Ana sayfa Batı Trakya Haberler DEB PARTİSİ’NDEN GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE’DE İFTAR YEMEĞİ

DEB PARTİSİ’NDEN GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE’DE İFTAR YEMEĞİ

13
0

Dostluk, Eşitlik Barış Partisi (D.E.B.) Gümülcine ve İskeçe’de iftar yemeği verdi. Gümülcine’de 26 Ağustos günü Mastanlı Mahallesi’nde verilen iftar yemeğine ilgi yoğundu. Mastanlı ve Kırmahalle gençlerininde yardımıyla gerçekleşen iftar yemeğine T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç, D.E.B. Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş ve Yönetim Kurulu üyeleri, sabık milletvekili İlhan Ahmet, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Gümülcine Belediyesi Başkan Vekili Rıdvan Molla İsa, Gümülcine Belediyesi “Eşitlikte İlk Adım“ Listesi Başkanı Sibel Mustafaoğlu, T.C. Ziraat Bankası Gümülcine Şubesi Müdürü Çağrı İzmirlioğlu, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Koray Hasan, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman, Eyalet Meclisi üyesi Ercan Hüseyin, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Ecevit Emin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İftar yemeğine yaklaşık 2000 kişi katıldı.

 

D.E.B.partisi Başkanı Mustafa Ali Çavuş yaptığı selamlama konuşmasında, “arkadaşlarımızla düşündük, bu iftarı otel salonlarında yapacağımıza, bizim Batı Trakya Türk Azınlığı’na büyük hizmetleri bulunan Kırmahalle ve Mastanlı’da yapmayı uygun gördük. Çünkü biliyorum ki Müslümanlığın ve Türklüğün kalbi burada atıyor” ifadelerine yer verdi.

 

Genel Başkan Mustafa Ali Çavuş’un ardından selamlama konusmasını yapmak üzere Müftü İbrahim Şerif söz aldı. Müftü Şerif özetle şunları dile getirdi:

 

İbrahim Şertif: “Aramızdaki bazı hainler, hain diyorum, müftü seçimi müftü seçimi diye tutturdular gittiler”

 

“Bu akşam ilk defa olarak 20. yılını kutlayan D.E.B. partimiz böyle bir iftar tertip etti. Kendilerini tebrik ediyorum. Bütün başkan, yöneticiler ve bütün  mensuplarını tebrik ediyorum. Bizim bu birliğe gerçekten ihtiyacımız vardı. Ben siyasetçi değilim. Ama şunu çok iyi bilmemiz lazım ki son yıllarda Azınlığımız çok partizan olmakta ve kendi özünden uzaklaşarak başka partilerde kendine yer aramaktadır. Azınlığın dostu Azınlıktır. Azınlığın kurtuluşu ancak kendi içinden yetişecek olan güçlerle olacaktır. Bunu herkesin çok iyi bilmesi lazım.

Biz bir ağızdan ses çıkarmasını maalesef öğrenemedik. Neden öğrenemedik? Son günlerde içinde bulunduğum bir konu var. Azınlıkta müftülük konusu. Basını dinliyorum, bir şeyler söylüyor. Ötekileri bir başka taraftan başka şeyler yazıyor. Ne Yazıyor? Şunu yazıyor, “Müftü seçimi olmadı.” “Müftü seçiminden vazgeçildi.” “Müftü seçimi yapılmıyor.”

 

Azınlık olarak biz 1990 yılında seçim yaptık. Rahmetli Gümülcine Müftüsü Hafız Hüseyin 1985 yılında vefat etti. Biz 1985 yılında Azınlık olarak beş yıl 1990 yılına kadar “müftü seçimi yapın” diye yönetime devamlı ricada bulunduk. Fakat yapılmadı. Azınlık kendi insiyatifini alarak D.E.B. Partisi Başkanı Sadık Ahmet’in önderliğinde müftü seçimi yaptık. Başta Sadık Ahmet ve diğer yöneticilere, Meclise ve hatta Mili Eğitim Bakanına şunu söyledik, “Biz müftümüzü seçtik, lütfen müftüyü tanıyın”.

Fakat verilen cevap, “biz müftüyü tayin ettik, müftü seçimine gerek yok.” Fakat, 1990 yılından sonra da aramızdaki bazı hainler, hain diyorum, müftü seçimi müftü seçimi diye tutturdular gittiler.

Müftü seçimi bitmiştir. Biz yolumuza, isteyenler yoluna. Bundan sonra yönetimden sadece şunu bekliyoruz, seçilen müftüleri ya tanır, ya da tanımaz. Eğer tanımazsa böyle devam eder gider. Eğer tanırsa biz de azınlık olarak memnun oluruz.” Dedi.

 

Müftü İbrahim Şerif’in ardından Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Rodop PASOK Milletvekili Ahmet Hacıosman söz aldı. Hacıosman, “ben sözlerimi fazla uzatmak istemiyorum. Ben bu güzel iftarı düzenleyen D.E.B. Partisini tebrik ediyorum. Bizleri burada birlik ve beraberlik içerisinde, binlerce insanı bu mahallede, kadını erkeği, çoluğu çocuğu bir araya getirdikleri için kendilerini tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum” dedi.

