Ana sayfa Arşiv RIDVAN KOCAMÜMıN: “PARTıMDEN BASKI GÖRÜRSEM ıSTıFA EDERıM”

RIDVAN KOCAMÜMıN: “PARTıMDEN BASKI GÖRÜRSEM ıSTıFA EDERıM”

23
0

Rodop ıli Pasok Partisi Milletvekili adayı Rıdvan Kocamümin bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına gazetecilerin ilgisi yoğundu. Giriş konuşmasının ardından kendisine sorulan soruları içtenlikle yanıtlayan Kocamümin, ılhan Tahsin’in sorduğu, “Danışma Kurulu Başkanlığı konusunda partiniz size baskı uygularsa” sorusuna, “partimden istifa ederim” diyerek gündeme oturdu. Batı Trakya Türk Azınlığı uzun yıllardan beri bu denli cesaretli bir şekilde partisine karşı koyarak azınlığın çıkarlarını ön planda tutan bir milletvekili adayına hasret kalmıştı. Kocamümin’in tereddütsüz bunu dile getirmesi belki de seçimlere damgasını vuracak bir açıklama olarak tarihe geçecek. Rıdvan Kocamümin şunları söyledi: “Değerli arkadaşlar öncelikle hepiniz hoşgeldiniz. Sizleri biraz beklettiğim için özür diliyorum. Biz zaten birbirimizi tanıyoruz. Her ne kadar avukatlık yapsam da aslında biraz basından geliyorum gibi eşimin basıncı olmasından dolayı, sizlerle zaman zaman hep beraber aynı masada oturduk. şu anda Kozlukebir’den geliyorum, oradan başlamak istiyorum. Biraz onun için de geç kaldım. Benim belki de geçen dönem çok boş olduğum bölgelerden birtanesiydi, ama şu anda onu gördüm ki, Kozlukebir kendi bölgesindeki insanı gerçekten desteklemeye hazır bir vaziyette ve buradan başlamayı istememin sebebi gerçekten oradan mutlu bir şekilde geldim. Bu da bir aday için güç herhalde yani kendi bölgenizden aday olduğunuz için her yere gittiğinizde sizi herkesin desteklediğini görmek, bu defasında herkesin bu iş oldu bitti demesi ve çalışmalarımın da o doğrultuda olması çok hoşuma gitti. Bütün işyerlerini, esnafı, pazarcıları gezdim, tanıyan tanımayan bu defasında bu işin olacağını söylüyor. ınşallah biz de diyoruz hayırlıysa olsun. Değerli arkadaşlar, görünen o ki PASOK Partisi’ne karşı bir eğilim var ve bilinen bir şeydi, dolayısıyla Rodop ıli’nde Pasok Partisi 1.parti gelecek gibi gözüküyor. Sizler seçim yasasını biliyorsunuz ancak yine de kısa bir değerlendirmesini yapalım isterseniz. Benim incelediğime göre, Pasok partisi 2007 yılında yapılan seçimlerde aldığı oyu aldığında, Karacaferis ve Mustafa Mustafa’nın aday olduğu gibi küçük partilerden milletvekili seçilebilmesi için 12 bin oya ihtiyaç olduğu gözüküyor. Bazı yerlerde duyuyoruz işte 7-8 bin oyla seçilecek vs gibi söylemler gerçek dışı. Karacaferis’in de buradan adaylık koymakla seçilmiş gibi olduğunu söyleyenler ve izlenim yaratmak isteyenler var. Bunun da doğru olmadığını ve karacaferis’in partisinin buradan milletvekili çıkaracak oyu alması gerektiğini bilmemiz lazım. TEMıZ BıR şEKıLDE PASOK’TAN ıKı MıLLETVEKıLı SEÇEBıLıRıZ. Ben diyorum ki, azınlık için şu an görünen çok temiz bir şekilde Pasok partisi iki tane milletvekili seçebilir. Bunu diyenler var, seçtirecekler mi? Ben de diyorum ki, şu an elimizde zaten bir tane var. Düşünelim ki, Pasok partisine verilen oylarla diyelim ki Hacıosman’sa kesin gözüyle bakılan elimizde zaten bir tane olacak. Düşünün ki Yeni Demokrasi’den seçme şansımız yok. Sinaspismos’tan seçme