Ana sayfa Arşiv 2011 YILINDA MÜFTÜLER SEÇıMLE ışBAşINA GELECEK!

2011 YILINDA MÜFTÜLER SEÇıMLE ışBAşINA GELECEK!

10
0

Yunan internet sitelerinde yer alan haberlere göre, 2011 yılından itibaren Batı Trakya’da müftülerin halk tarafından seçilerek göreve getirilecekleri iddia ediliyor. Bu uygulamanın yıllardan beri Ankara’nın bir isteği olduğunu iddia edlen haberlerde, tek değişikliğin Yunanistan Anayasası’nda var olan engellemelerden dolayı müftülerin yargı yetkilerinin kaldırılacağı ve bu uygulamadan da Ankara’nın ve Gümülcine’de bulunan T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu’nun hoşnutsuzluk içinde olduğu iddia ediliyor. Haberlerde belirtilenlere göre, Gümülcine ve ıskeçe’de müftü adaylarının ıbrahim şerif ve Ahmet Mete olduğu belirtiliyor. Bu iki müftünün fanatik bir şekilde “Batı Trakya Türk Cumhuriyeti”ni destekledikleri vurgulanıyor. Bu kararı Atina’nın bir geri adım atması olarak değerlendirilen sitelerdeki haberlerde, kararın Erdoğan’ın Atina ziyaretinden sonra alındığı vurgulanıyor. MÜFTÜLERıN YARGI YETKıSı KALDIRILMASIN, BU HAK ELıMıZDEN ALINMASIN! Birlik gazetesi usulü bir eleştiri yapmamız gerekirse, Batı Trakya Türk Azınlığı Müftülerini seçmiştir. Yunan Devleti, Azınlığın Camilerde yapmış olduğu seçimleri tanımalıdır ve Müftülerin görevleri başına geçmelerine müsdade etmelidir. Ayrıca, dikkat edilmesi gereken bir ciddi hususta, Müftülerin yargı yetkilerinin sadece evlenme ve boşanmalardaki duruşmaları ıslam Hukuku’na uygun olup olmadığını kontrol etmesi ve kararın nasıl olacağına hükmetmesidir. Müftü kararı verir ancak evli çifte karşı bu kararı uygulamasındaki yaptırım gücü yoktur. Müftülerin verdikleri karar uygulanmadığı takdirde ki çoğu defa uygulanmıyor, çünkü cezai işlem yetkisi ve baskısı olmadığından davaların çoğu devletin mahkemelerine intikal ediyor. Ancak yargılanmanın ıslam Hukukuna göre sadece ve sadece Müftüler tarafından yapılması gerekmektedir, çünkü ortada dinii nikah vardır. Yunan mahkemeleride ıslam Hukukuna göre yargılayamazlar. Yunan mahkemeleri sadece, Müftünün çift hakkında verdiği kararın uygulanması için mahkemenin yardımına ihtiyacı vardır. ışin aslına bakılacak olursa, Yunan devleti Müftünün yargı yetkisini kaldırmakla bir bakıma Azınlığın gözünde Müftüyü “olsada olur, olmasada olur” durumuna getirmek istiyor. Evlenme ve boşanmalar mahkemelerde olduktan sonra azınlık insanı şunu düşünebilir, “benim bu kurumda olan kişiyle işim olmaz, neden olsun ki?” dediği an bu azınlık burada çözülmeye başlamış ve bitmiş demektir. Bu bir haktır ve “Lozan Barış Andlaşması”yla verilmiş ve alınmış bir haktır. Lozan’ı delmeye kalkarsak bir daha dikiş tutturamayız. Bu konu çok hassastır ve sözde demokratik ve modern devlet görünümü ve uygulamalarına kapılmadan elimizdeki hakkı vermemeliyiz. Dini nikah, tarafların karşılıklı olarak birer sözleşmesidir aslına bakılacak olursa. ıngiltere ve Amerika’da yeni nesil çiftler bu yöntemi kullanmaya başladı. Biz neden terkedelim? Olmaz. Müftülerin konumu ve durumu Lozan’da aynen açıkça belirtilmiştir. Yunan devleti eğer bizim bu hakkımızı kullanmamıza müsade edecekse aynen olduğu gibi bırakmalıdır. Aksi takdirde Lozan’ın hükmü kalmaz. Bugün müftülerin hakları, yarın camilerdeki imamların hakları derken bir bakmışsınız ki Azınlık diye bir toplum kalmamış. Olayı çözülsün diye çözme yollarını aramayalım. Lozan’ın uygulanması yollarını arayalım. Tabii ki çözümden yanayız, ancak hakların orijinalliğini yetkilerini kaybederek değil. Aslı geçerli olması için çalışalım ve çözelim. Gerisi yalan. Ben 100 yıl sonrasını düşünüyorum. Gidişat belli. Herkes kendine gelsin. Etrafına baksın ve karar alsın. Azınlık insanı müftünün yargı yetkilerinin kaldırılmasını elinden alınmış bir hak olarak görüyor ve buna gönlü razı değil. Bu sorumluluğu alacak olan siyasi kişi de tarihin sayfalarına aynen geçecektir. Basit olarak görünebilir, ancak yapılmak istenen çok ciddi bir tarihi hatadır. Elde edilmiş bir hakkı ve halen günümüzde kullanılan bir yöntemi neden terkedelim? Bu ülkeye bir zararı var mı? Son olarak şunu üstüne basa basa söylüyoruz. “Müftülerin yargı yetkisi kaldırılmasın, bu hak elimizden alınmasın!” Ο ΜΟΥΦΤΗΣ ΑΠΟ ΤΟ 2011 ΘΑ ΕΚΛΕΓΕΤΑ& #921; ΑΠΟ ΤΟΥΣ ΜΟΥΣΟΥΛΜ& #913;ΝΟΥΣ ΤΗΣ ΘΡΑΚΗΣ Ένα πάγιο όσο και παράλογο αίτημα της Άγκυρας, γίνεται, όπως φαίνεται, τελικά αποδεκτό από την Αθήνα, που κατά τα άλλα το απέρριπτ& #949; εδώ και δεκαετίε& #962;! Σύμφωνα με πληροφορ& #943;ες, ο μουφτής από το 2011 θα εκλέγετα& #953; από τους μουσουλμ& #940;νους πολίτες και δεν θα διορίζετ& #945;ι, όπως γίνεται παντού στον μουσουλμ& #945;νικό κόσμο, από το κράτος. Άλλη μια παραχώρη& #963;η ή μάλλον, υποχώρησ& #951; της Αθήνας, στα μεθεόρτι& #945; της επίσκεψη& #962; εδώ του Ταγίπ Ερντογάν. Υποψήφιο& #953; στην Κομοτηνή και στην Ξάνθη, όπως έχει ήδη διαρρεύσ& #949;ι από κύκλους της μειονότη& #964;ας, θα είναι αντίστοι& #967;α οι δύο ψευτομου& #966;τήδες, Ιμπράμ Σερίφ και Αχμέτ Μετέ, φανατικο& #943; υποστηρι& #954;τές της «τουρκική ς Δημοκρατ& #943;ας της Δυτικής Θράκης». Φυσικά, υπάρχει και μια εξέλιξη, που δεν θα αρέσει πολύ στο τουρκικό προξενεί& #959; της Κομοτηνή& #962; και στην Άγκυρα: ο μουφτής θα απολέσει τις δικαστικ& #941;ς αρμοδιότ& #951;τες που είχε, λόγω συνταγμα& #964;ικών κωλυμάτω& #957;.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here