Ana sayfa Arşiv ıLHAN AHMET: “SAMARAS “DıKTıO 21” ıN (şEBEKE 21) ıÇıNDEN GELıYOR”

ıLHAN AHMET: “SAMARAS “DıKTıO 21” ıN (şEBEKE 21) ıÇıNDEN GELıYOR”

19
0

Yeni Demokrasi Partisi (ND) Rodop eski Milletvekili, Dora Bakoyianni’nin “Demokratik ıttifak” (DıSı) Partisi kurucu üyesi Avukat ılhan Ahmet, ND Partisi ile alakalı suskunluğunu bozdu ve Birlik Gazetesine ND Partisinin özellikle Rodop ilindeki temsilcileri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. ılhan, Stiyanidis’in Azınlık konularında kendisinin önerilerinin tam tersini uyguladığını söyledi. Stilyanidis ve ND Partisinin eksen kayması içerisinde olduğunu ve Parti başkanı Andonis Samaras’ın, “Diktio 21” in (şebeke 21) içinden geldiğini ve eski partisi olan “Politiki Aniksi”ninde “Diktio 21” in desteğiyle kurulduğunu söyledi. Kendisiyle özel olarak yaptığımız söyleşinin içinde en çok dikkat çeken sözleri ise şöyle: “Ben artık edindiğim tecrübeyle azınlık insanına sadece ve sadece doğruları söylemek istiyorum. Ortada oynanan bir oyun var. Bu oyunu da azınlık insanının bilmesi lazım. 2007-2009 yılları arasında Karamanlis Hükümetini ve baştada bölge temsilcilerinin Evripidis Stilyanidis ve Kostas Nalbandis’in aşırı sağa gittiğini gün be gün gördük ve tespit ettik. Örnek vermem gerekirse, T.C. Ziraat Bankası’nın Gümülcine şubesinin açılışında Bölge Genel Sekreteri Dimitiris Stamatis’in takındığı olumsuz tavıra dur dememeleri sizleride düşündürmüyor mu? Tarihi Seçek Yaylası’ndaki insanlık adına yapılan çeşmenin yıktırılmasına göz yummalarına ne diyeceksiniz? Minarelerimizin boylarının yasayla küçültülmesine ne diyeceksiniz? Stiyanidis o zaman hangi görevdeydi? Bunlara neden bir çözüm bulmadı? Neden engel olamadı? Bunları ben mi yaptırdım? Ben var gücümle herşeyi ve herkesi korumak istedim ancak gördüm ki ortada oy kaygısıyla dönen oyunlar var. Birileri kendi siyasi geleceklerini göz önünde bulundurarak bölgedeki çoğunluğa destek olarak azınlık insanına da köstek oldular. Utanmadan da azınlık insanının karşısına gidip oy istediler. Azınlık insanında tüm bu olumsuzluklara rağmen oy aldılar. ışte ben bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu zihniyet ve bu tür insanlar azınlığı YDP’den uzaklaştırmak istediler. Neden? çünkü burada bir sandalye kavgası vardı. Bunlar bu sandalyeyi bir Türk’e vermek istemiyorlar.” Dedi. ılhan Ahmet özel söyleşimizde bakın hangi konulara değindi. Sayın ılhan, Yeni Demokrasi Partisi’nden ayrıldınız, Neden olduğunu söylermisiniz? “Dora Bakoyanni’nin Yeni Demokrasi Partisi’nden ayrılmasıyla başlayan siyasi deprem özellikle Yeni Demokrasi Partisi’nde benim görüşüme göre devam edecek. Sizlerde görüyorsunuz, Samaras zaman zaman bir bir kendisine uymayan milletvekillerini partiden ihrac ediyor. şöyle bir baktığımızda şu an itibarıyla Yeni Demokrasi Partisi’nden beş milletvekili uzaklaştırılmış veya kendi iradeleriyle çekip gitmişlerdir. şimdi olaylara bir baştan göz atalım. Bilindiği üzere, Dora Bakoyianni, Yeni Demokrasi Partisi içerisinde bulunan Liberal kesimden geliyor. Bir partinin içinde pek çok farksiyonlar vardır. Yeni Demokrasi Partisi bir sağ parti olabilir, ama o partinin içinde merkez görüşlü, yani sağ değil, Liberal görüşlü olanlarda var. Dora da bunların başında geliyor. PASOK