Ana sayfa Türkiye | Dünya “Balkanlar’daki Türklere Sahip Çıkmalıyız”

“Balkanlar’daki Türklere Sahip Çıkmalıyız”

2
0

Samsun’da gerçekleştirilen Toplumsal Dayanışma Balkan Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katılan Rumeli Balkan Türkleri Konfederasyon Başkanı Sabri Mutlu, 98 yıl önce atalarının yaşadıkları, büyüdükleri ve 300-500 yıl kaldıkları topraklardan kopartıldıklarını söyledi.

Başkan Sabri Mutlu 98 yıl önce atalarının yaşadıkları, büyüdükleri ve 300-500 yıl kaldıkları topraklardan kopartıldıklarını söyleyerek, “Dolayısıyla anavatanımız o gün bizlere kapılarını açmış, bizler de buralarda o gün bu bugündür çalışkan insanlarımızla bu topraklara, bu cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir şekilde hizmet etmeye devam ediyoruz. Bu toplantıyı düzenleyen başta Sayın Genel Başkan Yardımcımız Faik Öztrak olmak üzere Balkan Masası’na teşekkür ediyorum.

Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na da teşekkür etmek istiyorum. Biz kendisini ziyaret ettiğimizde ifadeleri şu oldu: ‘Biz bundan sonra Balkanlarla daha yakın işbirliği içerisinde olalım ve sivil toplum örgütleriyle Balkanlara hizmet götürelim.’ Bu konuda da çalışan tüm Balkan Masası’na teşekkür ederim.

Biz Türkiye’ye geldikten sonra, ana vatanımıza büyük katkılar sunduk. Bundan dolayı da mutluluk duyuyorum. Biz burada göç ettik, hayatımıza mutlu bir şekilde devam ediyoruz ama bizim geride bıraktığımız insanlarımız var. Onları hiçbir zaman unutmayacağız. Ben sizden Balkanlardaki yerel yöneticilerle işbirliği yapmanızı rica ediyorum. Kardeş belediyeler kurmalı ve oradaki STK’larla işbirliği yapmamız gerekiyor. Balkanlardaki gençlerimize ve çocuklarımıza dokunmamız gerekiyor. O insanlar bizim insanımız. Bazen kendini bilmez insanlar çıkıp ‘Onlar Türk değil’ gibi ifadeleri kullanıyorlar. Onlara şiddetle karşı çıkıyoruz. Karşı çıkmak yetmiyor, oradaki insanlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Oradaki gencimize sahip çıkmazsak birileri sahip çıkıyor.

Eğer biz güçlü bir ülkeysek öncelikle insanımıza sahip çıkacağız. STK başkanlarından da şunu rica ediyorum, oradaki Türk okullarını daha iyi imkanı olan okullarla kardeş okul yapalım. Bir kalem bile oradaki çocuklar için çok önemli. ‘Bu çikolata Türkiye’den geldi’ diyerek kıyamayıp yiyemiyor, saklıyor. Makedonya’da Türk bayraklarıyla donatılmış köyler var. O insanları sahiplenmeyip kimleri sahipleneceğiz? Bugün acı bir gün, kolay değil. Atalarımız zorluklarla buraya geldiler. 2 yıl önce bugün Yunan polisi bizi biber gazıyla karşılamıştı. Türkiye’de Türk olmak çok kolay ama bir de oralarda Türk olmak var, hiç kolay değil. Bazı ülkeler kendi ülkeleri dışında yaşayan vatandaşlarına özellikli bir kart veriyor. Bizim de kendi insanımıza sahip çıkmak için böyle bir kart vermemiz gerekiyor. Orada yaşayan insanlar da bilsinler ki, ‘Cebinde Türkiye Cumhuriyeti kartı var. Bununla istedikleri zaman Türkiye’ye gidip gelebilirler ve Türkiye her zaman onların arkasında’ diye düşünürler.” ifadelerini kullandı.

“Balkanlar’da beş asırdır korunan Türk, Müslüman, Osmanlı dengesi korunmalı.”

