Ana sayfa Arşiv YUNANİSTAN’DAN „TAYİNLİ İMAMLAR YASASI” SORUNU İLE İLGİLİ YAZILI BİLDİRİYE CEVAP

YUNANİSTAN’DAN „TAYİNLİ İMAMLAR YASASI” SORUNU İLE İLGİLİ YAZILI BİLDİRİYE CEVAP

11
0

20 Mart 2009 tarihinde Yunan Hükümeti, Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) tarafından Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi 10. Oturumu’na sunulan „Tayinli İmamlar Yasası” sorunu ile ilgili yazılı bildiriye cevap verdi. Yazılı cevapta Yunan Hükümeti, devletin Müslüman ruhani büyüklerinin refahı ile ilgili olmasının „Batı Trakya Türk Azınlığı’nın din ve vicdan özgürlüğünün açık bir ihlali” olduğunu ifade etmenin makul olmayan ve kendisi ile çelişir bir hüküm olduğunu iddia ediyor. Yunan Hükümeti, Birtakım mali ve sosyal faydaların durumdan yararlanmayı isteyen bir grup Yunan vatandaşı için genişletilmesinin modern devlet anlayışı ve uygulaması örneği olduğunu ve bu durumun yalnızca Trakya’daki Müslüman azınlığın izolasyonunu ve içe kapanmasını isteyen çevreleri rahatsız edeceğini iddia ediyor. YUNANİSTAN: „3536/2007 SAYILI YASA MODERN DEVLET ANLAYIŞI VE UYGULAMASINA ÖRNEKTİR” Yunan Hükümeti, 3536/2007 sayılı yasa ile Müslüman ruhani liderlerin eğer isterler ise Hristiyan ruhani liderleri ile benzer şekilde devlet maaşı ile sağlık ve emeklilik haklarından yararlanacaklarını ifade ediyor. Yasanın, Kutsal Kuran hatip ve öğreticilerini kapsadığını Müslüman din adamları yani imamların cemaat üyeleri tarafından seçilmesi dolayısıyla yasanın zorunlu olarak imamları kapsamadığını ancak Kutsal Kuranın öğreticileri ve hatipleri olan imamların da yasadan yararlanabileceklerini ifade eden Hükümet, „tayinli” imam teriminin keskin bir çarpıtma olduğunu iddia ediyor. ABTTF’nin „Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Din ve Vicdan Özgürlüğü ve Tayinli İmamlar Yasası Sorunu” başlıklı yazılı bildirisine cevaben sunduğu yanıtta Yunan Hükümeti, „Kutsal Kuran hatipleri ve öğreticilerinin” seçilme sürecinde Müftüler (atanmış) ve İnceleme Kurulu’nun ehil adayları seçtiğini iddia ediyor. Adayların başvurularını kendi bölgelerindeki „resmi” Müftülere sunduklarını ifade eden Yunan Hükümeti, Müslüman ilahiyatçıların başvuruları incelediklerini ve başvuruda bulunan hatip ve öğreticilerin ehil olup olmadıkları kararını verdiklerini ifade ediyor. Bahse konu Hrıstiyan komitenin ise diğer tüm sözleşmeli memur alımlar için şart olan yalnızca seçilen adayların adli sicil, askeri hizmet ve ilkokul diploması gibi resmi koşulların olup olmadığını inceledikleri iddia ediliyor. Akabinde Yunan Hükümeti, işe alım sözleşmelerinin Müftüler(atanmış) ve bireysel olarak hatiplerin kendileri tarafından imzalanacağını ve maaşlarının Müftülük(atanmış) makamınca ödeneceğini ifade ediyor. Ancak, ABTTF yazılı bildirisinde Yunan kültürünün temel öğesi olan Ortodoks Hristiyanlık’ta din adamlarının maaşlarının devlet tarafından ödenmesine rağmen devletin kiliseye din adamı atama yetkisine sahip olmadığını hatırlatarak Ortodoks olan Ermenilerin Yahudi ve Katolik toplumları ile aynı şekilde kendi dini liderlerini seçtiklerini ifade etmiştir. Ne var ki Yunan Hükümeti, yazılı bildirisinde bu konu ile herhangi bir yorumda bulunmaktan kaçınmaktadır. MÜFTÜLER SORUNU Yazılı cevapta Yunan Hükümeti, „azınlığın dini(Müslüman) karakterinin