Ana sayfa Batı Trakya Haberler ATİNA’DA, “İSTANBUL-OLMAYANLARIN ŞEHRİ” ADLI KİTABININ TANITIMI YAPILDI

ATİNA’DA, “İSTANBUL-OLMAYANLARIN ŞEHRİ” ADLI KİTABININ TANITIMI YAPILDI

16
0

Yunan gazeteci-yazar Aleksandros Massavetas, Atina’da “İstanbul-Olmayanların Şehri” adlı kitabının tanıtımında yaptığı konuşmada, İstanbul’dan göç eden Rumlar ile Yunan gençleri İstanbul’da yaşamaya davet etti. Değişime direnen ve geçmişe takılan Rumlara eleştiriler yönelten Massavetas, “Zamanın dışında kaldığınızın farkına varın.” dedi.

 

Yunanistan’da son yıllarda artış gösteren İstanbul’u ilişkin kitaplara bir yenisi daha eklendi. Bizans, Rum azınlık ve tarihi eserlerini konu alan kitaplardan ayrılan yeni çalışma, geçmişten günümüze İstanbul’a çok yönlü bir projektör tutuyor. İstanbul’da 8 yıldır Yunan ve yabancı medya kuruluşları için haber peşinde koşturan genç yazar Massavetas, bu süre zarfında şehri karış karış dolaşarak edindiği izlenimleri, tarihi bilgiler ve anılarla harmanlayarak, 668 sayfalık İstanbul kitabında okura zengin bir içerik sunuyor. Geçmişte şehrin çok kültürlü yaşamında önemli yer tutan ve bugün sayıları azalan Rum, Ermeni, Musevi, Levanten ve Rus bütün farklı dinden azınlıklara kitabında yer veren Massavetas, günümüz İstanbul’unu oluşturan Türkleri nazara veriyor. Kaybedilenlerden çok günümüz İstanbul’una ve değişen Türkiye’deki fırsatlara yoğunlaşmak gerektiğine dikkat çeken yazar, çektiği fotoğraflar ve şehrin kimliğini ve yapısını ortaya koyan baharat kokulu haritalarla kitabını renklendirmiş.

 

Atina’daki Pataki Yayınları’ndan çıkan “İstanbul-Olmayanların Şehri” adlı kitabın tanıtımı, nüfusunun önemli bir kısmını İstanbul’dan göçe eden Rumların oluşturduğu Palio Faliro Belediyesi’nin etkinlik salonunda tanıtıldı. Etkinlikte Atina-İstanbul hattında mekik dokuyan İstanbul kökenli yazar ve akademisyenlerden Herkül Millas, Boğaziçi Üniversitesi’nde doktorasını yapan Haris Theodorelis-Rigas, Atina Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Nikolaos Nıkolayidis ve kitabın yazarı Aleksandros Massavetas birer konuşma yaptı. Etkinlik öncesi müzisyen Sofia Lambropulu kanunu ile dinleyenlere güzel dakikalar yaşattı. İstanbul konulu kısa bir film gösterimi de dinleyenlerin beğenisini kazandı.

 

GENÇLERDEN DEĞİŞİME DİRENEN RUMLARA ELEŞTİRİ

 

Tanıtımda yaptığı konuşmada kendini ‘yeni İstanbullu’ olarak tanımlayan Massavetas, İstanbul’da yaşamayı ayrıcalık olarak gören ve Yunan gençler tarafından oluşturulan yaklaşık 100 kişilik “genç İstanbullular kulübü” kurduklarını söyledi. Ailesinin kökeninin İstanbul’a dayanmadığını hatırlatan Massavetas, “Biz İstanbul’da kalmaya niyetliyiz. İstanbul’da yaşamayı seçtik. Çünkü bizi etkiledi.” ifadelerini kullanıyor. Kitabı hazırlarken sadece Bizans’ı, Rum azınlığı ve kiliseleri yazma hatasına düşmediğini belirten Aleksandros Massavetas, “İstanbul tek yüzlü bir şehir değil. Burada Türkler, Rumlar, Museviler, Ermeniler, Ruslar da yaşıyor.” dedi.

Ya

şlı Rumların ufku açık gençlerden pek hazzetmedikleri tespitinde bulunan genç yazar, İstanbul ve Yunanistan’daki bir kısım Rumların geçmişe ve hatıralarındaki olumsuzluklara takıldıkları eleştirisinde bulundu. Massavetas, “Bu kişiler zamanın dışında kaldıklarının da farkında değiller.” dedi.

