Ana sayfa Salla Gitsin ELEşTıRMEYı BıLMıYORUZ, YARGISIZ ıNFAZ YAPIYORUZ

ELEşTıRMEYı BıLMıYORUZ, YARGISIZ ıNFAZ YAPIYORUZ

21
0

Nedir bu bizim zorumuz yahu birbirimizle uğraşmakla? Hepimiz ben de dahil olmak üzere neden birbirimizi bırakın kırmayı, adeta gömmek için fırsat arıyoruz. Yani be değerli soydaşlarım, biz toplum olarak bu kadar mı değerlerimizi yitirdik? Biz toplum olarak birbirimize bu kadar mı düşman kesildik? şahsi çıkarlarımız uğruna birbirimizi yok etmek için yemin mi ettik? Hadi geçmişte okumuşumuz yani tahsillimiz az derdik, ama gelin görün son yıllara yüksek tahsillilerimiz Allah’a şükürler olsun bol miktarda, ama bilinçsizce saldırılar ve yok etme planları hızlandı. Vay ki haline, eğer mücadele için bir görevin başına seçilirsen saldıranların sayısı bir anda sarıca arıları gibi çoğalıyor ve sokan sokana, soluk alamadan bitiriyorlar. ışte böyle bir vaka diyeceğim ben buna son dönemlere ıstanbul’da bulunan Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’nde yaşanıyor. Bu dernek yaklaşık belki de 30 yıldan beri var. Ne başkanlar geldi, ne başkanlar geçti, daha ne başkanlar da geçecek kimbilir. Her birinin değişik karakteri, konulara bakış açıları değişik olabilir, farklı düşünebilirler ancak eğer bu kişiler bu göreve seçim ile gelmişlerse bir bırakalım bakalım ne faydaları olacak hep birlikte görelim ki ozaman eleştirelim. Hemde kongre günü gözlerin içine bakarak eleştirelim, herkesin içinde yapalım bunu. Ama malesef biz her zaman olduğu gibi dereyi görmeden paçaları sıvayıp balıklamasına atlıyoruz. ışte bu atlamalar neticesinde bir yerlere tosluyoruz. Haydi sil baştan yeniden yeni, beyler olmuyor be, galiba ilk önce biz kılık kıyafet yerine beyin değiştirmemiz lazım. Takım elbisenin, duvardaki Üniversite diplomasının, saygınlığın bizlerin düşüncelerini alışkanlıklarını değiştirmediğini biz kez daha görüyoruz ve yaşıyoruz. Evet, bir kişiyi eleştirmek herkesin hakkı, hele hele bu kişi bir Kurum veya Kuruluşun başındaysa bu daha da gerekli, ama alen acele yangından mal kaçırırcasına körü körüne eleştirmek günah ve ayıptır bir yerde. Ne yani biz karşımızdakini eleştirenler dört dörtlükmüyüz? Bizim hiç eleştirilecek yanımız yok mu? Biz okadar mükemmel bir insanmıyız? ışte dönüp bir de ayrıca kendimize bakmamız lazım. Özkan Başkana Zaman Tanıyalım Sözüm, son günlerde bana göre gereksiz yere ve daha çok erken iken Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği başkanı sayın Ferruh Özkan’ın haksız yere acımasızca eleştirilmesinden bahsetmek istiyorum. Bazı yazılı medya organlarında şahsına, ailesine, mesleki durumuna neredeyse seviyesiz derecede eleştirilerin olduğuna şahitlik ediyorum. Bu durum beni gerçekten üzüyor. Sayın Başkanı önceleri hiç tanıma fırsatım olmadı ve tanımadım. Son olarak seçildiğinden itibaren tanımaya, daha sonra da son seçimlerde yakından konuşma ve yaptıklarını izleme fırsatı buldum. Konuşmalarından sonra şu an yaptıklarına bakıyorum. Ama mesleki konumuna bakmıyorum çünkü o yanı beni hiç ilgilendirmez. O onun özel yaşamı olduğunu çok iyi biliyorum ve orada kalıyorum. Ama