Partisi’nin içinde nasıl aşırı milliyetçiden sola kadar, komunizme kadar düşünen insanlar varsa, Yeni Demokrasi Partisi’nin içerisinde de merkez sağcıdan, aşrı sağ ve liberal düşünen farklılıklara sahip insanlar vardır. Dolayısıyla Dora, açık düşünen, liberal gayet açık ve demokrat düşünen bir kesimde yer alıyordu. Ancak Karamanlis seçimleri kaybettikten sonra parti içinde başlayan gelişmeleri dikkatle izledi ve neticede Yeni Demokrasi Partisi’ni değiştirmek için aday oldu. Neticede yapılan seçimlerde kaybeden taraf oldu. Neden, çünkü başkanlık seçiminde sadece kongre üyeleri tarafından oy kullanımadı. Birçok sağ kesimden herkes, yani halktan gidip oy kullandı. Bunların içinde LAOS’çular gidip bir günde üye oldular ve aynı gün oy kullandılar. Sizlerinde bildiği gibi, Samaras zaten “Diktio 21” in (şebeke 21) içinden geliyor. “Politiki Aniksi” de zaten “Diktio 21” in desteğiyle kurulmuştu. Samaras’ı destekleyenler sandığa gidip oy kullandı ve dolayısıyla Bakoyianni, aşırı sağın birçok cephesinden gelenlerin kullandığı oylarla kaybetti. Samaras partinin yeni başkanı olunca, biz Samaras’ın değişeceğini zannettik ve bekledik. Fakat Samaras değişmedi. Aşırı sağ düşüncesiyle hareket etti ve halen ediyor. Son olarak Parlamento’da yaptığı konuşmasında Azınlığımızın seçmiş olduğu Müftüleri hakkında sarfettiği sözler kabul edilecek tarzdan değil. Birde buna bakmak lazım, Samaras seçimleri kazanınca ilk olarak yaptığı şey eski partisinden danışmanları olanları yanına aldı. Bunların başında da Doğu Makedonya- Trakya Bölge Genel Sekreterliğinde görev yapmış olan Dimitris Stamatis geliyor. Zaten Dimitiris Stamatis, 1991 yılında Politiki Aniksi’nin Genel Sekreteriydi. Tabii ki neticede ülkenin ekonomik açıdan içine düştüğü zorluğu bilen Bakoyianni, iflasın eşiğine gelmiş bir ülkeyi kurtarmak için ciddi ve sorumlu bir siyasetçi olarak IMF’nin yardımına evet dedi. Zaten Dora ile Samaras arasında ipler ondan sonra tamamen koptu. Neticede Samaras, Dora’yı partiden ihraç etti. Bundan sonra baktı ki Yeni Demokrasi Partisi Liberal bir parti yolunda olamayacak, sağ görüşün hakim olacağı bir yöne doğru kaymaya devam ediyor, o da kendisinin ait olduğu kesimi yaratmak için yeni bir parti kurmaya karar verdi. Durum böyle gelişti.” “AZINLIğI YDP’DEN UZAKLAşTIRMAK ıSTEDıLER” Sayın ılhan, siz neden YDP’den istifa ettiniz? “şimdi, bu konuyu çok iyi analiz etmek lazım. 2004 yılında Karamanlis’in bir teklifi üzerine milletvekili adayı olma kararı aldım. Defalarca söyledik ben ve arkadaşlarım, Karamanlis’ten azınlığa yaklaşım ve özde iş yapma sözü aldık. Karamanlis ile bir kontrat yaptık. Karamanlis, Azınlığımızın sorunlarını çözmek için ilk defa resmi olarak vaatlerde bulundu. Biz bunları halkımıza anlattık, halkımız eski yönetimlerden bıkmış olduğu için, sorunlarının çözüme kavuşmadığını gördüğü için bana 13 bin 400 oyla evet dedi, beni Parlamentoya gönderdi. Biz 1,5 yıl içerisinde bu politikayı deyim yerindeyse kan ter içinde gözyaşıyla devam ettirdik. Yeni Demokrasi Partisi’nin o aşırı sağ frekansları tarafından bütün engellenmelere rağmen azınlık insanına birşeyler vermek istedik. 