Ana sayfa Arşiv OLMAYANI VAR GıBı GÖSTERMEK YUNANıSTAN’A ıHANETTıR!

OLMAYANI VAR GıBı GÖSTERMEK YUNANıSTAN’A ıHANETTıR!

13
0

Son yıllardaYunanistan genelinde özellikle yazılı ve görsel medyada başlayan, giderek yoğunlaşan yalan ve uydurmaca senaryolar neredeyse her gün ülke gündemini meşgul ediyor. Gün geçmiyor ki herhangi bir gazete sayfalarında Batı Trakya’da yaşayan Türklerin “bağımsızlık” mücadelesi verdikleri yazılmasın. Atina merkezli televizyonların nerdeyse her gece programlarına baktığımızda ise, “Trakya elden gidiyor”, “Yunanlı müslümanlar Türklerştiriliyor”, Trakya’ya gizli silahlar giriyor”, “Ankara müslüman azınlığı ayaklandırmaya çalışıyor” tarzından programları izlemekten bıktık usandık artık. Gerçeklerle bağdaşmayan yalan ve dedikodular bunlar. Tüm bu olumsuzluklar altında yaşamımızı sürdürmeye çalıştığımız ülkemiz Yunanistan’da, kendi topraklarımızda neredeyse “vatan haini” olarak, ülkesine ihanet eden bir azınlık olarak gösterilmeye çalışılması gerçekten akıllara sığmayan bir durum. “BATI TRAKYA TÜRK CUMHURıYETı” Son aylarda Yunanistan genelinde sürekli birileri tarafından gündemde tutulan bu konu son günlerde giderek iyiden iyiye bölgemiz Yunan gazeteleri tarafından da işlenmeye başladı. Burada amaç kargaşa yaratmak ise hiç uğraşmasınlar. Batı Trakya Türk Azınlığı öyle bir azınlık ki gerçekten dünyada eşi benzeri yok. Yıllarca baskı altında olmalarına rağmen, haksızlıklara uğramalarına rağmen, kendi öz topraklarından bir eşya parçası gibi atılmalarına rağmen halen yaşadıkları ülkelerine saygı duyuyorlar. En iyi vatandaş olmaya devam ediyorlar. Bunu, sergiledikleri duruşlarıyla tüm dünya ülkelerine göstermeye devam ediyorlar. Bu duruşumuzu da ülkemiz Yunanistan özellikle Avrupa’lılara örnek bir birliktelik olarak göstermeye devam ediyor. Bölgeye gelen yabancı gözlemci diplomatlara sürekli bir biçimde Batı Trakya’daki birlikte yaşamı model olarak almalarını tavsiye ediyor. Durum böyle olunca Batı Trakya Türklerinin hangi “Batı Trakya Türk Cumhuriyeti” peşinde oldukları belgelenebilir mi? ışte bunlar saçma sapan yalan haberlerdir. Evet, “Batı Trakya Türk Cumhuriyeti” tarihte vardı, ancak şu an sadece tarihin sayfalarında yer almaya devam ediyor. Ve biz Batı Trakya Türkleri nasıl bütün tarihte yaşanan olaylara saygı ile bakıyorsan aynen buna da böyle bakıyoruz. Ama şimdi artık bizler ülkemiz Yunanistan’a emanet edildikten sonra birlikte yaşamak için çaba harcıyoruz. Gelin görün ki son zamanlara özellikle ülkemiz içerisinden bazı çevreler sanki delinin adına taş getiriyor misali sürekli kaşınmaya devam ediyorlar. Ama ev sahibinden habersiz kendi kendilerine gelin damat oluyorlar. Bu da hiç bir fayda getirmez bu ülkeye, aslına bakılacak olursa zararlı çıkarız bu tür haberlerden. “BıRLıKTE YÖNETıM- KARAR MEKANıZMALARINDA YER ALMAK ıSTıYORUZ” Biz kardeşim, Yunanistan’da huzur içinde, barış içinde, haklarımızın aynen bir Yunanlıya verildiği şekilde yaşamak istiyoruz. Biz bağımsızlık istemiyoruz. Biz birlikte yönetim karar mekanizmalarının içinde yer almak istiyoruz. Eğer bizler de birer Yunan vatandaşı isek Bakanlıklarda temsil hakkı istiyoruz. Aynen bir Yunanlı gibi biz de söz sahibi olmak istiyoruz. Kenara itilmiş, yok sayılan, dış güçler tarafından yönetilen bir azınlık olarak gösterilmek istemiyoruz. Bizi dünyaya, ülkesine ihanet eden bir azınlık olarak göstermekten rahatsızlık duyuyoruz. Bizim ve bölgemiz hakkında olur olmaz haberler yapan, yazılar yazan kendini bilmezleri şiddetle kınıyoruz. Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı ülkesine asla ihanet etmedi, etmeyecekte, bunu herkes böyle bilecek. Bizi yazılarınızla tahriklere sürükleyemezsiniz. Bölgemizi karıştırmaya asla müsade etmeyeceğiz. Siz Atina’nızda kendi işinize bakın, ülkeyi nasıl soyup soğana çevirirsiniz onu düşünün, biz ise Tüm Yunanistan’a nasıl faydalı oluruz onun peşindeyiz. ışte aramızdaki fark burada gizli. Siz batırmaya, biz ise toparlamaya çalışıyoruz. Onun için vergilerimizi son kuruşumuza kadar ödüyoruz. Askerliğimizi herkesten daha iyi güvenli bir biçimde yapıyoruz. Vatani görevimzden kaçan biz değiliz, kaçanlar Atina’lılar bunu hergün okuyoruz, görüyoruz. Bizi kör zannetmeyin. “YUNANıSTAN BıZE GÜVENMELıDıR” Ülkemiz Yunanistan artık bize güvenmelidir. Biz de bu ülkenin bir parçasıyız. Biz de eşit şartlarda yaşamak istiyoruz. Bizim de anadilimize, farklı oluşumuza saygı duyulmasını istiyoruz. Etnik ve dinii kimliğimizin ülkemiz için bir tehtid unsuru olarak algılanmasından rahatsızlık duyuyoruz. Bizi bölücü bir unsur olarak görenlerden şikayetçiyiz. Biz bu ülkenin bağımsızlığı ve sınır bütünlüğü için savaştık ve şehitler verdik. Yanya, Florina, Kozani ve diğer bölgelerdeki balkanlarda şehitlerimiz kefensiz ve anıt mezarsız yatıyor. Yunan ordusunun içinde bunların kayıtları mevcut. Bize saygı duymuyorsanız, o şehitlerimize saygı duyulsun bari ki onlar rahat uyusunlar. “BU HAKLARI BıZE ÇOK GÖRMEYıN” Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Ülkemiz Yunanistan bize güvenmelidir. 19. Madde ile “tekme tokat” dışarı atılan insanlara yeniden vatandaşlıkları iade edilmelidir. Anadilinde eğitimden korkmadan ileri adımlarla azınlığın eğitim seviyesini yükseltmek için derhal bazı önlemler alınmalıdır. ıskeçe ve Gümülcine’de olmak üzere Azınlık Ortaokulu ve Lisesi yapılmasını talep ediyoruz. Çünkü var olan okullar yetersiz ve sınıflarda 50 öğrenci üst üste eğitim alıyor. Bunu gözardı edemezsiniz. Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının seçmiş olduğu müftüler ülkemiz Yunanistan tarafından görevlerine atanmalıdır. Vakıflarımız borç batağından kurtularak yönetimi bize iade edilmelidir. Azınlığa yönelik ve dini değerlerimizin dikkate alınarak kimsesiz ve yaşlılar yurdu yapılması için ülkenin bütçesinden kaynak ayırın. Camilerimizin, okullarımızın iç işlerine ve yönetim şekline müdahale etmeden, ülke bütçesinden bize de ödenek payı ayırın. Bölgemizde devlet dairelerine %50 olmak üzere memur alın. Bu yukarıda saydıklarım andlaşmalarla bize verilmiş ve bizim gayet doğal vatandaşlık haklarımız. Onun için bize bunları çok görmeyin. Biz bu ülke için varız. Aşağıda okuyacağınız yazı yine bir “hayalperez” üst düzey yönetici tarafından kaleme alınmış. ışin üzücü yanı da bu olsa gerek, çünkü üst düzey yöneticilerin bu düşünce içerisinde olmaları bize bakış açılarını gösteriyor. Okuyun ve okuduktan sonra da yorumunu size bırakıyorum. “YENı BıR KOSOVA DOğUYOR TRAKYA’DA” ΕΝΑ ΝΕΟ ΚΟΣΟΒΟ ΓΕΝΝΙΕΤΑ& #921; ΣΤΗ ΘΡΑΚΗ “Kostas Hardavela’sın 21.10.2009 tarihli Salı günkü “Görünmeyen Dünya” programında, BM’de deneyimli diplomat emekli Büyükelçi bay Zacharakis zerre kadar ve hiç şüphesiz ki şöyle dedi: “illa da Ege’de gelişmeleri beklemeyin. Oyun Trakya’da oynanacak”! dedi. Her ne kadar şok edici olarak duyulsada bu açıklama, malesef Trakya’nın Yunanlılığına karşı gelişen sert gerçek, özel politika eksikliği neticesinde Trakya safça şans faktörüne bırakılmıştır. Yunanistan’ın bugüne kadar Müslüman dini Yunan vatandaşlarını, Türk emperyalizminin aleti ve kurbanları olmamaları için korumak istemesinin başarızlığı ve gerçekten çoğunlukta iyiniyetli Yunan Müslümanların (Pomaklar-Romanlar) Yunan toplumuna entegre olmalarına yardımcı olamadığından dolayı Türkiye’nin Trakya’da jeopolitik oyunlarına olanak sağlamaktadır. Yunan makamları (Dışişleri Bakanlığı-Yunan Gizli Servisi) Trakya bölgesindeki gelişmeleri izliyorlar, buldukları bulgular ki belki Türkiye’nin Balkanlar’daki oyununda kritik jeopolitik parametreler olabilir. Sözkonusu makamların verdiği haberlere göre, belki de Priştine hükümetinin bağımsızlığını ilan etmesinden sonra elde edilen ilk elektronik mesajların Trakya’nın merkezi bölgesi “Ehinos” (şahin), Kosova ile Trakya’daki gelişmelerin müslüman azınlıkların bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Trakya’da dolaşan mesajlar ve bildirilerde, müslümanların girişimler yapmaları ve haklarını savunarak korumaları istenmektedir. Tipik görüntü olarak son dönemlerde yabancı gazeteler ve internet ortamında 3. Türk Cumhuriyeti Bağımsız Trakya’nın bayragı dolaşmaktadır. 