Ana sayfa Batı Trakya Haberler İLHAN AHMET PARLAMENTO’DA YÜZLERİNE KARŞI GERÇEKLERİ BİR KEZ DAHA HAYKIRDI! (VİDEO İZLE)

İLHAN AHMET PARLAMENTO’DA YÜZLERİNE KARŞI GERÇEKLERİ BİR KEZ DAHA HAYKIRDI! (VİDEO İZLE)

25
0

Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, 2016 yılı bütçesi ile ilgili Parlamento’da söz alarak Batı Trakya’daki gerçekleri, yaşam şartlarını ve Batı Trakya Türk Azınlığı’na karşı yapılan ayrımcılık ve haksızlıkları bir kez daha yüzlerine baka baka haykırdı.

İlhan Ahmet konuşmasında, “Batı Makedonya bölgeleriyle birlikte Avrupa’nın en fakir bölgelerinden biri. Doğu Makedonya – Trakya Bölgesi, Toplumsal Destek Paketlerine ve ESPA programlarına rağmen, ne toplumsal verilere ne de milli verilere yaklaşabildi. Rodop ili, kriz yıllarında, en yüksek gelir kaybını yaşadı.

Bölge, özellikle katma değeri düşük sektörler olan Tarım sektörüne ve Kamu Yönetimine dayandığından, güç geliştiremedi.

Turizm, başka bölgelerde olduğu gibi, bizim bölgemize şimdiye kadar yardımcı olmadı.

Sanayi, globalleşme şartlarına çok az ayak uydurabildi, bu da rekabet ortamında yetersiz kaldı. Komotini (Gümülcine)’ de bulunan ve 110.000 vatandaşa hizmet sunan Komotini (Gümülcine) Devlet Hastanesi bugünlerde can çekişiyor.

Toplumsal, dini yada milli herhangi bir ayrımcılık yapılmadan.

Ben özel olarak SiRiZA hükümetinin Bakanlarına soruyorum ve şunları direkt olarak kendilerine söylüyorum:

Neredeyse 11 aydır Trakya’da, her düzeyde ANEL politikası uygulamaktan başka ne yaptınız ki?

Solcu kimliğinizden ve ideallerinizden ödün verdiniz ve Trakya’ daki siyasi anlamda milliyetçilik taraftarlarının yanında yer aldınız” ifadelerine yer verdi.

VİDEO İZLE: http://www.dailymotion.com/video/x3gnydd_ilhan-ahmet-parlamento-konusmasi-1_news

Milletvekili İlhan Ahmet’ in 2016 yılı Bütçesi ile ilgili meclis konuşmasının tamamı:

SAYIN MESLEKTAŞLARIM,

Doğu Makedonya – Trakya Bölgesi çok acı bir ayrıcalığa sahip, hem Yunanistan’ ın en fakir bölgesi, hem de aynı zamanda Epir (İpiros) ve Batı Makedonya bölgeleriyle birlikte Avrupa’nın en fakir bölgelerinden biri.

İsterseniz biraz rakamların üzerinde duralım, çünkü rakamlar bölgemizdeki ekonomik gerçeği ve gelişim gerçeğini canlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Eurostat, 21 Mayıs’ta, bölgelerin 2013 yılındaki Gayri Safi Milli Hasıla (ΑΕΠ) ile ilgili geçici verilerini açıladı.

Yunanistan’da bir kez daha, Doğu Makedonya – Trakya Bölgesi, Yunanistan’ ın diğer bütün bölgelerine kıyasla kişi başına düşen GSMH’ nın en düşük olduğu bölge birinciliğini koruyor.

Alım gücü birimleri olarak da, Avrupa’daki ortalamanın sadece %52’ sine ulaşabiliyordu. Doğu Makedonya – Trakya Bölgesi’ ni %55 ile Epir (İpiros) takip ediyor.

Atina, ülkenin GSMH’ nın % 48,9 ’unu üretirken, bizim bölgemiz, bunun sadece 3,9 ’unu üretiyor.

2000 – 2008 yılları arasında tüm illerde bir gelişme görülüyor ve sonrasında devamlı bir düşüş.

En büyük düşüşün Rodop ilinde olduğunu görüyoruz. 2012 yılında, 2008 yılında ürettilenin sadece % 72’ si üretilmiş.

Doğu Makedonya – Trakya Bölgesi, Toplumsal Destek Paketlerine ve ESPA programlarına rağmen, ne toplumsal verilere ne de milli verilere yaklaşabildi.

Rodop ili, kriz yıllarında, en yüksek gelir kaybını yaşadı.

Bölge, özellikle katma değeri düşük sektörler olan Tarım sektörüne ve Kamu Yönetimine dayandığından, güç geliştiremedi.

Turizm, başka bölgelerde olduğu gibi, bizim bölgemize şimdiye kadar yardımcı olmadı.

