Ana sayfa Salla Gitsin GELDı SAÇMALADI, GıDERKEN DE ıÇıNE ETTı

GELDı SAÇMALADI, GıDERKEN DE ıÇıNE ETTı

26
0

Eski G.Sekreter Dimitris Stamatis Batı Trakya bölgesine geldiği andan itibaren Batı Trakya Türk Azınlığına karşı takındığı olumsuz tavırlarıyla dikket çekmişti. Geldiği günden kaçtığı güne kadar azınlığa yaklaşmadı, aksine azınlığın yararına olacak olan işlerin yanında da olmadı. Gönül isterdi ki sayın Stamatis Yunan gazetelerinde çarşaf çarşaf yaptığı röportajlarda azınlığın yanında olduğunu sadece gelişi güzel olarak söylemesi değil, keşke sözde değil de özde olsaydı. Stamatis ne yaptı diye geri dönüp baktığımızda, Hemetli’de toprak tencerede Kurufasulye yedi, Mehrikoz’da oğlak çevirmesi yedi. Tabii ki bol bol da basında kullanmak için hatıra fotografı çektirdi gitti. Stamatis bana göre bu bölgeden gelmiş geçmiş en başarısız G.Sekreterlerden biriydi çünkü azınlık ile çoğunluk arasındaki dengeyi kuramadı, koruyamadı, yapmış olduğu sert çıkışlarıyla azınlıktan uzaklaşırken çoğunluğu tehlikeli bir şekilde bölgede fanatize etti. Baksanıza, her gün birlikte olduğumuz ve yüz yüze baktığımız Yunan basını temsilcileri dahi konuştuğumuz anadilimiz Türkçe’den rahatsız oluyorlar. Bunların başlıca nedenlerinden bir tanesi de sayın Stamatis’in azınlığın karşısında olarak yaktırıp yıktırmasıydı adeta deyim yerindeyse. Tüm bunlar geldi geçti derken bir baktık kaçarayak deyeceğim ben buna, sayın Stamatis yine o bildik tavırlarından birisiyle meydana çıktı ve basın özgürlüğüne tahammülü olmadan, azınlık basınının bir kısmını Konsolosluğun içi olarak göstermeye devam etti. ışte bu da gösteriyor ki, sayın Stamatis meselelerden çooook uzak kalmış. Bir G.Sekreter için çok acı bir durum bu, düşünün ki “eski patronu” Samaras iktidara geldiğinde kendisine parlamento dışı bölgemizde bir görev verse ne olur burası. Stamatis’in Hronos radyosu’nda son olarak Dimos Bakircakis ile yapmış olduğu bir söyleşi herşeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Balık baştan kokarmış ve Stamatis gelmezden önce zaten biz kendisine hoşgeldin demiştik. O bunu yalayıp yutamadı ve sürekli bir biçimde Birlik gazetesine açıktan ve imalı olarak saldırdı. Biz kendisine güle güle diyoruz, saldırmıyoruz, gittiğin yerde de buradaki gibi başarısız değil başarılı olmanı istiyoruz. Avrupa Birliği ekonomik paketlerindeki paraları da eğer görev alırsan günün birinde adil olarak dağıt, korkma bu azınlık bu ülkeyi seviyor, senin gibi caba kahramanlara ihtiyacı yok bu ülkenin, Trakya’yı biz senden çok önce koruduk dedelerimizle. Hatta daha öte de gittik ve bu ülke için kanımızı canımızı verdik. Gerekirse yeniden veririz yeterki vatan da bizi insan yerine koysun sayın Stamat dayı. 11 Aralık 2009 tarihinde Hronos gazetesinde yer alan söyleşi. Dimos Bakircakis: “Bölgede düşmandan çok dostunuz var mı?” Stamatis: “Birkaç istisna dışında sadece dostlarım var. şahsen hiçbir düşmanım yok. Bazı kişilerin benim hakkımda aksi yönde fikirleri olabilir, ancak ezici çoğunluğun, hatta farklı siyasi görüşte olanların bile bana karşı olumsuz bir tutumları olmadığı için bir şikayetim yok. ıki yıllık süre zarfında, particilik anlayışının dışında tüm vatandaşlar, yerel yöneticiler ve valiliklerle iyi bir işbirliği ortamı yarattık. Ben Azınlığa ve sade vatandaşa yöneldim. Hiçbir sade vatandaş Bölge Genel Sekreterinin kapısını kapalı bulduğunu söyleyemez. Hiçbir yerel yönetici de kapımın kendilerine kapalı olduğunu ve sorunlarını görüşmediğimizi, kedisine yardımcı olmadığımı söyleyemez. Bir teki bile! Bakircakis: “Dağlık bölgede ve Müslüman hemşehrilerimizin yaşadığı bölgelerde çok sayıda proje gerçekleştirildi. Ancak bu durum oylara yansımadı.” Stamatis: “Önemli değil, başka faktörler var ve bunu anlıyorum. Ben bir şeyi açıklığa kavuşturmak istiyorum. Gideceğim için üzgün olup olmadığımı ve dostlarımı kaybedip kaybetmeyeceğimi sordunuz. Evet üzgünüm ve burada edindiğim dostlarımı kaybedeceğim. Daha doğrusu kendilerinden biraz uzakta olacağım. Bu dostlarımın büyük bir kısmı Azınlık mensubudur. Ben Yunan halkının bu parçasını sevdim ve yaptığım işlerle onlara hizmet ettim. Bölünmeye yatırım yapan ve yapmaya devam eden kişiler var. Açık konuşalım, Müslümanlarla Hıristiyanların birbirinden ayrılmalarına yatırım yaparak para veya mevki kazanmak isteyenler var. Ben ise Müslümanlarla Hıristiyanların bir bütün olduğu, bu bölgenin geleceğinin iyi işbirliğinde yattığı, Müslümanların da Yunan halkının en azından benim çok sevdiğim ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışını getirmeye çalıştım.” Bakircakis: “Türk Başkonsolosluğunun yetkilerini aştığını mı düşünüyorsunuz?” Stamatis: “Bu sorunla da uğraştım. Bu nedenle bazı gazetelerde yazılar neşredildi. Bahsekonu gazetelerin sahipleri, sabahtan akşama kadar Başkonsoloslukta olan ve bu politikadan hoşlanmayan kimselerdi. Başkonsoloslukta oturan ve bir gazete çıkaran kişilerin, Genel Sekreterin, Yunanlı Genel Sekreterin istifasını istemeleri bugüne dek duyulmamış bir şeydir. Bu duyulmamış bir şey ve küstahlıktır. Ancak ben bunu isteyenlerin aslında bu kişiler olmadığını biliyordum. Birisi onların böyle yapmalarını istiyordu, zira politika Yunan vatandaşlarının bölünmesiydi. Genel Sekreter ise bu çizginin karşısındaydı. Genel Sekreter sade Müslümanın iyi ve kötü tüm günlerinde yanındaydı. Dağlara benim çıktığım kadar kimse çıkmamıştır. Çok sayıda etkinliğe, 1 Mayıs kutlamasına ve sosyal etkinliklere katıldım. Dost gruplarım var.” Bakircakis: “Ayrılırken hangi mesajı veriyorsunuz?” Stamatis: “Bu bölgenin önünde büyük bir gelecek var. Geçmişte, geleceği yok eden plansız bir kalkınmaya maruz kalmadığı için çok şanslı. Artık ülke olarak daha olgun ve deneyimliyiz. Çevre ve yaşamımız gibi sosyal unsurları yok etmeden kalkınmayı artık biliyoruz. ıkincisi ise, ıskeçe ve Rodop illerinde Yunan halkının iki parçası, yani Müslümanlar ile Hıristiyanlar yaşıyor. Bu insanlar çığırtkanların seslerine kulak tıkasınlar. Bu bölgenin geleceği, bu iki unsurun arasındaki sevgiye yakından bağlıdır. Kendilerinin ve çocuklarının geleceğini mantık çerçevesinde hayal etsinler. Kimse onları rehin alamaz. Sayın Erdoğan’ın açıklamalarını dinledim ve hayal kırıklığına uğradım. Beyefendi, orada 150.000 Türk var da ne demek? Burada yalnızca Yunan vatandaşı Müslümanlar var. Sayın Türkiye Başbakanı, madem antlaşmalardan bahsediyorsun, sana antlaşmalara göre burada bulunanların ‘Müslüman’ olarak nitelendirildiğini belirtelim. Ben bu insanlarının bazılarının Türk kökenli, bazılarının Pomak, bazılarının da Roman olduklarını kabul ediyorum. Ancak müzakere konusu ne demek oluyor. Bunun anlamı, Yunan halkının bir parçasının Türk-Yunan ilişkilerinin rehini olduğudur. Yani, Ege’de bir şey olduğunda, bunu bedelini Trakya Müslümanları mı ödemelidir? Bu ne anlama gelmektedir? ıster Müslüman, ister Hıristiyan olsun tüm Yunan vatandaşları, Yunan Anayasası ve dünyada bulunan en demokratik ülkelerden biri olan Yunan Devleti’nin koruması altındadır. Bunun yanısıra var olan en demokratik birliğin, yani AB’nin şemsiyesi altındadır. Burada yaşayan bir Müslümanla Türkiye’de yaşayan kuzenini düşünün. Almanya’yı ziyaret etmek istedikleri takdirde bizimki sadece nüfus cüzdanını gösterecek ve istediği yere gidecektir. Türkiye’de olan kuzeni aynısını yapabilir mi?” Foto: Hronos.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here