Ana sayfa Arşiv SİZ GELMESENİZ DE BİZ YAYLALARI İNLETİRİZ, BİZE TÜRK DERLER

SİZ GELMESENİZ DE BİZ YAYLALARI İNLETİRİZ, BİZE TÜRK DERLER

19
0

Yaklaşık 700 yıldan bu yana Batı Trakya’nın dağlık bölgesinde çeşitli yaylalarda gerçekleştirilen etkinlikler halen günümüzde Batı Trakya Türkleri tarafından her yıl geleneksel olarak yaşatılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Alantepe Yaylası’nda gerçekleştirilen etkinliklerin ardından, sırasıyla Seçek Yaylası’ndaki şenliklerde adeta yer yerinden oynadı. Seçek Yaylası’nda Batı Trakya’lı efeler kendilerinden emin bir şekilde geleceğe yönelik kollarını açarak, herkese buraların asırlar önce olduğu gibi bugün halen kime ait olduğunu bir kez daha herkese gösterdi. Seçek yayla şenlikleri, 31 Temmuz Cuma günü başladı ve 2 Ağustos Pazar günü sona erdi. Seçek Yaylası’nda yapılan bu yılki etkinliklere, Edirne Valisi Mustafa Büyük, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç, eşi Esin Sarnıç, Edirne İl Emniyet Müdürü Mehmet Yazıcı, Edirne’nin çeşitli Kurum ve Kuruluşların müdürleri, Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlileri, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe S. Müftüsü Ahmet Mete, Rodop Vali Yardımcısı Sibel Mustafaoğlu, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Adnan Selim, İskeçe Türk Birliği Başkanı Mehmet Hacıhalil, eski milletvekili İlhan Ahmet, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Hacı, Kırcaali Müftüsü Şaban Ali, Pazarcık Müftüsü Yaşar Sali, Kozlukebir Belediye Başkanı Halit Mehmet, Hemetli Nahiye Başkanı Dr. Mehmet Eminoğlu’nun yanısıra çok sayıda Batı Trakya Türkü katıldı. Bu yıl Yunanlı yetkililerden tek bir kişinin katılmaması dikkat çekti. Özellikle Rodop İlinden azınlığın oylarıyla Valilik koltuğunda oturan Aris Yannakidis’in katılmaması gerçekten kabul edilebilir bir durum değil. Bakan Stilyanidis’in katılmadığı görülürken temsilcisinin de yer almaması, Stilyanidis’in „Avrupai modern azınlık politikası” bakışını bir kez daha ortaya koymuş oldu. Her etkinlikte olduğu gibi Seçek Yaylası’nda da konuşmalar yapıldı. Misafir konuşmacılar iki ülke arasındaki hassasiyeti göz önünde bulundurarak yaptıkları konuşmalarda komşuluk ilişkileri ve soydaş ilişkilerine vurgu yaptılar. Bu konuşmaların aksine başta Müftü İbrahim Şerif yaptığı konuşmasında her zaman olduğu gibi gerçekleri söyledi ve bu yıl hiç bir Yunanlı yetkilinin katılmamasını bir ayıp olarak değerlendirdi. B.T.T.A.D.K.Başkanı ve İskeçe Müftüsü Ahmet Mete de yaptığı konuşmasında mesajlar verdi. T.C.Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç sırasıyla yaptığı konuşmasında her geçen yıl soydaşların Seçek şenliklerini sahiplendiğini vurguladı. Konuşmaların ardından Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Sivas Devlet Türk Halk Müziği Korosu ekipleri ve sanatçıları ile folklor grupları izleyicilere çeşitli gösteriler sundular. Tabii ki, Batı Trakya’ya ait folklor grupları da her etkinlikte olduğu gibi bu etkinlikte de oyunlarını büyük bir beceriyle sergilediler. Seçek Dernek Başkanı Ali Pencal: ”Buraya, 1902-1931 yılları arasında yaşamış olan merhum öğretmen gazeteci adına bir hayrat çeşmesi yaptırıldı. Çeşme bitim aşamasına gelinceye kadar üç defa kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı. Geçtiğimiz günlerde Bölge Genel Sekreteri’nin aldığı ani kararla da yıktırıldı. Acaba burada bir tarih mi yok edilmek isteniyor? Taş duvarlar betonlar yıkılabilir, ancak zihinlere, gönüllere yazılmış olan tarih asla yıkılamaz. Bölgemizde yol kenarlarında, ormanlık alanlarda yüzlerce hayrat çeşmeleri bulunmaktadır. Buraya da yaptırılan çeşme bir vatan haininin çeşmesi değildir. Yol kenarlarında bulunan küçük kiliselerin Hıristiyanlar için önemi ne kadar büyük ise, biz Müslümanlar için de bir hayrat çeşmesinin değeri büyüktür. Bir çeşme renk ayırımı