Ana Sayfa Batı Trakya Haberler CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: “BİZİM KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK” DEDİ, YUNANİSTAN’A “GÜVENCE” VERDİ

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: “BİZİM KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK” DEDİ, YUNANİSTAN’A “GÜVENCE” VERDİ

22
0

Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos’un davetlisi olarak Atina’da Pavlopulos ve Başbakan Aleksis Çipras’la görüşen, Gümülcine’de Batı Trakya Türkleri ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra ziyaretini izleyen gazeteci ve yazarların sorularını yanıtladı. Erdoğan, “Yunanistan’ın toprak bütünlüğünde sanki Türkiye’nin gözü varmış gibi yanlış çıkarımlarda bulunanlar olmuş. Halbuki benim ağzımdan öyle bir şey çıkmış değil. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok” dedi.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“KİMSENİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNDE GÖZÜMÜZ YOK”

Atina ziyaretinizde Lozan konusu öne çıktı.

“Ziyaret öncesinde, bir Yunan televizyonuna (Skai TV) verdiğim mülakatta Lozan’la ilgili bir soruya cevaben söylediklerim zannediyorum biraz rahatsızlığa yol açmış. Yunanistan’ın toprak bütünlüğünde sanki Türkiye’nin gözü varmış gibi yanlış çıkarımlarda bulunanlar olmuş. Halbuki benim ağzımdan öyle bir şey çıkmış değil. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Ben gerekiyorsa pekâlâ güncelleme yapılabileceğini belirttim. Kaldı ki Lozan, sadece Türkiye- Yunanistan arasında bir antlaşma değil. Farklı devletlerin işin içinde olduğu, çeşitli meseleleri konu alan, muhtelif protokoller de içeren ayrıntılı bir antlaşma. Gerek görülürse pekâlâ güncellenebileceği kanaatindeyim. Bu benim düşüncem. Siz paylaşmayabilirsiniz. Nitekim Yunanistan Cumhurbaşkanı bu tür antlaşmaların güncellenemeyeceği kanaatinde. Bana göre ise taraflar ihtiyaç hissederlerse pekâlâ güncellenebilir. Bunu orada Cumhurbaşkanı Pavlopulos’a da ifade ettim: “Biz parlamentolarda gerekirse anayasaları bile değiştirmiyor muyuz? Değiştiriyoruz. Dolayısıyla antlaşmalar da gerek görülürse elbette güncellenebilir.” Ama bu konu biraz sanki takıntı haline gelmiş gibi. Aynı şeyi Başbakan Çipras’ta da gözlemledim.

“MİNARESİZ CAMİ Mİ OLUR?”

Batı Trakya’yı ziyaretiniz de kimilerini tedirgin etmiş gibiydi.

“Celal Bayar Lisesi’nde soydaşlarımızla bir araya gelmemizden rahatsız olunmasını anlamıyorum. Lozan’da azınlıklara tanınan hakların hayata geçirilmesi önemli. İkide bir bize söyledikleri şey Heybeliada Ruhban Okulu. Hadi biz o meseleyi de hallettik diyelim, peki Batı Trakya’daki soydaşlarımızın okullarına yönelik tavrınızı nereye koyacağız? Ya da Atina’daki cami meselesi. İki tane cami meselesi var. En ufak bir gelişme yok. Mesela güya yeni bir şey yaptılar ama camiye bile benzemiyor. Minaresi yok. Dedim ki: “Ya bir şey yaptınız, ‘2 ay sonra açacağız’ dediniz. Ama bir minaresi bile yok. Bizim kültürümüzde minaresiz cami olmaz.” Hatta kendisine, “Çansız kilise olur mu?” diye sordum. “Olmaz, iyi olanı tabii ki çanlı olanıdır” dedi.

“Başmüftülük meselesinin halen halledilemediğinden bahsettim.”

“Başmüftülük meselesinin halen halledilemediğinden bahsettim. Başmüftüyü atayarak belirliyorlar. Halbuki oradaki Müslümanlar kendi başmüftülerini kendileri seçebilmeli. Bunlara mukabil bizim mesela Sen Sinod diye adlandırılan kurul için neler yaptığımızı anlattım. Mesela, kilise yapımı. Böyle şeyleri biz sorun haline getirmeyiz. Nitekim, Sümela’yı biz yapıyoruz. Mesela 7 Ocak’ta Fener’de Bulgar Ortodokslara ait olan Demir Kilise’nin açılışını Başbakan Boyko Borisov’la beraber yapacağız.”

”YAPICI BİR TUTUMLA MESELELERE ÇÖZÜM ÜRETMEK İSTİYORUZ”

“Türkiye olarak bizim derdimiz, Yunanistan’la ilişkilerimizde de açık ve samimi olarak, yapıcı bir tutumla meselelere çözüm üretmektir. Biz komşuyuz. Kavga kimseye fayda sağlamaz. O nedenle ilişkilerimizdeki olumlu gelişmeler bizleri mutlu ediyor. Halklarımız arasında sorun yok, birbirlerine gerçekten ilgi gösteriyorlar. Üst düzeyde bazen tabii ki bazı sıkıntılar olabiliyor. Başta değindiğim yanlış anlamayla ilgili olarak, Atina’daki görüşmelerimizde şunu da söyledik: “Bizim Yunanistan’ın egemenlik hakkıyla, toprak bütünlüğüyle ilgili herhangi bir sıkıntımız yok. Bizler her iki ülkeye, her iki topluma fayda sağlayacak adımlar atmaya odaklanmalıyız.” Şunu da hatırlatayım; mesela 15 Temmuz gecesi, beni ilk arayanlardan biri Cumhurbaşkanı Pavlopulos olmuştur. Böyle de vefalı bir insandır. Böylesine vefalı bir dostun davetine icabet etmek, bizim için ayrıca önem taşıyordu.”

“GEREKİYORSA PEKALA GÜNCELLEME YAPILABİLİR”

Lozan’da güncellenmesini istediğiniz hususlar, ibadet özgürlüğü gibi konulardan mı ibaret? Siz Suriye meselesinde de Irak meselesinde de Lozan’la ilgili olarak benzer imalarda bulunmuştunuz.

“Lozan, Türkiye-Yunanistan arasındaki bir antlaşma değil. Muhtelif boyutları olan devasa bir antlaşma. Devam etmesi gerekiyorsa tabii ki devam eder. Ama taraflar belirli noktaları güncelleme ihtiyacı hissederlerse, bunu pekâlâ yapabilirler.”

Çipras, AA’ya verdiği demeçte, sizin ziyaretinizle her iki ülkenin ilişkilerinde yeni bir dönemden bahsedebileceğinden, bu konuda umutlu olduğundan söz etmişti.

“Biz de aynı umudu taşıyoruz. Çünkü her görüşme, yeni bir süreç, yeni bir adım demektir. Ayrı kalmakla, görüşmemekle, yerinde saymakla bir yere varamazsınız. Mesafe katetmek, ilişkileri ilerletmek istiyorsanız, görüşmek lazım. Bu açıdan karşılıklı ziyaretler çok önemli.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz