Ana sayfa Arşiv SıBEL MUSTAFAOğLU: “HEM AZINLIğA HEM PASOK PARTıSıNE ZARAR VERıYORSUNUZ!”

SıBEL MUSTAFAOğLU: “HEM AZINLIğA HEM PASOK PARTıSıNE ZARAR VERıYORSUNUZ!”

32
0

Eşitliğe ılk Adım Listesi Başkanı ve Gümülcine Belediyesi Meclis Sekreteri Sibel Mustafaoğlu, son dönemlerde “şahsi çıkarları” nedeniyle azınlığı yaralayan açıklamalarda bulunan milletvekilleri Mandacı ve Hacıosman’ı uyardı. 19 Ocak Çarşamba gübü bir basın açıklaması yayınlayan Eşitliğe ılk Adım Listesi Başkanı Sibel Mustafaoğlu, Mandacı ve Hacıosman’ın azınlık kurumlarıyla ve şahıslarla kavgaya girişmelerinin, azınlık kurum temsilcilerine çamur atmalarının topluma hiçbir şey kazandırmayacağını belirtti. Azınlık okullarına öğretmen yetiştirilmesi amacıyla sadece azınlık öğrencilerinin eğitim göreceği bir kurum yerine “Karma Fakülte” projesini desteklediklerini ve Parlamento’da da seçilmiş müftülerin tanınması yerine “müftü seçimi” istediklerini açıklayan Mandacı ve Hacıosman’ı azınlığın haklarını savunmaya çağıran Sibel Mustafaoğlu, her iki milletvekilinin de azınlıkla PASOK hükümeti arasında verimli iletişimi oluşturamadıklarını vurguladı. Hem azınlığa hem de PASOK Partisi’ne zarar veriyorsunuz! Basın açıklamasında Mandacı ve Hacıosman’ın Atina’da farklı, Batı Trakya’da farklı konuştuklarının altını çizen Sibel Mustafaoğlu, milletvekillerinin bu yanlış tutumu yüzünden hem azınlığın hem de mensubu bulundukları siyasi partinin zarar gördüğünü belirtti. Söz konusu saldırıları yine “Gündem Değiştirmek” (!) amacıyla mı yapıyorlar? Mandacı’nın “Gündemi değiştirmek için Karma Fakülteyi sonuna kadar desteklediğimi söyledim” iddiasını da hatırlatan Eşitliğe ılk Adım Listesi Başkanı, şu an içerisinde bulunduğumuz ekonomik çıkmaz ve Batı Trakya’daki çiftçilerin ve esnafın sıkıntıları karşısında milletvekillerinin yine “Gündem Değiştirmek (!)” amacıyla mı bu saldırıları yaptıklarını sorguladı. Danışma Kurulu’nda imza attınız! Sibel Mustafaoğlu ayrıca, Mandacı ve Hacıosman’ı azınlığı yaralayan açıklamalardan sakınmaları çağrısında bulunurken, Danışma Kurulu’nun 27 Aralık 2011 tarihinde yaptığı toplantıda, SÖPA’nın yerine sadece azınlık öğrencilerinin eğitim göreceği bir kurumun açılması ve halihazırdaki seçilmiş müftülerin tanınması kararlarında Mandacı ve Hacıosman’ın da imzalarının bulunduğunu hatırlattı. ışTE SıBEL MUSTAFAOğLU’NUN AÇIKLAMASI Milletvekili Çetin Mandacı’nın 17.1.2011 tarihli Basın Açıklamasını hayretle okudum. Milletvekilleri Mandacı ve Hacıosmanın azınlık okullarına öğretmen yetiştirmek maksadıyla kurulmak istenen karma fakülteye çoğunluk öğrencilerinin de alınacağını sonuna kadar desteklemeye hazır olduklarını daha önce hepimiz basından öğrendik. Azınlığımızın asla kabul etmeyeceği bahsekonu görüşü açıkça kınayan Rodop- Evros SÖPA mezunları derneğine karşı ve ayrıca bütün SÖPAlı öğretmenleri de hedef alan açıklamalar yapan Mandacı yanlış yapmıştır. Mandacı ve Hacıosmanın azınlık kurumlarıyla ve şahıslarla kavgaya girişmeleri kurumlarımıza ve azınlık kurum temsilcilerine çamur atmaları topluma hiçbir şey kazandırmaz. SÖPA’ nın azınlık tarafından kabul görmeyen, dışlanan, yadırganan ve istenmeyen bir kurum olduğunu hepimiz yıllardır söyledik söylüyoruz. şu anda sadece azınlık çocuklarının eğitim gördüğü akademinin kapatılarak, çoğunluk öğrencilerinin de eğitim görebileceği ve azınlık okullarımıza tahin olabileceği sisteme sahip çıkmak çok daha büyük bir yanlıştır. Mandacı ve Hacıosman’ın bu talihsiz önerileri de tıpkı Cunta döneminde azınlığa sorulmadan kurulan SÖPA gibi azınlığımızca asla kabul edilemeyecek bir öneridir. Milletvekilleri SÖPA mezunu öğretmenler için açıklama çıkaracaklarına Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’ne mensup öğretmenlerin neden çalıştırılmadıklarının hesabını sormalıydılar. Azınlık milletvekillerinin görevi azınlık içinde var olan sorunları gerçekçi bir şekilde mensubu oldukları partiye ve dolayısıyla hükümete aktarmak ve bunların çözüme kavuşturulması yönünde mücadele vermektir. Değerli bir büyüğümüzün de dediği gibi, mevcut milletvekilleri azınlık insanına başka Atina’ya başka konuşmaktan vazgeçmeli. Her iki tarafa da doğruları söylemeli ve sorunları olduğu gibi aktarmalılar. Milletvekillerinin bu yanlış tutumu yüzünden hem azınlığa, hem de mensubu oldukları siyasi partiye zarar verdikleri kanaatindeyim. Milletvekillerinin görevi azınlık kurum ve kuruluşlarına saldırmak değildir. Görünen o ki milletvekilleri azınlığın % 90’ı PASOK partisine oy vermesine rağmen azınlıkla PASOK arasında verimli bir iletişim oluşturamadılar, sorunların çözümüne katkıda bulunamadılar. Beni rahatsız eden bir diğer durum da azınlığın şu an içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza her iki milletvekilinin de yeteri kadar değinmemeleridir ve özellikle çiftçilerin ve esnafın sıkıntılı günler geçirdiği bir dönemde bu konuda suskun kalmalarıdır. Belki de Mandacı’nın değimiyle söz konusu saldırılar “Gündem Değiştirmek” amacıyla yapılmaktadır. Ancak şu anda azınlığımızın içinde bulunduğu durum bunu kaldıramamaktadır. Batı Trakya Türk Azınlığı’nın karşılıklı söz düellosuna değil, her zaman olduğundan çok daha fazla birlik beraberliğe ihtiyacı olduğu bir dönemde bulunuyoruz. Son Danışma Kurulu toplantısında alınmış olan ve milletvekilleri’nin de imzalarını da taşıyan kararı tekrar hatırlatmak isterim. Bu karar doğrultusunda her iki milletvekili’nin de şahsi çıkarları yüzünden azınlığımızı yaralayan açıklamalardan sakınmaları gerektiğini hatırlatırım. EşıTLığE ıLK ADIM LıSTESı BAşKANI GÜMÜLCıNE BELEDıYE MECLıS SEKRETERı SıBEL MUSTAFAOğLU

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here