 

İSKEÇE’DE İFTAR YEMEĞİ

 

Dostluk, Eşitlik Barış Partisi (D.E.B.) Gümülcine’den sonra 27 Ağustos Cumartesi akşamı İskeçe’de de bir iftar yemeği verdi. İskeçe’deki iftar yemeğine T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç, D.E.B. Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş ve Yönetim Kurulu üyeleri, İskeçe PASOK Milletvekili Çetin Mandacı, İTB Başkanı Ahmet Kara, Mustafçova Belediye Başkanı Mustafa Cukal, Müftü Yardımcısı Ahmet Hral, sabık Milletvekili Birol Akifoğlu, BTAYTD Başkanı Ecevit Emin, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanısıra davetliler katıldı.

Açılış ve selamlama konuşmasını DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı İskeçe İl Örgütü Teşkilatı sorumlusu Ozan Ahmetoğlu yaptı.

 

Ardından kürsüye D.E.B. Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş geldi.

Ali Çavuş konuşmasında, “sevgili soydaşlar, bizler yaklaşık üç yıl önce bu işe bir rüyayla başladık. Rabbim bize Batı Trakya’da ihtiyaç olan birlik beraberliği sağlamayı nasib etti. Protokol masasına bakıyorum da her partiden soydaşlarımız var. Bu da güzel bir örnek. Bizler birlik beraberlik içinde Azınlığın kırmızı çizgilerini taşıyarak, Yunan devletine karşı hak arama mücadelesinde birlik beraberlik içerisinde olacağız. Bizler birbirimizi sevmek zorundayız” dedi.

 

Mandacı: “Gelin İşyerlerimize Türkçe Tabela Asalım”

 

İskeçe PASOK Milletvekili Çetin Mandacı kürsüye geldi ve özetle şu ifadelere yer verdi. “Sevgili soydaşlar, öncelikle yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı kutluyorum. Ben bu akşam DEB Partisinin başkanını ve yöneticilerini canı gönülden kutluyorum. Şöyle bir baktığımda İskeçe’den hangi partiye mensup olursa olsun burada görmekten duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum.

Dostluk, Eşitlik Barış Partisi Azınlığımızın önemli değerlerinden birisidir. Bizlerin görevi her ne kadar siyasi partilere mensup olursak olsak, DEB Partisinin bundan sonra güçlü olmasını sağlamaktır. Ancak DEB Partisi bundan sonra sadece bir açıklamanın dışında, bir iki toplantı dışında hedeflerini açıkça ortaya koyması lazım. Bölgemizde siyasi parti olaraktan bölgemizde hangi alanlarda faliyet göstereceğini daha şimdiden itibaren ortaya koymasınında yarar görmekteyim.

Benim bir teklifim olacak. Biliyorsunuz ki önümüzdeki Aralık ayında İskeçe’deki Esnaf ve Ticaret Odası’nın seçimleri var. Bütün siyasi partilerin desteklemiş olduğu adaylara baktığımızda hepsinin ağzından çıkan tek bir kelime var, Azınlığı yanlarına alabilmeleri için diyorlar ki “biz bağımsızıs”, bizde gidip insanlarımızı kandırmaya çalışıyoruz. Böyle ikiyüzlülük olmaz. Burada dikkatli olmak zorundayız. Eğer onlar bağımsızsa bizimde DEB Partimiz var, bu işin başını DEB Partisi çeker herkesle birlikte bu işi yerine getirmeye çalışırız.

Hayallerimiz büyük olması lazım. Azınlığımızı ilgilendiren Müftülük sorunları, Cemaat sorunları, Vakıflar sorunları Türk kimliğinin tanınması ve isminde Türk kelimesi geçen derneklerin tanınması tabii ki ilk hedefimiz olacak. Ama bunun yanında güncel yaşamda insanımızında bir Avcılık Kulübü’nde, bir Ticaret Odası’nda da DEB Partisi ağırlığını koyması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir teklif geldiğinde bilin ki elimden her ne gelirse onu yapmaya çalışırım. Genel anlamda zarar vermemeye çalışırım.

İkinci teklifim, sorunlarımızın başında yerel bazda politika yapan meslek sahibi insanlarımızın yapacağı tek bir şey var. Bürosunun önünde, çalışma yerinin önünde gelin hep beraber, madem ki bu ülkede bizim resmi dilimiz Yunanca, ama bizim anadilimiz Türkçe, nasıl bilgisayarda Türkçe konuşuyorsak iletişimizi Türkçe olarak sağlıyorsak bence bürolarımızın önüne diyelim ki Dr. Çetin Mandacı, Yunanca yazıldığında altınada Dr. Çetin Mandacı’nın Türkçesini yazmak zorundayız. Bu ülkenin, bu bölgenin iki parçasından bir tanesiyiz. İnanın ki bizler bu ülke toplumuna çoğunluğa entegre olmak için hazırız. Ama entegrasyon esnasında dinimizi, dilimizi, örf ve adetlerimizi de yapmak durumundayız. Eğer bu entegrasyon olacaksa bu bizim farklılığımızında ortaya çıkması geçerlidir.

Gelin hem Türkçeyi hem Yunancayı birlikte yazalım. Malesef Yunancayı konuşamayan insanlarımız var. Akşam bir yere gittim Yunanca kanal yok, internet yok. Malesef bu insanlarımızdan Yunancayı konuşmalarını bekleyemezsiniz. Bu ülkede anadilimizi öğreneceğiz. Ama bu ülkede hak ve hukukunu bilmek içinde Yunancayı da çok iyi bilmemiz lazım. Dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here