dernek başkanı olarak son giriştiği ve ısrarla üzerine gittiği çalışmalarını takip ediyorum. Yıllarca söylediğimiz bir konu vardır hepimizin, halen bu gün halen benim gazetemdeki haberlere yazılan yorumları okuyorum ve hep bir yerlere örüklü olduğumuzu, bağlı olduğumuzu yazanlar var. Tabii ki yazıları yazanlara saygı duyuyorum, aynen düşüncelerine de olduğu gibi saygılıyımdır. Bir taraftan birileri bizi yönetiyor ve bağımlıyız, kurtulmadıkça beyaz gün göremeyeceğiz diyoruz, böyle gelmiş böyle gitmez diyoruz, ama birileri bir açılım yapmaya kalktığı zaman da hemen damgayı vuruyoruz sayın Özkan başkanın durumunda olduğu gibi. Ozaman ne diyoruz? Bırak şunu, “satılmış” Atina’da işi var, ticaret yapıyor, filan kişi ile ortak, pilmanla yemek yemiş, o Bornovas’la görüşmüş, Aleksandris ile yemek yemiş, falan filan. Eh be kardeşim, ne yapsın yani görüşmesin mi? Hani biz açılım istiyorduk, Hani biz sorunlarımızı kendimiz okuyup kendimiz dinliyorduk, Hani biz sorunlarımızı dışarıya taşıyamıyorduk, hani hep aynı şeyleri okuyup çizdiğimizden dolayı etkinliklerimize gelmiyordu yüksek tahsillilerimiz, eh şimdi ne oldu yani, hem onu istemiyoruz, hem de bunu, eee, ne olacak bizim halimiz? Ne istiyoruz biz? ıstediğimizin farkındamıyız? Beyler, Özkan başkan veya herhangi başka biri iyi veya kötü olabilir, ama biraz zaman tanımak gerekmez mi? Bir sabredelim ve yaptıklarını veya yapmak istediklerini iyi anlayalım ve görelim. Eğer yaptıkları Batı Trakya Türk Azınlığı için bir felaket ise gelin birlikte gömelim. Ama yargısız infazın çok erken olduğunu zannediyorum. Zaten biz onu yapacağız ve yapıyoruz da, kişi iyi de olsa kötü de olsa yapıyoruz ve böyle giderse herkese yönelik yapmaya devam edeceğiz, işte benim endişem de burada. Yapmış olduğu mesleki durumuna gelince Kişi isterse Çin’den demir değil ne isterse getirsin, o onun bileceği iştir. Atina’ya satar, Çin’den alır Japonya’ya verir o kişinin kendi işidir beni enterese etmez, edemez. Zengin olur, iflas eder, sıfırı tüketir o onun yaptığı ticarettir. Ben de iş yaptım ve 3 kez iflas ettim, ama ölmedim. Borçlandım ama kaçmadım, çalıştım ama dilenmedim, çalmadım. Ama bunları ben yaptım aynen her kişinin mesleki durumunda yaptığı gibi. Bu konular sadece beni ilgilendirir ve başka kimseyi ilgilendirmez. Ama toplumsal mücadelede benim yazdıklarım herkesi ilgilendirir ve herkes eleştirmek ve söz sahibi olmak hakkına sahiptir. Ama onu da kararınca ve zamanı geldiğinde. Sanki toplum olarak bizim herşeyimiz denk mi? Herşey tamam da bir ıstanbul dernek başkanının yaptıkları mı kötü bu topluma? Bırakın Allah aşkına güldürmeyin beni. Toplum olarak bu kötü alışkanlık ve hırstan vazgeçelim, aksi takdirde Yunanlının bizi yok etmesine gerek yok zaten biz kendi kendimizi yok etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Kendimize gelelim soydaşlarım, gelin birlikte ağlayalım, birlikte eğlenelim, birlikte gülelim. Ama haklı yere eleştirilecek bir durum varsa toplum yararına gelin onu da birlikte yapalım. Saygılarımla ılhan Tahsin Ahmet

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here