Ana sayfa Arşiv ZAMAN TÜTÜN ÜRETıCıSıNıN BıRLıK ZAMANI

ZAMAN TÜTÜN ÜRETıCıSıNıN BıRLıK ZAMANI

15
0

Çok uzun yıllar aradan sonra belki de Batı Trakya’daki tütün tarihinde bir ilk yaşandı. Azınlık insanının yıllardan beri beklediği ve arzuladığı, ancak tüm tütüncü ailelerin üzerine kabus gibi çöken ve uzun yıllar bitmek tükenmek bilmeyen çilenin artık son bulması için artık ilk büyük adımların atılmaya başlandığı gerçek oluyor. Deyim yerindeyse, azınlık tütün üreticisinin ekmeği, aşı, alın terini yıllarca kendi çıkarları için kullanan çevreler panik halinde adeta ne yapacaklarını şaşırmış vaziyette. Çünkü, katranı bol, işi yılın 12 ayı bitmeyen tütün artık gerçek sahipleri tarafından ele alınmaya başladı. Her yıl milyonlarca euro’nun döndüğü sektörün içinde, kendi çorabını örenler, zavallı insanları kendi çıkarları uğruna yönlendirenler artık sonun yaklaştığını hissetmeye başladı. Çünkü tütünü azınlık insanı üretiyor, bundan böyle de azınlık insanı işlemesini ve satımını da gerçekleştirmek üzere harekete geçmiş bulunuyor. KIRMIZI DENKLERı UNUTTUNUZ MU? Yıllarca tütüncüye hep şunları söylemediler mi, “bizim bölgemizdeki basma tütünü en birinci, merak etmeyin, bu yıl tütün pahalıya gidecek, simsar geçecek bak denkleri güzel sıralayın, ardından kontrol geçecek, tavuk, yumurta, kuzu, oğlak verin de kırmızı denkleri çok çıkarmasın, merak etme ben kontrolcü ile konuştum, senin denklerinde maviler fazla olacak sakın köyde kimseye söyleme, senin işini ben yaptım, bak seneye gene bize verecen tütününü, bunları yaşamadınız mı be kardeşlerim tütüncüler, söyleyin, yalanmı bu söylediklerim? Söyle Ayşe bacı, bir yılın tozunu, katranını yuttuğun, sabahın köründe el feneri ile yaprak yaprak topladığın, katranlı ellerinle ekmeği peyniri ağzına attığın, tütünün ilacını acısını yuttuğun günleri unuttun mu? Kontrolcünün geleceği günün öncesinde, akşam yatağa yattığında, “aba adam, yarın kontrolcü bizden de geçecekmiş, bizim tütüne ne deyecek acaba” diye sorduğun o bitmek bilmeyen uzun geceleri unuttun mu? Sabaha diri çıktın, kontrolcü geçti ve damında göz bebeği gibi koruduğun, denkleri bir o tarafa bir bu tarafa aktardın, fırtına gibi geçen kontrolcünün sıraya hepsini kırmızı çıkardığı manzarasını görünce hastalanıp bitip tükenmedin mi? Derhal kasabaya sinir doktoruna gelmedin mi? Söyleyin bunları yaşamadınız mı? Yalan mı? 0,30 LEPTA’YA TÜTÜN VERMEDıNıZ Mı? Kardeşlerim, ok yaydan çıkmıştır, artık geri sakın ama sakın dönmeyin, eğer korkarak, korkutularak, baskı görerek geri dönerseniz inanın savaşı tamamen kaybedertsiniz. Yıllarca 0,30 lepta’ya tütün vermediniz mi? Unuttunuz mu o günleri? Ama artık iş başa düştü. Bu tütünü siz üretiyorsunuz, siz piyasasını arayacaksınız. Eğer artık tütünün bittiğini hissediyorsanız o zaman alternatif üretime geçeceksiniz. Son 10 yılda zaman zaman bölgemizde devlet tarafından gerçekleştirilen bazı konferanslarda hep alternatif ürüne geçiş hikayeleri dinlediniz. Eeee, ne oldu, alternatif ürüne geçirdiler mi sizi? Tütünden başka ne üretiyorsunuz? Hani o meşhur geçişin destekleri, laf çok oldu ama malesef icrat göremedik. Daha yazacak yaşanan o kadar çok gerçek var ki, inşallah yazmayım da bir gün kısmet olursa bunu bir belgesel yaparım. Allah’ım bana bunu da nasip kısmet etsin inşallah. Bunu sizin için yapacağım. şimdiki çocuklarımızın geçmişte alın terimizin göz göre göre nasıl çalındığını görmeleri için yapmak istiyorum. Çünkü onlar bugün geçmişte azınlığımızın nerelerden geçip bu günlere geldiğini bilmiyorlar, çünkü yaşamadılar. Sizler de anlatmıyorsunuz, dolayısıyla bizler göstermeliyiz. Altında BMW’si, Mercees’i, Jeep’i olanlar, ellerinde son model cep telefonu olanlar dedelerinin ninelerinin, anne babalarının alın terleri kimler tarafından nasıl çalınmış, kullanılmış bilmeleri gerekmektedir. Gerisi yalan. Ammaaa, tek bir gerçek var, o da bugün halen azınlığın kendi içinden bazı tütün üreticilerinin bu önemli başlangıcı baltalamaları insanı gerçekten sıkıyor ve geriyor. Çünkü kurdukları veya alet oldukları veya kendilerini bir şişe viski’ye, bir akşamcı masasına, kör sofraya adayanlar işte azınlık tütüncüsüne gerçek anlamda zarar verenlerdir. Onların isimlerini yazmaya gerek yok çünkü onları herkes tanıyor, herkes biliyor, zaten onlar kendilerini biliyorlar. Artık zamanı geldi, tütününüzü, alın terinizi bu bölgenin geçmiş dünemlerde ve halen günümüzde Valisi de, milletvekili de, belediye başkanı da, azası, enceği böceği siyasete alet etmedi mi? Gece gündüz kahveleri dolaşarak el sıkarak, Atina’ya gittik Bakanla görüştük bizim bölgemize iyi fiyat verecekler deyip geçici olarak piyasadan kaybolmadılar mı? Peki tütün 0,30 lepta’ya gittiğinde sizlerin ellerini sıkan, sırtınızı sıvazlayanlar neredeydiler? Bunlar da mı yalan? Offfff, kendime de yeter artık diyorum, sürekli bu konuyu yazmayacağım diyorum, ama bakıyorum ki halen günümüzde entrikalar oynanmaya devam ediyor da yazmadan edemiyorum işte, ne de olsa az buçuk tütüncü ailesinden geliyorum. Rahmetli babam soğuk demirciydi, hayatta olan annem aileye fayda olsun diye yapayalnız tütün çalışırdı ve beni de çiftlemenin içinde uyurken üzerimi örterdi. Unutulur mu bunlar hiç? BU ışıN BAşKA ÇARESı YOK Son olarak yorum-yazımı şöyle noktalamak istiyorum. Rodop-Evros Tütün Üreticileri Kooperatifi Filia Oteli’nde “Tütün ve Alternatif Ürünler” konulu konferans gerçekleştirildi. Toplantı ilk ve tarihi anlam taşıyan bir toplantıydı, çünkü ilk kez bu işi biz de yaparız dedi arkadaşlarımız ve yaptılar da. Katkısız bir şekilde oldu, ilk oldu, helal olsun diyorum. Gelecekteki toplantı daha bir iyi olacaktır. Bizler profesyonel yöneticiler değiliz. Tabii ki böyle organizasyonlarda hatalarımız da olacaktır. Ama hatalarımızdan dersler çıkararak daha iyiyi bulacağız. Neticede bu işi öğreneceğiz. Çünkü yanımızda, yanıbaşımızda, bizlerle beraber olmak isteyen genç ziraat mühendislerimiz, bizim kardeşlerimiz, bizim kanımız canımız var. Bizlerin durumunu en iyi onlar biliyor. Yalanla dolanla işleri olmaz bu kardeşlerimizin çünkü onlar da çiftçi ailelerden geliyorlar. Ama bizler de artık onlara inanmalıyız, onlara güvenmeliyiz. Geçmişte bu işi Yanni yaparsa bugün neden Mehmet’imiz yapmasın? Bu işlerde ve tüm işlerde omuz omuza yürümeyi kendimize prensip edinmeliyiz. Bu işin başka çaresi yok. ıLK OLMASI BÜYÜK BAşARI Son dönemlere Batı Trakya’da bazıları, azınlık tütün üreticisi tarafından atılan adımlardan rahatsız olmuş olacaklar ki, Filia otelindeki toplantının yapılmaması için ellerinden geleni yaptılar. Adeta tütüncüye, “bu toplantıya gitmeyin” deyenler olduğu haberlerini alıyoruz. Bu eğer gerçekse çok büyük günah ve ayıptır. Tüm bu baltalamalara rağmen Rodop-Evros Tütün Üreticileri Kooperatifi Filia Oteli’nde “Tütün ve Alternatif Ürünler” konulu konferansı gerçekleştirildi. Kooperatif Başkanı Esat Hüseyin ve Yönetim Kurulu üyelerinden bazı çalışma arkadaşlarının gecesini gündüzüne katarak organize ettikleri konferansa, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç, Rodop Valisi Aris Yiannakidis, Gümülcine Belediye başkanı Dimitris Koçakis, Kozlukebir Belediye başkanı Mehmet Halit, Sirkeli belediyesi Meclis üyesi Adnan, BTAYT Derneği Başkanı Mustafa Katrancı, ıstanbul’dan BTTDD Genel Başkanı Ferruh Özkan Yönetim kurulundan Genel Sekreter Sinan Türkmen ile Faruk Özbek, Rodop ıli Tarım Kooperatifi Birliği başkanı Nikos Skopianos katıldılar. BTAYT Derneği Tarım Kolu’nun sunumunu hazırladığı Konferansa konuşmacı olarak Türkiye’den deneyimi ve yıllarını tarım ve ormancılık üzerine adamış ve geniş bilgi sahibi olmuş Orman Yüksek Mühendisi hemşehrimiz Ramazan Çakır konuşmacı olarak katıldı. Onun