Ana sayfa Batı Trakya Haberler SANDIKTA, “BİZ YÖNETEMEDİK, SİZE GERİ VERİYORUZ” DERSEK BİZE KARGALAR GÜLER!

SANDIKTA, “BİZ YÖNETEMEDİK, SİZE GERİ VERİYORUZ” DERSEK BİZE KARGALAR GÜLER!

14
0

Sevgili soydaşlarım, kardeşlerim, dindaşlarım, uzun zamandan beri yazılı basını ekonomik olumsuzluklardan dolayı çıkaramamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Ama bir an olsun internet üzerinden 24 saat aralıksız BİRLİK Gazetesi’nde anı anına Batı Trakyamızda ve Balkanlar coğrafyasında yaşanan gelişmeleri size aktarıyor ve bundan sonra da ALLAH bizlere ömür verdikçe, güç ve sağlık verdiği müddetçe sizlere birlikte olmaya devam edeceğiz inşallah.

SANDIKTA, “BİZ YÖNETEMEDİK, SİZE GERİ VERİYORUZ” DERSEK BİZE KARGALAR GÜLER! başlığı ile sizlerin huzurunda olmanın mutluluğu içindeyim.

Soydaşlarımın, kardeşlerimin, dindaşlarımın “şimdi söz bizde, bakın görün biz herkesin haddini sandıkta bildiririz” hakkını kullanmasına artık geri sayım başladı. Malumunuz ve hepimizin bildiği üzere, ülkemiz Yunanistan’da 18 Mayıs 2014 tarihinde Yerel Seçimler yapılacak. Bu seçimlerde listelerin yanısıra aday patlaması var. Başını nereye çevirsen illa ki bir adaya rastlıyorsun. Olsun, bunlar demokrasinin çok renkliliği ve güçlü demokrasi için geçerli.

Ancak, bir de bizim kendi değerlerimiz, kendi haklarımız, kendi görüşlerimizi sandığa ve sırasıyla da yönetim şekline yansıtacak arzularımız var. Yıllardan beri “hakkımızı yediler, bizi kapıdan bacadan tekme tokat kovdular, bize ikinci sınıf vatandaş muamelesi yaptılar” diye sitem ettiğimiz o karanlık yılların ağızdan ağıza hepimizin az veya çok dolaştırdığımız söylemler var ya, evet “artık onlar geride kaldı, biz de söz sahibiyiz, biz de yönetebiliriz” diyorsak, dışlanmışlığın altında ezilmek istemiyorsak, çalacağımız kapının açıldığında koltukta oturanın yüzünde kendimizi görmek istiyorsak gerekeni ve üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmamız lazım.

Kişisel kırgınlıklar yaşamın temelinde ve her alanında mevcut. İnsanoğlu kişisel kırgınlıkları, toplumsal çıkar ve değerlerin önünde tutması halinde inanın o toplumun ne bugünü, ne yarını, ne de geleceği bize yaraşır ve yakışır şekilde asla olamaz. Kişisel egolarımızın, birbirimize yönelik kırgınlılarımızın tatmin olması uğruna, bir hırs uğruna önce kendimizi, sonra evlatlarımızı ve torunlarımızın geleceğini esaret altında değişik bir zihniyet uygulamasında yaşamaya mahkum ederiz, sakın unutmayalım.

“Bizim Vali” söyleminin getirdiği ve bizlere yaşattığı uygulama neticesinde “Bizim Vali”nin bizim olmadığını açıkça gösterdi. Azınlık sorunlarını, haklarımızı demek sitedim, verilmesi gerekenleri bir tarafa bırakalım, ülkemiz Anayasasının da belirttiği üzere vatandaşlık hakları uygulamasında nelerin bize verildiğini ve kısıtlandığını hepimiz yaşadık.

Cunta dönemi ve sonrasında Batı Trakya’yı evlatlarının uğruna daha iyi yarınlar için zoraki ayrılıkları az çok hepimiz ailemiz, yakınlarımız ve komşularımızda yaşadık. Şimdi bana belki bu yazıyı okurken, “bu neden bahsediyor?” diye soranlarınız olacaktır özellikle yeni jenerasyondan kardeşlerim. Evet, 1967 Cuntası’nın Türklerin yoğun olarak yaşadığı Belediyelere tayin ettiği “KATİPLER” i hatırlayalım, bir gecede insanlar kırmızı kalemle Belediyelerdeki var olan kütüklerden vatandaşlılarından bir çırpıda silindi. Akrabalarımız ve komşularımız vatandaşlıklarını kaybettiler. Burada kalan yakınları Belediyelere giderek arkasını aradıklarında kapılardan kovuldu.

Neden mi?

Katip Cuntacı, Belediye Başkanı Yunanlı, bazı “işbirlikçileri” de vardı bizlerden. Ama onlar işbirliği yapmalarına rağmen gerektiğinde onlara şu sözlerle cevap verdiler, “SEN TOPLUMUNU SEVSEYDİN TOPLUMUNLA BİRLİKTE OLUR, TOPLUMUNU SATMAZ VE BİZİMLE İŞBİRLİĞİ YAPMAZDIN, SENDEN BİZE HAYIR GELMEZ” derlerdi.

Bizleri seçim maratonu yolunda adeta bir koyun sürüsü misali istediği yoldan istedikleri yola sürükler yürütürlerdi. Hedef belli, yöneten Yunanlı Belediye Başkanı, yönetilen ikinci sınıf MUSULMANAKİA! 

O günlerin ezikliği, baskısı günümüzde belki iyi derecede algılanmıyor olabilir, kırgınlıklar ve egolarımızın tatmini, ekonomik rehavetin vermiş olduğu cesaret ve bağımsızlık bizi bizden olmayan saflara doğru itebilir, gücümüzü toplumumuzdan bir kardeşimize karşı kullanarak güçlü olduğumuzu ispat etmeye çalışabiliriz, ama bir şeyi unutmayalım, bana benim insanımın açtığı kapı ve açılan o kapının arkasında benim insanımın görüntüsü lazım.

“Sadece görüntü karın doyurmuyor, hizmet istiyoruz” diyenlere de cevabım acizane fikrimle şu olacaktır, “Atina merkezli ayırım ve kayırımlarla, yaptırımlarla güçsüz olduğumuz görüntüsünü kendi insanımıza empoze etmeye çalışanlara karşı, güçlü olduklarını zannedenlere, BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI’nın bağrından çıkan ve siyaset yapmak isteyen kardeşlerimize ikinci sınıf yönetici damgasını vurarak toplumu kontrol altına alarak ezmek isteyenlere cevabımız SANDIKTA olmalıdır.

Unutmayalım kardeşlerim, “elden olsun varsın başkasının olsun, ammaaa benden olsun da ta kendimin benim içimin içi olsun”.

UNUTMA SAKIN HAAAA,

SANDIKTA, “BİZ YÖNETEMEDİK, SİZE GERİ VERİYORUZ” DERSEK BİZE KARGALAR GÜLER!

İlhan TAHSİN

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here