3,5 yıl sonra yine halkın önüne gittik. Halkımız hem benim izlediğim politikayı, hemde Yeni Demokrasi Partisi’nin izlemiş olduğu politikayı takdir ile karşıladı ve 13.400 oyu arttırarak bana 14.800 oy verdi. Bu ne demek, izlenen hizmet politikasının azınlık insanı tarafından teyid edilmesi demektir. Ancak seçim gecesi sandıkta oynanan oyunlar ve usulsüzlükler neticesinde azınlık insanı 70 oy için Parlamento’da hakkı olan bir sandalyesini kaybetti. ınanın buna azınlık insanından daha fazla ben üzüldüm. Başlatmış olduğum bir hizmet anlayışı vardı. Onun sekteye uğramasına çok üzüldüm. Uzun yıllar benim azınlık insanımı kayıran ve zarar paralarını sadece birilerinin bölüşmesi anlayışını yıktım. Eşit olarak benim insanımında almaya başladığı zarar ziyan paralarına paralel olarak çalışmayan mekanizmanın çalışması yönünde çalışmalar yapıyordum ki birileri bundan rahatsızlık duydu ve seçimlerde gerekeni yaptı. Bu ayrı bir konudur, asla bunun arkasına gizlenmek istemiyorum. Ben artık edindiğim tecrübeyle azınlık insanına sadece ve sadece doğruları söylemek istiyorum. Ortada oynanan bir oyun var. Bu oyunu da azınlık insanının bilmesi lazım. 2007-2009 yılları arasında Karamanlis Hükümetini ve baştada bölge temsilcilerinin Evripidis Stilyanidis ve Kostas Nalbandis’in aşırı sağa gittiğini gün be gün gördük ve tespit ettik. Örnek vermem gerekirse, T.C. Ziraat Bankası’nın Gümülcine şubesinin açılışında Bölge Genel Sekreteri Dimitiris Stamatis’in takındığı olumsuz tavıra dur dememeleri sizleride düşündürmüyor mu? Tarihi Seçek Yaylası’ndaki insanlık adına yapılan çeşmenin yıktırılmasına göz yummalarına ne diyeceksiniz? Minarelerimizin boylarının yasayla küçültülmesine ne diyeceksiniz? Stiyanidis o zaman hangi görevdeydi? Bunlara neden bir çözüm bulmadı? Neden engel olamadı? Bunları ben mi yaptırdım? Ben var gücümle herşeyi ve herkesi korumak istedim ancak gördüm ki ortada oy kaygısıyla dönen oyunlar var. Birileri kendi siyasi geleceklerini göz önünde bulundurarak bölgedeki çoğunluğa destek olarak azınlık insanına da köstek oldular. Utanmadan da azınlık insanının karşısına gidip oy istediler. Azınlık insanında tüm bu olumsuzluklara rağmen oy aldılar. ışte ben bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu zihniyet ve bu tür insanlar azınlığı YDP’den uzaklaştırmak istediler. Neden? çünkü burada bir sandalye kavgası vardı. Bunlar bu sandalyeyi bir Türk’e vermek istemiyorları. Stilyanidis korkunç oy kaybediyordu ve bundan son derece rahatsızdı. Peki, neden aday oldunuz ılhan derseniz, Başbakan Karamanlis’e karşı güvenim tamdı. Başlatmış olduğum düzgün politika anlayışını devam ettirmemiz gerekirdi. Ancak 2009 yılı seçimlerinin kaybedilmesinin ardından Samaras partinin başına geldi ve YDP içerisinde artık bunun asla düzeltilemeyeceğini gördüm ve anladım. Neden, samar “şebeke 21”in içinden gelen biri. Azınlığa karşı yaklaşımı ve tutumu azınlık insanı tarafından biliniyor. Bu da zaten benim için olmazsa olmazların başında gelir. Çünkü ben azınlık insanının gittiği yere giderim. Onun haklarını ve çıkarlarını gözetir korurum. Samaras’la da olmayacağına göre gerekeni gereken zaman diliminde hiç tereddüt etmeden yaptım. Ben partizan değilim. Samaras’la da asla sözleşme yapamayacağımdan dolayı bu partiyle benim ilişkilerim kesilmeliydi ve öyle oldu. Ama başka biri gider bu partiden aday olur onada diyecek sözüm yok.” “EVRıPıDıS STıLYANıDıS, AZINLIğIN