Ana sayfa Arşiv SÖPA’LI ÖğRETMENLERıMıZDEN ANLAMLI “DAYANIşMA GECESı”

SÖPA’LI ÖğRETMENLERıMıZDEN ANLAMLI “DAYANIşMA GECESı”

16
0

Rodop Evros ılleri Selanik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) Mezunu Öğretmenler Derneği 30 Mayıs Pazar günü Gümülcine’de bir otelde 2. “Dayanışma Gecesi”ni düzenledi. Düzenlenen “Dayanışma Gecesi”ne, Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç, Doğu Makedonya–Trakya Bölge Genel Sekreteri şeodora Kokla, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın ıskeçe’deki Siyasi ışler Bürosu Müdürü Büyükelçi Aleksis Aleksandris eşi ve yardımcıları, Kozlukebir Belediye Başkanı Halit Mehmet, Hemetli Nahiye Başkanı Mehmet Eminoğlu, Mehrikoz Nahiye Başkanı Abdulkadir Hafız Hoca, ışadamı Bandak Hüseyin, azınlık dernek yöneticilerinin yanısıra PASOK Partisi Rodop milletvekili Ahmet Hacıosman, katıldılar. SÖPA’lı öğretmenlerin aileleriyle birlikte yoğun katılım içerisinde göstermiş oldukları dayanışma belkide Batı Trakya Türk Azınlığı’nın son yılların en sıcak ve en mutlu tablosunu oluşturuyordu. Bir eğitim yılı boyunca her sabah sınıflara giren öğretmenler mesleki açıdan bilgi ve donanımlarını büyük bir başarı ve özveriyle öğrencilere aktarmanın keyfini bu dayanışma gecesinde bir kez daha yaşamanın mutluluğu içerisindeydiler. Öyle ki tümünün mutlulukları aileleriyle birlikte gözlerinden okunuyordu. Okul çocuklarının sergiledikleri birbirinden güzel oyunlar, söyledikleri şiir ve ilahiler geceye gerçek anlamda başka bir renk ve hava kattı. Bu muhteşem dayanışma gecesinin gerçek anlamda sadece bir eğlence ve dayanışma olduğunu unutan ve sanki azınlık eğitiminde var olan ve halen devam eden sorunların konuşulacağı ve tartışılacağı bir gece olarak algılayan ve bekleyen Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sözde büyük gazetecileri, dayanışma gecesinin ardından yapmış oldukları haberde, sanki bu muhteşem geceye gölge düşürmek istercesine uyumsuz haber yapmaları gerçekten şaşkınlık yarattı. Yine kendi insanlarımızdan oluşan ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nde yıllar önce öğretmenlik mesleğini mükemmel bir eğitim alarak tamamlayan öğretmenlerimizin bazen erken emeklilik, bazen zorunlu emeklilik, bazende hiç görev verilmeyen değerli öğretmenlerimizden sonra Batı Trakya’da eğitim ordusunu oluşturmak üzere, Cunta döneminde Selanik’te kurulan SÖPA okulundan mezun olan öğretmenlerimiz eğitim bayrağını devralmışlardır. Eksiklikleri bulunduğunu açık yüreklilikle her fırsatta çekinmeden dile getiren bu öğretmenlerimize azınlık insanı olarak herkesin sahip çıkması gerekmektedir. Bu öğretmenlerimizde olmasa zannediyorum ki azınlık çocuklarını gerçekten “bizden olmayanlar” eğitecektir. Eğitimde sorunların var olduğunu herkes biliyor, herkes konuşuyor ama çözüm getirecek olan yine iki devlettir. Türkiye ve Yunanistan bu soruna çözüm için birlikte çalışmalıdırlar. Haberi yazarken yorumu da başta yaptım, ki aşağıdaki konuşmacıların güzel sözleri ve temennilerinin ardından yorumumu yazmak istemedim. Dayanışma gecesinde gerçekten söylenenler okadar güzeldi ki bir bakalım konuşmacılar neler söylemiş. “BıRLıK VE BERABERLığıN OLMADIğI BıR TOPLUMDA BıRÇOK OLUMSUZLUKLAR MEYDAN GELıR” SÖPA Derneği Başkanı Mehmet Derdiman “Saygıdeğer meslektaşlarım ve değerli konuklar. Bu gece, dayanışma gecesının ikincisini gerçekleştirmenin heyecanı ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz, ki ılkini gecen sene gerçekleştırmiştik. Bu vesile ile dayanışmanın önemini çok benimsediğim için birkaç söz söylemek istiyorum. Dayanışma insanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirine karşılıklı olarak bağlı duruma gelmesine neden olur. Dayanışma, toplumda kişiler arasında sevgi, saygı ve işbirliğini geliştirdiği gibi kişiler ve kurumlar arasındaki bağları da pekiştirir. Çünkü, dayanışma ahlaki bir gerekliliktir. Birlik ve beraberliğin olmadığı bir toplumda birçok olumsuzluklar meydan gelir. Zira birbirini sevmeyen, hoşgörü sahibi olmayan, birbirinin haklarına saygı göstermeyen insanlar dayanışma içinde olamazlar. Bu konuda H.z. Mevlana’nın güzel sözünü söylemeden geçemiyorum.