Ana sayfa Arşiv MİDİLLİ’DEKİ YALI CAMİİ YİNE YUNANİSTAN’DAKİ TARİHİ ESERLERİ GÜNDEME GETİRDİ.

MİDİLLİ’DEKİ YALI CAMİİ YİNE YUNANİSTAN’DAKİ TARİHİ ESERLERİ GÜNDEME GETİRDİ.

26
0

Yunanistan’da Osmanlı döneminden kalan tarihi eserler, camiler, medreseler, tekkeler, türbeler birer birer satılıp işyeri veya kilise olurken, Yunanistan ve Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye’deki kiliselerin belli başlı dini bayramlarda ayin yapılması için onarılması isteniyor. Bu talihsiz eserlerden biri de Midilli adasında 1805 yılında İzmirli Hasan Paşa adına yaptırılan Yalı Camii. Yalı Camii’nin dükkana çevrilmesinin ardından içine tuvalet yaptırılması tepkiye neden olmuştu ve halen de tepki toplamaya devam ediyor. 1923’te Lozan Antlaşması’nın öngördüğü Nüfus Mübadelesi’nden önce Türklerin yaşadığı Epano Skala (Yukarı Merdiven) köyünde minaresi yıkılmış, kubbesi ise zarar görmüş durumda olan Yalı Camii, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1998 yılına kadar kasap dükkanı olarak kullanılmıştı. Yunanistan’da tüm ibadeşanelerin tarihi eser statüsünde olmasını öngeren yasa geriye dönük olarak işlemediğinden özel mülkiyet haline getirilmiş Günümüzde halen hazırda Yalı Camii, bir Yunanlı tarafından zirai malzemeler ve gübre satan bir işletme olarak kullanılmaktan kurtarılamıyor. Aynı durum Yunanistan’ın Preveze kentinde de devam ediyor. Caminin kapıları pencereleri kapatılmış ve etrafında küçük antika eşyaları saten ve kahvehane olan işyerleri çalıştırılmaya devam ediyor. Benzeri durum da Drama’da yaşanıyor. Eskiden Drama Zindanları olarak bilinen yerde şimdi Drama’nın Adliye Sarayı hizmet veriyor. Hemen karşısında olan ve Bey Camii olarak bilinen cami Drama belediyesi tarafından satın alınmış restore edildikten sonra gençlerin faliyetlerine sunulacak günü bekliyor. Caminin ana giriş kapısı kapatılmış ve önünde çeşitli malzemelerin satıldığı işyerleri mevcut. Bu yukarıda saydıklarımız ve ancak haber yapabildiklerimizden bazıları. Yunanistan genelinde var olduğu ileri sürülen 3.500 ve üzeri Osmanlı eseri ya zamanın acımasızlığına terkedilmiş veya yıkılıp yerine spor kompleksi veya düğün salonu kurulmuş. Uluslararası anlaşmalara göre tarihi eserlerin korunması ve restore edilmesi gerekirken, bu gün Yunanistan’da bu tarihi eserler yok olmaya yüz tutmuş. Bir an önce uluslararası tarihi eserleri koruma örgütlerini göreve davet ediyoruz. Sözkonusu camiyle alakalı bir gazetenin sorularını yanıtlayan Midilli Valisi Pavlos Vogiatzis, „Burası özel mülkiyet olduğu için devletin satın alması ya da birilerinin satın alıp devlete vermesi gerekiyor. Bunu birlikte yapabiliriz. Türkiye ve İzmir’le çok iyi ilişkilerimiz var. Eski bir tarihte Yalı Camii özel mülk olarak değerlendirilmiş. Dolayısıyla devletin bunu satın alması gerekiyor. Yalı Camii’nin sahibi de burayı satmak istiyor. Bunu devletin (Türk ya da Yunan) sağlayacağı destekle yapabiliriz. Önemli olan bu eserlerin tarihi yapısına uygun biçimde korunabilmesidir. Biz de bunları birlikte orijinal şekilde restore etmeyi isteriz. Ancak bu şu aşamada çok kolay görünmüyor. Hele de Türkiye Avrupa Birliği’ne girmeden. Çünkü, bu durumda Türkiye ortak fonlara katkıda bulunabilir” dedi. KABUL EDİLEMEZ Yalı Camii’nin önce dükkana dönüştürülmesi sonra da içine tuvalet yapılması din adamları ve sivil toplum kuruluşlarının de tepkisini çekti. Uluslararası Mimari Verasetin Korunması Örgütü (ICOMOS) Yunanistan Şubesi Başkanı Nikos Agriandonis, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyleyerek, konuyu uluslararası örgütlere ihbar edeceklerini belirtti. Midilli Metropoliti İakovos da, ibadet yerlerinin kime ait olursa olsun herkesçe saygı görmesi gerektiğini kaydetti. Bir yandan da