Ana sayfa Arşiv BALKAN TÜRKLERı, “BALKANLARDA TÜRKÇE EğıTıM” ıÇıN BULUşTU

BALKAN TÜRKLERı, “BALKANLARDA TÜRKÇE EğıTıM” ıÇıN BULUşTU

13
0

Balkanlarda yaşayan Türkler, Edirne’de düzenlenen “Balkanlarda Türkçe Eğitimi” konulu sempozyumda buluştu. Sempozyumda Batı Trakya Türk Azınlığı’nı B.T.T.Ö.B.Başkanı Sami Toraman temsil etti. Edirne Valiliği, Trakya Üniversitesi, Balkan Türkleri Federasyonu, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği işbirliğiyle gerçekleşen sempozyum, Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda yapıldı. Toplantıya Edirne Valisi Gökhan Sözer, Ak Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, Belediye Başkanvekili Namık Kemal Döleneken, Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Korman ısmailov, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Dr. Esma Gündoğdu, Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zülfettin Hacıoğlu, Balkanlar Rumeli Göçmenler Federasyonu Başkanvekili ızzet Altuntaş da katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan Edirne Valisi Gökhan Sözer, insan unsurunu dilden ayırmak ve ayrı düşünmenin mümkün olmadığını belirterek, Balkanlarda yaşayan Türkleri ana dili konusunda yaşandığı sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi. Sözer, “Ne geçmişteki cihangirlik ve fütuhata övünmek, ne de daha sonraki dramlara, göçlere, sürgünlere yerinmek artık pratikte bir anlam ifade etmez. Bunu bilmek bilinçtir, öğrenmek tarihtir, kültürdür ama sürekli tekrar ederek oraya takılmak elbette pratikte bir yarar sağlamaz. O nedenle günün tespitini yapmak, ihtiyaçlarına cevap vermek ve onlara çözüm aramak elbette görev ve sorumluluğumuzdur. Günümüzde ise balkanlarda Türkçe’nin sorunları ve orada insani ölçek ve değerlerde yeniden kullanılması yaşatılması ile ilgili çalışmaya ihtiyaç vardır.” dedi. AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, ecdadın yüzyıllar boyu hüküm sürdüğü Balkan coğrafyasında insanlar arasında kültür ve tarih birliği olduğunu ve her zaman olmaya devam edeceğini kaydetti. Budak, “Balkanlarda yaşayan insanlarımız gerçekten tarihte büyük felaketler yaşamıştır. Özellikle Osmanlı-Rus ve Balkan savaşları sonrasında milyonlarca insanımız göçe zorlanmış ve süreçte binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir. Bizler bugün yaşanan bu trajedileri unutmadık ama geçmiş kalmış bu olayları asla düşmanlığa dönüştürmedik. Ancak bu coğrafyada yaşayan insanlarımız inançlarını, dilini, kültürünü yaşama konusunda sıkıntılar yaşadığı bilenen bir gerçektir.” diye konuştu. Trakya Üniversitesi’ni bölgenin Balkanların merkezi olması nedeniyle önemsediklerini kaydeden Budak, üniversitede Balkan araştırmalar merkezinin kurulması için Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan istediklerini aktardı. Üniversiteye katkılarından dolayı devlet büyüklerine teşekkür eden Budak, “Balkanlar araştırma merkezi sayesinde bu tür sempozyumların gerçekleşmesi, Balkan ülkelerindeki gençlerin ana dilini öğrenmesi, eğitimini alması Türkçe’nin daha iyi ve bilinçli kullanılması açısından çok önem arz ediyor. Çok büyük katkılar sağlayacaktır.” diye konuştu. Hak ve Özgürlükler Hareketi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Korman ısmailov konuşma yaptı Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Korman ısmailov ise Büyük Öğrenci Projesi kapsamında 1992 yılında Türkiye’de yüksek öğrenim gördüğünü belirterek, kendileri için büyük bir kaynak ayıran hocaları ve Türkiye Cumhuriyeti büyüklerinden sıradan vatandaşına kadar herkese teşekkür etti. Balkanlar Rumeli Göçmenler Konfederasyonu Başkanvekili