Atakum’da bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını kaydeden Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu Başkanı Salih Meriç, “Bugün Batı Trakyalı Türkler için tarihi bir gün. Yunan yargısı 1988 yılında Yunanistan’da Türk bulunmadığı gerekçesiyle derneklerimizi kapatma kararı verdi. Ardından Milli Direniş Günü başlatıldı. Direnişin öncülerinden rahmetli Doktor Sadık Ahmet ön plana çıktı. Batı Trakya azınlığı 29 Ocak 1988’de gerçekleştirdiği toplu yürüyüşle bu kararı protesto etti.

Bu tepkilerin ikinci yıldönümünde fanatik Yunanlılar Türklere karşı toplu saldırılar düzenledi. İki gün süren saldırılarda Türklere ait 500’ün üzerinde dükkan ve işyeri tahrip edilip yağmalandı. Aralarında merhum İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga’nın ve Bağımsız Milletvekili Ahmet Faikoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda Türk darp edildi.

Bugün, Yunanistan, Batı Trakya’nın kazanımlarını birer birer yok ediyor. Geçen haftalarda azınlık okulları, medreselerdeki ‘azınlık’ ifadelerini kaldırdı. Müslüman ifadesiyle devam ediyor. 9 Şubat’ta çok önemli encümen seçimleri olacak. Batı Trakya’daki çocuklarımızın eğitimi ve geleceği, oradaki soydaşlarımız için hayati derecede önemlidir. Türk Dışişlerinin oradaki soydaşlarımızın ve Gümülcine Başkonsolosluğu’nun bu konuya gerekli önemi göstermesini istirham ediyorum.

Bugün mübadelenin 98. yılını anıyoruz. O günlerde yurdumuza 500-550 bin mübadil geldi. Türkiye’deki göç merkezlerinden birisi de Samsun. Samsun’a gemiyle gelen mübadiller bugün ziyaret ederek karanfil bıraktığımız Tütün İskelesi’nden iç bölgelere sevk edilmişlerdir.

Balkanlar’da beş asırdır korunan Türk, Müslüman, Osmanlı dengesi korunmalı; Balkan Müslümanlarını, Arnavut, Türk, Pomak, Boşnak gibi ayrımcılığa tutmak yanlıştır. Kültürel zenginliklere saygı duyarak hepsine bütün bakmak gerekir. Kosova ve Makedonya’da Türk-Arnavut ayrışması yerine birliktelik politikası güdülmelidir. Çok sayıda güçsüz Türk siyasi partinin yerine Türk yanlısı, güçleri bir arada tutacak, tek siyasi parti ile birliktelik sağlanmalıdır. Bu birliktelik tüm Balkanlar’da teşvik edilmelidir.

Batı Trakya’da Türk kimliği yok edilerek, ümmetçi, İslamcı bir anlayış teşvik etmek farkında olmadan Yunanistan’ın politikalarına yarıyor. Yunanlılar, ‘Burada Türk yoktur, Müslüman Yunanlılar vardır’ ifadesini kullanıyorlar. Yunanistan’daki Osmanlı-İslam eserlerini yok sayıp onun yerine Bizans sonrası İslam eserlerini lanse ediyorlar.

Özellikle son 10 yıldır Batı Trakya üzerinde uygulanan yanlış politikalar, Batı Trakya Türklerini bölmüştür. Alnı secdeye değenler-değmeyenler, cumacılar-pazarcılar şeklinde Batı Trakya Türkleri paramparça yapılmıştır. Bazı kişilerin siyasi ve dini görüşleri doğrultusunda buradaki politikalar, oradaki insanların felaketine sebep olmaktadır.

TRT’nin mutlaka Balkan kanalı açması gerektiği, buradaki ana dillerde programlar ve haber bültenleri yayınlanmasında fayda görüyoruz. Yunanistan, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye’nin konuşacağı en önemli ülke olacaktır.

Bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hangi hükümet gelirse gelsin Doğu Akdeniz politikasından kesinlikle taviz veremez hale gelmiştir. Türkiye ve Yunanistan’ın sıcak bir çatışmaya girmesi olası bir gerçektir” şeklinde konuştu.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here