Ana sayfa Arşiv ÜSKÜP’TE “TÜRKÇE” COşKUSU

ÜSKÜP’TE “TÜRKÇE” COşKUSU

20
0

21 aralık 1944 tarihinde Makedonya’da (FYROM) yaşayan Türkler’in Türkçe eğitime başlaması 2007 yılında Türklerin Milli Bayramı olarak ilan edildi. MATÜSıTEB –“Makedonya Türk Sivil Teşkilatlar Birliği” organizasyonu ve Tika ile Bursa belediyesinin destekleriyle 21 Aralık, Boris Trajkoski kapalı spor salonunda kutlandı. Makedonya’nın her yerinden otobüslerle gelen öğrenci, öğretmen ve her yaştan konuklar bayram havasında bu günü kutladı. Kutlama törenine Türkiye’ den gelen çok sayıda çeşit kuruluş temsilcileri yanı sıra Bursa Belediye Başkanı ve Devlet Bakanı Faruk Çelik de katıldılar. Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski de diğer hükümet üyeleri ile kutlamada yer aldı. Açılış konuşmasında MATÜSıTEB başkanı Süleyman Baki şunları söyledi: “Makedonya Türkleri’nin ilkokul ve lise kitaplarının hala bir kısmının basılmadığını ifade etmiştik. Sayın başbakan Nikola Gruevski, sayın Eğitim Bakanı Nikola Todorov ve diğer bakanların katkılarıyla bu yıl sene sonunda, hem lise hem de ilk okul kitapların tamamı Türkçe’ye tercüme edilerek basılacak ve öğrencilerimizin önünde olmuş olacak.” T.C .Devlet Bakanı Faruk Çelik şöyle konuştu: “Makedonya ve Türkiye aynı coğrafyada gönülleri birlikte atan iki ülke olarak bir ve beraberdir. T.C. olarak, hükümeti olarak, bu dostluğun ,bu kardeşliğin bu birliğin genişlemesi konusunda üzerimize ne düşüyorsa ,dostane bir şekilde,bugüne kadar yapılması gerekenleri yaptık,bundan sonra da hiçbir şeyi ardımıza koymadan her türlü desteği, birlikte çalışmayı gerçekleştireceğimizi bu güzel toplantı vesilesiyle ifade ediyorum.” Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski ve Devlet Bakanı olan Hadi Nezir vatandaşların bayramını kutladı. Konuşmaların ardından sahneye çıkan Burcu Güneş söylediği şarkılarla vatnadaşlara coşturdu. KÜÇÜK AMA YÜREğı BÜYÜK ÜLKE “MAKEDONYA” (FYROM) Küçük ama bir o kadar yüreği büyük bir ülke olduğunu “Makedonya” (FYROM) bir kez daha herkese göstermiş oldu. Hele hele azınlık hakları konusunda sınıfı geçen ülkelerin başında geldiğini gösterdi. Öyle mangalda kül bırakmayan bazı demokrasi ve insan hakları savunucularına tam bir demokrasi ve insan hakları dersi verdi. Düşünün ki bir ülkenin Başbakanı çıkıp anadilin önemi ve korunması ve yaşatılması gerektiğini söylüyor. Eğitim Bakanı keza aynı şekilde beyanatlar veriyor. Ülkesinde Türklerin varlığından rahatsız olmayan Balkanlarda ve Avrupa’da tek ülke bana göre Makedonya’dır. Bunu açıkça gösteriyor ve vatandaşlar arasında her kim hangi ırka ve dine mensub olursa olsun ayırım gözetmeden gereken hakların verilmesi için somut çalışmalar yapıyor. Makedonya, Türk varlığından korkmuyor. Aksine Türklerinde haklarının var olduğunu söylüyor. Bunları kim söylüyor? Makedonya’nın (FYROM) Başbakanı ve Bakanları dile getiriyor. Ülkemiz Yunanistan idarecileri tarafından “geri kalmış” olarak nitelendirilen Makedonya’da bu güzel gelişmeler yaşanırken, bizim ülkemizde bırakın Türk varlığını, neredyse Müslümanların varlığına tahammül edilemeyecek neredeyse. Bu ülkede Yunanlıyım de ki akan sular dursun. Ama sakın ha Türk kelimesini ne kullan ne de söyle. Haa, “Yunanlı Müslüman” kelimesini korkma kullan. Senden iyisi ve kralı olmaz. Aman sakın ha Türk’üm deme. Yani kısacası sizin anlayacağınız, ülkemin geri kalmış olarak tanımladığı