Ana sayfa Arşiv BATI TRAKYA AZINLIğI YÜKSEK TAHSıLLıLER DERNEğı AGıT ıNSANı BOYUT TAMAMLAYICI TOPLANTISINA KATILDI

BATI TRAKYA AZINLIğI YÜKSEK TAHSıLLıLER DERNEğı AGıT ıNSANı BOYUT TAMAMLAYICI TOPLANTISINA KATILDI

13
0

Azınlık Eğitim Uygulamaları ve Sorunları Viyana’da Tartışıldı Üye ülkelerdeki milli azınlık ve insan hakları uygulamalarına yönelik olarak üye ülke ve sivil toplum temsilcilerinin birbirleriyle karşılıklı görüş alısverişi yapabildiği toplantılar organize eden Avrupa Güvenlik ve ışbirliği Teşkilatı (AGıT), 22 ve 23 Temmuz tarihlerinde, Viyana’da, Batı Trakya Türk Azınlığının da en önemli sorunu olarak kabul edilen “milli azınlıkların eğitim ve sorunları” konulu bir toplantı gerçekleştirdi. Gerek üye ülke ve gerekse sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin azınlık eğitimleri uygulamalarını dile getirdiği bu önemli toplantıda Batı Trakya Türk Azınlığının eğitimiyle ilgili gelişmeleri Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği üyesi Sebahattin Abdurrahman toplantının gündemine taşıdı. ıki gün süren toplantının ilk gününde Azınlık eğitimiyle ilgili söz alan Prof. şalia Dranona, Müslüman azınlık eğitiminde eski yıllarda çok ciddi sorunlar bulunduğunu, okuldan ayrılma oranlarının çok yüksek olduğunu, fakat özellikle 1990’ların ortasından itibaren uygulamaya konulan bazı eğitim politikaları sayesinde azınlık çocuklarının eğitimlerine devam etmeleri konusunda büyük başarılar elde edildiğini belirtti. Ayrıca azınlık okullarındaki öğretmenlerin seminerlere tabi tutulduğunu, müfredatın Yunanca derslerine giren öğretmenlerin Türkçe kurslar gördüklerini, yeni Yunanca ders kitapları hazırlandığını ve bu sayede azınlık eğitimi kalitisesinin belli derecede yükseldiğini belirtti. Bu ilerlemelere rağmen daha hala çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu söyledi. Konuşmasının devamında Prof. Dragona ailelerin son yıllarda bölünmüş (segregated) azınlık okullarını tercih etmediklerini ve yunan okullarına yönelik bir kaymanın olduğunu ifade etti. Prof. Dragona toplantıların ikinci gününde de söz alarak, azınlık çocukları için uygulanan üniversiteye giriş sınavlarındaki ayrıcalıktan bahsetti ve yakın zamanda üniversitelerde azınlık çocuklarına yönelik eğitimlerini destekleyici uygulamalara gideceklerini, ayrıca SÖPA’ya yönelik bazı çalışmaların olduğunu da belirtti. Yapılan bu konuşmaları takiben söz alan olan Dernek üyemiz Sebahattin Abdurrahman, Prof. Dragona’nın söylediklerinin büyük oranda doğruları içerdiğini, ama söylenmeyen çok önemli noktaların bulunduğunu ve bu ifade edilmeyen unsurların azınlık eğitimi için olmazsa olmazlardan olduğunu ifade etti. Sebahattin Abdurrahman yaptığı konuşmada, 1996 yılından itibaren azınlık çocukları ve eğitimine yönelik yapılan çalışmaların azınlık eğitimi açısından genelde olumlu değerlendirildiğini, bu çalışmaların Yunan müfredatına ve ülke dili Yunanca’nın iyi öğrenilmesine yönelik olduğunu ve bununda azınlık tarafından genelde olumlu karşılandığını, fakat üzerinde konuşulan konunun Türkçe ve Yunanca’dan oluşan iki dilli bir eğitim olduğunu, Türkçe ile ilgili taleplerin henüz yeterince karşılık bulmadığını belirtti. Bu çerçevede, azınlık kimliğinin devamında temel rol oynayan Türkçe müfredatın ve dil eğitiminin daha verimli olması için taleplerin çok ciddiye alınmadığını, öğneğin SÖPA öğretmenlerinin Türkçe müfredat için yaptıkları seminer ya da eğitici kurs taleplerinin uzun yıllardır karşılıksız kaldığını, Türkiye mezunu formasyonlu öğretmenlerin azınlık eğitiminden uzak tutulduğunu, ve bir sekilde azınlık eğitiminin kasıtlı olarak zayıf bırakıldığını ifade etti. Türkçe eğitimle ilgili henüz dikkate alınmayan bir diğer konunun iki dilli anaokulları talebi olduğunu, hala ülkedeki ve bölgedeki anaokullarında eğitim dili olarak sadece Yunancanın kullanıldığını, bunun çocukların kültürel gelişiminde ciddi riskler içerdigini belirtti. Konuşmasının devamında Abdurrahman, bölgedeki azınlık ailelerinin ortaokul ve lise konusunda iddia edildiği gibi çocuklarını serbest seçimle Yunan devlet okullarına göndermediğini, okul sayısı konusunda ortada adaletsiz ve orantısız bir durum olduğunu, iki azınlık okuluna karşı bölgede 40’a yakın Yunan okulu bulunduğunu, bu sebeple gönüllü gönderen ailelerin yanında büyük bir kesimin mecbur kalarak çocuklarını Yunan okullarına gönderdiklerini söyledi. Sebahattin Abdurrahman daha sonra azınlık ailelerinin iki dilin de eşit değer göreceği bir eğitim için taleplerinin olduğunu, istenilenin çocukların kimliklerini kaybetmeden geleceğe hazırlanabilecekleri bir eğitim olduğunu belirtti. Resmi toplantıların dışında, Sebahattin Abdurrahman, başta Prof. Dragona olmak üzere, azınlık konularının önemli ismi Alan Philips ve diğer uzmanlarla da azınlık eğitimi üzerine bir süre görüştü. ıki gün süren toplantıda ele alınan konu başlıkları: I- Entegrasyona yönelik eğitimin okullarda sağlanması, II- Yüksek Eğitime Giriş, III- Yetişkinlerin Eğitimi: Azınlıkların katılımlarının güçlendirilmesi. Toplantı sonuç tespitlerini içeren açıklamayla sona erdi. Açıklamada, ülkelerin azınlık dillerinin eğitimine önem vermeleri, azınlık eğitiminin bir hak olduğu, azınlık eğitimi için iyi öğretmenlerin yetiştirilmesi gerektiği, ailelerin de azınlık eğitim sürecine katılımlarının sağlanması gerektiği, henüz uluslararası bir hukuki düzenleme olmamasına rağmen üniversitelerde de azınlık çocuklarına ve dillerine yönelik konuların gündeme alınması gibi hususlar özet olarak dile getirildi. Sonuç bildirgesine yönelik daha geniş bilgi www.osce.org sayfasından takip edilebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here