şöyle der : Hoşgörülükte deniz gibi ol. Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol. Bu vesıle ile H.z. Mevlana’yı da anmış oluruz. Mekanı cennet olsun. Bu gecenin diğer bir anlamı da toplumsal dayanışmadır. Toplumsal dayanışma toplumun kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesidir. Yaşamımızda toplumsal dayanışmanın çok önemli bir yeri olduğunu artık idrak etmemiz gerekmektedir. Çünkü, iyi yaşamamıza yardımcı olacak unsurlardan birisi de dayanışmadır. Her zaman birlik ve beraberliğimizi korumak zorundayız. Unutulmamalıdır ki; bir toplumu oluşturan bireylerdir. Bireyler arasında güven, demokrasi, hukuka saygı, kurumlar arasındaki iletişim, köylü ya da kentli fertlerin birbirine olan saygı ve bağlılığı, devlete olan güveni, her türlü gelişmelere ve reaksiyonlara uyum göstermesi ve bunlara bağlı kalmasıdır. Gecemizin asıl amacı ise, öğrencilerimiz yani yarının büyükleri olacak olan bu yavrularımız bu akşamki gösterileri ile bize neler yapabileceklerini teyid edecekler. Eğer güzel yarınlar arzuluyorsak ozaman yavrularımıza bütün imkanları sağlamamız gerekir. Onlara güzel yarınlar hazırlayıp onları bütün çağdaş bilgılerle donatmamız ve yarınlara en iyi bir şekilde hazırlamamız gerekir . Bu herkesın görevidir. Değerli konuklar; iyi bir başarı için çevre faktörlerimizi de iyileştirmek zorundayız. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Çevresindeki tüm olaylardan direkt veya dolaylı bir şekilde etkilenir. Bu etkileşim insana zarar verdiği gibi zirveye çıkmasına da yardımcı olur. Dayanışmalar sayesinde toplumlar ve ülkeler de kalkınır.Kendi başarısızlığımız eğer bir toplum içinde olumsuz etki yapıyorsa, oturup düşünmemiz lazım; nerede, neden hata yaptığımızı irdelememiz gerekmektedir. Kısacası, birbirimizin gözünü oyacağımıza, pozitif dayanışma içerisinde olmayı yeğlesek, hem kendimiz, hem çevremiz, hem de ülkemiz bundan nasiplenecektir. Toplumun kalkınmasında ve gelişmesinde önemli rol üstlenecek araştırmacı, yaratıcı, üretken gençler yetiştirmek bizler için özel önem taşımaktadır. Saygıdeğer Meslektaşlarım; Temel amacımız, Azınlığın aydınlık mimarları olacak öğrencilerimizi, her türlü kültürel, sportif, sanatsal, bilimsel becerilerinin en üst düzeyde geliştirilmesi; toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bilginin yayılması ve dönüştürülmesidir. Çünkü misyonumuz: Evrensel boyutta bilgi üretecek, bilim ufkunu genişletecek, çağdaş bilimsel, teknolojik ve kültürel birikimin egemen olmasını sağlayacak, toplumun gelişmesine katkıda bulunacak, aydın ve yaratıcı düşünebilen insanlar yetiştirmektir. Bu misyonu gerçekleştirmek için azınlık eğitiminin, bugün bulunduğu düzeyi aşarak, uluslararası boyutlarda bilimsel mükemmeliği ölçü alan, bir eğitim seviyesine ulaşması gerekmektedir. Vizyonumuz ise: Azınlığımızın öğrencilerini günün şartalarına uyum sağlayan, gelişime ve öğrenmeye açık, doğru karar verme yeteneğine sahip, saygı ve sevgi dolu bireyler olarak yetiştirmek ve onları toplumumuza kazandırmaktır . Ayrıca çağdaş ve araştırma ağırlıklı bir eğitim modelini benimsemek , bunun için ilave kaynakalar yaratmak ve bütün faliyetlerimizde uluslarası seviyeyi yakalamaktır. Değerli meslektaşlarım ve değerli konuklar; Derneğimiz her koşulda, her ortamda, daha ileriye ve en iyiye ulaşmayı temel ilke edinmiş çağdaş bir kurumsallaşmanın simgesidir. Sonuç olarak, Rodop-Evros illeri S.