Ana sayfa Arşiv SEÇİLMİŞ MÜFTÜLERDEN BAŞBAKAN ERDOĞAN’A DESTEK “HEYBELİADA AÇILSIN SEÇİLMİŞ MÜFTÜLER TANINSIN”

SEÇİLMİŞ MÜFTÜLERDEN BAŞBAKAN ERDOĞAN’A DESTEK “HEYBELİADA AÇILSIN SEÇİLMİŞ MÜFTÜLER TANINSIN”

21
0

Yunan basını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Heybeliada Ruhban Okulu ve Batı Trakya Türk azınlığına ilişkin yaptığı açıklamalara geniş yer verdi. Batı Trakya Türkleri ise Erdoğan’ın açıklamalarını memnuniyet verici olarak değerlendirdi. Başbakan Erdoğan’ın Türk- Yunan ilişkilerinin sorunlu alanlarından azınlıkların talepleri konusunda yaptığı açıklamalar, Yunanistan’da yankılandı. Yunan basın yayın organları, Erdoğan’ın Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasını Batı Trakya’daki azınlıkla karşılıklılık konusu olarak ortaya koyduğunu yazdı. Diğer yandan Erdoğan’a cevap veren Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ise “bu konularda karşılıklılık ve ödeşme olamaz” iddiasında bulundu. GÜMÜLCİNE SEÇİLMİŞ MÜFTÜSÜ İBRAHİM ŞERİF’TEN ERDOĞAN’A TAM DESTEK Batı Trakya Türkleri, Erdoğan’ın açıklamalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Batı Trakya Türkleri’nin Başbakan Erdoğan’ın dürüst ve açık tavrından çok mutlu olduklarını kaydetti. 21. yüzyılda herşeyin net, rahat ve dürüstçe konuşulmasının çok önemli olduğunu ifade eden Şerif, açıklamalardan rahatsızlık duyulmaması gerektiğini belirtti. Azınlığın sıkıntılarının giderilmesi gerektiğini vurgulayan Şerif, “İstanbul Rumlarının sorunları gibi Batı Trakya Türklerinin sorunları da çözülmesi gerekir” dedi. Seçilmiş Müftü şunları söyledi: “İnsanlar dinlerini, dillerini, geleneklerini ve düşüncelerini özgürce ifade edip yaşayabilmeli. Bize Yunan vatandaşları olarak saygı gösterilmeli. Hem Türk hem de Yunan tarafı bu konuları samimi olarak düşünmeli.” “Kendine istediğin bir şeyi ötekine de isteme” geleneğinden geldiklerini kaydeden Şerif, İstanbul Rumları’nın sorunlarının aşılmasından yana olduklarını belirtti. Yaklaşık 20 yıldan bu yana halkın desteğine rağmen müftü olarak tanınmadığını hatırlatan Şerif, “Bu bir insanlık ayıbı. Bunun için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmek zorunda kaldık ve haklı çıktık” ifadelerini kullandı. İSKEÇE SEÇİLMİŞ MÜFTÜSÜ AHMET METE: “BÜTÜN AZINLIKLARIN HAKLARI VERİLSİN” Başbakan’ın açıklamalarının Batı Trakya Türklerini sevinçle karşıladığını kaydeden İskeçe Seçilmiş Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Ahmet Mete de, Atina ziyareti öncesi Erdoğan’ın bir kez daha azınlığın yalnız olmadığını net şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Mete, müftülerin seçimle göreve gelmeleri konusunda ümitlendiklerini kaydetti. Mete şöyle konuştu: “Vatanımız Yunanistan’dan ikinci adımın gelmesini bekliyoruz. Bizler bütün azınlıkların haklarının verilmesini istiyoruz. Dolayısıyla Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar faaliyete geçmesini destekliyoruz.” “Bu konuların çözümünün iki ülke arasında diğer sorunlar için de bir açılım sağlayabileceğini” vurgulayan Mete, “Batı Trakya Türk Azınlığı iki ülke arasında bundan önce olduğu gibi bundan sonra da köprü rolünü sürdürecektir.” şeklinde konuştu. YUNAN BASINI: “HEYBELİADA’NIN AÇILMASI MÜFTÜ SEÇİMİNE BAĞLI” To Vima gazetesi, “Müftüyü verin, Heybeliada’yı vereyim” başlıklı haberinde, “sıkı pazarlığa inanan” Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar açılmasını doğrudan “seçilmiş” müftülerin tanınmasıyla ilişkilendirdiğini yazdı. Erdoğan’ın Ruhban Okulu’nun tekrar faaliyete geçmesini, azınlığın dini özgürlükleri ile bağlantılı ele aldığını ve sıkı pazarlık yaptığını vurguladı. Erdoğan’ın Patrik ile müftü karşılaştırması yapmaktan kaçınmadığını kaydeden gazete, Erdoğan’ın