Ana sayfa Batı Trakya Haberler DAVUTOĞLU ‘TO VİMA’ GAZETESİNE MÜLAKAT VERDİ

DAVUTOĞLU ‘TO VİMA’ GAZETESİNE MÜLAKAT VERDİ

9
0

Davutoğlu, “To Vima” gazetesine verdiği mülakatta, Meis Adası ile ilgili Türkiye’nin tutumunun uluslararası hukuka dayandığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Atina’ya geçen hafta yaptığı ziyaret kapsamında haftalık yayımlanan “To Vima” gazetesine verdiği mülakatta, Meis Adası ile ilgili Türkiye’nin tutumunun uluslararası hukuka dayandığını söyledi.

“Ahmet Davutoğlu: Meis Adası ile ilgili tutumumuz uluslararası hukuka dayalı” başlığı altında yayımlanan röportajda, Türkiye’nin Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkileri kurmakta kararlı olduğunu belirten Davutoğlu, uluslararası hukuk, iki ülkenin birbirlerine ve meşru çıkarlarına saygı çerçevesinde, Yunanistan ile olan farklılıklarda uzlaşma sağlamak için gerekli iradeye sahip olduklarını ifade etti.

Davutoğlu, Ege’nin dostluk ve işbirliği denizi olması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: “Doğu Akdeniz’deki duruma odaklanmak siyasi gündemimizde öncelik taşıyor. Bu arada, iki tarafın da turizm, ticaret, ekonomi ve kültür dahil olmak üzere, tüm sektörlerde işbirliklerini artırması gerekiyor. Bu bağlamda Yunan makamlarının aldığı kararla bazı Ege adalarına vize kolaylığı getirilmesi, turizm işbirliğinin geliştirilmesinde olumlu bir adım oldu.” Türkiye’de düzenlenecek Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin (YDİK), daha fazla işbirliği için olası adımları görüşmenin önünü açacağını ifade eden Davutoğlu, iki ülke arasında ve özellikle Ege ile ilgili anlaşmazlıkların kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ulaşması için her yolu arayıp bulmakta kararlı olduklarını belirtti. “Meis Adası’nın Ege’ye ait olmadığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) hakkı bulunmadığı fikrinde ısrar ediyor musunuz? Ülkeniz, Yunanistan’ın Girit’in güneydoğusunda doğalgaz ve petrol arama hakkına karşı çıkar mı? Türkiye’nin MEB konusuna yaklaşımını nasıl tarif edersiniz? ” sorularına Davutoğlu, şu yanıtı verdi: “Türkiye uluslararası hukuka dayalı net bir politikaya ve yasal bir konuma sahiptir. Türkiye ile Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarında farklı görüşler savunduklarını biliyoruz. Biz Yunanistan ile tüm anlaşmazlıklar çözmek istiyoruz. İstenen ortak bir amaca doğru ilerleme kaydedeceğimize eminim.”

Suriye

Türkiye’nin Suriye krizinde her zaman barışçıl çözüm savunduğunu belirten Davutoğlu, Esad rejiminin giderek çaresizleştiğini ve bir sonraki adımını öngörmenin kolay olmadığını kaydetti.

Bu çerçevede Hatay’a top mermisi düşmesiyle 5 kişinin hayatını kaybetmesine işaret eden Davutoğlu, halkın temel hak ve çıkarlarını ve sınırları korumak için uluslararası hukuka dayalı bütün gerekli önlemleri almakta kararlı olduklarını dile getirdi.

Kıbrıs

Kıbrıs Rum kesiminin tek taraflı deniz araştırmalarına başlamasının ve bu kışkırtıcı hareketi takip eden gelişmelerin, Kıbrıs sorununun askıda kalmasının bölgesel ve kısmen dünya çapında getirdiği tehlikeleri gösterdiğini ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu: “Bu adım, BM gözetiminde müzakerelerin kritik bir aşamaya ulaşmasıyla oldu. Bu Kıbrıs Rum tarafının, Türk tarafının eşit hak ve çıkarlarını gözardı ettiğini, Türk tarafı ile ortak bir gelecek paylaşmaya istekli olmadığını ve kapsamlı bir çözüme ulaşmak istemediğini gösteriyor. Görünen o ki adanın batısında bulunan bazı arazi denilen yerlerin devredilmesi, Doğu Akdeniz’de Türk kıta sahanlığını ihlal ediyor.

Türkiye, kesiştiği alanlarda eskiden de olduğu gibi yabancı petrol şirketlerinin doğalgaz ve petrol çıkarma ve bundan yararlanmak üzere izinsiz araştırma yapmalarına izin vermeyecektir. Doğu Akdeniz’de ekonomik kaynaklar krizi, Kıbrıs’ta siyasi bir çözüme gerek duyulduğunu açıkça gösteriyor. Fakat şu anki ortamın nasıl değişebileceğine dair bilgilendirici bir görüntü sunuyor. Kıbrıs Türk tarafının önerdiği gibi, adanın petrol ve doğal az kaynakları çözümü finanse etmek için kullanılabilir. Suyu da iyi bir gelir kaynağı olarak gelecekteki bir çözüm için kullanabiliriz. Petrol ve gaz sorunu nereden baktığınıza göre, Kıbrıs için bir fırsat ve ya bir yük olarak değişebilir.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, karşılıklı rıza olması ve kapsamlı bir çözüm sağlanmasını finanse etmek üzere kullanılacak göreceli faydaları belirlemek için her iki tarafın ve BM’nin katılımı ile üçlü bir komite önerdi. Eğer Kıbrıs Rum tarafı da Eroğlu’nun bu adil önerisine olumlu yaklaşarak barış ve uzlaşma için siyasi isteklilik gösterirse, doğal kaynaklar adanın sahibi olan iki millet arasında ortak paylaşılacak. Bu sürdürülebilir bir çözüm bulunması çabalarına ve Doğu Akdeniz’in barış istikrar ve işbirliği denizi olmasına yardım edecek. Şimdi Annan Planı referandumlarının sonuçlarına rağmen, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Rum tarafını tek taraflı kabul etmesi kararının komplikasyonlarıyla karşı karşıyayız.”

Son olarak “Doğalgazın Kıbrıs sorununun çözümünde bir değişim aracı olduğuna inanıyor musunuz? ” sorusu üzerine Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Kıbrıs’ta iki taraf arasında derin bir güven krizi var. Bu çıkmazda iki taraf arasındaki Güven Arttırıcı Önlemler, diyaloğun devam etmesine yardımcı oluyor. Bu alandaki işbirliği sadece bir krizi önlemekle kalmayacak, uluslararası toplumun ve özellikle bu kaynakları kullanabilecek Avrupa ülkelerinin yararına olacak.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here