Ana sayfa Arşiv BATI TRAKYA’DA SANDIKTAN „EY AZINLIK İNSANI, SİLKİNEREK KENDİNE GEL” MESAJI ÇIKTI

BATI TRAKYA’DA SANDIKTAN „EY AZINLIK İNSANI, SİLKİNEREK KENDİNE GEL” MESAJI ÇIKTI

10
0

Avrupa Parlamentosu seçimleri Batı Trakya’da bir gerçeği de ortaya koydu. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu içerisinde olan siyasilerin, „tavşana kaç, tazıya da tut” oyunu içerisinde hareket ettikleri bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Bu gerçekten yola çıkarak azınlığın partilere angaje olduğu da bir gerçek. Onun için diyoruz ki, artık silkelenme zamanı geldi ve Batı Trakya Türk Azınlığı tarafsız ve mücadeleci ruhu olacak, sadece kağıt üstünde değil gerçek anlamda kendi partisini kurma zamanının geldiği bu seçimlerde bir kez daha apaçık ortaya çıkmış oldu. Danışma Kurulu içerisinde yer alan siyasilerin göstermelik olarak sözde birlikte hareket ettikleri görülürken, diğer yandan göbeğinden bağlı oldukları partilerin oy pusulalarını gece karanlıkta kapı kapı dağıtmaları bardağın son damlasını taşırdı. Dolayısıyla da bu siyasiler yaptıkları „ikiyüzlülükle” Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulunu’nu azınlığın gözünde dağıtmanın ve saygınlığını yitirmenin eşiğine getirdiler. Yani kısacası Yunanistan’nın yapmak istediğini Danışma Kurulu içerisinde neye hizmet ettikleri bilinmeyen bazı açıkgöz siyasetçiler başaracaklarını zannediyorlar. Oysa bu Batı Trakya’da sadece kendilerinin açıkgöz değil, başkalarının da onlardan daha açıkgöz olduğunu bilmeleri gerekiyor. Evet, Batı Trakya Azınlığı Danışma Kurulu içerisinde olan siyasiler neden Türk gazetecilerin Danışma Kurulu toplantılarına alınmamalarını istemeleri ve buna karşı çıkmaları bir kez daha ortaya çıkmış oluyor. Çünkü aynen şimdi yazdığım gibi o zaman da orada onların savunduğu başka, uyguladıkları başka olanı yazacağımızdan dolayı korkuyorlar. Onun için Danışma Kurulu toplantılarına girmek isteyen gazetecilere de bir „casus” „işbirlikçi” gözüyle bakıyorlar. Oysa toplantı bitmezden önce Gümülcine’de yayımlanan Yunan gazeteleri toplantıda nelerin konuşulduğunu baskıya veriyor ve sonraki gün çarşaf çarşaf yayımlıyorlar. Şimdi sormak istiyorum, „casus”, „işbirlikçi” olan azınlık basını mı, yoksa Danışma Kurulu içerisinde olan „köstebekler” mi? Gelelim seçimlere, katılımın az olduğu bir gerçek, ki rakamlar da bunu gösteriyor. Buna rağmen seçimlere katılan bir grup azınlık insanı saygınlığına güvendiği Danışma Kurulu kurumuna karşı görevini birazıcık olsa da yerine getirdi. Rodop İlinde 5.395 beyaz oy, 2.586 oy da Beyaz Parti’ye çıktı. Böylece azınlık beyaz oy kavramı anlayışında yekün olarak Rodop ilinde 7.981 oyla bir mesaj gönderdi. Katılımın çok düşük olduğu gözlemlendi. Rodop ilinde seçime katılmayanlar 49,41% olarak tabloda yerini aldı. Pasok partisi 20.332 oyla 1. parti olurken İktidar partisi olan Yeni Demokrasi partisi 17.937 oyla 2. parti oldu. İskeçe’deki seçimler bekleneni yansıtmadı. Azınlık insanı başta olmak üzere Yunanlı Pasok’çulardan daha Pasok’çu olarak, Azınlık Yeni Demokrasi’ciler de Yunanlı Yeni Demokrasi’cilerden daha fazla çalıştılar ve bu yüz kızartıcı beklenmedik sonucu ortaya çıkardılar. Ancak bir seçimle ne bu azınlık biter, ne Danışma Kurulu çöker, ne de azınlığın içinde partizanlar ve kendi çıkarlarını azınlığın, milliyetin, ezan sesinin üzerinde tutan zavallılar biter. „işbirlikçiler” ise asla bitmez çünkü onlar için önce para, para, para gelmektedir. Ammaaaa, tek bir şey asla bitmez ve kapanmaz, gerçekler ve „güneş balçıkla sıvanmaz”, herkes günü geldiğinde yine sandıktan gereken cevabı alacaktır. Bu uysal ve sakin azınlık öyle şamarlar indiriyor ki Allah korusun. SEÇİM ÖNCESİ YAŞANANLAR Her parti doğal olarak kendi temsilcilerini listeye aldı. Listeye aldığı temsilcileri asla seçilemeyecekleri sıralara yerleştirdi. Bu sıralara yerleşenlerin de gıkı çıkmadı. Doğru ya herkes mamalika peşinde azınlığı kim takar. Partilerin başka şehirlerdeki milletvekilleri zaman zaman seçim öncesi bölgemize gelerek toplantılar düzenlediler. Toplantılarda konuşmalar yaptılar. Konuşmalarda azınlığın Danışma Kurulunu tanımadıklarını açık açık ifade ettiler ancak yine azınlık adaylarının gıkı çıkmadı, çıkamadı. Sebebini kendileri biliyor, biz bu işlerin yabancısıyız. Kişisel çıkarlar ön planda olsa gerek. Danışma Kurulu beyaz oy kararını beşe beş kala aldı. Aldı almasına da hiç olmazsa bu kararın uygulanması için çalışma yapsaydı bari. Onu da yapmadı, yapamadı. Beyaz oyun sandık başı kontrolünü de yapacak kimseleri, yani almış olduğu karar gereği oy’u savunması gözetmesi gerekirdi, sandık başına lütfedip görevli dahi koymadı. Seçim bölgelerinde beyaz oy pusulasının var olup olmadığını dahi kontrol etmedi ki İskeçe bölgesinde bazı yerlerde beyaz oy pusulası olmadığı belirtildi. Birlik Gazetesi olarak elde ettiğimiz bilgilere göre, Rodop ilinde Gümülcine içi veya dışında köylerde olan camilerin çoğunda Danışma Kurulunun almış olduğu karar okunmadı. Neden? Danışma Kurulu içinde siyasiler ne yaptı, mensubu oldukları partilerin oy pusulalarını kapı kapı dağıttılar. Azınlıkçı değil partici olduklarını bir kez daha ortaya koydular. Kısacası kendi çıkarları için kavga ettiler, azınlığı sattılar. Artık takke iyice düştü kel göründü. Zaman temizlik zamanı, zaman sorumluluk zamanı, zaman ciddi kararların alınmasını gerektiren bir zaman. Sonra geç olabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here