Ana sayfa Batı Trakya Haberler DR. MEHMET HASANOĞLU: “YUNAN DEVLETİ ŞUNU ÇOK İYİ BİLMELİDİR Kİ BATI TRAKYA...

DR. MEHMET HASANOĞLU: “YUNAN DEVLETİ ŞUNU ÇOK İYİ BİLMELİDİR Kİ BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN KAFASINDA HİÇBİR ZAMAN AYRIMCILIK, KALLEŞLİK, IRKÇILIK KAHPELİK OLMAMIŞTIR VE OLMAYACAKTIR.”

14
0

Yunanistan makamlarınca kendi vatandaşına yönelik yapılan bir uygulamanın neticesinde Dr.Mehmet Hasanoğlu’nun, vatandaşlıktan çıkarıldığı iddia edilerek dün pasaportuna el konulmuş ve Kastanies Sınır Kapısı’nda 24 saat bir bardak su dahi verilmeden bütün gece bekletilmişti. Sınır kapısının tam ortasında bekletilen MHP Osmangazi İlçe Başkan yardımcısı Mehmet Hasanoğlu, Yunan polisinin ‘yanlışlık oldu’ deyip özür dilemesinden sonra dün Türkiye’ye geçişine izin verilmişti.

Dr.Mehmet Hasanoğlu, yaşadıklarıyla ilgili Birlik gazetesine bir yazı gönderdi ve yazısında açık yüreklilikle bir kez daha Batı Trakya Türkleri için bir mücadele verdiğini kanıtlamış oldu. Kaldı ki, aynen kendisinin de ifade ettiği gibi Yunan makamlarınca önüne sürülen belgeyi imzalar ve bütün gece sınır kapısında sivrisineklerle mücadele etmeden evine gider ve “ bana ne” diyebilirdi, ancak o bunu seçmedi.

Dr.Mehmet Hasanoğlu yazısında, “Herkesin çok iyi bilmesi gereken bir konu var, bana yapılan hukuksuzluk karşısında bana imzalatılmak istenen belgeyi imzalayarak çok rahat Türkiye’ye giriş yapabilirdim. Fakat ben ve benimle birlikte o anda oradan birlikte Türkiye’ye giriş yaptığım BTTDD Genel Merkezi Teşkilat Başkanı Sayın Ahmet KOÇ ve Basın Mensubu Sayın Rıdvan TÜMENOĞLU ile birlikte sürdürdüğümüz 24 saatlik mücadelenin tek amacı vardı” demesi herşeyi açıkça ortaya koymaya yetiyor.

 

Evet, Dr. Mehmet Hasanoğlu kolayı seçmedi ve hak ve hukukun kendisine verdiği yolu seçti. Acaba Batı Trakya’nın Milletvekilleri, siyasileri ve diğerleri neredeydi bu 24 saat içinde? Ne yaptılar dersiniz? Kendileri açıklasınlar.

Video izle.

http://www.dailymotion.com/video/xrvdgx_yunanistan-dr-mehmet-hasanoglu-nu-vatandaylyktan-atmak-istedi_news

 

Dr. Mehmet Hasanoğlu’nun yazısı aynen şu şekildedir:

 

“Bana yapılan hukuksuzluk karşısında bana imzalatılmak istenen belgeyi imzalayarak çok rahat Türkiye’ye giriş yapabilirdim.”

 

Evet yukarıda okuduklarınızda tek kelime fazlalık yok, sadece benim ve arkadaşlarımın orada yaşadığı detay eksikleri var. Yunan Devletinin 28 Haziran 2012 Perşembe günü saat 14.00 sularında Batı Trakya Türklerine uyguladığı Hukuksuzluğu tekrar hortladı, ama bu hukuksuzluğa karşı verdiğim 24 saatlik mücadelemde beni yalnız bırakmayan herkese şükranlarımı sunarım.

 

Bu vesile ile de Birlik Gazetesi sahibi Sayın İlhan Tahsin’e ayrı bir parantez açarak azınlık basınından beni ziyaret eden tek kişi olduğundan da ayrıca teşekkür ettiğimi belirtmek isterim.

 

Herkesin çok iyi bilmesi gereken bir konu var, bana yapılan hukuksuzluk karşısında bana imzalatılmak istenen belgeyi imzalayarak çok rahat Türkiye’ye giriş yapabilirdim. Fakat ben ve benimle birlikte o anda oradan birlikte Türkiye’ye giriş yaptığım BTTDD Genel Merkezi Teşkilat Başkanı Sayın Ahmet KOÇ ve Basın Mensubu Sayın Rıdvan TÜMENOĞLU ile birlikte sürdürdüğümüz 24 saatlik mücadelenin tek amacı vardı.

 

Anayasa ihlali yapan Yunan Devletine karşı, Batı Trakya Türklerinin bu tür ayak oyunları ile yıldıramayacaklarının dersini vermekti. Evet bana ilk 7 saat pasaportuma neden el konulduğuna dair en ufak bir bilgi verilmedi, sadece taftatam (nüfus cüzdanı) ile pasaportumun bilgileri arasında bir uyumsuzluk olduğu ve bununla ilgili düzeltmelerin yapılması için bekletildiğim söylendi.

 

7 saatin sonunda da bana 2002 yılında yunan vatandaşlığından tarih ve sayısı da söylenerek atıldığım söylendi. Bu işleminde 1999 yılında Yunanistan İstanbul Başkonsolozluğuna verdiğim bir dilekçeye istinaden yapıldığını açıkladılar.

Bu olayı öğrendiğim andan itibaren de ben ve arkadaşlarımız hiçbir şekilde Türkiye’ye geçmeme ve ne kadar gerekirse orada bu mücadeleyi yapma kararı aldık. Çünkü benim önümü konulan vatandaşlıktan atılma gerekçesi 1998 yılında yapılan anayasa değişikliği ile ortadan kaldırılan ve o güne kadar 60.004 Batı Trakya Türkünün vatandaşlığını kaybetmesine sebep olan meşhur 19. madde kapsamında idi. Ortada olmayan bir hukuki gerekçeye istinaden de benim vatandaşlığımı kaybettiğim belirtilmekte idi. Ama sayı ve numarasını bile bana beyan ettikleri vatandaşlığımı kaybettiğim tarihten sonra ben 2007 yılında (monimos katikos eksoteriku) alarak askerlik tecili yaptırdım, buna istinaden de 2007 ve en son 30 Mart 2012 tarihlerinde 2 defa beşer yıllık Pasaport aldım ve defalarca Yunanistan’a giriş – çıkış yaptım ve seçimlerde oy kullandım.

Ama bu yapılan işlemlerin birer idari hata sonucu yapıldığını ve tek gerçeğin 2002 yılında benim Yunan Vatandaşlığını kaybettiğim olduğu, bu sebeple de benim gerekli evrakları imzalayarak pasaport ve kimliğimi yunan  polisine teslim ederek çifte vatandaş olduğumdan rahatlıkla Türkiye’ye geçiş yapabileceğimi belirtildi ve bunun  içinde inanılmaz bir zorlama politikası uygulandı. Karşı çıktığımda da o zaman bekleyebileceğimi ama sabah muhakkak savcılığa çıkarılarak hakkımda yasal tahkikat yapılacağı gözdağını vererek yine korkutma yolu ile beni sınır dışı etmeye çalıştılar.

 

Bu gerçeklerden sonra da devreye giren ve katkı koyan, ziyaret ederek moral destek olan ve telefonla destek olan herkese burada bir kez daha şükranlarımı sunarım.

 

24 saatlik direnmemiz sonunda ise bana gece sayı ve tarihi dahi söylenen vatandaşlıktan çıkarılma gerekçem birden ortadan kalktı ve sadece Atina’dan bir kişinin sorumlu olduğu idari bir hata yapıldığının, bu olayda bir art niyet olmadığı ve bu idari hatanın da düzeltilerek bana bundan sonra sorun yaşamam için de büyük iyilik yapıldığına yönelik söylemler kullanılarak ve defalarca özür dilenerek pasaportumu ve kimliğimi iade edildi.

 

Bu olayın ise tek gerçeği vardı,

 

1-    Batı Trakya Türklerine, Yunan Devletinin yıllarca uyguladığı baskıcı hukuk dışı politikaların, kendilerini demokrasinin beşiği kabul ettikleri AB üyesi bir ülkede 21. yy’da halen hiçbir değişikliğe uğramadan devam ettiği,

2-    Batı Trakya Türklerinin Lozan Barış antlaşması ile garantör devlet olarak teslim edildikleri anavatan Türkiye’den gelecek olan desteklerin veya moral gezilerinin gözdağı verilerek bundan sonra engellenmesine çalışması,

3-    Benim de aktif siyaset yaparak mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğum partim olan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ’nin bu güne kadar kimsenin ziyaret etmediği Seçek bölgesi insanlarını 27 Haziran Çarşamba günü Büyük Dervent köyünde ziyaret etmesi ve orada yaşanan muhteşem tablonun bazılarına ciddi bir rahatsızlık yarattığıdır. Benimde bu ziyarettin gerçekleşmesinde başta BTTDD Genel Başkanı Sayın Burhanettin HAKKÜDER ile birlikte katkı koyanlardan olduğumdan dolayı faturanın bana kesilmeye çalışmasının dışında da hiçbir gerçek bulunmamaktadır.

4-

Yunan Devleti şunu çok iyi bilmelidir ki Batı Trakya Türklerinin kafasında hiçbir zaman ayrımcılık, kalleşlik, ırkçılık kahpelik olmamıştır ve olmayacaktır. Batı Trakya’da yaşayan Müslüman-Türk azınlığın tek derdi vardır o da Lozan Barış antlaşması ile kendisine sağlanan haklarından bir kelime fazla istemeden faydalanmaktır.

 

Şu çok iyi bilinmelidir ki hukuk dışı işlemler ve siyasi ayak oyunları bu güne kadar Batı Trakya Türkünü yıldırmamıştır ve yıldırmayacaktır. Bu gerçeklerle de bir daha hiçbir hemşerimin bu tür bir sıkıntı yaşamamasını dileyerek haklı davamda katkı koyan herkese teşekkürlerimi sunarım.

 

Dr. Mehmet HASANOĞLU

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here