Türkiye’nin Ekümenik Patrikin Türkiye’de ikamet etmeyenlerce seçilmesini anlayışla karşıladığını belirttiğini yazdı. Gazete, Ruhban Okulu’nun tekrar açılması konusunun ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında etkili şekilde gündeme geldiğini hatırlattı. Brüksel’de son dönemde değişik senaryoların konuşulduğunu belirten gazete, bunlar arasında Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin değerlendirileceği Aralık zirvesine kadar, Ruhban Okulu’nun tekrar açılması için baskı uygulanması, yıl sonuna kadar Rum gemi ve uçaklarına liman ve havalanlarının açmasının bulunduğunu belirtti. Gazete, Erdoğan’ın “eşitsizlikten” bahsederek, Rumlara vize uygulamasının kaldırıldığını ancak karşılık göremediklerini belirttiği ifade edildi. Elefteros Tipos gazetesi de, Erdoğan’ın 20 Haziran’da Yeni Akropolis Müzesi’nin açılışı vesilesi ile Atina’da yapacağı görüşme öncesi, Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar açılmasını müftülerin seçilmesiyle doğrudan ilişkilendirdiğini yazdı. “Erdoğan’ın ‘Trakya’daki vatandaşlarından’ bahsettiğini belirten gazete, Yunan hükümetine “Batı Trakya’da Türk kelimesine tahammül etmesi” çağrısında bulunduğunu da vurguladı. Açıklamaların Yunan tarafında etkili bir rahatsızlığa neden olduğu da savunulan haberde, Bakoyanni’nin “bu konularda karşılıklılık ve ödeşme olamaz” diyerek cevap verdiğini bildirdi. Gazete, Brüksel’den Erdoğan’a Patrikhane konusunda ilerleme sağlanması halinde, Kıbrıs Rumlarını da kapsayacak şekilde Gümrük Protokolünü genişletilmemesi halinde bile Aralık ayında sıkıntı oluşturmayacağı ya da sürenin uzatılabileceği mesajı verildiğini ileri sürdü. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın Heybeliada’nın tekrar açılması konusunu iç mesele ve insan hakları konusu olarak değerlendirdiğini belirten Elefteros Tipos, Bağış’ın “Heybeliada konusunda eğer bazı adımlar atılırsa, Yunan hükümeti de Batı Trakya’daki Türk kardeşlerimizin eğitim ve dini sorunları konusunu hassasiyetle incelemesi gerekir.” sözlerini aktardı. BAKOYANNİ’DEN SAVUNMA VE CEVAP Yunan Dışişleri Bakanı dün Erdoğan’ın açıklamalarına cevap verdi. Bakoyanni’nin açıklaması şöyle: ”Sayın Erdoğan, dini özgürlükler ve insan haklarına saygının, Türkiye’nin öncelikle kendi vatandaşlarına karşı sorumluluğu olduğunu iyi bilmektedir. Ayrıca Türkiye, AB’ye aday bir ülke olarak, gerekli ilkeler, kriterler ve ön koşullara uyma yükümlülüğünü üstlenmiş olduğu için bu hakları korumak durumundadır. Bu konularda mütekabiliyet ve karşılaştırmalar yapılması zamanımıza uygun bir yaklaşım değildir. Hele birbirine benzer olmayan şeyler arasında kıyaslama yapılıyorsa. Yunanistan, izlediği politikayla gurur duymaktadır. Trakya’da Lozan Anlaşması, uluslararası ve Avrupa hukukuna tam saygı çerçevesinde yasalar önünde eşitlik politikası uygulamakta ve bu uygulamaya derinlik kazandırmaktayız. Müslüman azınlığın konumunu desteklemek için olumlu önlemler alıyoruz. Ve son bir gözlem; Trakya Müslümanları Yunan vatandaşlarıdır ve bununla gurur duymaktadırlar.” Bakoyanni, “Erdoğan, Türkiye’nin vatandaşlarına karşı din özgürlüğüne ve insan haklarına saygının ilk ve ana sorumluluğu olduğunu çok iyi biliyor. AB üye adayı olarak da bu haklarını karşılayacağına söz vermiştir” ifadelerini kullandı. “Yunanistan’ın bu konularda uyguladığı politika sebebiyle mutlu” iddiasında bulunan Bakoyanni, “Trakyada hukuk ve vatandaşlık hakları konusunda eşitlik politikasını, Lozan Anlaşmasına ve Avrupa ve uluslararası hukuk çerçevesinde tam saygı uyguladıklarını ve derinliştirdiklerini” savundu. Müslüman azınlığın durumunu güçlendiren olumlu önlemler aldıklarını ileri sürdü.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here