Ana sayfa Salla Gitsin “SAVAş SONA ERDı VE BıZ KAYBEDENıZ”

“SAVAş SONA ERDı VE BıZ KAYBEDENıZ”

32
0

Yunanistan Deniz Kuvvetleri Onursal Komutanı Andonis Andoniadis’in kaleme aldığı yazıyı internet sitelerinde birinde gördüm ve hayretle okudum. Bir bakıma yazısında Yunanistan’ın ciddi doğrularına değinmiş. Yunanistan’ın bugün içine düştüğü ekonomik iflasa sürüklenmenin azda olsa nedenlerini sıralamış. Ama bana göre en önemlisini anlatmaya çalışmış. “Tehtid Doğudan Gelir” (Apili Eksanatolas) hastalığını, Savaşmak, silah alımı ve “Sert Ortodoksluk” kavramında yaşananları özetlemeye çalışmış. Sayın Komutanın yazdıklarını ben ılhan Tahsin olarak zaten yıllar önce yazdım ve katıldığım bazı toplantılarda dile getirmiştim. Bir bakıma özellikle ekonomik krizin geliş nedenlerinden bazıları bana yabancı değil. “Kime ve neye karşı çılgınca silahlanıyoruz” diye yazmıştım. Silahlanmanın ülkemiz Yunanistan’ın felaketi olacağını konusunda yazılarımla uyarmıştım. Bu alınan silahları, işe yarar veya yaramaz demir parçalarını, demir yığınlarını kim ödeyecek diye sormuştum. ıyi hatırlarım, Ülkemiz Yunanistan’ın, Türkiye ile silah alma yarışında yaptığı yanlış stratejisini görüyordum ama müdahale etmeye yönelik hiç şansım yoktu. Çünkü, ılhan Tahsin barışı, huzuru, iki ülkenin dostluğunu isteyen, ama taşrada yaşayan, ülke içinde Yunanlılarla eşit şartlarda biryerlere getirilmesi engellenen sade bir gazeteci olarak yapabileceğim pek fazla birşey yoktu. Neden yoktu? Yunanistan Harb Okulu’na alınmıyorum. Özel Kuvvetlere asla sokulmuyorum. Ben ülkem Yunanistan için değişik kimliğimden ırkımdan dolayı bir tehlikeyim. En azından öyle görülüyorum. Neden? çünkü ben Türk’üm ve ülkem Yunanistan, Türkiye’yi sürekli olarak topraklarında gözü olan bir saldırgan ülke olarak görüyor. “Barbar” halk olarak görüyor. Bugün bu halen devam ediyor. Baksanıza Cumhurbaşkanımız Karolos Papulyas’ın son söylediklerine. ıddia ettiklerimi, yazdıklarımı tescillemiyor mu? Oysa şunu isterdim. Aynen gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ki bu ülkelerde ayırım yapılmıyor. ınsanlara, vatandaşlara değer veriliyor. Ekonomik göçle değişik ülkeleri kendilerine vatan edinen insanların içinden Başbakanlar, Bakanlar, hatta Komutanlar çıkıyor. Biz ise ekomik göçle buraya yerleşenlerden değiliz. Biz burada asırlar öncesi vardık. Dolayısıyla bizim daha fazla hakkımız olması gerekirdi. Hadi bırakın daha fazlasını, Yunanlı komşumla eşdeğerde olsaydım, keşke öyle görülseydim beni idare edenler tafanından. Yunanistan’da keşke Yunanlılar gibi Yüksek rütbeli bir Komutan olsaydım ve Akdeniz Havzası’nda barışa katkım olsundu. Ülkem Yunanistan’ın, Anavatanımla düşmanlık duygularından uzak, silahlanmadan uzak, iyi ilişkiler içerisinde insanların sevgisi üzerine inşa edilen bir bölgede silahların namlusuna çiçek koyma fırsatını Cenab-ı Allah bana bir komutan olarak keşke nasib etseydi diyorum. Onun için, bir kez daha yazıyorum. Zararın neresinden dönersek kardır. Aşağıda okuyacağınız yazıda Komutan son olarak galiba bunu demek istemiş. Yunanca yazının çevirisini siz değerli okuyucularımız için yaptık. Umarım değer. Bakalım Komutan nasıl bir yazıyı