Ana sayfa Batı Trakya Haberler HACIOSMAN PARLAMENTO’DA KONUŞTU

HACIOSMAN PARLAMENTO’DA KONUŞTU

19
0

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Rodop PASOK Milletvekili Ahmet Hacıosman, 2 Şubat Perşembe günü, Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sunulan “Çevre’nin yasal çerçevede korunması- 2008/99 sayılı yönergeyle uyum sağlanması ve Bakanlık yetkileri çerçevesindeki diğer düzenlemeler” konulu yasa tasarısının görüşüldüğü Meclis Genel Kurulunda söz alarak aşağıdaki konuşmayı yaptı.

Konuşmanın tam metni

 

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bu gün burada söz alıyor olmamın sebebi, kaçak yapılarla ilgili 4014/2011 sayılı yasa tasarısında bazı değişikliklerin yapılıyor olmasıdır.

4014/2011 sayılı yasanın, uygulamasında bir çok teknik ve yasal zorluklarla karşılaşılmıştır. Yasa, bir çok kez üstesinden gelinmez engeller oluşturmuş ve çıkmaza sürüklemiş olduğu için, mühendisler, mimarlar ve noterler tarafından yoğun tepkiler almıştır. Rodop bölgesindeki kaçak yapıların sayısı rekor düzeyde olduğundan dolayı, kaçak yapıların düzenlemesi ve yasallaşması ile ilgili bir yasanın seçim bölgem olan Rodop ilinde büyük bir memnuniyetle karşılanıyor olması gerekiyordu.

Sayın Milletvekilleri dikkatinizi çekerim ki, Rodop ilinde, genel olarak Trakya bölgesinde kaçak yapıların varlığı bir tercih değildir, ihtiyaç ve mecbur bırakılma sonucunda kurulmuş yapılardır.

Geçmişte maalesef, Batı Trakya’da, halkın büyük bir çoğunluğunu, yani Azınlık mensuplarını, belli başlı haklardan mahrum bırakan, ayırımcı ve idari rahatsızlık politikaları uygulanmıştır. Uygulanan bütün yasaklar arasında, azınlık mensubu kişilere tapu verilmesi yasağı da bulunmaktaydı. Tapusu olmayan evlerin ve diğer yapıların uygulanan bu yasak nedeniyle, kaçak yapı rejimine girmeye mahkum edildikleri bir gerçektir.

Bu yüzden, 4014 sayılı yasayı, bu yasa üzerinde yapılacak herhangi bir değişikliği ve geçmişte uygulanan politikalar neticesinde, büyük bir kaçak yapı arazisine dönüşmüş olan Batı Trakya bölgesi gibi ayrıcalıklı durumları, kapsamlı bir şekilde incelememiz gerektiğine inanıyorum.

Bütün bu nedenlerden dolayı, Bakanlıkta, Trakya Mühendisler Odası Rodop İli temsilcileri, mühendisler, avukatlar, noterlik ve yerel bölge temsilcilerinin de hazır bulunduğu bir toplantı gerçekleştirdik ve bunun devamında, Trakya Mühendisler Odası ve Azınlık mühendislerinin yazılı taleplerini Bakanlık Yönetimine sundum. Bu işbirliğinin devamının geleceğini ve çok yakında olumlu sonuçlar alacağımızı umuyorum Sayın Bakan.

Yasa taslağına dönecek olursak, taslağın, 49. maddesinin 1. paragrafına, inşaat denetçileri bölümüne, benzer amaç güden, uzman kuruluş veya meslek birliği üyelerinin de eklendiğini görüyoruz. Bu kısmın biraz açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Tam olarak neden, hangi kuruluş ve birliklerden bahsediyorsunuz? Denetçiler ne şekilde belirlenecektir? Bu denetçiler herhangi bir sendika ve birlikten olabilirler mi?

Hemen, büyük önem taşıyan bir madde olan, 50. maddeye geçmek istiyorum. Bu maddenin 1. paragrafına, mal sahibi tarafından yapılacak sorumluluk beyanının eklenmesi, daha önce de bahsettiğim gibi, Trakya Bölgesi’nin büyük bir çoğunluğunda hiç bir kanıt belgesi bulunmaması gibi sorunları çözüme ulaştıracaktır. Bu sorumluluk beyanının, beraberinde mühendis tarafından verilecek teknik raporla birlikte sunulmasının, sorunlara çözüm getirecek, iyi bir uygulama olduğunu düşünüyorum.

Yine aynı maddenin 3. paragrafını gözden geçirin sayın Bakan. Bu paragrafa göre, eğer bir kişi mülkü için gerekli düzenlemeyi yaptıktan, 30 yıldan kısa bir süre içinde bu mülk şehir planına dahil olmuşsa ve kişi bu mülkü yasallaştırmak istiyorsa, iki kez para cezası ödemek zorunda kalacaktır. Halbuki daha önceki taslakta kişinin sadece aradaki farkı ödeyeceği belirtiliyordu.

Daha kesin olmak gerekirse, size bir örnek vermek istiyorum. Gümülcine şehrinin kenar kısımlarında kaçak evlerle dolu bir çok mahalle bulunmaktadır. Çok yakında, Resmi Gazete’de, Şehir Planı’nın onaylandığı yayınlanacaktır. Bu mahalleler otomatik olarak şehir planına dahil olacak ve insanlar mülklerini düzenlemenin yanısıra, yasallaştırma işlemini de gerçekleştirmek isteyeceklerdir. Bu insanları, sadece aradaki farkı ödemek yerine, bu iki-üç yıllık süre içerisinde iki defa aynı para cezasını ödemek zorunda bırakmak, sizce haksızlık değil mi? Bunun bir haksızlık olduğunu düşünüyor ve bunu inceleyip düzeltmeniz gerektiğine inanıyorum.

Bazı genel değerlendirmeleri sona bıraktım. Ülkemizin bazı bölgelerinde, mülk düzenlemesi cezası için azaltıcı etken uygulamasının koyulmuş olmasını, takdir ettiğimi belirtmek isterim. Trakya bölgesi gibi, kalkınma göstergelerinin en düşük seviyelerde seyir ettiği, bir sınır ve tarım bölgesine de benzer özenin gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Üzülerek söylemek zorundayım ki, benim bölgemin, azaltıcı etken uygulaması için bütün özelliklere sahip olduğu bir gerçektir.

Daha önce de belirttiğim gibi, Hemetli, Hacıviran, Mehrikoz gibi ücra ve yoksul bölgelerde bir kaçak yapının bulunmasıyla, ülkemizin sahil bölgelerinde bir kaçak yapının bulunması durumu çok farklı bir durumdur.

4014/2011 sayılı yasa taslağında, 1955 öncesi, 1983 öncesi, 2003 öncesi ve 2003 sonrası gibi zaman sınırları bulunmaktadır ve bunların mantıklı ayırımlar olduğunu düşünüyorum. Benim önerim ve dikkate almanızı istediğim şudur: Bölgeme, kanun ve devlet önünde eşitlik, 1992 yılından sonra gelmiştir. Bu sebepten dolayı, 1993 öncesi yapılara da bir ayırım yapılıp, 30% düzeyinde bir mülk düzenleme cezası uygulamasına gidilmesidir. O tarihe kadar, Azınlık mensubu kişilere ait kaçak yapıların eskilik kanıtı bulunmamaktadır. Bu gün bile, geçmişte yapılan hataların bedelini ödüyoruz. Hiç olmazsa Azınlık insanının elinden aldıklarımızı en iyi şartlar sağlanarak, onlara geri verebiliriz. Daha önce de belirttiğim gibi kaçak yapıların bulunması bir tercih değil, yasakların ve mecburiyetin ürünüdür.

Son olarak değinmek istediğim konu, yasallaştırma prösedürü ve sözleşme eksikliği konusudur. Bu aşamada, bir kısır döngü içerisinde bulunmaktayız. Sözleşme olmadan, yasallaştırma işlemi için başvuru yapma imkanı bulunmamaktadır. Bu sorunun giderilmesi için, kişilere, gayri menkulün kullanım hakkı ve sahiplik zamanını, yeminli bir beyanla kanıtlama imkanı verilmesini öneriyorum. Sözleşmenin hazırlanması için, mühendis tarafından verilen onay belgesi kaçak yapılar, yasallaştırma ya da düzenleme işlemine dahil olduktan sonra verilmektedir.

4014/2011 sayılı kanunun verimli ve uygulanır olabilmesi için Bakanlığın cevabını özellikle de girişimlerini bekliyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here