Ana sayfa Arşiv AZINLIK SORUNLARI AGİT İNSANİ BOYUT TOPLANTISI’NDA DİLE GETİRİLDİ.

AZINLIK SORUNLARI AGİT İNSANİ BOYUT TOPLANTISI’NDA DİLE GETİRİLDİ.

17
0

29 Eylül 10 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) İnsani Boyut Toplantısı’nda Batı Trakya Türklerinin sorunları dile getirildi. Toplantıya B.T.A.Y.T.Derneği’ni temsilen eski başkanlardan Cemil Kabza ve dernek üyeleri Sebahattin Abdurrahman katıldı. Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu’nu ise ABTTF gençlik sorumlusu Kamuran Ömeroğlu temsil etti. Dernek eski başkanı Cemil Kabza, azınlığın genel sorunlarını özetleyen konuşması sonunda Yunanistan’a bazı tavsiyelerde bulundu. Sebahattin Abdurrahman Batı Trakya Türkleri’nin dernekleşme özgürlüğü konusundaki sıkıntıları dile getirirken, ABTTF temsilcisi Kamuran Ömeroğlu da azınlığın eğitim sorunun ve özellikle anaokulları sorunu hakkında konuştu. Toplantıda ayrıca Yunanistan’dan Gökkuşağı Partisi ile „Makedon Kültür Evi” temsilcileri de söz alarak Yunanistan’daki „Makedon” azınlığın sorunlarını dile getiren konuşmalar yaptı. AGİT’e üye 56 ülke temsilcisi ile gözlemci statüsünde bulunan ülke temsilcilerinin yanı sıra bu yıl yaklaşık 300 sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. DERNEKLEŞME ÖZGÜRLÜĞÜ Dernekleşme özgürlüğü oturumunun gerçekleştiği üçüncü oturumda söz alan Sebahattin Abdurrahman dernekleşme özgürlüğünün temel insan hakkı olduğunu vurgulayarak, günümüz insan hakları anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Dernek kurma hakkının dünyada var olan kültürel zenginliğin sürdürülmesi, artırılması ve yaşatılması için çoğulcu demokrasinin bir gereği olduğunu ifade eden Sebahattin Abdurrahman, Yunanistan’da dernekleşme özgürlüğünün özellikle 1976 yılından sonra büyük bir sekteye uğradığını söyledi. İsminde etnik azınlık tanımlayan sözcükleri ifade eden derneklin mahkeme kararıyla kapatıldığını ve yenilerin kurulmasına bugün dahi izin verilmediğini kaydetti. İsminde Türk kelimesi bulunduğu için mahkeme tarafından kapatılan Gümülcine Türk Gençler Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin kapatılma sürecini anlatan Abdurrahman, İskeçe Türk Birliği’nin iç hukuk ve uluslararası hukukta verdiği mücadele hakkında bilgi verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İskeçe Türk Birilği ve kurulmasına izin verilmeyen Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği davalarına da atıfta bulunan Sebahattin Abdurrahman, Yunanistan’ın AİHM kararlarını uygulaması gerektiğini söyledi. Farklı din, dil ve ırka sahip kişilerin kuracağı derneklerin çoğunluk için tehdit değil aksine kültürel zenginlik olarak algılanması gerektiğini ifade eden Sebahattin Abdurrahman, Yunanistan’ın etnik azınlıklara dernekleşme özgürlüğünü tanıması gerektiğini söyledi. AZINLIK SORUNLARI AGİT Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiseri Brendan Moran’ın açılış konuşmasını yaptığı „Ulusal Azınlıklar” başlıklı oturumda söz alan Cemil Kabza, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hukuki statüsü hakkında bilgi vererek, azınlık haklarının başta Lozan Barış Antlaşması, Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan ikili anlaşmalar ve Yunanistan’ın da taraf olduğu uluslararası insan ve azınlık hakları koruma mekanizmaları tarafından garanti altına alındığını söyledi. Cemil Kabza, son yıllarda temel vatandaşlık hakları konusunda bazı ilerlemelerin görülmesine rağmen, azınlık hakları konusunda herhangi bir iyileşmenin yaşanmadığına dikkat çekti. Avrupa Birliği’nin özgürlük, demokrasi, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü temeline dayanarak oluşturulduğunu hatırlatan Cemil Kabza, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılıkla mücadele etmenin AGİT’in öncelikleri arasında olduğunu, azınlık haklarının temel insan hakkı olduğunu ve Yunanistan’ın temel insan ve azınlık haklarını garanti altına alan bir çok uluslararası antlaşma ve sözleşmelere taraf olmasına rağmen bugün Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın hala çok ciddi