açık şekilde 1923 tarihli Lozan Barış Anlaşması’nın 45.Maddesi ile 30 Ocak 1923 tarihli Yunan ve Türk nüfusları Mübadele Sözleşmesi’nin 2. Maddesinden kaynaklandığını ifade ediyor. Benzer şekilde yazılı cevapta Türkiye ve Yunanistan tarafından alınan yükümlülüklere göre Yunan Hükümeti, Lozan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 2. Maddesi’nin „Yunan azınlık” ile „Müslüman azınlık”a atıfta bulunduğunu iddia ediyor. Yunan Hükümeti, yazılı cevapta 1913 Atina Anlaşması’nın imzalandığı sırada Yunanistan’ın Trakya’nın bahse konu bölgesini kapsamadığını ifade ederek 1923 Lozan Barış Anlaşması’nın müteakip hükümlerinin Atina Anlaşmasının yerini aldığını belirtiyor. Hükümet, Lozan Barış Anlaşması(Bölüm II)’nın Türkiye ve Yunanistan’daki azınlıkların haklarını düzenlediğini ancak Atina Anlaşması’na ya da kamuoyu yoklaması ile Müslüman dini liderlerin seçilmesine atıfta bulunmadığını ileri sürüyor. Yunan Hükümeti, Trakya’da Müftülerin hiçbir zaman seçilmediğini ve 2345/1920 sayılı yasanın hiçbir zaman uygulanmadığını ve uzun süredir geçerliliğini yitirmiş olduğunu ileri sürüyor. Hükümet, 2345/1920 sayılı yasanın 1991 yılında kaldırılmasının ardından 1920/1991 sayılı yasa ile Müftülerin statüsünün düzenlendiğini belirtiyor. Yazılı cevapta, Müftülerin(atanmış) şeffaf bir prosedür temelinde atandığı ve Müftülerin(atanmış) atanma sürecinin önde gelen Müslüman şahsiyetlerinin katılımı gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Hükümet, Müftülerin aile ve miras hukuku konularında yargısal yetkilerinin bulunması nedeni ile bu prosedüre ihtiyaç duyulduğunu ileri sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Müftülerin atanması konusu incelemediğini ileri sürüyor. Konu ile ilgili ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, „ABTTF’nin İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu yazılı bildiriye verdiği karşılık Yunan Hükümeti’nin verdiği yanıt, öncelikle konunun Birleşmiş Milletler gündemine taşınması bakımından büyük önem taşımaktadır. ABTTF’nin Yunan Hükümeti tarafından ciddiye alındığını göstermektedir. Ancak Yunan Hükümeti’nin yazılı bildiriye verdiği yanıt gerçekleri yansıtmaktan uzaktır. Öncelikle söz konusu yasa Azınlık’ın görüşleri alınmaksınız hazırlanmıştır. Yasa ile ilgili olarak Azınlık’ın görüşlerini almak yerinde Yunan Hükümeti, Türk Azınlık’ın dini özerkliğini kaldırmaya yönelik bir girişim olarak atanmış Müftülerin yetki alanını genişletmek sureti ile din adamlarını sözleşmeli memur olarak işe alacaktır. Uluslararası anlaşmaları Yunanistan devlet politikası temelinde yanlış yorumlayan Hükümet, uluslararası hukukun tanımladığı insan ve azınlık haklarını yok sayarak hareket etmektedir. Yazılı cevap, Yunan Hükümeti’nin Azınlık ile diyalog kurmak amacı taşımadığını göstermektedir. Modern devlet anlayışı ve uygulaması bu mudur?” açıklamasında bulundu. Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) tarafından Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi 10. Oturumu’na sunulan „Tayinli İmamlar Yasası” sorunu ile ilgili yazılı bildiriye Yunan Hükümeti’nin verdiği cevabın tam metnine aşağıdaki linkten ulaşılabilir: http://ap.ohchr.org/documents/sdpage_e.aspx? b=10&se=83&t=2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here