Batı Trakyalı Türkler olarak Batı Trakya’da bir Kurban Bayramı sevincini daha hep birlikte yaşadık. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Bayram namazı kılındıktan sonra, aileler akrabalar arasında bayramın ilk günü Batı Trakya’da coşkuyla kutlandı.
Allah’a adanan kurbanlıklar kesildi, muhtaç olan ailelere, yetimlere sessiz sedasız yardım eli uzatıldı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ait en güzel hadislerden biri bu hadis: “Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek! İslam; hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma dinidir.” Bu bağlamda, Müslümanlar’ın hepsi birer kardeş olarak görülür ve yardıma ihtiyacı olana el uzatılması öğütlenir. Ancak yapılan iyiliklerin başa kakılmaması gerektiği hem Kur’an-ı Kerim ayetlerinde hem de hadis-i şeriflerde açıkça dile getirilir.
Bayramın ikinci gününe gelindiğinde ise, bir gün önceden herkesi heyecanlı bir Bayramlaşma günü bekliyor. O da uzun yıllardan beri Gümülcine’de Anavatan T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen geleneksel bayramlaşma günü törenidir. İskeçe’sinden, Rodop’undan ve Meriç ilinden yüzlerce Türk soydaş akın akın Gümülcine’ye gelerek Başkonsoloslukta Anavatan’ın temsilcileriyle bayram heyecanını yaşıyor.
Son iki yıldan beri, insanlığın kabusu haline gelen ve birçok yakınımızı, kardeşimizi, soydaşımızı ve dindaşımızı vede sevdiklerimizi, eşimizi dostumuzu din, dil ve ırk ayırımı gözetmeksinin bizden koparan Covid-19 pandemisi nedeniyle kısıtlı bir şekşlde gerekli kurallara uyularak bayramlaşma töreni tüm coşku ve heyecanıyla Başkonsolosluk bahçesinde devam ediyor.
Son yıllarda Yunanistan devleti, Türkiye’ye karşı benimsediği yeni davranış politikası çerçevesinde, eskiden bayramlaşma törenine gelen Yunanlı Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve Valiler ve yerel yöneticiler de bu negatif politikaya harfiyen uyarak bayramlaşma törenine katılmayı bıçak gibi kestiler.
Oysa Gümülcine’deki T.C. Devleti Temsilcisi (Başkonsolos veya Konsoloslar), Yunanistan’ın Milli günlerinde ve bayramlarında diplomatik teamüllere uygun bir şekilde iyi komşuluk ilişkilerini de uygulayarak katılım sağlamaya bugün de devam ediyor.
Ancak gelelim bize, bizimkilere. Bu Kurban Bayramında da alınan pandemi önlemleri eşliğinde, Başkonsolos Murat Ömeroğlu ve eşi Aslı Ömeroğlu, Konsolos Neslihan Altay ve Başkonsolosluk çalışanları bayramlaşmaya gelen misafirleri Başkonsolosluk bahçesinde açık havada karşıladı, ağırladı.
Bayramlaşma törenine Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, SİRİZA Partisi İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Belediye Başkanlarının yanısıra azınlık kurum ve kuruluş Başkanları ve temsilcileri katıldı.
Ancak gözlerimiz, KİNAL Partisi Rodop Milletvekili İlhan Ahmet’i ve yine KİNAL Partisi İskeçe Milletvekili Burhan Baran’ı aradı, aradı ama malesef göremedi. Ardı önü yılda iki bayramımız var. Ne oldu da son döneme bu iki Milletvekilimizi bayramlaşmada ve benzeri törenlerde göremiyoruz.
Hadi Anladık, “Türküz” Diyemiyorsunuz, Bayramda Da Mı Gelemiyorsunuz?
Hadi anladık, “Türküz” diyemiyorsunuz! Başkonsolosluğa Bayramlaşmaya da mı gelemiyor sunuz? Siyaset yaptığınız partiniz KİNAL ve onun Başkanı Fofi Gennimata sizi bu kadar mı korkuttu? Onu da mı yasakladı yoksa?
BİRLİK Gazetesi yazıyor, yazıyor ama size oy veren insanların oylarıyla Atina’dasınız unutmayın! Ama Atina’da Yunanistan Parlamentosu’nun içindeki koltuklarda neden oturduğunuzu bir de hatırlasanız bari. Batı Trakya Türk Azınlık insanı tüm bunları merak ediyor, bayramlarda gözleri sizi arıyor da onun için gazetemiz aracılığıyla sizlere soruyorlar.
Çarşıda pazarda bize, “nerede bu Milletvekilleri? Batı Trakya boşalıyor, gençler aileleriyle birlikte Batı Trakya’yı terk ediyor! Milletvekili İlhan Ahmet yıllardan beri tütüncülerin haklarını savunuyorum, koruyorum, onu yaptım, bunu yazdım, onu sordum bunu cizdim” diye diye bugüne kadar yazmaktan başka bir sonuç göremedik, diyerek bize sitemde bulunuyorlar, dert yanıyorlar.
Radyolara çıkıp sizi eleştirenlere sataşacağınıza, gözle görülen, elle tutulan gerçeklerle bu Azınlık insanına bugüne kadar ne verdiniz onu çıkın ve söyleyin. Gerisi boş! Çamur at izi kalsın politikası ucuzladı artık.
Ama zamanı gelince bu halk hesabı KİNAL’a, Nea Dimokratia’ya, SİRİZA’ya soracaktır merak etmeyin. Herkes artık açıkça şunu söylemeye başladı; “Bu güne kadar Milletvekili seçtik de ne oldu? Bu defasında da sandığa gitmeyiz olur biter!”
Bu söylemleri yabana atmayın! Artık Yunanistan’ın Azınlığa karşı uyguladığı Azınlık haklarını elinden alma politikasından sonra, ekonomik göçe zorlama politikasına da “bir dur ey Yunanistan” diyebilme cesaretini bir zahmet gösterin artık.
Ama Bayramlarda bari, hadi Yunanlıları anladık da, siz bari ortalıklarda bir boy gösterin ya!