şansımız yok. Bu durumda bir ikinciyi nereden seçmeliyiz? Ben bazı yerlerde şu örneği veriyorum. Elinizde bir tane kazanmışsınız duruyor. ıkinciyi kazanmamız için birinciyi kaybetme riskimiz yok zaten, denemezmisiniz ikinciyi? Bence denemeyi gerektiğini düşünenlerdenim. AZINLIğIN KRONıKLEşMış SORUNLARI DEVAM EDıYOR. Değerli arkadaşlar, tabii ki azınlığın kronikleşmiş sorunları devam ediyor, bunlar var. Yeni Demokrasi Partisi döneminde bu sorunlarla alakalı hiç bir ilerlemenin olmadığı görüyoruz. şu an önümde maddeleri sayamıyorum, ama ılhan Ahmet’in Karamanlis’e vermiş olduğu taleplerine, 11 tane maddeden bir tanesinin dahi gerçekleşmemiş olduğunu görüyoruz. Azınlık hakları konusunda ben Papandreu’ya güveniyorum. Fakat devlet politikası da olsa, devlet politikalarının da partiler tarafından yumuşak veya sert uygulanması söz konusudur. Papandreu 19. maddeyi Dışişleri Bakanı iken kaldırdı. Milli Eğitim Bakanı iken binde beş konteyjanı bizim çocuklarımızın Üniversiteye girmelerini sağladı. Bu noktada bir ilerlemenin olması için biz elimizden gelen çabayı da göstereceğiz. ıMAMLAR YASASI YENı DEMOKRASı PARTıSı’NıN VEYA ıLHAN AHMET’ıN BıR YASASI. Yeni Demokrasi Partisi bize bir sorun daha ekledi o da imamlar sorunu. Vakıflar sorunu, müftülük sorunu gibi bir sorunumuz daha var. Bir yıldan beri bizim ve herkesin bildiği gibi bir imamlar sorunu var. Artık kendi imamımızı dahi seçemeyeceğiz. Bunlar devlet memuru olacak. Bu da Yeni Demokrasi Partisi’nin veya ılhan Ahmet’in bir yasası olarak düşününüz. Diğer yandan kronikleşmiş sorunlarımızın çözümü için devam etmemiz gerekiyor. Ben ımamlar yasasının kalkmasını düşünüyorum. Bu doğrultuda taleplerimiz sonuna kadar olacaktır. Belki de bu ilk vereceğimiz soru önergesi demeyeyim ama ilk talebimiz bu olacaktır. Benim öncelik vermek istediğim kronikleşmiş sorunların ötesinde, gerçekten de azınlık insanının benim gezdiğim yerlerde gördüğüm durum ekonomik sorun çiftçinin sorunu. Bunun bir büyük sorun olduğunu köylere gittiğiniz zaman görüyorsunuz. Çok bir net şekilde artık çiftçimiz dar boğazda olduğunu söylüyor. Her ne kadar zarar parası ile geçiştirilmeye çalışılsada artık bu sorun çözülmeli çünkü son noktaya gelinmiş. Bir şekilde tarımın çiftçinin desteklenmesi şart. Çünkü çiftçide olmadığı zaman esnafta da yok. Tütüncüye nasıl destek verilebilir, bir ELGA devam eder ve daha fazlasıyla verilebilir. Bu sorunların çözümü için başka yolların bulunması gerekir özellikle Avrupa Birliği programlarıyla. Avrupa Birliği programları bu bölgelerde daha geniş bir şekilde kullanılabilir. Benim inancım bizler ekonomik sorunun üzerine gitmemiz gerekir. BANKALAR TARAFINDAN HACıZLER KAPIYA DAYANDI. Değerli arkadaşlar, bölgedeki fabrikalar kapanıyor, işsizlik büyüyor ve birçok gencimiz işsiz kalıyor. Neticede bölgemizde yakın zamanda Bankalar tarafından büyük hacizlerin yaşanacağını göreceğiz. Neredeyse şu anda yeni yapılan inşaatların yüzde sekseni kredilerle yapılmış ve hepsi hipotek altında. Eğer bu maddi imkan bir şekilde sağlanamazsa köylerdeki evlerin dahi Bankalar tarafından haciz edilip satıldığını göreceğiz. Bunun için de çok uzun bir zaman yok önümüzde. Eğer bir önlem alınmazsa belki