Ana sayfa Batı Trakya Haberler BATI TRAKYA’NIN “ORHAN BABASI” GÜLE GÜLE, MEKANIN CENNET OLSUN

BATI TRAKYA’NIN “ORHAN BABASI” GÜLE GÜLE, MEKANIN CENNET OLSUN

12
0

T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu’nda 31 yıl görev yapan 56 yaşında Orhan Çardak, geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşamını yitirdi. Batı Trakya Türkleri “Orhan Baba”yı son yolculuğuna uğurlamak üzere T.C. Gümülcine Başkonsolosluğuna geldi.

 

Orhan Çardak’ı Batı Trakya’dan son yolculuğuna uğurlamazdan önce 31 yıl aralıksız çalıştığı T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu’nda 27 Aralık 2011 Salı günü bir tören yapıldı.

 

Törene, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç, Muavin Konsoloslar Berin Okur, Adnan Öztürk, Ufuk Gözaydın, Konsolosluk çalışanları, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, DEB Partisi Gen. Başkanı Mustafa Ali Çavuş, Milletvekilleri Ahmet Hacıosman, Çetin Mandacı, eski Milletvekili İlhan Ahmet, GTGB Başkanı Koray Hasan, Gümülcine Belediyesi “Eşitliğe İlk Adım” Listesi Başkanı Sibel Mustafaoğlu, Gümülcine Belediyesi başkan Yardımcıları Rıdvan Molla İsa, Kozlukebir Belediye Başkanı İbrahim Şerif, Mustafçova Belediye Başkanı Mustafa Cukal, Sivil Toplum Kuruluşlarının başkanları ve çok sayıda soydaş katıldı.

MUSTAFA SARNIÇ: “ORHAN ÇARDAK ADAM GİBİ ADAMDI” 

Törende bir konuşma yapan T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç çok duygulu anlar yaşadı ve şunları söyledi:

“Orhan beyi ani bir şekilde kaybettik ve hakikaten böyle bir ayrılışa hazırlıklı değildik. Orhan Çardak Batı Trakya’da, Gümülcine Başkonsolosluğu’nda yaklaşık 30 yıl hizmet sundu. Bizim buranın tabiriyle türbedarıydı, buranın koruyucusuydu. Çok geniş bir dost çevresi vardı. Ben kendisini üç yıl önce buraya geldiğimde tanıdım. Hakikaten üç yıl boyunca sunduğu hizmeti, insanlığını, cömertliğini, yiğitliğini ve büyüklüğünü çok yakından görme imkanına sahip oldum. Kendisi Anadolu’nun o sert coğrafyasından çıkmış, temiz yürekli, cesur kalpli, hakikaten Dr. Hasan Ahmet’in bit tabiriyle adam gibi bir adamdı. İçinde yaşattığı çok güçlü değerleri vardı ve bu değerlerini insanlığıyla kişiliğiyle örtüştürüyordu. Onu tanıyanlar tanır. Neyi kastettiğimi siz daha iyi biliyorsunuz. Hizmetinde, davranışında ve sizlerle olan temasında çok samimiydi. Otuz yıl dile kolay değil. Sanırım aramızda otuz yıl önce yaşı o yıllarda çok küçük insanlar vardı. Şimdi otuz yıl sonra büyüyen o zamanın çocuklarını büyüdükten sonra aynı samimiyetle kapıda karşılardı. Onlara aynı saygıyı gösterdi.

Bugün buraya bu kadar çok insanın toplanmış olması O’nun zaten ne kadar çok değerli bir insan olduğunu gösteriyor. Bazen kelimeler duyguları anlatmakta yetersiz kalır. Ben de şu anda ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Kelimeler boğazımda düğümleniyor. Benim için ve Başkonsolosluktaki arkadaşlarım için gerçekten çok zor bir kabulleniş. Ben üç yıldan beri buradayım ama benden önce burada yirmi yıllık memurlarımız var. Kolay değil, O’nun boşluğunu dolduramayacağız. Ben sizlere teşekkür ediyorum. Azınlığımız bizi bu zor anımızda yalnız bırakmadı. Hepinizden Allah razı olsun.

 

Ayrıca birde bu acı günümüzde taziyelerini ileten değerli büyüklerimiz var. En başta mensubu olduğum T.C. Dışişleri Bakanlığı, T.C. Atina Büyükleçisi Kerim Uras, Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, Tahran Büyükelçisi Ümit Yardım, Gabon Büyükelçisi Ahmet Rıza Demirer, Türkiye’nin Atina, Pire, Selanik, Rodos Başkonsolosları, ABTTF, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Merkezi, merhumun ailesine taziyelerini ilettikler, ailesine başsağlığı dilediler.

Müftümüz ve din görevli arkadaşlarımız, Yunanlı dostlarımız ve Yunanlı makamlar dünden beri yürütttüğümüz işlemlerde bize yardımcı oldular ben kendilerine şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Orhan Çardak geride acılı bir eş, üç çocuk bıraktı. Çocukları çok ahlaklı ve terbiyeli çocuklar olduğunu biliyorum. Eşi hanımefendi aynı şekilde ve inşallah hiç bir zaman biz kendilerini yalnız bırakmayacağız. Onlarda sizleri hep hatırlayacaklardır.”

 

Din görevlileri camiasında kendisine “Orhan Baba” diye hitap ederlerdi.

 

Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif törende yaptığı konuşmasında her insanın bir gün geldiğinde ölümü tadacağını belirtti ve merhumun ailesine, Başkonsolosluk ve Dışişleri mensuplarına başsağlığı diledi. Müftü Şerif, “Orhan kardeşimiz, samimi, dürüst bir Anadolu mertliğiyle burada gerçekten dürüstlüğü temsil etti. Kendisi dürüstçe davrandı. 12 yaşında yıllarca buraya vize almak için gelen küçücük çocukları nasıl karşıladıysa, bugün 30 yaşında olan bu çocuklar 40-42 yaşında olgun insanlar olarak karşısına çıktınız, eskiden sizlere nasıl muamele yaptıysa, bugün de aynı muameleyi yaptı. Bizim din görevlileri camiasında kendisine “Orhan Baba” diye hitap ederlerdi. Kendisine sordum, “Orhan bey, bizim hocalar sana “Orhan Baba” diye hitap ediyorlar ne dersin?” “Ne mutlu baba olabildiysem bu insanlara” diye cevap verdi.

Gerçekten aramızdan acı ve hüzünlü bir şekilde ayrıldı. Gurbette yalnız başına Hak’kın rahmetine kavuştu. Ama değerli kardeşlerim, şunu iyi bilmemiz lazımdır, her canlı mutlaka ölecektir ve ölümü tadacaktır. Bugün burada görüyorum O’nu sevenler buraya toplandı. Bu demek oluyor ki kendisi yaşarken etrafındaki insanları dost edinmiş. İnsanları sevmiş ve kendisini de insanlara sevdirmiş. Ne mutlu O’na” dedi.

 

Yapılan konuşmaların ardından Orhan Çardak’ın cenaze namazı kılındı ve cenazesi Başkonsolosluk bahçesinden tekbirlerle son yolculuğuna gideceği cenaze aracına konuldu. Cenazesi İpsala sınır kapısında Ankara’ya götürülmek üzere özel bir cezaze aracıyla Ankara’ya götürülmek üzere hareket etti.

 

 

Yolun açık, mekanın Cennet olsun “ORHAN BABA”.

İlhan Tahsin Ahmet.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here