Ana sayfa Batı Trakya Haberler İHH ÜYELERİNE GÜMÜLCİNE’DE İFTAR YEMEĞİ

İHH ÜYELERİNE GÜMÜLCİNE’DE İFTAR YEMEĞİ

20
0

Anavatan Türkiye’den “İnsani Yardım Vakfı” (İHH) üyeleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç başkanlığında Gümülcine’de iftar yemeğine katıldı. Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’in de katıldığı iftar yemeği Serdar mahalle Camii’nde gerçekleşti. İnsani Yardım Vakfı (İHH) Gazze başta olmak üzere dünya’da müslümanların bulunduğu bir çok ülkeye yardım organizasyonları ile tanınıyor. Kuruluş yardıma muhtaç Müslümanlar için geceli gündüzlü çalışıyor. Balkanlar’a geçerken Gümülcine’ye uğrayan İnsani Yardım Vakfı (İHH) üyeleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç başkanlığında Gümülcine’de Serdar mahalle Camii’nde iftar yemeğine katıldı. Gün boyu çeşitli ziyaretlerde bulunan misafirler Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı hakkında geniş bilgi sahibi oldular.

İftara katılanlar arasında, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet, din görevlileri, T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu görevlilerinden Ramadan Duban ve Gümülcine’li gençler katıldı.

İftar öncesi bir selamlama konuşması yapan İnsani Yardım Vakfı (İHH) Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç, “Bu iftarları gelenekselleştirmek lazım. Bizim yaşadığımız coğrafyada problemlerinde çok önemli çözüm kaynağı burası. Birlikte olabilmek çok çok önemli. Biz İHH olarak biraz ihmal ettiğimiz bir coğrafya. Allah’a çok şükür sıkıntı noktasında en azından insani boyuttaki sıkıntılarda çok problem yaşamayan bir coğrafya burası. Buradaki kardeşlerimizin dünyanın dört bir tarafında hayırları var. Burada topladıklarınız hep oralara gidiyor.

İstiyoruz ki coğrafyada ne kadar kardeşimiz varsa, biz hepsi ile tanışalım. Hepsi ile beraber bir sofraya oturalım. Hepsini hatırlayalım, hepsi bizi hatırlasın. Bir bütünün parçası olduğumuzu bütün dünyaya gösterelim. Bütün dünya bilsin ki, Müslümanlar bir bütün, birlikteler ve her zaman da birlikte hareket edebilme kabiliyetine sahipler” dedi.

 

Hüseyin Oruç: “Bu iftarları gelenekselleştirmek lazım”

 

“İHH olarak 1992 yılından beri yoğun olarak Balkanlar’da çalışıyoruz. İHH İnsani Yardım Vakfı 1992-1995 yıllarında Bosna’da yaşanan o katliamlarda kuruldu İHH. 1995 sonrası başka krizler çıktı, başka yapacak işler oldu. İHH durmadı devam etti. Çok şükür bugün yerdım denilince dünyada Müslüman coğrafyasında ilk akla gelen kurumlardan birtanesi olmayı Allah nasip etti.

130 ülkede benzer programlar yapıldı. Bu günler Ramazan’ın özellikle ilk haftası, bütün ekiplerimiz dünyanın dört bir tarafında oradaki Müslümanlarla iftar sofralarına oturuyor. Bugün Filipinler’den çok uzak coğrafyadan hatta Kolombiya’ya kadar arkadaşlarımız, Haiti’ye, Küba’ya oradalar, oradaki çok az sayıda olan Müslümanlarla beraber oluyorlar.

Burada kiminle karşılaşsak azınlık olmaktan bahsediyor. Ama öyle coğrafyalar var ki, asıl azınlık olmayı onlar çok daha yakından hissediyorlar. Hemen gelirken konuştuğumuz şey, bir ekibimiz Peru’ya gidecek. Allah nasip ederse Pazar yola çıkacaklar. 1500 Müslüman yaşıyor Peru’da. 15 milyon insanın yaşadığı bir memlekette sadece 1500 tane müslüman, onlarla gidip iftar edeceğiz. Onlarla beraber olacağız.

İstiyoruz ki coğrafyada ne kadar kardeşimiz varsa, biz hepsi ile tanışalım. Hepsi ile beraber bir sofraya oturalım. Hepsini hatırlayalım, hepsi bizi hatırlasın. Bir bütünün parçası olduğumuzu bütün dünyaya gösterelim. Bütün dünya bilsin ki, Müslümanlar bir bütün, birlikteler ve her zaman da birlikte hareket edebilme kabiliyetine sahipler.

Bizim yaşadığımız coğrafyada problemlerinde çok önemli çözüm kaynağı burası. Birlikte olabilmek çok çok önemli. Biz İHH olarak biraz ihmal ettiğimiz bir coğrafya. Allah’a çok şükür sıkıntı noktasında en azından insani boyuttaki sıkıntılarda çok problem yaşamayan bir coğrafya burası. Buradaki kardeşlerimizin dünyanın dört bir tarafında hayırları var. Burada topladıklarınız hep oralara gidiyor. Afrika’da birçok kuyu oldu, bu cemaatin yaptığı kuyular oldu hocam. Bunlar belki önemli, bizi başka taraflara yönlendiriyor ama, inşallah girmeden önce konuştuk, daha tadına varmadan konuştuk, bu iftarları gelenekselleştirmek lazım. Her sene bu sofraya birlikte oturmak lazım. Bizim arkadaşların buraya gelip sizinle hep beraber iftar etmesini sağlamamız lazım. İnşallah bu onun birincisi olur. Bundan sonrasında da ona devam etme imkanımız olur.