yapmaz, herkese su verir. Eğer bir çeşme yapmak yasalara aykırı ise, gelin tüm var olanları beraber yıkalım. Bölge halkı bunun sebebini öğrenmek istiyor. Yapılanları onaylamıyoruz ve nefretle kınıyoruz.” Mehrikoz Nahiye Başkanı Abdülkadir Hafız Hoca: ”Yaklaşık 700 yıldan beri Seçek etkinliğini coşkuyla kutluyoruz. Hepiniz Seçek Yaylası’na hoşgeldiniz. Kültürümüzü yaşatmak için yıllardır verdiğimiz çabayı hepiniz görüyorsunuz. Biz meclis olarak çabalarımızı bütün gücümüzle devam ettirmeye çalışıyoruz. Tabii ki bu gücü sizlerden alıyoruz. Sizler de kilometrelerce uzaktan gerek Türkiye’den ve gerekse Bulgaristan’dan buraya akın ediyorsunuz. Burada bir kültürü yaşatıyoruz. Ve, bu kültürü biz burada yaşarken hiç kimse gocunmasın, gücenmesin. Biz burada yaşıyoruz ve kültürümüzle, örfümüzle, adetimizle yaşıyoruz ve yaşayacağız.” Müftü Ahmet Mete: ”Bizler Batı Trakya Nüslüman Türk toplumu olarak hatim cemiyetleri, hafızlık cemiyetleri, festivalleri ve panayırları olan bir toplulukuz. Bunlar Türk Dünyası içerisinde sıkça görülen etkinliklerdir. Biz bunları yaşatıyoruz, çünkü bunlar bizim kültürümüzdür. Çünkü biz Türk Dünyası’nın bir parçasıyız. Aynı zamanda bizler Batı Trakya Türkleri olarak Yunanistan ve AB vataşdaşıyız. Bundan da hem gururlu hem de mutluyuz. Bizler bu vatan için gün geldi cephelerde can verdik. Bu vatan için gerekirse yine can veririz. Çünkü biz bu memleketin insanıyız. Biz dışarıdan gelmedik. Torunlarımızla evlatlarımızla bu memlkette yaşamak istiyoruz, bu niyeti taşıyoruz. Biz bu memleketlere hıyanet eden insanlar değiliz! Bunun güzel bilinmesini de istiyoruz. Batı Trakya Müslüman Türk toplumu bu niyette ve bu çalışmalar içerinde iken, biraz önce sayın başkanın ifade ettiği şekliyle, vakıf arazilerine kiliseler dikilirken, bunlara izinsiz bir şekilde göz yumulurken, izinsiz olduğu gerekçesiyle çeşmelerin de yıkılmamasını bekliyorum. Yine güncel konulardan olan Türkiye’deki Ruhban Okulu açılma çabaları sarfedilirken Batı Trakya Müslüman Türkünün de unutulmamasını bekliyorum. Danışma Kurulu Başkanı olarak Ruhban Okulu açılırken Batı Trakya Müslüman Türk Toplumunun eğitim sorununun, müftülük sorununun aynı şekilde devam ettiğini, bir imam hatip mektebinin hala olmadığını, vakıflar sorununun var olduğunu, vatandaşlık sorununun var olduğunu da hatırlatmak istiyorum.” Müftü İbrahim Şerif: ”Yirmi beş otuz yıldan bu yana bu etkinliklerin müdavimi ve bu mikrofondan konuşan bir kişi olarak buranın uluslararası bir kültür alışveriş merkezi olmasını hep temenni ettik. Fakat her yıl değişik manzaralarla karşılaştık. Bugün benim en çok dikkatimi çeken ne yazık ki bizleri yöneten insanlar, yani devletimiz Yunanistan’ın yetkililerinin aramızda olmayışı. Bunun manasını anlamıyorum, ancak şunu tahmin ediyorum ve sizinle de paylaşmak istiyorum. Burada büyük bir ayıp işlendi ve o ayıbı biraz önce sayın dernek başkanımızın da zikrettiği gibi, Mehmet Hilmi adına yapılan bir çeşmenin yıkılması, bu çeşmenin insanların su içmesine, bir tarihin, bir insanın anılmasına mani olunmasının bir ayıp olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü burada bulunanlar, sesimi duyanlar bunu buruk buruk seyrettiler, gördüler. Çünkü insanların ve hayvanların su içmesi için yapılan bir çeşmenin yıkılması kadar büyük bir ayıp yoktur ve bu çok büyük bir ayıptır. Bu ayıbın yapılmaması gerekirdi. Yetkililerin de bunun için burada bulunamadığını tahmin ediyorum. İnanıyorum ki, bu çeşme gelecek yıl yanlış yapıldığı anlaşılarak tekrar yapılacak ve bizi yönetenler geçmişte olduğu gibi buraya gelecekler. Değerli dostlar hep söylediğimiz şey bir çiçekle bahar olmaz. Değişik kültürler bir memleketin zenginliğidir. Biz Anavatan Türkiye’den ve Bulgaristan’dan gelen misafirlerle bu ülkeye bir zenginlik katıyoruz. Bizim kültürümüz bu ülkenin bir zenginliğidir. Bunun herkesin