Ana Sayfa Yunanistan Haber Dışişleri Bakanı Dendias Meriç Sınırı’ndan Yine Türkiye’yi Suçladı

Dışişleri Bakanı Dendias Meriç Sınırı’ndan Yine Türkiye’yi Suçladı

0
0

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile birlikte Meriç (Evros) sınır bölgesi Kastanies–Pazarkule Sınır Kapısı’na geldi.

Burada incelemelerde bulunan ikili daha sonra ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias “Yunanistan’ın Türkiye ile olan sınırları, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin de sınırlarıdır. Avrupa Birliği uluslararası hukuka uygun olarak dış sınırlarını etkin bir şekilde korumaya kararlıdır.” İfadelerini kullandı.

Dendias, “Türkiye ile her zaman diyaloga açığız, ancak tehdit altında görümeye veya Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ilkesinin devam eden ihlallerinin meşrulaştırılmasına yardımcı olmaya hazır değiliz” dedi.

Dendias şöyle devam etti: “4 aydan daha kısa bir süre önce bu yerde Yunanlılar, Avrupalılar ve uluslararası toplum düşünülemez bir duruma tanıklık etti: Türkiye binlerce insanın daha iyi bir yaşam umutlarını istismar etti.

En üst düzeyde Türk yetkililer tarafından düzenlenen yanlış bilgilendirme kampanyaları ile, sınırların açık olduğunu ve yüzbinden fazla kişiyi sınırı geçmek üzere Yunanistan ve Avrupa sınırlarına yönlendirilmişlerdi. Ancak AB’ye taviz vermek için şantaj yapmaya yönelik bu girişim başarısız oldu.

Burada Evros’ta, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Avrupa Konseyi başkanları ile Avrupa Parlamentosu ve Komisyonun yanı sıra Hırvatistan Başbakanı ile birlikte 3 Mart’ta, Avrupa ve Uluslararası Hukukuna göre  AB’nin dış sınırlarını etkin bir şekilde koruma kararlılığını dile getirmişlerdi.

Bu arada, takip eden günlerde, FRONTEX güçleri Evros bölgesinde konuşlandı ve bugüne kadar burada kaldı. AB Türkiye’nin Mart 2016 AB-Türkiye Ortak Bildirgesi’ni ihlal ettiğini reddetti ve masum insanları alet etmekten dolayı en sert bir şekilde kınamıştı.

Bugün, pandemi nedeniyle kısa bir aradan sonra Türkiye, Avrupa ile olan kara sınırlarının açık olduğunu, sahil güvenlik görevlilerinin Yunan adalarına giden göçmenlerle dolu kayıklara eşlik ediyor ve Doğu Akdeniz’de güvenliği, istikrarı ve barışı zayıflatmakta ısrar ediyor.”

Dışişleri Bakanı Dendias konuşmasında Türkiye’yi suçlayarak şunları sıraladı:

  • Türkiye tüm komşularına sorun yarattı.
  • Libya, Suriye, Irak ve Avrupalı ​​ortağımız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini sistematik olarak ihlal ediyor.
  • Neredeyse her gün Yunanistan’ın ulusal hava sahasını ve karasularını ihlal ediyor, bunun yanı sıra, Evros ve Ege’deki yerleşim bölgelerinde silahlı savaş uçaklarıyla aşırı uçuşlar gerçekleştiriyor.
  • Kıbrıs’ta, bir yılda altıncı kez, Kıbrıs MEB bölgelerinde yasadışı sondajlar yapıyor.
  • Yine uluslararası meşruiyeti hiçe sayarak Libya’da, Neo-Osmanlı özlemlerini başarmak için Birleşmiş Milletler silah ambargosunu açıkça ihlal ediyor.
  • Trablus yönetimi ile imzalanan yasadışı bir muhtıraya dayanarak, Avrupa’yı deniz bölgelerinden mahrum etmeyi, Girit ve Rodos gibi adalardan 6 deniz mili olan Yunan kıta sahanlığındaki alanları gasp etmeyi amaçlıyor.
  • Avrupa yasalarına tekrar tekrar saygı çağrısını açıkça göz ardı ediyor.”

Bu noktada, Dışişleri Bakanı Dendias Yunanistan’ın konumunu ve duruşunu açıklığa kavuşturarak şunların altını çizdi:

“Yunanistan, uluslararası hukuka, deniz hukukuna ve iyi komşuluk ilişkileri ilkelerine dayanarak komşularıyla uzun süredir devam eden anlaşmazlıkları çözme isteğini ve yeteneğini pratikte göstermiştir. Önceliklikli olarak her üye ve AB’ye katılmak isteyen ülkeler için (sine qua non) olmazsa olmaz geçerlidir.

Uluslararası Deniz Hukuku’na göre, MEB sınırları ve kıta sahanlığı belirlenmesinde tek uygun yol komşular arasında diyalog. Yunanistan, Türkiye ile bu konuya iyi niyet gösterme arzusunu sürekli olarak en üst düzeyde vurgulamış ve yapmaya hazırdır. Ancak, kesinlikle Uluslararası Hukuk ve Deniz Hukuku çerçevesinde.

Ancak bu, Ankara’nın uluslararası toplumdan ve AB’den gerginliği artırma, tek taraflı eylemden kaçınma ve meşruiyete dönme çağrılarına yanıt vermesi durumunda incelenebilir. 19. ve 20. yüzyıl savaş gemileri ve bugün kırmızı beyaz sondaj gemilerin kılık değiştirmeleri uluslararası toplumu kandıramaz.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye ile ilgili son eleştirileri hedefli ve günceldi. Ankara, Avrupa örneğini takip etmeli ve Türk fırkateynlerinin Akdeniz’deki bir NATO misyonunda yer alan bir Fransız deniz gemisini hedeflemekten çekinmedikleri son olaylarda olduğu gibi gambot diplomasisi uygulamaktan kaçınmalıdır.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz