Ana sayfa Haberler DİMAR PARTİSİ İSTANBUL’DAYDI

DİMAR PARTİSİ İSTANBUL’DAYDI

9
0

CHP’nin düzenlediği uluslararası toplantılardan ikincisi olan ”Değişen Zamanlarda Sosyal Demokrasi: Balkanlar’da Dayanışma ve Refah” konferansı tamamlandı. İstanbul’da gerçekleşen Konferansa, Yunanistan’dan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetlisi olarak “Dimokratiki Aristera” (DİMAR-Demokratik Sol) Partisi’nden bir heyet katıldı. Heyete, DİMAR Partisi’nin Uluslararası İlişkiler ve  Dış Politika sorumlusu Gerasimos Georgatos başkanlık ederken, Batı Trakya’dan Rodop İl Teşkilatı temsilcilerinden sabık Milletvekili İlhan Ahmet’in yanısıra Simeon Soltaridis ve Damon Damianos eşlik etti. Yunanistan heyetinin CHP Partisi üst düzey yetkililerince samimi bir şekilde karşılandığı belirtiliyor.

Konferans devam ederken, Yunanistan heyetinin Başkan Kılıçdaroğlu tarafından kabul edildiği ve heyetin Kılıçdaroğlu’na DİMAR Partisi Başkanı Fotis Kuvelis’in selamlarını aktardığı ifade ediliyor. Bunun üzerine de sayın Kılıçdaroğlu’nun DİMAR Başkanı Kuvelis’in an kısa zamanda Ankara’yı ziyaret etmek üzere davet ettiği ve davetin DİMAR tarafından da kabul edildiği belirtiliyor. Ziyaretin hangi tarihte gerçekleşeceği ise şu an için bilinmiyor. Ziyaret sırasında Batı Trakya’lı hemşehrimiz CHP İzmir eski Milletvekili adayı Av. Aydın Özcan da hazır bulundu.

Bu ziyaretlerin ardından heyet Fener Rum Patriği Vartolomeos’u ziyaret etti. Ziyaretin çok olumlu geçtiği belirtilirken, Patrik Vartolomeos’un Fotis Kuvelis’i Patrikhaneyi ziyaret etmeye davet ettiği ifade ediliyor.   

 

Son oturumunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da izlediği konferansın sonuç izlenimlerine ilişkin açıklamayı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu yaptı.

Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu’nun açıklaması şöyle;

 

Balkan Konferansımız, sosyal demokrasi yaklaşımını zenginleştirmek ve çekim gücünü küresel çapta artırmak amacıyla CHP’nin düzenlemekte olduğu uluslararası toplantılardan ikincisi olmuştur. İlki geçen Nisan ayında düzenlediğimiz Arap Baharı ve Sosyal Demokrasi toplantımızdı. Yakın bir gelecek için düşündüğümüz daha geniş ölçekli bir toplantımız ise planlama aşamasındadır. Bu etkinliklerimiz CHP’nin bölgesel ve uluslararası düzeydeki ilişkilerini çeşitlendirmek ve güçlendirmek hedeflerine ulaşmamıza da katkıda bulunmaktadır.

Konferans izlenimlerimize gelince şunları söyleyebiliriz:

1) Balkanlar, Avrupa’nın istikrar, refah ve geleceği bakımından sorunları ve potansiyeliyle birlikte önemli bir bölgedir. Son yıllarda kaydedilen ilerlemelere karşın Balkanların daha büyük atılımlara ihtiyacı bulunmaktadır.  Bu bağlamda sosyal demokrasi, ilke, norm ve hedefleriyle Balkan coğrafyasındaki sorunların çözümüne çok büyük ölçüde yardımcı olabilir.

2) Balkanlarda bölgesel ve yerel dayanışma ağlarının güçlendirilmesi ve işbirliği yapılması için ortak paydalar üretilmelidir.

3) Avrupa Birliği’nin Balkanlar’a yönelik izlediği strateji sonuç vermemektedir. AB’nin geçmişte sağladığı bölgesel farklılıkları giderici yapısal fonların ortadan kaldırılması bu farklılıkları derinleştirmekte, hem finansal krize hem işsizliğin artmasına yol açmaktadır. Maliyeti ve külfeti ise Balkan halklarına yüklenmektedir. Bu durumdan çıkmak için kalkınmışlığa dayalı yeni politikalar üretilmelidir. Ek olarak, Avrupa Birliğinin de Batı Balkanların yanısıra Türkiye’ye karşı da daha kapsayıcı bir siyaset izlemesi gereklidir.

4) Bölgedeki gayri safi milli hasıla henüz 1980li yıllar düzeyine dahi ulaşamamış, ortaya çıkan krizler işsizliği, özellikle genç nüfus arasındaki işsizliğı yükseltmiştir. Bu nedenle, bölgedeki neoliberal politikaların mutlaka gözden geçirilmesi gerekmektedir.

5) Balkanlarda, sosyal demokratlar arasındaki dayanışmanın ortak paydalarından birisi, bütün bölgeyi kalkındıracak stratejilerin ele alınması olmalıdır.

6) Dayton Anlaşması, Balkanlardaki savaşı sona erdirmiş fakat özellikle Bosna’da yerel sorunları çözememiştir. Daha da kötüsü, sorunların çözümünde yerel ölçeğin önemli bir faktör olabileceği bugüne kadar göz ardı edilmiştir. Sosyal demokratlar arasındaki dayanışmanın ortak paydalarından birisi de kalkınmacılık yoluyla yereldeki ilişkilerin güçlendirilmesi olmalıdır.

7) Uluslararası aktörler, Balkanlarda tarihi, hukuku ve insan haklarını siyasal malzeme olarak kullanmamaya özen göstermelidirler.

Bölgeye yönelik sorunların çözümünde bölgedeki bütün aktörler sistemin içinde olmalı ve sistemde görüşlerini yansıtacak şekilde temsil edilmelidirler.

9) Balkanlardaki merkez sağ partilerin neoliberalizme yakınlıkları yeni sorunlar üretmenin ötesine geçememiştir. Neoliberalizm, Balkanlar’daki etnik çelişkileri aşmakta başarılı olamamıştır. Sosyal demokratlar neoliberalizmin yarattığı sorunları aşacak politikaların üretilmesini sağlamak üzere girişimlerde bulunmalıdır.

10) Balkan ülkelerindeki kadınlar ve gençler ekonomik hayata katılım, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi artırmak ve siyaset alanında daha etkin olabilmek için dayanışma kararı almışlardır.

11) CHP, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri çerçevesinde Balkan ülkeleriyle dayanışma ve işbirliği yapmaya hazırdır. Bu bağlamda, sosyal demokrasi yaklaşımının kavramsal olarak geliştirilmesi önemli bir hedeftir. Uygarlığın yükselen değerlerinden biri olarak gördüğümüz sosyal demokrasi hem Türkiye-Balkanlar ilişkileri hem de bölgenin geleceği için önemli bir fırsattır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here