Ana sayfa Yunanistan Haber Cumhurbaşkanı Pavlopulos Dedeağaç’tan Önemli Mesajlar Verdi

Cumhurbaşkanı Pavlopulos Dedeağaç’tan Önemli Mesajlar Verdi

3
0

Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos 6 Aralık 2019 Cuma günü geldiği Dedeağaç’tan Türkiye’ye yönelik önmeli açıklamalarda bulundu. Katıldığı bir dini etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı Pavlopulos, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’na da değindi. Pavlopulos özetle şu ifadeleri kullandı.

“Türkiye ile Libya arasındaki Memorandum geçersiz.”

“Türkiye ile Libya arasındaki “Memorandum” olarak adlandırılan, kurumsal olarak sadece geçersiz değil, tamamen varolmayan bir konu. Uluslararası hukukta hiçbir temeli bulunmuyor. Bu nedenle de Yunanistan için, uluslararası topluluk ve Avrupa Birliği için herhangi bir yasal etki yaratmıyor.

Türkiye’ye yönelik dostluk ve iyi komşuluk elini uzatmakta kararlıyız ama…”

Türkiye’ye yönelik dostluk ve iyi komşuluk elini uzatmakta kararlı olduğumuz kadar, aynı zamanda kırılmaz birlik şartları altında ve geri çekilme izi dahi olmadan uluslararası hukuka saygı gösterilmesini sağlayacağız. Bu amaçla, gerektiğinde tarihsel olarak da kanıtladığımız gibi, buna irade ve gücümüz var. Bu bağlamda, Yunanistan’ın ve aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nin sınırlarını savunacağız.

Türkiye’nin “güçlü olan haklıdır” fantezisi her geçen gün Türkiye’yi uluslararası alanda kenara itmektedir.  Biz Yunanlar, uluslararası ve Avrupa meşruiyetinin garantörlüğünü üstleneceğimizi ve görevimizi başa çıkaracağımızı beyan ediyoruz.

“Trakyalı Müslüman hemşehrilerimizin tüm haklarına saygı duyuyoruz.”

Biz tüm inancımız ve tüm samimiyetimizle Türkiye’ye şunu söylüyoruz; Uluslararası ve Avrupa hukuk düzenine ve ondan kaynaklanan temel insan haklarına, tam olarak saygı gösterdiğimizi kanıtladık. Bu saygı bizi hem uluslararası düzeyde hem de Avrupa düzeyinde örnek alınacak hale getirdi.

Bu çerçevede, aynı derecede, uluslararası hukukta ve özellikle de Lozan Antlaşması’nda belirtildiği gibi saf dini azınlık olan Trakyalı Müslüman hemşehrilerimizin tüm haklarına saygı duyuyoruz.

Aynı saygı hissini Yunanistan’a sığınan mültecilere karşı da pratikte somut kanıtlarla duyuyoruz. Avrupa Birliği’ndeki ortaklarımızdan kesinlikle bu konuda, Avrupa hukukunda ve ortak Avrupa kültürümüzde dayanışmalarını göstermelerini bekliyoruz.

Her şeyden önce, Türkiye Yunanistan’a karşı daha fazla sorumlu olmalı. Yalnızca Trakya’daki Yunan Müslüman azınlığı ile ilgili sahte tarihi iddialarla değil. Aynı zamanda Yunanlılara ve Helenizme karşı anlaşılmaz zulümlerle dolu olan geçmişi ağır basıyor.

“Pontus Helenizmi ve Küçük Asya soykırımlarından bahsediyorum.”

Pontus Helenizmi ve Küçük Asya soykırımlarından bahsediyorum. Lozan Anlaşmasına göre etnik bir Azınlık olan Konstantinupolis (İstanbul) Rumları’nın 1955 ve 1964 yıllarında gördükleri zulüm, katliam ve kovulmalarına değiniyorum, ki o zamana kadar güçlü kuvvetli olan etnik Rum Azınlığı parçalanma noktasına geldi. Ve elbette, Türkiye’nin 1974 saldırısından sonra Kıbrıs’ta kayıpların trajedisini kimse unutamaz.

“Sonsuza dek insanlığın savunucularıyız ve olmaya devam edeceğiz.”

Buradan, Aleksandrupolis’ten (Dedeağaç), batıdan doğuya doğru Yunan ve Avrupa Trakya’sından sesleniyorum; Trakya’nın Yunanistan’ın gövdesine ilhakının 100’üncü yılında biz Yunanlılar, Ortodoks Hristiyanlığın miras aldığı gibi, Yunan ve Avrupa medeniyetinin yukarıdaki ilke ve değerlerinin savunucuları ve koruyucuları olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz. Bu şekilde sonsuza dek insanlığın savunucularıyız ve olmaya devam edeceğiz.

Özellikle bugün, insanların tüm gezegende sarsıldığı sıkıntı çektiği bir zamanda, bölgemizde de olduğu gibi malesef komşu Türkiye’nin büyük sorumluluğunda yapılıyor.”

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here