Ana sayfa Batı Trakya Haberler ERCAN HÜSEYİN: “ÜLKEMİZİN EKONOMİSİ ÇÖKTÜYSE, BUNUN SUÇLUSU VE MİMARI SİYASİLERDİR”

ERCAN HÜSEYİN: “ÜLKEMİZİN EKONOMİSİ ÇÖKTÜYSE, BUNUN SUÇLUSU VE MİMARI SİYASİLERDİR”

13
0

Doğu Makedonya-Trakya Genel Sekreterliği Eyalet Meclis Üyesi Ercan Hüseyin, en son yapılan toplantıda (2011 yılı Değerlendirme Toplantısı) ve orada yapmış olduğu konuşmanın içeriği hakkında Birlik gazetesine önemli açıklamalarda bulundu. Artık klasik iktidar ve muhalefet anlayışının sona ermesinin gerektiğini belirten Ercan Hüseyin, şu ifadeler yer verdi:

“Geçen gün yapmış olduğumuz toplantıda, şimdiye kadar çok şeyler konuşuldu. Ülkemiz ciddi bir ekonomik krizin içinde bulunmaktadır. Biz seçilmişler olarak, halkımız ekonomik anlamda rahat olamadığı zaman bizler de rahat olmamalıyız. Mutlaka madem ki bizler lider olarak seçildik, bizlerin bu olaylara bir çözüm bulmamız gerekir. Geçen gün yapmış olduğumuz toplantı sırasında yapılan konuşmalara halk dilinde tabiri caizse çok canım sıkıldı. Çünkü hep kalıp, buna klasik muhalefet ve klasik iktidar anlayışı da diyebiliriz. İktidar kanadı bir yılda yaptığı olayların açıklamasını yaptı. Muhalefet de bu olaylaların doğru olmadığını başka türlü olması gerektiğini söyledi.

 

“Eski günlerimiz yok ve eski Atina’nın agorasında bulunmuyoruz”

 

Bende söz alarak şunları söyledim: eğer şu anda ülkemizin ekonomisi çöktüyse, bunun suçlusu, şu ana kadar siyasette bulunan siyasilerindir. Yani bu çöküntünün baş mimarı onlardır. Şunu bilmemiz gerekir, eski günlerimiz yok ve eski Atina’nın agorasında bulunmuyoruz. Ekonomik refah olduğu zaman bu eski agorada oturup bütün konuları tartışabiliriz ve pratikte hiç bir sonuç elde etmeden tekrar evlerimize gidebiliriz. Ama artık bu olayı geçtik, bizim bundan sonra somut karalar almamız lazım ve insanlara faydalı olacak, riskli de olsa bazı karaları almamız gerekir.

 

“Eğer Yunan televizyonlarının ekonomik gücü olsaydı, bizlerle tiyatrocu olarak sözleşme yaparlardı”

 

Artık hoş ve şirin görünmeyle bu konular çözülmüyor. Bizler şu anda tiyatroda çalışan birer tiyatro oyuncuları gibiyiz. Burada yaptığımız hareketlerin hepsi bir tiyatrodur. Eğer yunan televizyonlarının ekonomik gücü olsaydı, bizlerle tiyatrocu olarak sözleşme yaparlardı, biz de bu ekonomik krizi biraz kendi açımızdan çözmüş olurduk. Toplantıdaki konuşmamda artık iktidarın yapmış olduğu işlerini kendisinin bunu büyütmemesi gerektiğini, ama aynı şekilde muhalefetin de bu işleri sıfırlamaması ve destek olması gerektiğini belirttim.

Kişisel olarak da muhalefet liderlerine seslenerek sayın Pavlidis’e; “Aris Yannakis yapmış olduğu icraatlarından bahsetmişti, siz de bunları küçülttünüz, fakat ben sizden farklı bir şeyler bekliyordum, yapması gerektiği işleri söylemenizi beklerdim” dedim.

Diğer muhalefet lideri sayın Trelis’e de “bizlere bir yıldan beri halk ve halkçılık dersi vermeye çalışıyorsunuz, fakat sadece siz halkın yanında değilsiniz, bizlerde bu halkın yanında ve arkasındayız” dedim.

Sayın Haritou’da o günkü Meclis toplantısında “somut, elle tutulur bir iş yapmadınız” demişti. Ben de kendilerine “böyle kuru muhalefet yapacağınıza, bizlere elle tutulur bir teori söyleyin biz de bunu iktidar olarak gerçekleştirelim, sizler işçiler için düşünceniz ne ise, bizler içinde bir işçinin beklentisi, ailesini geçindirebilecek kadar gücü, zor günlerinde kullabileceği kadar bir birikimi ve emekliye çıktığı zaman almak istediği maaşıdır” diyerek görüşlerimi aktardım.

 

“Azınlık seçilmişlerine Bakanlık verdiniz de biz görevimizi yerine mi getiremedik?”

 

Son olarak Yeşiller Partisi lideri de bir konuşma yaparak sayın Makris de, “bu Azınlığa Eyalet Başkan Yardımcılığı görevini, oy avcılığı için verdiniz ve bu görev de Azınlıkta olduğu için hiç bir iş yapmadı” demişti.

Ben de kendilerine, “bunu nereden çıkarıyorusunuz, bu güne kadar Azınlık seçilmişlerine Bakanlık verdiniz de biz görevimizi yerine mi getiremedik?” diyerek sözlerimi tamamladım.

Artık siyasilerin onu büyültme veya bunu küçültme zamanı geçmiştir. Artık bir şeyler yapacaksak itktidar veya muhalefet demeyip yapacağız. Yapmayacaksak kenarı çekileceğiz. Bugün de Kozlukebir Belediyesi meclis toplantısına katılma sebeplerimden bir tanesi de, Belediye sistemi nasıl çalışıyor, buradaki iktidar ve muhalefettekiler eski yıllarda olduğu gibi; bir zamanlar Yunanistan’a verilen borç paralar sayesinde refahın olduğu yıllardaki gibi mi? yoksa gerçekten halkımıza yönelik projeler üretibiliyorlar mı? düşüncesiyle ve bunu görmek için buraya geldim.

 

“Ben Ercan olarak halkımın kantarında, beni yaratan Allah’ın huzurunda tartılmak ve hesap vermek istiyorum.”

 

Ben bir yeni siyasetçi olarak buradan Batı Trakya Türk halkına sesleniyorum; siyasetçiler yaptıkları işlerle, yaptıkları hizmetle, insanlara karşı sorumluluklarıyla yücelirler. Benim siyaset anlayışımda, “o bana oy verdi, bu vermedi” anlayışına ve çifte standarta asla yer yoktur. Kanunların öngördüğü şekilde elimden geleni ve hatta daha fazlasını yapmaya çalışırım. Yapamayacağım işin sözünü asla babam olsa kimseye vermem. Ben insanlara ümit vermek, kendilerini beklenti içerisine sokmak için girmedim. Ben siyasetin kirli yanında olamam, buna benim aldığım terbiye müsade etmez. Ben insanların direk yüzlerine bakmak istiyorum. Eğer siyasette kalıcı olmak istersen bunun başka yolu yok.

Son olarak tüm siyasetle uğraşanlara ve halkıma şunu söylemek istiyorum. Ben Ercan olarak halkımın kantarında, beni yaratan Allah’ın huzurunda tartılmak ve hesap vermek istiyorum. Gerisi boştur.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here