yunan vatandaşlığından haksız bir şekilde ıskat edilmiş.1998 yılında bu madde kaldırıldı ama bu maddenin mağdurları halen vatansız olarak bu ülkede yaşamaya devam ediyor. Bu kişilerin seyahat özgürlükleri yok. Yunanistan genelinde %3 ‘lük bir baraj var Dostluk Eşitlik Barış Partisi var Genel Başkanı Milletvekili olamıyor. Ülke genelinde %3 oyları alması lazım.%3 oy dediğiniz zaman bu 300 bin oy demek Yunanistan’da 3 bin oyla milletvekili seçilebiliyorlar. Yaşanan bu antidemokratikliği bir düşünün.

Türkiye’deki vakıf malları iade edildi. Önemli açılımlar yapıldı bu konuda. Batı Trakya’da biz vakıf mallarını kendimiz yönetemiyoruz. Vakıf mallarının nerde olduğunu bilmiyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here