Ö.P.A. Mezunu Öğretmenler Derneği, bu güne kadar tüzüğündeki amaçlarından taviz vermeden kayda değer mesafeler kat etmiştir. Bir başka ifade ile tabela dernekçiliğinden öte faaliyetleriyle gündem oluşturacak bir anlayışı kendisine ilke edinmiştir” diyerek birlik beraberliğin her zaman ve her açıdan önemli olduğunu vurğuladı. “BıRBıRıMıZı YARGILAMADAN ÖNCE, BıRBıRıMıZı ANLAYALIM” T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç “Eğitim camiasının değerli üyeleri, şahsım ve mesai arkadaşlarım adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu akşam bizleri buraya davet eden S.Ö.P.A. Mezunu Derneği Başkanı Mehmet Derdiman’a en derin şükranlarımı arzediyorum. Bu akşam burada öğretmen arkadaşların böyle önemli bir etkinliğini sizlerle birlikte paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Eğitim alanında çok fazla konuşmak istemiyorum. Zira bu sorunları bilen öğretmenler burada. Hem sorunların ne olduğunu biliyorsunuz, hem de çözüm yollarının ne olduğu gayet iyi bilinmektedir. Bu nedenle bu konuya fazla girmek istemiyorum. Sadece Erasmus’un çok güzel bir lafı var ki son günlerde çok sık kullanıyorum. “Birbirimizi yargılamadan önce, birbirimizi anlayalım.” Eğer bunu yaparsak bir çok sorunun halledileceğine inanıyorum. şunu da vurgulamak istiyorum. Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanmış olan andlaşmalar çerçevesinde giderek ilerleyen işbirliği mevcuttur. Malumunuz bunlar iki alanda ilerlemektedir. Birincisi, ders kitapları alanında, ikincisi de kontenjanlı öğretmenlerin atanması konusunda. Biliyorsunuz ki, sayın Başbakanımız Erdoğan’ın Atina’ya yaptığı ziyaretten sonra imzalanan yirmi iki anlaşmadan bir tanesi de eğitim alanında işbirliği oluşturmaktadır. Adına ister protokol diyelim, ister iyi niyet belgesi diyelim, neticede her iki ülke hükümetleri eğitim alanında işbirliğini yürütme konusunda siyasi iradelerini ortaya koymuşlardır.” “ARANIZDA BULUNMAKTAKTAN MUTLUYUM” Doğu Makedonya Trakya Bölge Genel Sekreteri şeodora Kokla “Davetiniz için çok teşekkür ederim. Aranızda bulunmaktaktan mutluyum. Öğretmenlerin hergün okulda yaptıkları çok önemlidir. Bu ülkenin vatandaşlarını eğittikleri için çok önemli bir görevi ifa etmekteler. Bu öğretmenler bütün bunlarla ülkenin geleceği ve kalkınmasını sağlamaktalar. Bu nedenle, bugün yaptıkları bu işi görmek amacıyla burada bulunmaktayız ve ayrıca bütün bir eğitim- öğretim yılınının sonucunu görmek için buradayız. Bu sonucu görmek, benim için bir zevk olacak. Bu gecede başrol oynayan çocukları da buradan alkışlamak istiyorum. Bu çocukların geleceğine hepimizin birlikte yatırım yapmasının gerekliliğine inanmaktayım. Çünkü bu çocuklar, bu ülkede yarının vatandaşları olacaklardır.” “ÇOCUKLARIMIZA NE GıBı BıR TOPLUM BIRAKACAğIZ? RODOP VALıSı ARıS YıANNAKıDıS” “Bir davetiye aldım ve davetiyede şu yazıyordu; “Öğretmenler ve Dayanışma”. Öğretmenlerin rollerini Tanrı koruduğu için yaptıkları görev de kutsaldır. Çünkü öğretmenler insani bilinçlenmeyi ve çocuklarımız için yaşam modellerinin biçimlenmesini sağlamaktalar. Ve diğer kelime de insanlığın en eski değerlerinden biri olan dayanışmadır. Uluslararası toplum ekonomik yaşamda en kritik zamanlarından birini yaşamaktadır. Zenginlik az bir kesimin elinde toplanıyor ve sade vatandaş da hergün daha fazla fakirleşiyor. Fakat sorun sadece ekonomik alanda değil. Hepimiz kendi kendimize şu soruyu sormaktayız: Çocuklarımıza ne gibi bir toplum bırakacağız? Gelecek nesillere aktaracağımız mirasımız ne olacak? Halk siyasi sisteme şüpheyle bakıyor ve suçluyor. Halk, yaşam umudu arıyor. Sözlerimi tamamlarken değerli öğretmenlere şunu söylemek istiyorum. Çocuklarımıza