Sanayi, globalleşme şartlarına çok az ayak uydurabildi, bu da rekabet ortamında yetersiz kaldı.

Sayın Measlektaşlar,

Komotini (Gümülcine)’ de bulunan ve 110.000 vatandaşa hizmet sunan Komotini (Gümülcine) Devlet Hastanesi bugünlerde can çekişiyor.

Hastane çalışanları, personel kadrosunda 120 kişilik açık olduğunu ve bu durumun hastanenin işlevselliğini boğucu kıldığını söylüyorlar.

Hastane çalışanlarının, Rodop kurumlar toplantısında sundukları bilgilere göre, Acil Servis’ te yılda 60.000 hastaya hizmet sunuluyor.

Ayrıca, Komotini (Gümülcine) hastanesi her gün nöbetçi ve 84 hemşireyle hizmek veriyor, hastanedeki hemşielerde personel açığı ise 72.

Gerçekten de bu durum hem içler acısı bir o kadar da öfkelendirici, çünkü Trakya gibi birçok avantajı olan bir bölge, coğrafi konumuna rağmen, zengin üretim kaynaklarına rağmen, insan kaynakları ve çok kültürlü nüfus yapısına rağmen, Balkanlardaki kocaman pazarlarla, AB ve Avrupai Türkiye ile olan komşuluğuna rağmen, böyle bir ekonomik çöküntüye sürüklenmiş durumda ve Yunanistan’ın en fakir bölgesi konumunda.

Bu tablonun değişebilmesi için, bölgedeki üretim güçlerinin tamamının değerlendirilmesi gerekiyor.

Toplumsal, dini yada milli herhangi bir ayrımcılık yapılmadan.

Ben özel olarak SiRiZA hükümetinin Bakanlarına soruyorum ve şunları direkt olarak kendilerine söylüyorum:

Neredeyse 11 aydır Trakya’da, her düzeyde ANEL politikası uygulamaktan başka ne yaptınız ki?

 

Solcu kimliğinizden ve ideallerinizden ödün verdiniz ve Trakya’ daki siyasi anlamda milliyetçilik taraftarlarının yanında yer aldınız.

Sayın milletvekilleri

Rodop ilinde 7.000 aile tütün üretimi ile meşgul yani ortalama 30.000 insan sadece tütün ile geçimini sağlıyor.

Tütün üreticileri, oligopol oluşturmuş olan bu ticari kartellerin dağılmasını arzuluyorlar, çünkü bunlar tütün üreticilerinin tüm gelirini sömürüyorlar ve bu ticaret avcıları, hükümet tarafından hiçbir korumaya tabi olmayan bu insanların alın terini istismar ediyorlar.

Uygulanan politika resmen çiftçilerimizi çileden çıkarmış durumda.

Çiftçilerin sıfırdan itibaren vergilendirilmesi, ön ödemeli vergi, petrol, FPA(KDV)’ nın artması ve özellikle ödenen katkıların ELGA lehine artması ‘dün 13. Madde ile yasalaştırdığınız şekilde ve önümüzdeki yine OGA lehine katkının artması, bir de tütün üreticilerine destekle ilgili herhangi bir siyasi iradenin bulunmamasını da göz önünde bulundurursak, bütün bu durum trakya halkının %80’ ni bir çıkmaza sürüklemekte ve ilimizi resmen fakirliğe mahkum etmektedir.

Bu fakirlik, ve siz hükümet beyefendilerinin bu eyllemsizliğinin gerçekten dini yok, bunun müslümanlıkla yada hristiyanlıkla ilgisi yok, kökenle ilgisi yok.

Bu çığlık, Trakya’da birlikte ve uyumlu yaşayan tüm insanlarımızın çığlığı.

Bu hükümetin, bu insanlarla ilgili bu sınır bölgesi ile ilgili herhangi bir planı var mı?

Sanmıyorum…

Kimin umurunda ki?

Bölgemdeki bugüne kadarki gidişattan bunu görüyorum…

Vakıflar konusu, dini özgürlük, toplanmak ve işbirliği yapmak ile ilgili dernek özgürlüğü konusu, Azınlığın artık klasikleşmiş olan konuların çözümüne yönelik ise maalesef hükümek tarafından herhangi bir irade ve diyalog isteği görmüyorum.

Trakya’ daki vatandaşlar, dini ve kökeni her ne olursa olsun, özel bir muamele arzulamıyorlar, sadece günlük yaşamlarının her alanında eşitlik istiyorlar.

İnşallah ben yanılırım, fakat sizlerin politikası, sayın Sirizalı meslektaşlarım, eskilere, geriye dönüşten başka birşey değil, ve tam anlamıyla eskilerde bıraktığımıza inandığımız anıları hafızamızda tekrar canlandırıyor.

2016 yılı Bütçesini onaylamıyorum ve her alanda daha verimli bir hükümet talep ediyorum. 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here