ızzet Altuntaş, federasyon ve konfederasyon olarak özellikle son 7-8 yılda balkan ülkelerindeki her türlü soruna en ufak noktasına kadar ilgilenmeye çalışan bir ekip olarak bu işe başladıklarını anlattı. Altuntaş, “En son ülkemizde de son günlerde tartışmaya başlanan iki dilli eğitimin bir anlamı bize hak ve özgürlüklerden, insan haklarından ve demokrasiden bahseden Avrupa Birliği ülkelerinin dayatmak ve göstermek istedikleri demokrasinin Balkanlarda yüzyıllardan bu yana yaşayan kardeşlerimizin hak ve hukuklarının, hele hele son yıllarda bu ülkelerde Türkçe eğitimin ne gibi haklara sahip olduğunu, ne zorluklarla karşılaştıkların bir fiil birinci ağızdan, çocuklarımızın hocalarının ağzından, hocaları temsil eden öğretmenlerin katılımı ile yapılacak konuşmaların ne durumda olduğunu açıklayacaktır.” ifadelerini kullandı. BULGARıSTAN’DA TÜRKÇE OKUYAN ÖğRENCıLER 5 KAT AZALDI Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zülfettin Hacıoğlu da, “Son iki üç yıl içerisinde bugün düzenlenen aktivite ile benzeri benzerleri balkan ülkelerinde ve ülkemizde düzenlenmektedir. Gerçekten balkanlarda Türkçenin sorunları çok açık bir şekilde dile getirilmektedir. Ancak bize diğer toplantılardan farklı olarak sadece sorunları gündeme getirmek, mevcut durumu tespit etmek değil hem sorunları belirlemek ve bu sorunların giderilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm resmi kurum ve özel kuruluşları ile birlikte Balkanlardaki soydaşlarımızla beraber bu sorunların çözümü için bir yol haritası çizebilmek yani artık eyleme geçirilmesi gerekir. Biz bu süreci balkan araştırma enstitüsü ile beraber düzenleme fikrini ortaya attığımızda bize ilham kaynağı olan bir acı olan bazı gerçekleri gördük. Bulgaristan Cumhuriyeti 1992 yılında 105 bin Türk çocuğu ilköğretimde Türkçe okuyordu. Yıl 2010 bu sayı 17 bin. Bu tür toplantıların ne denli önemli olduğu bu örnekle de anlaşılabilir.” şeklinde konuştu. BALKANLARDA TÜRKÇE EğıTıMı” (2011 EDıRNE BULUşMASI) SONUÇ BıLDıRGESı Bilgi şöleninde Batı Trakya, Bulgaristan, Makedonya, Romanya ve Kosova Türklerinin ana dili eğitimi sorunları görüşülüp bilimsel anlamda tartışılmış; mevcut durumun tespiti yanında, geleceğe dönük atılması gereken adımlar ve alınması gereken tedbirler bağlamında aşağıdaki görüş ve dileklerin sonuç bildirgesi olarak yayımlanması kararlaştırılmıştır. 1. Bir kültür unsuru olması yanında, kültürü yapan ve nesiller boyu taşıyıp yansıtan dilin millet hayatındaki yeri ve önemi tartışılamaz. Bu anlamda Türkçe, Türk kültür ve kimliğinin yapı taşı olarak karşımıza çıkar. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Atatürk’ün deyimiyle; “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz badireler içinde ahlâkını, ananelerini, hatıralarını, menfaatlerini, elhasıl bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” Dolayısıyla, yabancı dil ve kültür coğrafyaları içinde azınlık olarak yaşayan Balkan Türklerinin Türk kimlik ve kültürlerini koruyabilmeleri için, Türk kimlik ve kültürünün yapıcısı ve taşıyıcısı olan Türkçemizin ana dili eğitim ve öğretiminden asla vazgeçilemez. 2. Bu sebeple azınlık olarak yaşanılan söz konusu ülkelerde, Türklere verilen ana dili eğitimi haklarının sonuna kadar kullanılması gerekmektedir. 3. Söz konusu ülkelerle Türkiye Cumhuriyeti arasında yapılan ve hâlen yürürlükte olan ikili veya çok taraflı antlaşmalarla verilen hakların da çağın gereklerine ve insan haklarına uygun olarak daha da iyileştirilmesi konusundaki gayretler artırılmalıdır. 