Ana sayfa Arşiv GÜMÜLCİNE’DE 80 YAŞINDA KADINI SOKAĞA ATTILAR BU NASIL AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKESİ VE...

GÜMÜLCİNE’DE 80 YAŞINDA KADINI SOKAĞA ATTILAR BU NASIL AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKESİ VE KANUNUDUR?

29
0

Gümülcine Belediyesi adım adım Türkleri mağdur eden şehir planını uygulamaya devam ediyor. Hem de kimseye hesap vermeden. Evler yıkılıp yeşil alan oluyor, ev sahipleri haciz memurunun kapıya dayanmasıyla bir iki saat içerisinde evlerinden kapı dışarı atılıyor. Kanunların bir kez daha Batı Trakya’da gerektiği şekilde uygulanmadığı görülüyor. İşlemleri yapan belediye yetkilileri 80 yaşında yaşlı kadının gözyaşlarına aldırış etmeden yaşlı kadını sokak ortasına atıyorlar. Bu uygulama başka hangi Avrupa ülkesinde yaşanıyor. Batı Trakya’da Müslüman Türklerin bir sığınma yurdu dahi yok. Buna rağmen Gümülcine Belediyesi acımasızca yaşlı kadınları yola atabiliyor. Böyle bir olay 29 Temmuz 2009 tarihinde Gümülcine’nin Çayüstü mahallesinde yaşandı. Mahallede yaşayan üç Türk aile zorunlu istimlâk nedeni ile evlerinden deyim yerindeyse yaka paça çıkarıldılar. 1933 Gümülcine Şehir Planı’na uygun olarak istimlâk edilen evler için istimlâk bedeli olan tazminatları ödenmeksizin aileler evlerinden atıldılar. İSTİMLAK BEDELİ ÖDENMEKSİZİN EVLERİNDEN ÇIKARILDILAR Hukuki sürece uygun olarak hareket ederek mülk sahiplerine evlerini üç gün içerisinde boşaltmak üzere bildirimde bulunduklarını söyleyen görevli, istimlâk bedeli olarak ödenmesi gereken tazminatın Devlet Emanet Kasası’na yatırıldığını iddia etti. Ancak yetkililer ile yapılan telefon görüşmeleri sonrasında dava henüz tamamlanmadan istimlâkin gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Aileleri temsil eden iki avukatın mahkemeye eksik belge ibraz etmeleri nedeni ile dava, Haziran 2009’a ertelenmiş ancak dava yeniden ertelenerek duruşma tarihi 26 Kasım 2009 olarak belirlenmiş. Bu durumda henüz karara bağlanmamış bir davada üstelik istimlâk bedeli olarak tazminatlar ödenmemiş iken mülk sahipleri evlerinden çıkarılmış oldular. Buna karşılık istimlâkin yapılması için mahkemeye başvuran davacı, 1933 Şehir Planı’nın uygulanması için yaklaşık dört yıl süren hukuki sürecin sonunda davayı kazanarak parasını ödediğini ve belediyenin istimlâki mahkeme kararına rağmen geciktirdiğini iddia etti. Evleri istimlak edilen mülk sahipleri içerisinde dikkat çeken ise Batı Trakya Türk Azınlığı üyesi yaşlı kadın oldu. Eşinin ölümünden sonra yalnız yaşayan ve kimsesi olmayan kadının evi boşaltılarak kapısının kilidi değiştirildi. İstimlak bedeli karşılığında tazminatı ödenmeyen kadına mahalle sakinleri yardımda bulunarak evlerini yaşlı kadına açtılar. İSTİMLAK MAHKEME SONUCU BEKLENMEDEN GERÇEKLEŞTİRİLDİ 1933 Şehir Planı’na göre yapılan istimlâk gereğince boşaltılan evlerin yolun açılması için yıkılması gerekiyor. Ancak henüz tamamlanmamış bir davada mahkemenin nihai kararı olmaksızın evlerin yıkılması durumunda büyük bir hata yapılmış olunacak. 1933 Şehir Planı’na göre boşaltılan evlerin yıkılarak üzerinden geçecek yol, çıkmaz sokak olacak. Ancak Plan’a göre yolun bir diğer yola bağlanması için bölgede bulunan başka evlerin de yıkılması gerekiyor. İstimlaka konu üç evin daha önceki sahipleri olan Mustafa Kabak ve Hasan Çolak’a göre Şehir Planı, evlerin yalnızca ön kısmını yani evin oda olarak kullanılan bölümlerini kapsamıyor. Kabak ve Çolak, yolun diğer ucunda yaklaşık 100 metre ileride bulunan Müslüman mezarlığı olan arazi üzerine Rodop Tarım Kooperatifleri tarafından büyük bir bina inşa edilmesi ile evlerin üzerinden geçen planın daha da içeri kaydırılarak bugün evlerin tamamının yıkılmasına sebep oldukları iddiasında bulunuyorlar. Konu ile ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, „1933 Şehir Planı nedeniyle Batı Trakya Türk Azınlığı üyesi kişilere ait mülkler ile Azınlık’a ait vakıf malları ve camilere ait araziler zarar görmüştür. Şehir Planı, Batı Trakya Türk Azınlığı aleyhine geliştirilmiş bir plan olmak ile birlikte Şehir Planı’na göre istimlak edilen mülklere karşılık tazminat bedeli ödenmeksizin evlerin boşaltılması kişinin mülk hakkının ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Şehir Planı’ndan kaynaklanan problemlerin giderilmesinde kişinin mağdur edilmemesi öncelikli amaç olmalıdır” açıklamasında bulundu.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here