Bugün en ciddi yaşadığımız sıkıntı Suriye’de yaşananlar, takip ediyorsunuzdur. Çok ciddi bir sıkıntı yaşıyor Suriye. İkincisi de insani boyutta daha çok insanı ilgilendiren, özellikle Ramazan’da hepimizin birazda belki kişisel olarak yakından da takip ettiği, aç olmanın, susuz olmanın ne olduğunu hissettiği dönemde Afrika’da yaşanan sıkıntılar. Orada 2 milyona yakın insan son yaşanan kuraklıktan etkileniyor. Uzun süredir hiç yağmur düşmedi, malesef altyapısıda bizim coğrafyalarımızda, bizim devletlerimizdeki gibi su olmasada, yağmur olmasada belli bir dönem kendilerini idare ettirebilecek değil. Eğer su olmazsa kısa süreli yağmurlarda olmazsa ciddi problemlerle karşı karşıya kalıyorlar. Bugün de onlardan bir tanesi yaşanıyor. Şu anki kuraklık son yüzyılın en üst düzeyde olanıdır. Kısa süre içerisinde eğer müdahale edilmezse 1 milyona yakın insanın hayatını kaybetme riskinden bahsediliyor. Afrika her saat 5 çocuğun öldüğü bir coğrafya. Bu dönem oraya ağırlık verdik. Bu saydığım ülkelerin hepsinde ekiplerimiz var. Oradaki kardeşlerimizle birlikte iftar ediyoruz.

İnşallah bundan sonra o güçlendirmek istediğimiz el eleyi Allah bizlere nasip eder. Hepimizin ortak dertleri olmalı, ortak davaları olmalı. Onun etrafında bir araya gelebilmeliyiz.

Bugün geldiğimizden beri yaptığımız ziyaretlerde cemaat sıkıntısı olduğunu gençlerin camilerde olmadığını söylüyorlardı, ama bizim burada bu akşamki iftarda Allah’a çok şükür hep gençler var. Demek ki her zaman bir yerde bir umut var. İnşallah çok olmasakta az olsakta yine bir umudumuz var. Son noktaya kadar hep umudumuz var. Bundan sonra da olmaya devam edecek inşallah. Allah razı olsun, dua ediyorum. İnşallah Türkiye’de sıkıntıntılar geçirilir, nisbeten rahat bir dönem yaşıyoruz. Ramazanınız mübarek olsun. Allah inşallah Bayramı da birlik beraberlik içerisinde yaşamayı nasip etsin.”

 

Müftü İbrahim Şerif: “Bizde malesef hayır yapmakta zor”

 

Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif’te yaptığı kısa selamlama konuşmasında şunları dile getirdi.

“Değerli arkadaşlar evvela ben Ramazanınızı tebrik ediyorum. Ardından da bu arkadaşlarımıza ben teşekkür ediyorum gerçekten bizi bu akşam burada topladılar, vesile oldular. Ben bu camide ilk defa böyle bir iftara katılıyorum. Bu da sizin sayenizde oldu. Tabii ki Hüseyin beyin söylediklerine katılmamak elde değil. O acıları hep birlikte Batı trakya Müslüman Türkleri olarak biliyoruz. Ayrıca da resmi kanallardan yaptığımız yardımlarla da dünyadaki kardeşlerimizin dertlerine derman olmaya çalışıyoruz. Bunlardan hemen hemen benim yüzbinlerce euro para teslim ettiğim Endonezya’da, Pakistan’daki depremzedelere, yine geçmişte Türkiye’deki depremzedelere, Iraklılara hatırlayabildiklerim hemen hemen dünyanın her yerindeki insanlara yardımlar yaptık. Ama yaşadığımız ülke malesef çok enteresan bir ülke, en son olarak biliyorsunuz Pakistan’da deprem oldu, epey bir para toplamıştık, bu paraları neden topladık diye geçtiğimiz günlerde ben ve İskeçe Müftümüzü Savcılığa çağırdılar, soruşturma başlattılar.

Değerli dostum, yaşadığımız ülke böyle bir ülke, kendilerine şunu söyledik. Biz kimseden para toplamadık, Ramazan’da fitrelerini getiren insanlardan bu fitreleri aldık dedik. Dinimizin de emrettiği gibi bu insanlar fitrelerini bize emanet ettiler. Sadece bunu yaptık ama malesef suç işlediğimiz iddia ediliyor. Henüz daha mahkeme safhası gelmedi ama umarım inşallah gelmez.

Bizde malesef hayır yapmakta zor, yardım yapmakta zor, bunun sebeplerinin ne olduğunu biliyoruz ama inşallah gençleri böyle gördükçe umuyorum ne kadar üzerimize varsalarda Peygamberimizin yolunda yürümeye devam edeceğiz. İnşallah geri kalmayacağız, yardımlarımızı esirgemeyeceğiz. Bu akşam burada sokakta görüp tanıdığım birçok genci burada görüyorum ve nasıl bir yürek taşıdıklarını gördüm. Bu da beni mutlu etti.” Dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here