insan ve azınlık hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi ve şu önerileri sundu: Yunanistan’ın 1-Azınlığın bireysel özgürlüklerden toplum olarak istifade etmesini ve Yunanistan’ın Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığını etnik ve dilsel azınlık olarak tanıması, 2- Azınlık haklarını garanti altına alan Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıklar için Çerçeve Sözleşmesi ile Avrupa Bölgesel diller Şartı’nı onaylaması, 3-19. madde yüzünden vatandaşlığını kaybedenlerin yeniden vatandaşlığa alınması, 4- 29 Şubat 1008’te Yunan Parlamentosu’nda onaylanan 3647/2008 sayılı yeni vakıflar yasasının azınlığın görüşleri alınmadan hazırlandığı ve gerekli değişikliklerin yapılmaması halinde kabul edilemez olduğunu, 5- Yunanistan Anayasası tarafından garanti alına alınan dernekleşme özgürlüğünün bütün etnik azınlıklara tanınması, isminde Türk kelimesini içeren ve kapatılan azınlık derneklerinin yeniden açılması ve yenilerin kurulmasına izin verilmesi gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mhkemesi’nin İskeçe Türk Birliği ve Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği hakkında verdiği kararların devlet tarafından uygulanması, 6-Azınlığın ana dili ile resmi devlet dilinin eşit bir şekilde öğrenilmesi için eşit imkanların sunulması, 7- Yeni medya kanununda azılık dillerinde yayının da garanti edilebileceği şekilde gerekli değişikliklerin yapılması, 8- 1990 Kopenhag kriterlerinin Yunanistan tarafından uygulanması, 9-İslam Konferansı Örgütü’nün Mart 2008’de Batı Trakya Müslüman Türkleri ile ilgili yayınladığı rapor ve tavsiyelerin mutlaka dikkate alınması ve sorunların çözümlenmesi için Yunan devletinin mutlaka azınlığın gerçek temsilcileri ile yapıcı ve samimi bir diyaloga geçmesi gerektiğini söyledi. EĞİTİM SORUNLARI Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu’nu temsilen konuşan Kamuran Ömeroğlu, azınlığın eğitim konusunda karşılaştığı sorunları dile getirdi. Ömeroğlu, farklı din, dil ve ırka sahip insanların kendi kültürlerini yaşatmanın ancak ve ancak iyi bir eğitim ile mümkün olabileceğini söyledi. Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın eğitim hakkının Lozan Barış Antlaşması ve Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan ikili anlaşma ve protokollerle garanti altına alındığını hatırlatan Ömeroğlu, Yunanistan’ın söz konusu uluslararası anlaşma ve sözleşmelere sadık kalmadığını ve azınlığın ana dilde eğitimini sürekli erozyona uğrattığını söyledi. Azınlık öğrencilerinin 9 yıllık mecburi eğitimden istifade edemediğini kaydeden Ömeroğlu, yeni yasayla Yunanistan’da temel eğitim süresinin 10 yıla yükseltildiğini ancak, okul öncesi eğitim mecburiyetinin sadece Yunanca eğitim yapan anaokulları ile sınırlı olduğun ifade etti. Okul öncesi eğitimin mutlaka iki dilde olması gerektiğini savunan Ömeroğlu, bütün Yunan vatandaşlarına eşit eğitim hakkının tanınması gerektiğini ve azınlığın anadilde eğitim sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kamuran Ömeroğlu 10 yıllık eğitim sisteminin mutlaka azınlık eğitim sistemine dahil edilmesi gerektiğini söyleyerek, sözlerini tamamladı. HELSİNKİ İZLEME KOMİTESİ Yunanistan Helsinki İzleme Komitesi, toplantıya gönderdiği yazılı metinle Yunanistan’daki etnik azınlıkların dernekleşme özgürlüğü konusunda yaşadığı sıkıntıları dile getirdi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İskeçe Türk Birliği ile Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği hakkında verdiği olumlu kararla ilgili bilgi sundu. Helsinki İzleme Komitesi’nin dernekleşme özgürlüğü ile ilgili yazılı metinde Yunanistan’ın etnik azınlıklar konusundaki tutumunu anti demokratik olarak değerlendirdi ve etnik azınlıkların varlığının tarihsel bir gerçek olduğunu vurguladı. CEVAP YOK Batı Trakya Türklerinin sorunları hakkında yapılan konuşmalara ve sunulan önerilere Yunanistan delegasyonu sözlü cevap verme hakkını kullanmayarak, yapılan konuşmalara yazılı cevap verileceğini belirtti.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here