EğıTıM VE VAKIF SORUNLARINDA KENDıSıNE SUNDUğUM ÖNERıLERıN TAMAMEN AKSıNı YAPMIşTIR.” Bakoyianni’nin Partisinde kurucu üyesiniz, bunu açarmısınız? “Dora Bakoyianni’nin bu “Demokratik ıttifak” Partisini kurmak istemesinden önce kendisiyle görüştüm. Daima Azınlığın çıkarları doğrultusunda tekrar bu sözleşmeyi kendi kuracağı partisinin çatısı altında yenileyebileceğimizi konuştum. YDP içerisinde yapılan yanlışların düzeltilebileceğine ve Türk-Yunan dostluğuna inanan bir tutum içerisinde olduğundan dolayı kendisi bu partinin içerisinde kurucu üye olarak yer aldık. Parti daha kuruluş aşamasında daha bazı fikirlerimizi azınlığımızın taleplerini kendisine ilettik. Bundan sonra aynı süreci bekleyip göreceğiz. Eğer, Dora Bakoyianni’nin bizimle mutabık kaldığımız karşılıklı fikir sözleşmesine mutabık kalmaması durumunda, azınlığa karşı yan çizme durumunda YDP’den nasıl istifa ettiysek hiç tereddüt etmeden bu partiden de gereken neyse o yapılır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Biz kişisel siyaset yapmak için gitmedik bu partiye. Azınlığın çıkarları doğrultusunda aldığımız bazı vaatler karşısında bu partinin kurucu üyeleri içinde yer aldık. Partinin kurulma aşamasından sonra yani ilan edilmesinden sonraki süreçte 2011 yılının Mart ayına kadar yapılacak çalışmalarda yer alacağız. Bizim amacımız ve isteğimiz odur ki, azınlığımızı temel olarak ilgilendiren sorunların bu çalışmaların içine dahil edilmesidir. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Benim ve arkadaşlarımın temel amacı, bu sorunların partinin mekanizmalarının içerisinde konuşulmasıdır. Bugüne kadar PASOK Partisinin yaptığı gibi tesadüfi değerlendirmelerle değil, esas değerlendirmelerle konuşulmasını ele alınmasını sağlamaktır. YDP’de aynısını yaptı, duruma göre, ağıza göre şerbet ikram etti. Azınlığın ne gibi problemleri var, durun bunu ayak üstü değerlendirmeyle çözelim bu asla olmaz. Vakıf sorununda olduğu gibi asla olmaz. Evripidis Stilyanidis, azınlığın eğitim ve vakıf sorunlarında kendisine sunduğum önerilerin tamamen aksini yapmıştır. Ondan sonra da çamur at izi kalsın misali yine kendi insanımızla bizi vurmak için entrikalar senaryolar devreye sokulmuştur. Artık azınlık insanı gerçekleri bilmelidir. Durum bundan ibarettir.” “YDP SEÇıMLERDEKı BAşARISIZLIğINI AZINLIğA YÜKLÜYOR” YDP neden Azınlıktan büyük oy kaybına uğradı? “Stiyanidis’in bir tek taktiği stratejisi var. Her zaman her konuda Azınlık kabahatli. Bu son derece ayıptır. YDP’nin yerel yönetimleri kaybettikten sonra yaptığı değerlendirme toplantısında, seçimlerin kaybedilmesinde kendi başarısızlıklarını, yanlışlarını görmezden gelerek Azınlığın YDP’ye oy vermemesinin başlıca sebep olduğunu gösterdiler. Bunu sizlerde gördünüz açıkça söylediler. Azınlığın içinde bazı provakatörler var diyorlar. Provakatörler olarak kasttettikleri de tırnak içinde söylüyorum, “Türkiye’nin casusları” var diyorlar. Bunlar diyor azınlıkta Samaras’a iftira ettiler, Samaras aslında süt kadar temiz biri diyorlar ve dolayısıyla da bu çevreler YDP’nin seçimleri kaybetmesine neden oldular. Bu görüş hakim ve tamamen yanlıştır, yalandır bana göre. Samaras’ın azınlıktan 1991 yılında azınlıktan milletvekili adayı dahi almadığını söyleyemiyorlar. 