kabul etmesi lazım.” Başkonsolos Mustafa Sarnıç: ”Bizleri buraya davet eden ve şenliklerin düzenlenmesinde büyük emek sarfeden Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Ali Pencal ve Genel Sekreter Ahmet Karahüseyin’e şükranlarımı sunmak istiyorum. Dernek yönetimi, önceki yönetimle birlikte takdiri fazlasıyla hak etmiş bulunmaktadır. Derneğin başarılarının devamını diliyorum. Öte yandan bu yılki şenliklere Türkiye’den Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Devlet Halk Müziği Korosu ile Halk Dansları Ekibi de katılmaktadırlar. Ekiplerin sergileyecekleri sahne performansıyla şenliğe renk katacağına, ayrıca bölge ülkelerinden güreşçilerin ve yapılacak diğer sportif etkinliklerin bölgenin tarihi ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması bakımından önemli bir işlev gördüğüne inanıyorum. Değerli misafirler. Seçek Şenlikleri’nin her geçen yıl daha düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi, soydaşların bu etkinliğe samimiyetle sahiplendiğini ve başarılı olmak için hiç bir fedakarlıktan kaçınmadığını göstermektedir.” Edirne Valisi Mustafa Büyük: ”Edirne Valisi olarak heyetimle birlikte, Edirne’de bilinen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin bir başka şekliyle burada da Türkün geleneğinde olan, kültüründe olan, adetinde olan bu geleneği sürdürme gayretinizi büyük bir mutlulukla izlemiş oluyoruz ve sizlerle birlikte olmaktan da büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Her zaman kültürel alanda, sanat faaliyetlerinde, sportif faaliyetlede birlik ve beraberlik içerisinde iki komşu ülkenin halkları, aynı soydaşlar olarak bizler beraber olmaktan ayrıca mutluluk duyduğumuzu belirtmek isytiyorum.” Mustafa Dündar Bursa Osmangazi Belediye Başkanı: ”Uzun yıllardır devam eden Seçek Şenlikleri’nin devamını sağlayan ve her yıl düzenleyen ve özelikle bu yıl yapılmasını sağlayan, emeği geçen, katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Çünkü bu etkinlikler bizlerin geleneğinin yaşaması, bizlerin tarihle olan ilgimizin alakamızın devam etmesi ve bizlerin biraraya gelerek sevginin, kardeşliğin, dostluğun gelişmesi açısından çok önemli etkinliklerdir. Ve, özellikle bu bölgelerde yapılan bu etkinlikler sadece bu civardaki insanlarımızın değil, bölgesel olarak diğer ülkelerle dostluğun, barışın ve bölgesel ekonominin gelimesine katkısı olan etkinliklerdir.” Seçek şenlikleri öncesi Edirne’den gelen heyet Kavala’da Kavala’lı Mehmet Ali Paşa Kalesi ve İmaret’i ziyaret, İskeçe’de Müftü Ahmet Mete ve İskeçe Türk Birliği’ni, Gümülcine’de G.T.G.B.rliği ve Kilise Müzesi yapılan Gazi Evrenos Bey İmareti’ni ziyaret ettiler. Pazar günü Seçek Yaylası’nda törenleri izledikten sonra Yayladan ayrılan Edirne Valisi Mustafa Büyük ve beraberindeki heyet, Başkonsolos Mustafa Sarnıç ve Eşi Esin Sarnıç’ın da katılımıyla Seyyid Ali Sultan (Kızıl Deli) Dergahını ziyaret ettiler. Heyet buradan da Edirne’ye hareket etti. GÜREŞLER Yağlı güreşlerde Yunan, Türk ve Bulgar güreşçilerin değişik kategorilerde kapıştı. Başpehlivanlık güreşlerine ise Türkiye’li güreşçiler damgasını vurdu. Seyircilerin tezahüratları arasında Kırkpınar güreşlerinde 3’lüğü bulunan Edirneli Ahmet Yavuz ile aslen Edirneli olan Selanikli Ayhan Çelik finale kaldı. Yavuz, rakibini ters düşürerek 2009 Tarihi Seçek Yağlı Güreşleri Başpehlivanı oldu. Üçüncülük kürsüsüne ise yine Edirne’den Soner Toto çıktı. Dereceye giren güreşçilere madalya, kupa ve para ödülü verildi. Mehmet Hilmi Kır Koşusu büyükler kategisinde ise birincilik Bulgaristan’a gitti. Şenliklere Edirne’den gelen 10 kişilik davulcu ve zurna grubu katıldı. Bu yılın Seçek ağalığını yapan Ruşenler köyünden Mehmet Çengel, kınalı koç eşliğinde 2010 yılı ağalık görevini Meriç ili Büyük Derbent köyünden Muharrem Caferoğlu’na bıraktı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here