kaleme almış. “SAVAş SONA ERDı VE BıZ KAYBEDENıZ” “Savunma Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın yeni sorunu galiba Korvet ve Fırkateynler. Kişisel olarak bu günkü mevcut ekonomik koşullarda zannedersem çok gerçek anlamı olmayan retorik ikilem olduğunu düşünüyorum. Genellikle silah sistemleri, öncelikle önlemek için eğer kaçınılmaz ise savaşın yürütülmesi için kullanılır. Ve birçok bela arasında savaş, kaybedenin ekonomik yoksullaşması ve iflasında baskın bir etkiye sahiptir ve kazananın taleplerine yenik düşmektir. Yunanistan’da bugün zannedersem herkes tarafından yapılan (medya, Parlamento, Kahvehanelerde) tüketilen stratejik analizde, çok az kişi farkına varmıştır ki, Yunan-Türk savaşı bakış açısıyla beslenen birçok kuşak Yeniyunanlılar, savaşın bittiğini ve tartışmasız kaybeden olduğumuzun farkında değil. Öte yandan şimdiye kadar egemenlik haklarımızı hibe etmememiz, bizim için olumlu olduğunu, mevcut durumda, uluslararası siyasi-ekonomik durumun mali açıdan güçlü ülkeler ve örgütlerin, IMF, A.B. ve herhangi bir niyetin, Euro para biriminin Dolar’a karşı güçlü olması için verilen “savaş”tan dolayıdır. Bizim savunma silahımızın cephaneler, tersane deniz üssleri, kışlalar, askeri havalanları olmadığını eğer zamanında fark etmezsek, Yunanistan’ın ekonomik refah ve kalkınma göstergeleri ile siyasi, sosyal ve ekonomik algılamaları gelişmemiş üçüncü ülkelerindeki gibi sınırlı kalır. Sonra yakın korkumun, Yunan-Arnavut, Yunan-Bulgar ve neden olmasın ki Yunan-Üsküp savaşlarınında kaybedilmesidir. Nihayet 21. yüzyılda gözlerimizi açmamız lazım. Uluslararası durum, bir ülkenin özel ağırlığı, kazanılan savaşlarla dışa yönelik askeri saldırılarla belirlenemez. Ancak uluslararası borsalarda oynanıyor. Çok iyi biliyorum ki Helenistik kökenimiz ve Eğitime sırtımızı döndük. Bunu Yunan-Hristiyan oluşumu uğruna yaptık. Ancak Klasik Yunanlılara yeniden bakılmasını bir deneseydik “Sofoklis” kehanet tavsiyesinde, “komşumuz ile barış olmalı, hatalarımızla savaşmamız gerek”. Bayramdan sonra da olsa onu dinleyelim, çünkü bitmeyen zamansız hatalarımızdan sonra barış ve birliktelik zorunluluğu var. Tüm bu sayıklarımdan sonra, Korvet ve Fırkateynler bir sorun olarak kalmaya devam ediyor mu? Deniz Kuvvetleri’nin eski bir Komutanı olarak, yaşlı Filomuzun yeni birimlerle ihtiyaç gereği yenilenmesini destekleyen en ateşlilerinden biriydim. Ben, tek seçme kriterinin en ekonomik çözüm olması gerektiğini düşünüyorum. Bu da bize uluslararası düzeyde siyasi ve ekonomik iyileşme açısından en güçlü ve devamında ulusal yaşamda ayakta kalmayı sağlayacaktır. Geminin teknik özellikleri ve silah sistemleri hakkında yapılan suçlamalar, bana göre belki iyi niyetli, ama derinliği olmayan marjinal görüşlerin algılamaları, tek amacı, hatta istemsiz, aracıların tabii ki siyasi partilerinde kasalarında kara paranın birikimiyle son buluyor. Savaş sona erdi, herhangi enkazımızı toplayalım.” “Ο πόλεμος τελείωσε…Και είμαστε ηττημένοι”. ‘Αρθρο του επίτιμου Α/ΓΕΝ Α.Αντωνιάδη. Ο πόλεμος τελείωσε, ας μαζέψουμε τα όποια συντρίμμια μας. *ΑΝΤΩΝΗΣ ΑΝΤΩΝΙΑΔΗΣ Επίτιμος Α/ΓΕΝ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here