1913 makalesinde Bağımsız Trakya’nın istiklal marşı da var. Trakya’nın Kosova olması nekadar tehlikede? Cevap belki olabilir, zaten Türkiye’nin genellikle bir yapısal stratejik planı uygulamanın amaçları: Müslüman azınlığın, tek bir Türk toplumunun veritabanının, olası genişlemede tek toprak veritabanında Türkiye ile toprak sürekliliğini oluşturmak. Özellikle Trakya’da gösteriyor ki Türkiye’nin uyguladığı: Bütün müslüman azınlıkların birleşmesi, bunlara dahil Pomakların ve Romanların, Türklük bilinci altında Türkiye’yi anavatan olarak görmeleri. Müslüman azınlığın Türk azınlığa terfi edilmesi, son örnek olarak Avrupa Birliği’nin ıskeçe Müslüman Birliğini Türk Birliği olarak tanıması. Türk yetkililerinin yoğun ziyaretleri ve neticede müslüman azınlığı sadece Türkiye’nin düşündüğünü, Yunanistanın ise düşünmediğini göstermek. Son olarak bazı derneklerin ortaya çıkarak, azınlık girişimcilerin azınlığın haklarını savunmak ve televizyon istasyonu oluşturmak, ücretsiz eğitim merkezlerinin inşaatını finanse etmek. Zaten Türk Bankasının (Ziraat Bankası) ilk şubesi Komotini’de (Gümülcine) hizmete girdi. Tüm bunları başarmak için Türkiye, Komotini (Gümülcine) Türkiye Başkonsolosluğu aracılığı ile Ankara’nın gözetiminde, Batı ve Doğu Trakya arasında Türk devletinin propagandasının ortak kültürel bağlantılarını oluşturmak amacı ile de büyük meblağlar harcamaktadır. Gerçek o ki, Türkiye halen Amerika’nın desteği ile azınlıkların hakları çerçevesinde yayılımcı politikası ümitlerini koruyarak ilerlemekte. Son olarak OHE’nin (Birleşmiş Milletler) konumu gereği üye ülkelerde bulunan azınlık bireylerinin, bulundukları bölgedeki ülkelerle bağları var olduğuna inanarak, bireylerin istediği ülkeyle haklarının korunması için karşılıklı ilişkilerinde kendilerine yaşadıkları ülke tarafından kolaylık sağlanması ve yardımcı olunması gerekliliği belirtiliyor. Tüm bunlardan sonra Trakya’nın Kosova olmaması için Yunanistan ne yapmalıdır? Benim tahminime göre izlenmesi gereken iki politik unsurun birlikte uyum içerisinde uygulanması gerekmektedir. Birincisi, Müslüman vatandaşlarımızın tüm haklarının kullanılması temin edilmelidir. ıkincisi, korunmaları gerekmektedir ki emperyalizmin mağdurları olmasınlar. ışgalci Türk askeri güçlerinin baskıları neticesinde, Kıbrıs Türklerinin Kıbrısı terketmek mecburiyetinde kaldıkları gibi durumlar yaşanmasın. Yıllarca Trakya konusunda uğraşan Yunanlı deneyimli diplomatların söylediklerine göre, Yunanistan artık uluslararası platformda Türkiye’nin, Yunan vatandaşı müslümanların haklarına müdahale etmemesi gerektiğini ve onları sözde koruma rolüne bürünmemesi gerektiği uluslararası boyutta anlatılmalıdır. Komotini’deki (Gümülcine) Türk Konsolosluğunun kaldırılması, Müslüman kardeşlerimizin hakları zedelenmeden, küçük düşürücü hareketler ve Yunan hakimiyetinin gösterilmesi acil olarak alınması gereken tedbirlerdir.” Χρήστος Κουτσογι& #945;ννόπουλ&# 959;ς (Hristos Kuçoyiannopulos) Ταξίαρχ&#959 ;ς (εα) (Tuğgeneral YPT) Yunanistan Savunma Bakanlığı Uluslararası ılişkiler Eski Genel Müdürü Πρώην Διευθυντ& #942;ς Διεθνών Σχέσεων ΥΠΕΘΑ Αναρτήθ&#951 ;κε από Geopolitics- Gr.blogspot Kaynak: Geopolitics-Gr.blogspot Παρασκε&#965 ;ή, 23 Οκτωβρίο& #965; 2009 ΕΝΑ ΝΕΟ ΚΟΣΟΒΟ ΓΕΝΝΙΕΤΑ& #921; ΣΤΗ ΘΡΑΚΗ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here