1991 yılında yaşanan olaylarda samaras Dışişleri Bakanıdır ve kendisinin azınlığa karşı tavrı da arşivlerde bellidir. Stilyanidis suçu burada azınlığın üzerine atarak kendisini aklamaya kurtarmaya çalışmaktadır. Bu, azınlığa karşı yapılan haksızlık ve son derece yanlış bir tutumdur. Kendi yanlışlarını azınlığın üzerinden fatura etmek istemektedir. şunu neden düşünmüyorlar, azınlık neden bu seçimlerde yüzde 85 PASOK’a oy verdi? Tabii ki PASOK’u çok aşırı sevdiğinden dolayı değil. Bizim iki düşüncemiz var bu konuda. Öncelikle şunu söyleyelim, azınlıktan seçimlere katılım oranı yüzde 30 düşüktü. Aslında bu bir mesajdı. Bu yüzde 30’luk oranı oluşturan azınlık insanı ne YDP ne de PASOK’a oy vermek istemedi. Belkide ilk defa azınlıktan seçimlere katılmamak gibi bir yüzde 30’luk düşünce hakimdi. Genelde 1923 yılından bugüne kadar bakacak olursak, AB seçimleri dışında azınlık insanı her zaman sandığa gitmiştir. Bir ikinci konu ise, YDP’de yapılanları bu azınlık insanı gördü. Pavlidis her ne kadar bağımsızım desede, Samaras’la ilişkisinden dolayı, Samaras’ın Dedeağaç’a gelmesinden dolayı azınlık insanı 2007 yılından sonra YDP’ye tepkisini bu seçimlerde sandıkta gerektiği şekilde göstermiştir ve YDP’yi cezalandırmıştır. Bunlar birde utanmadan kendilerinin sorumlu olduğu bir ortamda seçimlerin kaybedilmesini, kendilerinin başarısızlıklarını azınlığa maal etmeye kalkışıyorlar. Bu azınlık insanı bunları görüyor. ılerleyen zaman dilimi içerisinde muhakkak bunlara bir ders daha verecektir. Dolayısıyla Aris yannakidis’e verilen oy ban agöre bir tepki oyudur, bir ders oyudur. Aynı dersi çok yakın zamanda PASOK Partisi’ninde alacağına inancım tamdır. Bunlarda bu uydurmaca, kandırmaca tutumlarıyla artık sona yaklaşıyorlar. Yoksa azınlık insanını PASOK’çu ve YDP’ci ilan etmek tamamen yanlıştır. Bunların tümü azınlığı seçim zamanında oy için kullanırlar. Partiler ilk önce kendi ırkından olan milletvekillerinin seçilmesini sağlarlar ondan sonra da bir Müslüman seçilecek hesapları yaparlar. Azınlığın Rodop ilinde yüzde 55 oy oranı var. Oy dağılımı sağlıklı bir şekilde yapıldığı zaman azınlık her zaman iki milletvekili seçebilir güçtedir. Ancak 2007 ve sonrası daha belirgin ve açık bir şekilde azınlığın iki sandalyesinin 1 olması için çalışmalar yapılmaktadır ve yapılmayada devam edeceklerdir. Bu oyunu bozacak olan bir parti ortaya çıkmaktadır. Dora Bakoyianni’nin partisi. Bu parti Yunanlıların içinde güçlenene kadar azınlığın toplu olarak hareket ederek Dora’ya iyi bir destek vermesi halinde bu partiden 1 milletvekilinin çıkacağı pek muhtemel olduğundan dolayı birde PASOK’tan 1 milletvekili çıkacağını varsaydığımızda 2 Türk milletvekili hedefinin gerçekleşeceğini görebiliriz. Önümüzdeki yapılacak olan seçimlerde PASOK tek parti olarak iktidara gelemez ise Dora ile yapılacak koalisyonda hükümet ortağı olacaktır. Bu da iki farklı partiden ikisininde iktidarda olacağıdır. Kaldı ki ıskeçe’de de aynı durum sağlanması halinde oradanda 2 milletvekili seçilebilir. Al sana Parlamento’da 4 Türk milletvekili. Bunun hesapları daha şimdiden çok iyi yapılmalıdır. Azınlık insanı artık uyandı. “Geçti Bolun Pazarı, sür eşeği Niğde’ye” derler. Siyaset budur.” Rüportaj: ılhan Tahsin Ahmet

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here