insanlık ve sevgiden bahsedin. Onlara halkların kardeşliği, barışı ve bütün çocukların öğrenme hakkının olduğundan bahsedin. Etraflarındaki insanlara yardım etmeyi öğrensinler. Bu nedenle SÖPA öğretmenlerini kutluyor ve yönetim kurulunu yapmış oldukları bu organizasyondan dolayı tebrik ediyorum.” “ÖNEMLı HUSUSLARA KATKI SAğLAYABıLıRıM” Siyasi ışler Bürosu Müdürü Büyükelçi Aleksis Aleksandris “Bugün burada bir ilki yaşıyoruz. Çünkü siz hem eğitimci ve hem de geleceğin mesajlarını gören, daha doğrusu çağın gereklerini algılayan kimseler olarak, ilk defa böylesi önemli ve ciddi bir azınlık derneği tarafından düzenlenen bir etkinliğe davet edildim. Bu önemli bir gelişmedir. Siyasi ışler Bürosu müdüru olarak, milletvekilimizin de söylediği gibi ve sayın başkonsolosun da ifade ettiği bu önemli hususlara katkı sağlayabilirim. Bu çok önemli alanda varlığını sürdüren bu konular azınlığa sıkıntılar yaşatmaktaydı. Çünkü doğru verilen egitim, egitimli insanların yetişmesini sağlıyor. Egitimli insan, sadece yaşam kalitesi alanında değil, dayanışma alanında da katkıda bulunan kişi anlamına gelmektedir. Dayanışma kelimesinin geleceğe yönelik slogan olarak seçmeniz çok doğru bir girişim. Dayanışma ne demektir? Dayanışma, bana yardım et, sana yardım edeyim demektir. Bu bir köprüdür. Bu köprü sizin edinmeniz gereken yegane amaç olmalıdır. Çünkü şu anda hem Erdoğan’ın Atina ziyareti, hem Başbakan Papandreu’nun bölgemizi ziyareti sonrasında, artık bölgedeki problemlerin günlük ve ekonomik problemler olduğunu görüyoruz, biliyoruz. Bunlar gündelik hayat içerisindeler. Bunlar kültürel, eğitim problemleri, yaşam kalitemiz ve çevremizin nasıl olduğu ve ayrıca elbette ki kimliğimizdir. Bütün bunlar bizim parçalarımızı oluşturmaktadır. Bunları da öğretmenlerden daha iyi aktarabilecek kim olabilir? Öğretmenler bunların ana unsurunu, gücü ve zenginliğini oluşturmaktadır. Bu nedenle siz eğitimciler yasalar önünde eşitlik ve eşit vatandaşlık yolunun önünü açan ilk insanlarsınız. Sizler, azınlıktan ilk devlet memurlarısınız. Sizler, ilk azınlık devlet memurları olarak, ki maalesef sayılarınız çok az, çok daha fazla olmalısınız. Bunun için hepimiz zaten uğraşıyoruz. ılkler sizsiniz. Bu ne anlama geliyor? Bu yasalar önünde eşitlik anlamına geliyor. Bu nedenle burada bulunduğum bir yıl içerisinde küçük bir katkıda bulunduğum şey de, 35 meslektaşınızın bu zor ekonomik dönem içerisinde tayin edilmeleri oldu. Bu bizlere bir mesajdır. Bu kurumlarla yapılan işbirliği ve görüşmelerle, sayın Derdiman ve ıskeçe’deki başkanla yapılan görüşmelerle, Eğitim Bakanlığı ile yaptıkları diyalog ile, milletvekillerinin her gün sorunları Atina’ya ne şekilde aktarabilmeleri için yaptıkları çabalar ve bu yapılan işbirliği neticesinde bahsekonu gelişmeler olmuştur. Biliyorsunuz benim de bu konuda tecrübem var. Bu mesajları Atina’ya iletmek icin en büyük engel aradaki mesafedir. Bunları nasıl söyleyebileceğiniz önemli. Çünkü iyi niyet var, bunları nasıl aktarabileceğiniz önemli. Bu şekilde bunlar aşılabilir ve elbette aramızda sayın Bölge Genel Sekreteri de var ve kendisi hakikaten bölgeye yeni bir nefes getiriyor. Bunu hepiniz görüyor ve biliyorsunuz. Bu nedenle herkesi burada görüyorum, sayın Valiyi, ki ben bir yıldır buradayım, kendisi yıllardır bu konularla uğraşıyor. Sanıyorum verilen mesajlar iyimser mesajlardır ve bu mesajlar ülkemizin içinde bulunduğu çok zor bir dönem içerisinde verilen iyimser mesajlardır. Eminim ki, hepimiz çocuklara daha iyi bir yarın verebilmek için ilerleyeceğiz. Çocuklara ikilemler öğretilmemeli, yaratılmamalıdır. Çocuklara eğitim verilmelidir. Bunları söylemek istedim. Sizlere iyi akşamlar diliyorum.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here