birkaç yıl sonra bunları göreceğiz. KÖYLERDEKı ARSA SORUNUNA BıR ÇARE BULUNMALIDIR ARTIK. Bir diğer sorun da dün ılhan Tahsin’in de radyo’da belirttiği gibi köylerdeki arsa sorunu. Avukat olarak ta her gün karşılaştığımız köylerde plan projenin olmaması, arsaların ne şekilde olmasının belli olmaması gibi bu sorunların da birşekilde artık belediyelerle birlikte hallolması gerekiyor. Bizim insanımızın miras sorunu gerçekten bunlardan çıkıyor. SEÇıLECEKSEM ADAY OLURUM ANLAYIşINDAN KURTULMALIYIZ. Tanınıp tanınmadığım konusuna gelince, ben Rodop ilinden 4. defa seçimlere giriyorum. şu an Rodop ıli’nde gitmediğim hiç bir köy yok. Belki de her köyde birkaç düğün, birkaç mevlid’e gittim. Ancak tanınma farklılığı ile Hacıosman’la Rıdvan karşılaştırılıyorsa o çok farklı bir şey. Diğerleri için de aynı şey geçerli. ılhan Ahmet’i soruyorsanız, birden 15 bin oy alıp çıkan biri var, bir de temelden aşağıdan sağlam bir şekilde gelen biriyiz. Genelde bizim azınlıkta herkes şunu söylüyor. “Ben aday olurum ama milletvekili olmak için olurum.” Bakınız, biz azınlıkta artık politika yapmayı bilmemiz öğrenmemiz lazım. ılla bir seçime girdiğimizde milletvekili olmak veya ıl meclisine aday olacaksam ben seçilirsem mi aday oluyorum diyeceğiz? Benden başkası olmasın, bu bölge bana oy versin ve ben seçileyim. Her yerde herkes seçilmek için giderse biz bir zaman sonra sadece seçilecek insanlar bulmaya çalışacağız. Yani hiç mi tabandan birşeyler yapan insanlar olmayacak? ıÇı BOş SORU ÖNERGELERı OLMAMALI. Soru önergeleri sisteminin azınlığa yardımcı olmadığını düşünüyoruz ve görüyoruz. Ama soru önergeleri olmamalı demiyorum. Bukadar soru önergeleri yapmalı milletvekilleri. Ancak her şey için, bir köyün içindeki trafik sorunu için meclisteki soru önergesinin hiç alakası olduğunu zannetmiyorum. Yani sizin anlayacağınız, içi boş soru önergeleri olmamalı. Ben fazla yaptım, sen fazla yaptın tarzından soru önergeleri yanında diğer ciddi soru önergelerinin de boşa gittiğini zannediyorum. Onun için önemli soru önergeleri mutlaka yapılmalı. Başka şeylerin yapılması gerekiyor. ısteklerimiz doğrultusunda çalışmalar yapmamız gerekiyor. Sadece soru sorup ta bunun cevabını versinler vermesinler diye beklemememiz lazım deyip hedefimiz bu olmamalı. PARTıMDEN BASKI GÖRÜRSEM ıSTıFA EDERıM. Danışma Kurulu ile ilgili olarak ben şu anda şunu net bir şekilde söylüyorum. Arkadaşlarımızın neden Danışma Kurulu başkanı olmadığını, nasıl baskı gördüklerini, kendilerine nasıl bir telkinde bulunduklarını bilmiyorum. Ama ben milletvekili olduğumun sonraki günü Danışma Kurulu’nun başkanlığını almak için talepte bulunacağım. Size sonraki gün başkanı olacağımı söylüyorum. Ama danışma Kurulu’nun tüzüğüne göre en çok oyu alan danışma Kurulu’na başkanlık eder gibi bir maddesi de var. Eğer buna partimizden bir baskı gelirse ben onun gereğini o gün düşünmeliyim diyorum ve partimin baskısının bu doğrultuda olmaması gerektiğini söylüyorum, gerekirse istifa ederim. Ancak arkadaşlarımız gerekli direnci gösterebilselerdi hallolacaktı diye düşünenlerdenim. Ama siz hemen olmayın dediğinde olmuyorsanız da onlar için hoş birşeydir.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here