Ana sayfa Salla Gitsin EKONOMıDE BAşKA YOL YOK, YUNAN VATANDAşLARI KEMERE BıR DELıK DAHA AÇACAK

EKONOMıDE BAşKA YOL YOK, YUNAN VATANDAşLARI KEMERE BıR DELıK DAHA AÇACAK

30
0

Borç krizi nedeniyle iflasın eşiğine gelen ülkemiz Yunanistan, tasarruf önlemlerini daha da sertleştiriyor. Hükümetin sunduğu 2011 yılı bütçe taslağı 6 milyar euronun üzerinde ek tasarruf öngörüyor. Aylardır katı kemer sıkma önlemleri nedeniyle protesto ve grevlere sahne olan Yunanistan yeni bütçe taslağının şokunda. Pasok hükümeti, Yunanistan’ın yakın tarihinin en sert tasarruf önlemlerini içeren bütçe taslağını parlamentoya sundu. Maliye Bakanı Yorgo Papakonstantinu’nun Parlamento Başkanı Filipos Peçalnikos’a taslağın dijital versiyonunu bir USB bellekte vermesi, Peçalnikos için espri konusu oldu: “Sayın Bakan, gördüğüm kadarıyla bu bellek, geçtiğimiz yılın bütçe taslağının yazılı olduğu kağıdın ebadından çok daha küçük. Muhtemelen 2011 bütçe açığı da 2010’dakinden daha küçük olacaktır.” Ancak bellekteki belgelerin içeriği şakaya yer bırakmıyor. 2011 bütçe taslağı 6 milyar 130 milyon euroya varan ek tasarruf öngörüyor. Bu tam anlamıyla bir sürpriz oldu. Çünkü Perşembe öğle saatlerine kadar medyada telaffuz edilen ek tasarruf miktarı 4 milyar euro civarındaydı. Böylece Yunanistan ve dolayısıyla vatandaşları şimdiye kadar yürürlüğe sokulan ya da kararlaştırılan önlemlere ek olarak 6 milyar euronun üstünde ek tasarruf yapmak zorunda kalacak. BELıRLı ÜRÜNLERDE KATMA DEğER VERGıSı YÜZDE 11’DEN YÜZDE 13’E YÜKSELTıLECEK Ek tasarruflar, zaten kemerlerin iyice sıkıldığı sağlık sistemini de etkileyecek. Sadece sağlık alanında 2 milyar 100 milyon euro ek tasarrufa gidilecek. Katma değer vergisi oranlarında da değişiklikler geliyor. Aralarında çok sayıda gıda maddesinin de bulunduğu belirli ürünlerde katma değer vergisi yüzde 11’den yüzde 13’e yükseltilecek ve fiyatlar artacak. Sigara ve akaryakıt vergileri de artırılıyor. Savunma alanında da ek 500 milyon euroluk tasarrufa gidilecek. Yunan hükümeti bir yanda yurtdışındaki karaparayı ülkeye çekip, diğer yanda inşaat sektörünü güçlendirerek bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor. Bunun için kendine yeni bir ev inşa eden ya da yeni bir ev almak isteyen Yunan vatandaşlarına, parayı nereden bulduklarını bildirme yükümlülüğü kaldırılıyor. Bu düzenleme, daha önce emlak sahibi olmayanlar için geçerli olacak. Maliye Bakanı Papakonstantinu, 2011 bütçe taslağını Meclis Başkanı’na sunmasının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu bütçe, uluslararası yükümlülüklerimizi tamamen yerine getirmemize katkı sağlayacak. Bunu bir kez daha vurguluyorum: Tamamen, eksiksiz bir şekilde. Hem nitelik, hem de nicelik açısından. Tüm bunlar, toplam 110 milyar euroluk krediyi kullanmaya devam edebilmemiz için.” Maliye Bakanı’nın sunduğu bütçe tasarısı, Uluslararası Para Fonu, Avrupa Merkez Bankası ve AB’den denetçiler ile yakın istişareler sonucu hazırlandı. Bütçe taslağı 22 Aralık’ta Yunan parlamenterlerin Oyuna sunulacak. Papandreu hükümetinin mecliste rahat çoğunluğa sahip olduğu düşünüldüğünde taslağın onaylanmasına kesin gözüyle bakılıyor. IMF YUNANıSTAN’DAN DAHA FAZLA ÇABA ıSTEDı Uluslararası Para Fonu IM, Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Birliği, ağır borç yükü altındaki ülkemiz Yunanistan’a yeni kredi dilimini serbest bırakma konusunda uzlaştı. Ancak bunun karşılığında Yunanistan’dan bütçe açığını azaltması için daha fazla çaba harcaması istendi. PASOK Hükümeti, 2011’de, bütçe açığını, gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 7,5’i seviyesine çekmeyi hedefliyor. Geçen yıl bu oran yüzde 13,6 idi. Mayıs ayında IMF ve Avrupa Birliği, Yunanistan’a 