4. Batı Trakya Türklerinin 1951 Türk-Yunan Kültür Anlaşması çerçevesinde 3065/1954 Sayılı Yasa gereğince her iki taraf için hazırlanan kitaplar daha çağdaş ve bilimsel ölçütlere uydurulmalıdır. Diğer Balkan Türkleri ise yaşadıkları ülkelerin müfredat programlarına tabi olduklarından, bu müfredat programlarına göre hazırlanan ders kitaplarının Türkçeye tercümesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin takipçi olması ve gerekli kontrollerin yapılması konusunda uluslararası anlaşmaların kendisine verdiği yükümlülükleri yerine getirmesi beklenmektedir. 5. Ana dili eğitiminin okul öncesinden başlatılarak mutlaka Türkçe yapılması; bu eğitimi verecek olan öğretmenlerin de gerekli eğitimi Türkiye’de ve diğer Balkan ülkelerindeki Türkçe eğitim verilen eğitim fakültelerinden almaları gerekmektedir. 6. Balkan ülkelerinde, Türk toplumunun kendilerine ait okul binaları olmayan yerlerde mutlaka kendilerine ait okulları inşa etmelerine imkân ve fırsat sağlanmalıdır. 7. Balkan Türklerinin Türkçe eğitim-öğretim yapan bir üniversiteye çok ihtiyaçları vardır. Bu konuda mevcut siyasi şartlar ve yasalar çerçevesinde uygun görülecek ülkelerde eğitim fakültelerini de ihtiva edecek Türkçe eğitim-öğretim yapan üniversitelerin kurulması büyük bir ihtiyacı ve boşluğu dolduracaktır. 8. Balkan Türkleri olarak, Türkiye Türkçesini kullanmak, hatta Türkiye Türkçesi ile bütünleşmek zorundayız. Bu anlamda, eğitim-öğretimden başlayarak yazılı ve görüntülü basın-yayın organlarına kadar Türkiye Türkçesi hâkim kılınmalı ve yaygınlık kazanmalıdır. Böylece, daha yüz yıl öncesine kadar Balkanlarda devlet dili olmanın yanında, prestij dili de olan Türkçe, değişen siyasi ve kültürel şartlara rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin de bütün kurum ve kuruluşlarının da desteği alınarak, Balkanlar coğrafyasında tekrar yaygınlık ve etkinlik kazanmış olacaktır. Bu konuda her türlü çaba harcanmalıdır. 9. Balkan Türklüğünün millî kimlik ve kültürlerini yaşayabilmeleri ve koruyabilmelerinin asgari şartlarını sağlayan ana dili eğitim-öğretimini istenen düzeye getirebilmeyi amaçlayan bu tür çalıştayların, belli bir periyoda bağlanması ve en az yılda bir kez olmak üzere, Trakya Üniversitesi ve Balkan-Rumeli Türkleri Konfederasyonunun iş birliğinde Türkiye’nin değişik illeri ile değişik Balkan ülkelerinde tekrarlanarak süreklilik kazanması da son derece önem arz etmektedir. 11. Balkanlarda yaşayan ve Türk milletinin bölünmez birer parçası olan soydaşlarımıza, Türk dilinin ve kültürünün ilelebet yaşaması ve yaşatılması için, başka ülkelerde olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından çifte vatandaşlık hakkı verilmelidir. 12. Söz konusu Balkan ülkelerinde yaşayan Türklerin çocuklarını Türkçe eğitim verilen resmî devlet okullarına göndermeleri teşvik edilmeli; hiçbir sebep Türk çocuklarının ana dili eğitim-öğretiminden mahrum kalmalarına sebep teşkil etmemelidir. 13. Balkanlarda Türkçenin Eğitimi konulu çalıştayların sürdürülebilmesi için, Balkan- Rumeli Göçmenleri Konfederasyonundan iki, Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsünden ve katılımcı ülkelerden birer temsilcinin seçilmesiyle daimi bir sekretaryanın kurulması uygun görülmüştür. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. Prof. Dr. Mustafa MEHMED (Romanya) Prof. Dr. Hayriye Süleymanoğlu YENıSOY (Türkiye) Doç. Dr. ıbrahim YALIMOV (Bulgaristan) Harun BEKıR (Bulgaristan) Prof. Dr. Ahmet GÜNşEN (Türkiye) Doç. Dr. Fadıl HOCA (Makedonya) Zürfettin HACIOğLU (Türkiye) Dr. Esma GÜNDOğDU (Türkiye) Ali Sami TORAMAN (Batı Trakya) Ferhat ÂşIK FERKı (Kosova) Kaynak: ZAMAN ve KIRCAALI HABER

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here