kamuoyunda 1998 yılına kadar kasap dükkanı olarak kullanılan ve bu tarihte Yunanistan Tarihi Eserleri Koruma Dairesi’nin girişimleri ile boşaltılarak koruma altına alındığı belirtilen Yalı Camii’ne nasıl dükkan ruhsatı verildiği tartışılmaya başlandı. ATiNA’DA DA TARTIŞMA YAŞANMIŞTI Osmanlı’nın hayli düzenli bir biçimde tuttuğu kayıtlara göre, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı tarihte bu ülkede 3 bin 370 Türk eseri bulunuyordu. Bunlardan 2 bin 336’sı cami ve mescit olmakla beraber 315 medrese, 7 mektep, 307 darulkurra, 65 tekke, 65 imaret, 171 han, 134 hamam, 22 köprü, 10 kale, 10 kervansaray, 10 çeşme, 6 su kemeri, 5 saat kulesi ve 142 muhtelif eser hizmet veriyordu. 4’Ü AYAKTA KALDI Başkent Atina’da ise 15 ayrı cami vardı. Ancak, bunlardan sadece 4’ü ayakta kalmayı başardı. Mustafa Ağa Camii bugün Atina’da Osmanlı döneminden kalan en önemli miras olarak kabul ediliyor. Atina’da ayrıca, Fatih Camii, Aşağı Çeşme Camii ve Kale Camii yer alıyor. Mustafa Ağa Camii’nin ibadete açılması konusunda da Yunan kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmıştı. BUGÜNE NASIL GELiNDi? Midilli’deki Yalı Camii 1805 yılında İzmirli Hasan Paşa adına yaptırıldı. Caminin minaresi, nüfus mübadelesinin yaşandığı 1923 sonrası Türklerin adayı terk etmesinin ardından yıkıldı. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1998’e kadar kasap dükkanı olarak kullanılan cami, bir süre Yunanistan hükümeti tarafından korumaya alındı. Hükümetin çıkardığı yasayla tüm ibadeşaneler tarihi eser statüsüne alınmasına karşın, özel mülkiyet olduğu için Yalı Camii, bu kapsama alınamadı. Caminin mülkiyetini elinde bulunduran kişi, 2003 yılında camiyi zirai malzeme ve gübre satan birine kiraladı. Yalı Camii’nin içine tuvalet yapıldığı yönündeki son haber de hem Yunan basını ve kamuoyunda hem de adaya gidip gelen Türkler arasında tepkilere neden oldu. YALI CAMİSİ’NE DENİZLİ’DEN DESTEK Yunanların korunmaya alınması maksadıyla seferber olduğu 203 yıllık Yalı Camisi’nin eski haline dönüştürülmesi için Faber Mermer’in sahibi Denizlili işadamı Yasin Cinkaya, harekete geçti. Caminin tüm mermer ihtiyacını karşılayabileceğini belirten Cinkaya, caminin restorasyonu için Faber Mermer’in tüm imkanlarını seferber edeceğini açıkladı. Cinkaya, „Haberi okuyunca çok üzüldüm. Adeta içim cız etti. Sosyal sorumluluk sahibi bir firma olarak, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmamız gerektiği düşüncesindeyim. Faber Mermer, olarak tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz. Caminin restorasyonu ve kurtarılması için tüm mermer ihtiyacını Faber Mermer, karşılayacak. Üstümüze düşen görevi yerine getireceğiz. Yalı Camisi, Yunanlıların değil bizim. Devletimize ve işadamlarına da düşen görev, onları kurtarmak için destek vermektir. Cami, Yunanistan değil de Güney Afrika’da da olsa, Arabistan’da da olsa yine aynı şeyi yapardım. Gençler olarak milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmamız gerekir. Bunu yapmayacaksak, yaşamayalım daha iyi. Camiyi o halde bırakmak bizim ayıbımızdır. Bize düşen kısmını yapmayı biz taahhüt ediyoruz. Yunanistan’a karşı bir sempatim var. Yaklaşık 7 yıl önce Moschou Dimitris adlı bir Yunanlı işadamı ile tanışarak, birbirimize kartlarımızı verdik. Aynı gün gece beni 112 Acil Servis aradı. Dimitris’in cebinde kartımı bulmuşlar. Sadece merhaba dediğimiz biri için hemen hastaneye koştuk. Tedavisinde yardımcı olarak, sabaha kadar başında bekledik. Türk misafirperverliğini ona gösterdik. Buradaki tedavisi bitince ülkesine geri döndü. O gün bu gün çok güzel bir dostluğumuz başladı. Yunanistan’daki caminin kurtarılması için bu dostluğun etkisi de var” Dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here