Ana sayfa Arşiv MİLLETVEKİLİ MANDACI’DAN VAKIF MALLARI İDARESİ HAKKINDA İLGİLİ BAKANLARA SORU ÖNERGESİ

MİLLETVEKİLİ MANDACI’DAN VAKIF MALLARI İDARESİ HAKKINDA İLGİLİ BAKANLARA SORU ÖNERGESİ

20
0

İskeçe İli PASOK Partisi Milletvekili Çetin Mandacı, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın çeyrek asırlık denilebilecek Vakıf idaresi sorunu hakkında Yunanistan İçişleri Bakanı, Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanı, Dışişleri Bakanlarına yönelik soru önergesi verdi. Mandacı, ilgili Bakanlara yönelik verdiği soru önergesinde, azınlığın kanayan yarası denilebilecek vakıf idareleri hakkında var olan kanunun geçerlilik süresini ve azınlık vakıf mallarının kayıtlarının ne durumda olduğunu sordu. Milletvekili Mandacı’nın verdiği soru önergesi aynen aşağıdaki gibidir. Çetin Mandacı İskeçe İli PASOK Milletvekili SORU Sayın: İçişleri Bakanı Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanı Dışişleri Bakanı KONU: VAKIF MALLARI İDARESİ Vakıf mallarının yönetim ve idaresinin düzenlenmesi uzun yıllardır askıda kalmaya devam eden bir davadır. Sonuç olarak da, vakıf mallarının, dolayısıyla da ekonomik ve sosyal boyutta, azınlık fertlerinin aleyhine saydam olmayan bir idare sistemi süregelmektedir. Vakıf mallarının seçilmiş kişiler tarafından idare edilmesi, 1967 yılından itibaren askıdadır; dikta rejimi, o zamana kadar uygulanan 2345 nolu yasanın hükümlerini iptal ederek bugüne kadar devam eden tayinli idare yönetimlerini dayatmıştır. Maalesef, o zamandan bu yana, bu sorunun çözümlenmesi yönünde yapılan yasal girişimler sonuç vermemiş ve azınlığın beklentileri karşılıksız kalmıştır. Her ikisi de Yeni Demokrasi hükümetinin yasaları olan, hem 1091/1990 nolu yasanın hem de son olarak 3647/2008 nolu yasanın özellikleri, belirsizlikler, geçiştirmeler, yarım yamalak işlemler ve kasıtlardan ibarettir. 3647 nolu yasanın bazı hükümleri ile ilgili olarak, Meclisin gerek komisyonunda gerekse genel kurulunda bildirilen bulgulara, itirazlara ve kuşkulara hükümet ve yetkili Bakan kulaklarını tıkamıştır. Bir önceki yasa gibi, bu Yasanın da pasif kalmaması ve geliştirilmesi için sunulan belgeli öneriler reddedilmiştir. Özellikle 10. Madde’nin 2. Parağrafı ve 19. Madde’nin 1. Parağrafı hükümlerinin, vakıf mallarının yönetim ve idare özerkliğine ters düştüğünü ve böylece vakıfların param parça olmasına yol açtığını bizzat kendim, yapmış olduğum meclis konuşmamda (6 ve 7 Şubat 2008) belirtmiştim. İlk hüküm ters düşmektedir çünkü, Doğu Makedonya ve Trakya Bölge Genel Sekreteri’ ne İskeçe (Ksanşi), Gümülcine (Komotini), ve Dimetoka (Didimoşio) belediyelerine Özel İdare Kurulu tayin etme yetkisi veriyor, ikinci hüküm ise, yüzyıllarca süregelen geleneği bozarak- taşınmaz okul vakıflarının denetim ve idaresinin yetkili encümen heyeti tarafından gerçekleşmesini öngörüyor. Azınlıktan ve diğer muhalefet partilerinden gelen geniş kapsamdaki tepkilere rağmen, iktidar partisinin çoğunluğu 3647 nolu Yasayı onaylamıştır. 3647 nolu Yasanın 24. Maddesi’nin 1. Parağrafı, işbu Yasanın, cemaat heyetlerinin görev sürelerinin sona ermesiyle geçerliliğini öngörür. 2/2007 Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre (Resmi Gazete ‘A, 2.1.2007 ), tayinli Cemaat Heyetleri’nin 30 kasım 2006’da sona eren görev süresi iki yıl daha arttırılarak 30 kasım 2008’e kadar uzatılmıştır. Bu şekilde de, tayinli Cemaat Heyetleri’nin görevi bundan aylar önce sona ermiştir. Tayinli Cemaat Heyetleri tarafından yürütülen idarede, belirsizlik ve kötü yönetim olduğu ve bu şekilde devam ettiği için, Bazı arazilerin değiş tokuşundan söz edildiği, arsaların ipotek verildiği, taşınmazların kiralandığı ve bütün bunların tam bir belirsizlik rejiminde gerçekleştiği için, İdare Kurulları’nın mal varlığını ve 1967 yılından bugüne kadar yapılan değişiklikleri hiç kimsenin bilmediği için, İyi yönetilen ve düzenli olan bir Devletin, belirsizliğe ve yetkinin kötüye kullanılmasına, bu her nerede uygulanıyorsa, göz yummaması gerektiği için, Örneğin, taşınmaz vakıf mallarının satılması gibi, bazı hükümler, İslâm Hukuku’na ve İslâm geleneklerine ters düştüğü için, Son olarak da, bazı hükümler, Lozan Antlaşması’nın öngördüğü şekilde, vakıf mallarının ait oldukları kişiler tarafından kendi idare ve kendi yönetim hakkını, sabote ettiği için, Sizlere soruyoruz: Konunun gerçek anlamda çözüme kavuşması için yasal düzenlemelere gitmeye niyetli misiniz? Görev süresi sona ermiş olan tayinli cemaat idarelerinin görev süresini uzatan herhangi bir karar var mı? İskeçe Belediyesi cemaat idaresinin mal varlıklarının kaydı yapıldı mı? Atina, 29 Nisan 2009 Soruyu yönelten milletvekili Çetin Mandacı

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here