yanında bizim kendi öz be öz evlatlarımızdan olan ve çalışma azmi, başarı hırsı ile yürekleri dolup taşan genç ziraat mühendislerimizden Bülent Salih ve ıbrahim Mehmet hazırladıkları sunumları bilgisayar ortamında katılımcılara detaylı olarak anlattılar. Yüksek Orman Mühendisi olup birçok araştırma ve projelere imza atan Ramazan Çakır, konferansta ıki ziraat mühendisi ile birlikte, tütüne alternatif olabilecek ürünler hakkında detaylı bilgi verdiler. BATI TRAKYA TARIMDA AVRUPA ıLE REKABET EDEBıLıR Orman Yüksek Mühendisi hemşehrimiz Ramazan Çakır Birlik gazetesine bu ziyaretini şöyle değerlendirdi: “Ramazan Çakır, ıskeçe doğumluyum ve ilk okulu ıskeçe’de okudum. 1955 yılında ıstan’bul’a göç ettik. Orman Yüksek Mühendisiyim, devlette 39 yıl iki ay çalıştım. Mühendis olarak her kademede işletme müdürlüğü, bölge müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı, genel müdür ve Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan müşaviri kadrolarında çalıştım. Kırsal kalkınmada kendimi uzman gözüyle görüyorum. Bunu gururla kibirle değil de iftihar gözüyle bakarak söylemek istiyorum. Beni Batı Trakya’ya Rodop-Evros Tütün Üreticileri Kooperatifi başkanı davet etti, ben de bu davete icabet ettim. Ziyaretimin amacı hemşehrilerime, Batı Trakya çiftçisine ayırım etmeden faydalı olam için geldim. Bilgi ve düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Tütün Batı Trakya’da bir yaşam şekli olmuş. Tütünden belki hemen vaz geçemeyiz ama tütünün yanında ikame edeceğimiz çok daha değerli tarımsal faliyetler ürünler var. Biz tütünle bu problemleri Türkiye’de de yaşadık. Tütünde Türkiye önemli bir ülkeydi. Köylümüzün geçiminde tarımsal alanda büyük bir payı olan üründü ama devamlı tütün ekim alanları azaldı, hatta fiyatlar düştü neticede tütünle uğraşan köylüler zarar ettiler ve sıkıntıya düştüler. Devlet te daha sonra bu konuda önemli çalışmalar yaptı. Bu çalışmalardan yüze yakın uzmanın yaptığı belgeli çalışmaların bazıları benim yanımda mevcut ve onları anlatmak istedim. Hele Batı Trakya, şunun altını çizmek istiyorum. Batı Trakya’nın sahip olduğu topraklar sadece ova bölgesi değil, kırsal kesimi dağlık mıntıkayı da kastediyorum çünkü bu bölgeyi tanıyorum. Bu yörenin sahip olduğu iklim şartları mikroklimadır, bu çok özel bir iklimdir. Toprakları son derece verimlidir, Avrupa bu topraklarla pek yarışamaz. şimdi ben çiftçimize şunu sormak istiyorum, siz bu toprakların hakkını verebiliyormusunuz? Topraklarınızın sizlere sunduğu imkanlardan ne kadar istifade ediyorsunuz? Bu konularda eğitim çalışmalarıyla, seminerlerle, dış gezilerle köylümüzün çiftçimizin önünü açmak lazım. Sadece Türk çiftçi kardeşlerimden bahsetmiyorum, Yunan çiftçi kardeşlerimizin de bu imkanları görmesi lazım. Buradaki iklim nedeniyle bu topraklar Yunanistan’ı doyurabilecek, ihracat potansiyelini ortaya çıkararak arttıracak güce sahip ve kaliteli topraklardır dağıyla taşıyla. Ben bizzat yaşadığım ve uyguladığım projelerden bilgiler vereceğim. Bilmediğim konuları da konuşmayacağım. Ancak bundan sonra da çiftçi anlatacağım konulardan sonra bu uygulamanın içine girsin ve faliyete başlasın. Fakat bu hemen bir günde olacak bir süreç değildir. Belli bir süreç istiyor, belli bir gayret istiyor. Önce iklim faliyetlerinin iyi analiz edilmesi ve öne çıkmazı lazım. Çevremizde ne oluyor, balkanlar’da ne oluyor, komşularımızda ne oluyor, Avrupa’da ne oluyor ona bakmamız bunları görmemiz lazım. Artık kapalı ekonomi ve tarımdan kurtulup etkileşim içine girmemiz lazım. ınanın bir Batı Trakya tarımda Avrupa ile rekabet edebilir. Buna inandığım için çok net söylüyorum. Son olarak tüm soydaşlarımı, hemşehrilerimi saygıyla kucaklıyorum. Batı Trakya’nın dağlarının, topraklarının, sularının kıymetini bilsinler.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here