110 milyar euro yardım kararı almıştı. Üç yıla yayılan yardımlar karşılığında Yunanistan hükümetinden ağır bir kemer sıkma programı uygulanması istenmiş bu da sendikaların sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve IMF heyetleri Atina temasları sonunda söz konusu programa ilişkin ikinci gözden geçirmeyi tamamladı. Ortak açıklamada, programın büyük ölçüde planlandığı gibi uygulandığı ve 2011’den itibaren Yunan ekonomisinin toparlanmaya başlayabileceği belirtildi. Bununla birlikte açıklamada, “2009’a ilişkin revize edilen rakamlar ve gelirlerin beklenenden daha düşük çıkması, Yunanistan’ın bütçe açığını yüzde 7,5’e düşürmesi hedefini tutturabilmesi için daha fazla çaba harcaması gerektiğine işaret ediyor” denildi. SıLAHLARI SATALIM, BAşKA SıLAH ALMAYALIM! Birlik gazetesi olarak bundan birkaç yıl önce uyarmıştık, ama malesef sesimizi kimse duymadı. Bir kahin değiliz, fakat herkes gibi ülkemizin ekonomik durumunun iyiye gitmediğini görmüştük ve yetkililerin tümü okusun diye yazmıştık. Evet, onlar yazmışlar gerçekten ama galiba bizi gerektiği şekilde yazmışlar. Bir kez daha birşeyi yazıyoruz, elimizdeki olan silahları elimizden çıkartalım, artık kullanılmayacak olan bu silahları paraya çevirelim. Angarlarda yıllarca duran uçaklar, kışlalarda yıllarca çürümeye terkedilen tanklar, satalım bunları. Bak, Arap ülkeleri silah alımı yarışına girdi, bir an önce elimizdeki silahları onlara satalım. Bizim silaha ihtiyacımız yok ki, kiminle neden savaşa girelim? Kiminle neyi paylaşamıyoruz? Ege Denizi’ni savaş denizi değil, barış denizi yapalım. Anavatan Türkiye, Vatanımız Yunanistan’a dostluk elini uzatıyor. Ama malesef bazıları bunu halen algılamış değil. Varsa yoksa, “Türkiye neden silah alımına devam ediyor” sorusuna takıldı herkes Yunanistan’da. Bende şunu diyorum, “çıkın, takılmayın oraya, takılmayın! Türkiye Yunanistan’a karşı silahlanmıyor. Türkiye silah üretiyor, satıyor. Türkiye bölgesel güç olmak için çalışmalar yapıyor. Bunu anlamadıysanız başka da anlayacağınız yok sizin. Eğer sizin düşüncenize bakılacak olursa, siz Türkiye’nin ürettiği ve aldığı silahları Yunanistan’a karşı aldığını zannediyorsunuz ve bir kez daha ucu, başı, sonu olmayan bir oyuna geliyorsunuz. Bilmezseniz sorun, sormazsanız bu kafayla ancak daha böyle gidilir. Eğer silah alımında Türkiye ile yarışacağız derseniz hiç aklınıza gelmesin. Türkiye Yunanistan’la yarışmıyor. Türkiye’nin Yunanistan’a karşı silahları yeter ve artarda. Bu yazdıklarımızı bir kez daha okuyun ama öncekileri yazdığınız yerlere yazmayın. Yazık, hepimiz ödeyeceğiz bu saçmalıkları diyorum. Artık kendinize gelin çünkü ülke batmanın eşiğine geldi. ınşallah yaşanmaz, ama 2011 yılının ilk ayından itibaren başta Atina olmak üzere tüm ülkede çığ gibi büyüyecek olayların yaşanmasına dahi hepimiz üzülürüz. Bu ülkeyi bu duruma getirenler halen aynı ata oynamaya devam ediyorlar. Bu zihniyet, bu anlayışla bir yere varılamaz. Üretimi olmayan, tüketimi dengesiz olan bir ülkenin sadece vergilerle ayakta kalması mümkün değil. Ülkeyi yönetenlerin bir an önce halkı teşfik ederek üretime yönlendirmelidir. Bu yönlendirmenin içinde Batı Trakya Türkleri’de payına düşen desteği almalıdır. Gelin hep birlikte yanıbaşımızda komşumuz olan Anavatan Türkiye’nin tecrübelerinden, işadamlarından, sanayisinden faydalanalım. ıçinizdeki taraflı ve at koşumuyla baktığınız düşünceleri atın. Korkmayalım, Türkiye’nin bizim topraklarımızda zerre kadar gözü yok. Bunu biliyoruz yeter ki sizde anlayın. Bir kez daha yazıyorum, Ege Denizi’nin serinliği, derinliği ve zenginliği eniyle boyuyla hepimize yeter. Ama paylaşmayı öğrenelim. Gerisi kolay.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here