Makedonya (FYROM), bizim ilerici ülkeyi çoktaaaan geçmiş kimsenin haberi yok. Bir başbakan ki “Türkçe Bayramı”nda yapılan etkinliğin olmasına izin veriyor. Etkinliğe katılıyor. Etkinlikte konuşma yapıyor ve konuşmasının sonunda ülkesinde yaşayan Türklerin Yeni Yılını “Türkçe Bayramı”nda Türkçe olarak kutluyor. Son olarakta “Ülkede yaşayan Türklerin anadillerini korumaları ve yaşatmaları haklarıdır. Biz bu hakları kendilerine vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Anadilini öğrenmek ve korumak herkesin hakkı ve Makedonya buna özen gösteriyor” diyen bir Başbakan. Onun adı da Nikola Gruevski. Bilmem fazla söze gerek var mı? “29 OCAK TÜRKÇE BAYRAMI” OLSUN Var, evet, benim ülkemin Başbakanının da aynı düşünmesini, aynı konuşmasını istiyorum. Bende Batı trakya’da 29 Ocak tarihinin “Türkçe Bayramı” olarak kutlanmasını istiyorum. Benim ülkeminde benden korkmadan, çekinmeden aynı olgunluğa ulaşmasını istiyorum. Benim ülkeminde insan hakları ve demokrasi mekanizmasını çalıştırmasını, uygulamasını istiyorum. Başbakanımın bu bayrama gelmesini ve Yeni Yılı Türkçe olarak tebrik etmesini hayal ediyorum. Öyle ya, benim ülkem demokrasi ve insan haklarının doğduğu bir ülke olduğunu iddia ediyor. Bu hakların savunuculuğunu yaparken mangalda kül bırakmıyor. Bana göre tüm bunlar bir kuru laftan öte geçemiyor ve hemde geçmeyeceğe benziyor. Amacım burada ülkemiz Yunanistan’ı aşağılamak asla değil. Sadece demokrasi ve insan hakları uygulaması konularında, azınlıkların hakları konularında bazı sıkıntıların olduğunu ve 2011 yılı itibarıyla da ülke olarak bu sıkıntıları aşamadığımızı görüyorum. Buradan yola çıkarak bu hususta bir iki satır yazı yazmak istedim. Her defasında belirttim ve bir kez daha belirtiyorum. Bizler Batı Trakya Türkleri bu ülkenin bir zenginliği olarak keşfedilmeyi, tanınmayı, insan yerine konulmayı istiyoruz. ınkar edilmeyi değil, Türklüğümüzden korkulmasını istemiyoruz. Asimile edilmeye boyun eğmeyeceğiz. Evet, biz Türküz ama korkulacak bir yanımız ve vukuatımız yok. Bu ülkeye karşıda asla olmadı ve olmayacak. Bir an önce bu yanlış uygulamaya ve tanımlamaya son verilsin arzusu içinde olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yaşadığım ülkenin Başbakanı gelsin ve “29 Ocak Türklük Bayramı”nı ilan etsin. Eğer yapabilirse. ışte farkı da burada sevgili okurlar. Gerici olarak tanımladığımız ülkeler bizi çoktaaaan solladı, ama bizi yönetenler halen “Azınlık Türk değil, Yunanlı Müslümanlar” yakıştırması yaparak bu insanları değiştireceğini zannediyor. Azınlığı üç parçaya bölmek için yıllarca harcanan paralar eğer Azınlığın tek yumruk halinde kalkınması için harcansaydı, bugün bu bölge ve ülke ekonomisi bu kılıkta olmazdı. Yalan mı? “Türkiye’nin Batı Trakya’da gözü var” edaları halen devam ediyor. Halen silahlar alınıyor. Neymiş, topçu birlikleri güçlü ve caydırıcı olsun ve Batı Trakya’yı Türklerin almasına engel olsun. Gülüp geçiyorum bu mantıksız sözlere. Batı Trakya’yı almak isteyende kim? Onun için yol yakınken toparlanalım ve hep birlikte ülkemizin ekonomik krizden çıkması için el birliği ile çalışalım. Ama bizi darmadağın etme emelleriyle değil, asimile etme düşüncesiyle değil, Bizi biz gibi kabul ederek. Biz değişemeyiz. Siz ise asla değiştiremezsiniz çünkü; ınsaf eyle be Andon Çavuş, “Kırk yıllık Kani olur mu Yani?”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here