Ana sayfa Batı Trakya Haberler MEHMET YILMAZ : “İNSANLARA, YÖREDEKİ DOĞALLIĞA, TARIM ÜRÜNLERİNE, YAPILMAKTA OLAN HAYVANCILIK FAALİYETLERİNE...

MEHMET YILMAZ : “İNSANLARA, YÖREDEKİ DOĞALLIĞA, TARIM ÜRÜNLERİNE, YAPILMAKTA OLAN HAYVANCILIK FAALİYETLERİNE EN UFAK BİR ETKİSİNİN OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.”

10
0

Uzun zamandan beri bölgemizi de yakından ilgilendiren Meriç iline bağlı Güreci bölgesinde süyanürle altın arama çalışmalarına ilişkin Birlik gazetesi olarak Türkiye’deki TÜPRAG Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Eldorado Gold) Şirket Müdürü Mehmet Yılmaz ile 28 Ağustos 2012 tarihinde bir söyleşi yaptık. Şirket Müdürü Mehmet Yılmaz konuyla ilgili olarak başta insan sağlığından, doğaya ve çevreye etkinlerine yönelik bir çok konuda açıklamalarda bulundu.

Birlik Gazetesi: Öncelikle kısaca biraz kendinizi tanıtır mısınız?

Mehmet Yılmaz:

“Başta Güney Afrika olmak üzere Brezilya, Meksika, Kanada ve Amerika’da gerek çalışma amaçlı, gerekse eğitim amaçlı, tam 25 yıla aşkın bir süreyle bu konuyla ilgileniyorum. Şu anda Eldorado Gold’un Türkiye’deki işletmelerinin Türkiye Direktörü’yüm. Şu ana kadar altın madenciliği konusunda yaklaşık 100’ün üzerinde altın madenini ziyaret etmiş bulunmaktayım. Bu anlamda bu işi kendimizi meslek edindikten sonra bu işle iştigal etmekte, bir de çocuğum var.”

Birlik Gazetesi:Bölgemizde güreci köyünde var olduğu söylenen altın madeni konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Mehmet Yılmaz:

“Şimdi Güreci (Perama) köyü yakınlarında tespit edilmiş olan bir altın yatağının işletmeye açılması, buradaki Yunanistan’daki kanun ve mevzuatın bütün gereklerini yerine getirerek açılması sözkonusu. Bizim Eldorado Gold şirketi uluslararası ölçekte altın madenciliği yapan bir firmadır. Bu şirketin dünyanın değişik yerlerinde halen işletmekte olduğu altın madenleri var. Bunlar Türkiye’de iki tane; biri İzmir Efem Çukuru, biri de Uşak Kışladağ altın madenidir. Çin’de dört tane altın madeni. Brezilya’da bir tane demir madeni. Yunanistan’da da dört tane proje var. Bunlardan bir tanesi de Perama altın madeni projesi ve şu anda işletmede değil. Bizim düşüncemiz şu madencilik sektörü, emek yoğun bir sektör. Köylünün ayağına iş imkanı götüren bir sektördür. Özellikle yaşanmakta olan sıkıntıların, yöre insanının sıkıntılarının giderilmesi anlamında, bu projenin çok büyük önem arz ettiğini düşünüyoruz. Yeraltında duran yaklaşık 30 ton altının bu günkü ons fiyatları, 1 ons altın 31 gramdır. Aşağı yukarı 1670 dolar mertebesindeyse, bu altının yeraltında yatmasının hiç kimseye faydası yok.”

Birlik Gazetesi: Peki bu altının öncelikle insan sağlığına ve daha sonra diğer doğa koşullarına uzun vadede ne gibi zararları var, bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Mehmet Yılmaz:

