Ana sayfa Batı Trakya Haberler “TARİHTEKİ İLK TÜRK CUMHURİYETİNİN ONUR VE ŞEREFİNİ YAŞIYORUZ”

“TARİHTEKİ İLK TÜRK CUMHURİYETİNİN ONUR VE ŞEREFİNİ YAŞIYORUZ”

17
0

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Av. Necmettin Hüseyin yayınladığı mesaj ile 31 Ağustos 1913’te kurulan tarihteki ilk Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 103. yılını kutladı.

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Av. Necmettin Hüseyin yayınladığı mesaj ile 31 Ağustos 1913’te kurulan tarihteki ilk Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 103. Yılından Batı Trakya Türk Cumhuriyetinin kurucularının torunları olarak, kahraman dedelerimizi ve o günleri tarihte bir realite olarak anarken, tarihteki ilk Türk Cumhuriyetinin bugün yaşadığımız Batı Trakya’da kurulmasının onur ve şerefini yaşıyoruz dedi.

Genel Başkan Hüseyin; “Tarihte kurulan ilk Türk Cumhuriyeti’nin 103, Balkanlardaki Türk varlığının 661. yılında; Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, 31 Ağustos 1913’te Meriç ve Karasu nehirleri arasında kalan bugünkü Batı Trakya (Gümülcine, İskeçe, Dedeağaç) ve bugünkü güney Bulgaristan’daki Kırcaali en kuzeyde kalacak şekilde, batıda Paşmaklı ve doğuda Ortaköy’den Yunan sınırına kadar olan bölgeyi içine alacak şekilde kurulmuştur. Tarihte ilk Türk Cumhuriyeti olma özelliği taşıyan devletin kendi ordusu, bayrağı, pulu olmuştur. Bayrağı siyah, yeşil ve beyaz renkler üzerinde hilal ve 3 yıldızdan oluşur. 56 gün süren devlet Yunanistan’ın desteğiyle kurulmuştur. Nitekim, devlete son verildikten sonra, Osmanlı Devletiyle Bulgaristan arasında 29 Ekim 1913’te İstanbul Antlaşmasının imzalanmasıyla Batı Trakya Bulgaristan’a bırakılırken, Yunan Devleti Batı Trakya Türklerine Karşı Olan Sorumluluklarını 14 Kasım 1913’te Osmanlı Devletiyle imzaladığı Atina Antlaşmasıyla taahhüt altına almıştır. Böylece, Yunanistan’da yaşayan Batı Trakya Türkleri Helen kökenli Yunan vatandaşlarıyla sosyal, kültürel, ekonomik ve dini özgürlükler açısından eşit statüye sahip olmuştur. Dilimizin Türkçe olduğu teyit edilmiştir.

Keza, Lozan Antlaşması, Batı Trakya’da yaşayan Müslüman Türk azınlığın haklarını tekrar garanti altına almaktadır.

Bizler Diyoruz Ki; Batı Trakya Türk Cumhuriyetinin kurucularının torunları olarak, kahraman dedelerimizi ve o günleri tarihte bir realite olarak anarken, tarihteki ilk Türk Cumhuriyetinin bugün yaşadığımız Batı Trakya’da kurulduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz. İşte bu yüzden, Batı Trakya’daki bugünkü Türk ve Müslüman kimliğimiz inkar edilemez bir gerçektir.  Bunu görmezden gelen inkar politikaları, mücadelemiz karşısında muhakkak bir gün iflas edecektir.

1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan antlaşmasında, Batı Trakya Türkleriyle ilgili maddeler, Yunan devletinin yükümlülükleridir. İmzacı devletlerden çok, bugün aynı zamanda AB vatandaşı olan kendi vatandaşlarına karşı yerine getirilmesi zorunlu olan yükümlülükler görmezden gelinemez.

Bu sebepledir ki; bir kez daha ifade etmek gerekirse 15 Temmuzda Türk Milletinin geleceğine yönelen saldırıda toplumsal direnişin olgusunu tüm dünyaya ispat eden bir toplumun parçası olarak Batı Trakya’daki Türklük gerçeğini göz ardı edenlere de bunun doğru bir mesaj olarak algılanması gerektiğini düşünüyoruz. Yine bu yıl 24 Temmuz da DEB Partisi tarafından organize edilen hak arama yürüyüşünün de doğru okunarak köklü bir kültüre sahip olan insanımızın tüm çabalara rağmen asimile edilmesinin mümkün olamayacağı görülmelidir.  Zorluklar karşısında sabrını sonuna kadar koruyan bu güzide topluluk 1988 yılında BİZ TÜRKÜZ diye haykırarak gerektiği durumda net bir tavır olarak sergilediğini gösterdiği gibi 1913 yılında kurulmuş tarihteki ilk Türk Cumhuriyetinin canlı hatıraları olarak varlığını sürdürmeye devam etme kararlılığındadır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Uluslararası güvence ile garantör ülkelerin tescil ettiği legal, haklı ve insan hakları çerçevesindeki mücadelemizin insanlık var oldukça ve Büyük Türk milleti var oldukça devam edeceğini, kamuoyunun bilgisine sunarız” dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here