 

TÜRKİYE DEĞİŞTİ, DİRENEN AİLELERİNİZE RAĞMEN DÖNÜN

 

Bugünkü Türkiye’nin 1980’ler ve 2003’lü yıllardaki Türkiye ile alakasının olmadığını belirten Massavetas, Türkiye’nin olumlu anlamda çok değiştiğini, açılımlar gerçekleştiğini ve tam anlamıyla bir fırsatlar ülkesine dönüşme yolunda emin adımlarla ilerlediğine dikkat çekti. Türklerin önemli bir bölümünün son dönemde Rumları kucaklayarak destek olduğuna atıfta bulunan Massavetas, Rumlara ve Yunan gençlere İstanbul’a dönmeleri çağrısında bulundu.

Massavetas, şunları söyledi:

“Rumların Yunanistan’da veya Avrupa’da doğan ve yaşayan çocukları, atalarının ülkesine ve İstanbul’a dönmeleri gerekir. Bir nevi hapiste yaşama anlayışı sona ermeli. Onlara seslenmek istiyorum: Şimdi İstanbul’a dönme zamanı. Bu ufuk açık. Siz İstanbul kökenliler, çok kolaylıkla Türk pasaportu alabilirsiniz. Bu hayalinizi gerçekleştirin.”

Gençlerin Türkiye’ye dönme planlarına en yakınlarının bile olumsuz yaklaşmasının ve direnmesinin mümkün olduğunun altını çizen Massavetas,“Eğer aileleriniz Türkiye aynı, değişen bir şey yok derlerse inanmayın. Kulaklarınızı tıkayın. Biz gençlere Türkiye’deki durumu sorun.” dedi.

Türkiye’de fırsatların çok fazla olduğunu söyleyen Massavetas, İstanbul’da yaşayan Rum gençlerin azınlığın kabuğunu kırması ve Türk toplumuna açılması konusunda var olan çeşitli fırsatları değerlendirdiklerini söyledi.

 

MİLLAS: KİTABI BEĞENDİM

 

Zaman gazetesi yazarı Herkül Millas ise “Kitabı beğendim. İstanbullu olmama ve orada doğmama rağmen–ki sık sık İstanbul’a gidiyorum- beni etkiledi. Massavetas, “Hem yabancı hem de 8 yıldır İstanbul’da ikamet ediyor. Hem yabancı hem de içeriden biri olarak İstanbul’u tanıdığı için bu kitabı kaleme alması önemli bir ayrıcalık.” dedi.

Yaptığı konuşmada,Yunanların İstanbul’a dair yazdıkları kitaplara teknik ve usul açısından eleştiriler yönelten Millas,“Yunanistan’da yazılan bu tip İstanbul kitapları ilgimi çekmiyor. Çünkü belli bir nostalji ile yazılıyorlar. Yazarları çocukluk yıllarını bulmak istiyor. Kayıp cennet özlemi ve bir zamanlar ne güzeldi romantizmi ile kaleme alınıyorlar. Gerçeği ve özü anlamaya engel oluyorlar. Orada daha çok yazarın duygularını okuyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

Bu tip kitapları yazan Yunanlarda çoğu zaman ideolojik taraflarının ağır bastığını anlatan Herkül Millas, “Bu kitaplarda Bizans’ı, Yunanları, okulları, kiliseleri vs görüyorlar. Ancak İstanbul’un çok zengin tarihini, yönlerini ve diğer halklarını görmüyorlar. Bu kitaplarda daha çok şehrin Osmanlı öncesi geçmişine bir özlem ve romantizm var. İstanbul’un bir yanı okura adeta dayatılıyor.” diye devam etti.

Bir tip kitaplarda tespit ettiği üçüncü yanlış tarzın ise İstanbul’un sadece doğu ağırlıklı tarafı ile gösterilmesi. Kapalı çarşısı ve hamamları ile oryantalist bir bakış açısı sergilendiği değerlendirmesinde bulundu.

 

Aleksandros Massavetas’ın “İstanbul-Olmayanların Şehri” adlı kitabını yukarıdaki hatalara düşmediği için beğenerek okuduğunu anlatan Millas, “Çok dengeli. Ayrım yapmaksızın şehirde yaşayan bütün insanları anlatıyor. Kitap, kozmopolit bir hayatı anlatıyor. Farklı kesimler, birlikte bir yaşamı paylaşıyorlar.” Dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here