“Burada çok önemli bir konu var. Bu altını üretmek iyi güzel de, çevreyi ve insanları nasıl koruyacağımızı da belirtmek isterim. Şimdi yörede yaşayanların öncelikle insan olduklarını gözden kaçırmamak lazım. Dünyanın neresinde bu işi yaparsanız yapın, canlıya hiç bir şekilde, bir etkisinin, olumsuzluğunun olmadığı, olmayacağını garanti etmeniz gerekir. Bunun içinde sizlere örnek vermek isterim Türkiye’deki işletmelerimizde şu ana kadar yaşanmış olan en ufak bir olumsuzluk ve çevresel etki, insanlara, bitkilere ve hayvanlara bunların olumsuz etkilerinin olmadığının kanıtı ortadadır. Valiliklerin yapmış olduğu izleme ve denetleme komisyonları ayda en az iki kez gelip havadan, sudan ve topraktan numuneler alırlar, yapılan analizler sonrası en ufak bir etkinin olmadığının ortaya koyulmasıdır ve önemli olan budur. Bizim açımızdan yörede kim yaşıyorsa, soydaşlarımızda olabilirdi, bir başkası da olabilirdi. Ama insan insandır. İnsanın etkilenmemesi çok çok önemlidir. Hatta oradan fayda da sağlaması gerekir. Yani sizin bahçenizden altın çıkıyor ve birileri gelip onu işletiyor, ama size hiç bir faydası yok. Bunun bir anlamı olmaz, dolayısıyla bizim sloganımız hep şudur: Önce insan, ondan sonra çevre ve ondan sonra para kazanmak. İnsan ve çevreyi sağlama aldıktan sonra üretim yaparsanız, doğayla dost, insanlarla barışık, para kazanan bir işletmeniz olur. Bizim bütün işletmelerimizde ön gördüğümüz temel prensip budur. Ayrıca yöre insanının da istihdamı çok önemli. CED raporumuzda verdiğimiz bir tahahüdümüz var, burada da yüzde seksen yöre insanının istihdam edilmesi hedeftir. Bizler Kalkınma Bakanlığı’na ön Ced için başvurumuzu yaptık ve bu onaylandı. Şimdi ise Ced’in Fast Rec denen prosedürle detay incelenmesi devam ediyor. Burada şuna bakılacak; ne kadar altın üreteceksiniz, kaç kişiyi istihdam edeceksiniz, ne kadar vergi vereceksiniz, bunun karşılığında doğayı nasıl koruyacaksınız, hangi önlemleri alacaksınız, insanları ne şekilde istihdam edeceksiniz, bütün bunların başvurusu şu anda valiliğe gelmiş durumda ve bir halkın da katılımı, halkın da fikirlerinin alınması prosedürü yaşanacak. Bunun sonrasında da eğer Yunanistan devleti ve yetkilileri uygun görürlerse iznimizi aldığımız takdirde madenimizi işletmeyi düşünüyoruz. Bizim buradaki en önemli düşüncemiz şu: Türkiye’de de, dünyanın herhangi bir ülkesinde de yapılıyorsa, aynı standartlarda da buradaki yatağın da işletilmesinin son derece faydalı olacağını düşünüyoruz. Bizim için bir diğer önemli husus da insanların ve mevzuatın tüm gereklerini ve beklentilerini yerine getirmektir.”

Birlik Gazetesi: Buradaki tüm yerel yönetcilerin bu konuya karşı olmasına rağmen sizler yine bu işletmeyi açmayı düşünüyor musunuz?

“En ufak bir şekilde ne yöre insanına, ne yöredeki doğallığa, tarım ürünlerine, yapılmakta olan hayvancılık faaliyetlerine en ufak bir etkisinin olması söz konusu değildir.” 

Mehmet Yılmaz:

“Bu konuyla ilgili sadece şu kadar söyleyeceğim. Önemli olan kanunlarımızın, yetkililerimizin kim olursa olsun, destek de olabilir, karşı da olabilir, kanunların öngürdüğü çerçevede izin alınırsa, devlet izin verirse burası işletilebilir. Devlet izin vermezse zaten bu maden işletilmez. Süreci hep beraber göreceğiz. Ama bizim söylediğimiz dünyada 800-900 tane altın madeni var. Bunlar Amerika’da, Çin’de, Japonya’da, Avrupa Birliği ülkeleri içersinde Finlandiya’da, İsveç’te, İspanya’da hala daha altın üretimi yapılıyorsa dünyanın her yerinde yapılan işletme, hangi gerekleri hangi önlemleri gerektiriyorsa burada da aynı şekilde olmalıdır. Hiç bir şekilde hiç bir insanın en ufak bir zarar görmesini, hiç kimse tolere edemez ve böyle bir şey söz konusu olamaz.

En ufak bir şekilde ne yöre insanına, ne yöredeki doğallığa, tarım ürünlerine, yapılmakta olan hayvancılık faaliyetlerine en ufak bir etkisinin olması söz konusu değildir. Örnek isterseniz, herkesi Türkiye’ye bekliyorum. Kapımız sonuna kadar açık. Önemli olan biş iş yapılırken, diğer taraftan da zarar vermemektir.”

Birlik Gazetesi: Son olarak buradaki insanlara ne mesaj vermek istersiniz?

Mehmet Yılmaz:

“Gerek o bölgede gerekse başka bir bölgede yaşayan tüm insanların içi müsterih olsun. En ufak bir şekilde bir sıkıntı yaşamayacaklar. Tam tersi evlatları, çolukları, çocukları, o madenlerde çalışma imkanına sahip olacaklar. Neticede ben, 25 yıldan beri bu işin içindeyim, ben sağlıksız olurdum. Onun için tekrar söylüyorum, herkesin içi müsterih olsun.”

Video izle:

http://www.dailymotion.com/video/xt5n60_altin-yyrkety-g-mudurunden-byrlyk-gazetesyne-cok-ozel-aciklamalar_news

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here